Kirlenmiş hava, su ve zehirlenmiş yemekle ilgili şeyler duyduk.Ми чули про забруднення повітря, забруднену воду, отруєну їжу.
Kirlenmiş hava, su ve zehirlenmiş yemekle ilgili şeyler duyduk.Чухме за замърсен въздух, замърсена вода, отровена храна.
Kirlenmiş hava, su ve zehirlenmiş yemekle ilgili şeyler duyduk.שמענו על זיהום האוויר, זיהום המים, מזון מורעל.
Kirlenmiş hava, su ve zehirlenmiş yemekle ilgili şeyler duyduk.سمعنا عن تلوث الهواء، تلوث المياه والأغذية المسمومة.
Kirlenmiş hava, su ve zehirlenmiş yemekle ilgili şeyler duyduk.大家都聽過空氣污染, 水源污染,有毒食品。
Kirlenmiş hava, su ve zehirlenmiş yemekle ilgili şeyler duyduk.毒入り食品も話題になりました なんと牛肉の偽造品も暴露されました
Krala, ‹‹Ülkemdeyken yaptıklarınla ve bilgeliğinle ilgili duyduklarım doğruymuş›› dedi,Allora disse al re: «Era vero, dunque, quanto avevo sentito nel mio paese sul tuo conto e sulla tua saggezza
Krala, ‹‹Ülkemdeyken yaptıklarınla ve bilgeliğinle ilgili duyduklarım doğruymuş›› dedi,a povedala kráľovi: Bola to pravda, čo som počula vo svojej zemi o tvojich veciach a o tvojej múdrosti,
Krala, ‹‹Ülkemdeyken, yaptıklarınla ve bilgeliğinle ilgili duyduklarım doğruymuş›› dedi,a povedala kráľovi: Bola to pravda, čo som počula vo svojej zemi o tvojich veciach a o tvojej múdrosti,
Krala, ‹‹Ülkemdeyken yaptıklarınla ve bilgeliğinle ilgili duyduklarım doğruymuş›› dedi,A řekla králi: Praváť jest řeč, kterouž jsem slyšela v zemi své, o věcech tvých a o moudrosti tvé,
Krala, ‹‹Ülkemdeyken, yaptıklarınla ve bilgeliğinle ilgili duyduklarım doğruymuş›› dedi,A řekla králi: Praváť jest řeč, kterouž jsem slyšela v zemi své o věcech tvých a o moudrosti tvé.
Krala, ‹‹Ülkemdeyken, yaptıklarınla ve bilgeliğinle ilgili duyduklarım doğruymuş›› dedi,bèn nói với vua rằng : Ðiều tôi nghe_nói trong xứ tôi về các lời_nói và sự khôn_ngoan của vua , thì thật lắm .
Krala, ‹‹Ülkemdeyken, yaptıklarınla ve bilgeliğinle ilgili duyduklarım doğruymuş›› dedi,bèn nói với vua rằng: Ðiều tôi nghe nói trong xứ tôi về các lời nói và sự khôn ngoan của vua, thì thật lắm.
Krala, ‹‹Ülkemdeyken, yaptıklarınla ve bilgeliğinle ilgili duyduklarım doğruymuş›› dedi,ea a zis împăratului: ,,Era adevărat deci ce am auzit eu în ţara mea despre faptele şi înţelepciunea ta!
Krala, ‹‹Ülkemdeyken yaptıklarınla ve bilgeliğinle ilgili duyduklarım doğruymuş›› dedi,e disse ao rei: Era verdade o que ouvi na minha terra, acerca des teus feitos e da tua sabedoria.
Krala, ‹‹Ülkemdeyken, yaptıklarınla ve bilgeliğinle ilgili duyduklarım doğruymuş›› dedi,Então disse ao rei: Era verdade o que ouvi na minha terra acerca dos teus feitos e da tua sabedoria.
Krala, ‹‹Ülkemdeyken yaptıklarınla ve bilgeliğinle ilgili duyduklarım doğruymuş›› dedi,Entonces dijo al rey: "¡Era verdad lo que había oído en mi tierra de tus cosas y de tu sabiduría
Krala, ‹‹Ülkemdeyken, yaptıklarınla ve bilgeliğinle ilgili duyduklarım doğruymuş›› dedi,Entonces dijo al rey: "¡Era verdad lo que había oído en mi tierra de tus cosas y de tu sabiduría
Krala, ‹‹Ülkemdeyken yaptıklarınla ve bilgeliğinle ilgili duyduklarım doğruymuş›› dedi,I rzekła do króla: Prawdziwać to mowa, którąm słyszała w ziemi mojej o sprawach twoich, i o mądrości twojej;
Krala, ‹‹Ülkemdeyken, yaptıklarınla ve bilgeliğinle ilgili duyduklarım doğruymuş›› dedi,I rzekła do króla: Prawdziwać to mowa, którąm słyszała w ziemi mojej o sprawach twoich, i o mądrości twojej.
