Şimdi bu hikayeyi birçok kez duyduk, Galapagos adaları ve diğer yerlerin belirli bir özelliği yok.To historia, którą wiele razy słyszeliśmy na Galapagos i w innych miejscach, więc nic w niej nadzwyczajnego.
Şimdi bu hikayeyi birçok kez duyduk, Galapagos adaları ve diğer yerlerin belirli bir özelliği yok.Мы слышали эту историю много раз, на Галапагосах и в других местах, поэтому ничего особенного в ней нет.
Şimdi bu hikayeyi birçok kez duyduk, Galapagos adaları ve diğer yerlerin belirli bir özelliği yok.Чували сме тази история много пъти в Галапагос и в други места, така че в нея няма нищо особено.
Şimdi bu hikayeyi birçok kez duyduk,멸종위기동물 목록에 올라가 있지요. 우리는 이런 이야기를 갈라파고스와
Şimdi bu hikayeyi birçok kez duyduk,Αυτή την ιστορία την έχουμε ακούσει βέβαια πολλές φορές, στα Γκαλαπάγκος και αλλού.
Şimdi bu hikayeyi birçok kez duyduk,ואת הסיפור הזה, שמענו כבר הרבה פעמים
Şimdi bu hikayeyi birçok kez duyduk,الآن هذه القصة، قد سمعناها مرات عديدة
Şimdi bu hikayeyi birçok kez duyduk,良く耳にします ガラパゴスに限らず 他の地域も同じです
Size atfettikleri, kredilerin ve talep ettiğiniz her şeye saydı duydukları sürece satışını yapabilirler.ما دام أسماء المساهمين فيه كل ما طلب منك تحترمه ولحد الآن أنه يعمل بشكل جيد
Sizi tanıdığımız için korkunç bir gurur duyduk.Am fost teribil de mândri cã te cunoaºtem.
Sizi tanıdığımız için korkunç bir gurur duyduk.Estamos muy orgullosos de haberle conocido.
Sizi tanıdığımız için korkunç bir gurur duyduk.Nous étions terriblement fiers de toi.
Sizi tanıdığımız için korkunç bir gurur duyduk.Nu ska vi fara vidare.
Sizi tanıdığımız için korkunç bir gurur duyduk.Olimme ylpeitä, että tunsimme sinut.
Sizi tanıdığımız için korkunç bir gurur duyduk.- Wir sind stolz darauf, Sie zu kennen.
Sizi tanıdığımız için korkunç bir gurur duyduk.- Wir sind stolz darauf, Sie zu kennen.
Son okuduğum ve duyduklarıma göre bunu yapmaları son derece zor.Ale podľa toho, čo som čítal a videl si myslím, že je pre nich neskutočne ťažké to spraviť.
Son okuduğum ve duyduklarıma göre bunu yapmaları son derece zor.Ale podle toho co jsem četl a viděl si myslím, že je pro ně neuvěřitelně těžké to udělat.
Son okuduğum ve duyduklarıma göre bunu yapmaları son derece zor.Ce am citit, văzut, gândit în ultima vreme este că este incredibil de greu pentru ei să facă asta.
Son okuduğum ve duyduklarıma göre bunu yapmaları son derece zor.Das letzte, was ich gelesen, gesehen, gedacht habe, ist dass es unglaublich hart für sie ist, das zu tun.
Son okuduğum ve duyduklarıma göre bunu yapmaları son derece zor.Det jeg senest har læst, set, tænkt er at det er utrolig svært for dem at gøre det.
Son okuduğum ve duyduklarıma göre bunu yapmaları son derece zor.제가 최근에 보고, 읽고, 또 나름대로 생각해본 것에 의하면, 원자폭탄을 터트린다는 것이 굉장히 힘들다고 하더군요.
Son okuduğum ve duyduklarıma göre bunu yapmaları son derece zor.Legutoljára azt olvastam, láttam, gondoltam, hogy hihetetlenül nehezen tudnák ezt megtenni.
Son okuduğum ve duyduklarıma göre bunu yapmaları son derece zor.Lo más reciente que he leído, visto, pensado es que es increíblemente difícil para ellos lograrlo.
Son okuduğum ve duyduklarıma göre bunu yapmaları son derece zor.Mais d'après ce que j'ai lu, ils ne peuvent pas faire ça.
Son okuduğum ve duyduklarıma göre bunu yapmaları son derece zor.Per quello che ho letto, visto e pensato, sarebbe molto difficile per loro riuscirci.
Son okuduğum ve duyduklarıma göre bunu yapmaları son derece zor.Theo những gì mới đây nhất tôi đã đọc, xem và suy nghĩ thì điều đó gần như không thế.
Son okuduğum ve duyduklarıma göre bunu yapmaları son derece zor.Από όσα έχω διαβάσει, ακούσει, ή δει, αυτό είναι τρομερά δύσκολο για αυτούς.