Krala, ‹‹Ülkemdeyken yaptıklarınla ve bilgeliğinle ilgili duyduklarım doğruymuş›› dedi,왕께 고하되 내가 내 나라에서 당신의 행위와 당신의 지혜에 대하여 들은 소문이 진실하도다
Krala, ‹‹Ülkemdeyken, yaptıklarınla ve bilgeliğinle ilgili duyduklarım doğruymuş›› dedi,왕께 고하되 내가 내 나라에서 당신의 행위와 당신의 지혜에 대하여 들은 소문이 진실하도다
Krala, ‹‹Ülkemdeyken yaptıklarınla ve bilgeliğinle ilgili duyduklarım doğruymuş›› dedi,Och hon sade till konungen: »Sant var det tal som jag hörde i mitt land om dig och om din vishet.
Krala, ‹‹Ülkemdeyken, yaptıklarınla ve bilgeliğinle ilgili duyduklarım doğruymuş›› dedi,Och hon sade till konungen: »Sant var det tal som jag hörde i mitt land om dig och om din vishet.
Krala, ‹‹Ülkemdeyken yaptıklarınla ve bilgeliğinle ilgili duyduklarım doğruymuş›› dedi,og hun sagde til Kongen: "Sandt var, hvad jeg i mit Land hørte sige om dig og din Visdom!
Krala, ‹‹Ülkemdeyken, yaptıklarınla ve bilgeliğinle ilgili duyduklarım doğruymuş›› dedi,og hun sagde til Kongen: "Sandt var, hvad jeg i mit Land hørte sige om dig og din Visdom!
Krala, ‹‹Ülkemdeyken yaptıklarınla ve bilgeliğinle ilgili duyduklarım doğruymuş›› dedi,Og hun sa til kongen: Så var det da sant det jeg hørte hjemme i mitt land om dig og din visdom.
Krala, ‹‹Ülkemdeyken, yaptıklarınla ve bilgeliğinle ilgili duyduklarım doğruymuş›› dedi,Og hun sa til kongen: Så var det da sant det jeg hørte hjemme i mitt land om dig og din visdom.
Krala, ‹‹Ülkemdeyken yaptıklarınla ve bilgeliğinle ilgili duyduklarım doğruymuş›› dedi,Rồi bà nói rằng : Ðiều tôi nghe_nói trong xứ tôi về lời_nói và sự khôn_ngoan của vua , thì thật lắm .
Krala, ‹‹Ülkemdeyken yaptıklarınla ve bilgeliğinle ilgili duyduklarım doğruymuş›› dedi,Rồi bà nói rằng: Ðiều tôi nghe nói trong xứ tôi về lời nói và sự khôn ngoan của vua, thì thật lắm.
Krala, ‹‹Ülkemdeyken yaptıklarınla ve bilgeliğinle ilgili duyduklarım doğruymuş›› dedi,Uimită, a zis împăratului: ,,Deci era adevărat ce am auzit în ţara mea despre faptele şi înţelepciunea ta!
Krala, ‹‹Ülkemdeyken yaptıklarınla ve bilgeliğinle ilgili duyduklarım doğruymuş›› dedi,И рече на царя: Верен беше слухът, който чух в земята си, за твоето състояние и за мъдростта ти.
Krala, ‹‹Ülkemdeyken, yaptıklarınla ve bilgeliğinle ilgili duyduklarım doğruymuş›› dedi,И рече на царя: Верен беше слухът, който чух в земята си, за твоето състояние и за мъдростта ти.
Krala, ‹‹Ülkemdeyken, yaptıklarınla ve bilgeliğinle ilgili duyduklarım doğruymuş›› dedi,И сказала царю: верно то, что я слышала в земле моей о делах твоих и о мудрости твоей,
Krala, ‹‹Ülkemdeyken yaptıklarınla ve bilgeliğinle ilgili duyduklarım doğruymuş›› dedi,и сказала царю: верно то, что я слышала в земле своей о делах твоихи о мудрости твоей;
Krala, ‹‹Ülkemdeyken, yaptıklarınla ve bilgeliğinle ilgili duyduklarım doğruymuş›› dedi,ותאמר אל המלך אמת הדבר אשר שמעתי בארצי על דבריך ועל חכמתך׃
Krala, ‹‹Ülkemdeyken yaptıklarınla ve bilgeliğinle ilgili duyduklarım doğruymuş›› dedi,ותאמר אל המלך אמת היה הדבר אשר שמעתי בארצי על דבריך ועל חכמתך׃
Krala, ‹‹Ülkemdeyken yaptıklarınla ve bilgeliğinle ilgili duyduklarım doğruymuş›› dedi,فقالت للملك صحيحا كان الخبر الذي سمعته في ارضي عن امورك وعن حكمتك.
Krala, ‹‹Ülkemdeyken, yaptıklarınla ve bilgeliğinle ilgili duyduklarım doğruymuş›› dedi,فقالت للملك صحيح الخبر الذي سمعته في ارضي عن امورك وعن حكمتك.