Son okuduğum ve duyduklarıma göre bunu yapmaları son derece zor.Доколкото съм чел, видял, мислил, това е много малко вероятно.
Son okuduğum ve duyduklarıma göre bunu yapmaları son derece zor.Хотя, из того, что я видел и читал в последнее время, для них будет невероятно сложно этого достигнуть.
Son okuduğum ve duyduklarıma göre bunu yapmaları son derece zor.לפי מה שראיתי לאחרונה יהיה להם מאוד קשה להשיג את זה.
Son okuduğum ve duyduklarıma göre bunu yapmaları son derece zor.الشئ الاخير الذي قرأته، شاهدته، فكرت به هو أنه من الصعب جداً لهم فعل ذلك.
Son okuduğum ve duyduklarıma göre bunu yapmaları son derece zor.核兵器の攻撃を実行するのはテロリストにとって非常に難しいという事です でももしそれが間違いだとしたら 私達は馬鹿を見ます
Teknolojinin neler vaadettigini ve tehlikelerini cok duyduk.Auzim multe despre promisiunile tehnologiei şi despre pericolele ce pot apărea
Teknolojinin neler vaadettigini ve tehlikelerini cok duyduk.Engem mindkét lehetőség nagyon érdekel.
Teknolojinin neler vaadettigini ve tehlikelerini cok duyduk.Kevin Kelly habló de la aceleración de la tecnología.
Teknolojinin neler vaadettigini ve tehlikelerini cok duyduk.우리는 기술의 약속과 위험에 대해서 많이 들어 왔습니다.
Teknolojinin neler vaadettigini ve tehlikelerini cok duyduk.Qu'invariablement, le monde serait différent quand j'introduirai une technologie.
Teknolojinin neler vaadettigini ve tehlikelerini cok duyduk.Sentiamo parlare molto della promessa della tecnologia, e del suo pericolo.
Teknolojinin neler vaadettigini ve tehlikelerini cok duyduk.Slyšeli jsme mnohé o příslibech, ale také o rizikách technologií.
Teknolojinin neler vaadettigini ve tehlikelerini cok duyduk.We hebben al veel gehoord over de beloftes van technologie, en de gevaren.
Teknolojinin neler vaadettigini ve tehlikelerini cok duyduk.Wir haben viel gehört über die Möglichkeiten von Technologie, und ihre Tücken.
Teknolojinin neler vaadettigini ve tehlikelerini cok duyduk.Вече чухме много за обещанията на технологията и за рисковете.
Teknolojinin neler vaadettigini ve tehlikelerini cok duyduk.Много было сказано о технологии, её перспективах и опасностях.
Teknolojinin neler vaadettigini ve tehlikelerini cok duyduk.שמענו רבות על ההבטחות שבטכנולוגיה, כמו גם על הסכנות שבה
Teknolojinin neler vaadettigini ve tehlikelerini cok duyduk.لقد سمعنا كثيراً عن وعود التكنولوجيا، و الخطر.
Teknolojinin neler vaadettigini ve tehlikelerini cok duyduk.私はその両面に 関心があります
"Ton sesini duyduktan sonra mesajınıza başlayabilirsiniz."Bitte sprechen Sie nach dem Signalton.
"Ton sesini duyduktan sonra mesajınıza başlayabilirsiniz."Enregistrez votre message après le bip sonore.
"Ton sesini duyduktan sonra mesajınıza başlayabilirsiniz. Kayıdı bitirdiğinizde, kapatabilirsiniz." Haaayır!"Bạn có thể bắt đầu nói khi đã ghi âm xong bạn có thể kết thúc cuộc gọi."
"Ton sesini duyduktan sonra mesajınıza başlayabilirsiniz."삐 소리가 나면 녹음하세요."
"Ton sesini duyduktan sonra mesajınıza başlayabilirsiniz."Po usłyszeniu sygnału, nagraj wiadomość.
"Ton sesini duyduktan sonra mesajınıza başlayabilirsiniz."Puede empezar a hablar cuando escuche la señal.
"Ton sesini duyduktan sonra mesajınıza başlayabilirsiniz."Puteti incepe sa vorbiti dupa ton.
"Ton sesini duyduktan sonra mesajınıza başlayabilirsiniz."Si prega di iniziare a parlare dopo il segnale.
"Ton sesini duyduktan sonra mesajınıza başlayabilirsiniz."U kunt beginnen met praten na de toon.
"Ton sesini duyduktan sonra mesajınıza başlayabilirsiniz."Можете да започнете да говорите след сигнала.
"Ton sesini duyduktan sonra mesajınıza başlayabilirsiniz."Можете начать говорить после сигнала.
"Ton sesini duyduktan sonra mesajınıza başlayabilirsiniz."אנא השאר הודעתך בהישמע הצלצול.
"Ton sesini duyduktan sonra mesajınıza başlayabilirsiniz."يمكنك الكلام بعد سماع الصافرة.