Krala, ‹‹Ülkemdeyken yaptıklarınla ve bilgeliğinle ilgili duyduklarım doğruymuş›› dedi,對 王 說 、 我 在 本 國 裡 所 聽 見 論 到 你 的 事 、 和 你 的 智 慧 、 實 在 是 真 的
Krala, ‹‹Ülkemdeyken yaptıklarınla ve bilgeliğinle ilgili duyduklarım doğruymuş›› dedi,對王說 、 我 在 本 國裡 所 聽見論 到 你 的 事 、 和 你 的 智慧 、 實 在 是 真的
Krala, ‹‹Ülkemdeyken, yaptıklarınla ve bilgeliğinle ilgili duyduklarım doğruymuş›› dedi,對 王 說 、 我 在 本 國 裡 所 聽 見 論 到 你 的 事 、 和 你 的 智 慧 、 實 在 是 真 的
Krala, ‹‹Ülkemdeyken, yaptıklarınla ve bilgeliğinle ilgili duyduklarım doğruymuş›› dedi,對王說 、 我 在 本 國裡 所 聽見論 到 你 的 事 、 和 你 的 智慧 、 實 在 是 真的
Kullanıcılar QlikView AccessPoint portalı üzerinden ihtiyaç duydukları uygulamaları bulup, erişebilirler.Потребителите откриват и достъпват нужните им приложения чрез портала QlikView AccessPoint.
Kütüphane ayrıca, görme engelli okul ve öğrencilerinin ihtiyaç duydukları ders kitaplarını da üretmektedir.Biblioteket producerar även läroböcker för synskadade skolelevers och studerandes behov.
Kütüphane ayrıca, görme engelli okul ve öğrencilerinin ihtiyaç duydukları ders kitaplarını da üretmektedir.Kirjasto tuottaa myös oppikirjoja, joita näkövammaiset koululaiset ja opiskelijat tarvitsevat.
Kütüphane ayrıca, görme engelli okul ve öğrencilerinin ihtiyaç duydukları ders kitaplarını da üretmektedir.La bibliothèque produit également des manuels d’étude, dont les écoliers et étudiants malvoyants ont besoin.
Kütüphane ayrıca, görme engelli okul ve öğrencilerinin ihtiyaç duydukları ders kitaplarını da üretmektedir.Библиотека также занимается выпуском учебников для слабовидящих школьников и студентов.
Kütüphane ayrıca, görme engelli okul ve öğrencilerinin ihtiyaç duydukları ders kitaplarını da üretmektedir.تنتج المكتبة أيضاً الكتب المدرسية التعليمية التي يحتاجها التلاميذ المعاقون بصرياً.
Kütüphane ayrıca, görme engelli okul ve öğrencilerinin ihtiyaç duydukları ders kitaplarını da üretmektedir.针对视力障碍人士的专门图书馆 Celia 可提供有声读物、盲文图书、电子书籍和盲人画册的借阅服务。图书馆还负责出版视力障碍学生所需的各类教科书。
"Müşteriler size neye ihtiyaç duyduklarını söyleyemezler.""Los clientes no saben decir lo que necesitan".
"Müşteriler size neye ihtiyaç duyduklarını söyleyemezler.""клиенты не могут сказать вам, что им нужно".
"Müşteriler size neye ihtiyaç duyduklarını söyleyemezler."「今と同じもので 大きくて、速くて、安いのがいい」と
Nasıl çalıştığını çözdüler... ve klavyede duydukları sesleri çabucak taklit etmeye başladılar.Averiguaron cómo funcionaba. Y empezaron rápidamente a imitar los sonidos, estaban oyendo sobre el teclado.
Nasıl çalıştığını çözdüler... ve klavyede duydukları sesleri çabucak taklit etmeye başladılar.Hanno capito come funzionava. E hanno subito iniziato a imitare i suoni che sentivano dalla tastiera.
Nasıl çalıştığını çözdüler... ve klavyede duydukları sesleri çabucak taklit etmeye başladılar.그들이 키보드가 어떻게 작동하는지 알아낸거죠. 그리고는 키보드에서 나오는 소리를 재빨리 흉내내기 시작했죠.
Nasıl çalıştığını çözdüler... ve klavyede duydukları sesleri çabucak taklit etmeye başladılar.Nauczyły się, w jaki sposób działa. Szybko zaczęły imitować dźwięki, które słyszały przy panelu.
Nasıl çalıştığını çözdüler... ve klavyede duydukları sesleri çabucak taklit etmeye başladılar.Și-au dat seama cum funcționează. Și au început curînd să imite sunetele pe care le auzeau de la tastatură.
Nasıl çalıştığını çözdüler... ve klavyede duydukları sesleri çabucak taklit etmeye başladılar.И быстро стали имитировать звуки, которые издавал компьютер.
Nasıl çalıştığını çözdüler... ve klavyede duydukları sesleri çabucak taklit etmeye başladılar.הם הבינו כיצד זה עובד. והם התחילו לחקות במהירות את הצלילים שהם היו שומעים על המקלדת.