İlk olarak anlaşmasız inkar olarak bilinen şeyi duyduk.D'abord nous avons entendu ce qu'on appelle un démenti sans engagement.
İlk olarak anlaşmasız inkar olarak bilinen şeyi duyduk.Đầu tiên, những gì chúng ta nghe thấy có vẻ như một sự chối tội.
İlk olarak anlaşmasız inkar olarak bilinen şeyi duyduk.Először is amit hallottunk, az úgy ismert [az angol nyelvtanban] mint a teljes alakos tagadás.
İlk olarak anlaşmasız inkar olarak bilinen şeyi duyduk.Först hörde vi vad som kallas ett icke-sammandraget förnekande.
İlk olarak anlaşmasız inkar olarak bilinen şeyi duyduk.Jamen først hørte vi det der er kendt som en ikke-indskrænket benægtelse.
İlk olarak anlaşmasız inkar olarak bilinen şeyi duyduk.처음으로 들린 것은 '축약되지 않은 부정'으로 알려진 것이었습니다
İlk olarak anlaşmasız inkar olarak bilinen şeyi duyduk.La început auzim ce se numește "negare formală".
İlk olarak anlaşmasız inkar olarak bilinen şeyi duyduk.No, v prvom rade sme počuli niečo, čo je známe ako neskrátené popretie.
İlk olarak anlaşmasız inkar olarak bilinen şeyi duyduk.Pertama kita mendengar apa yang disebut pengingkaran non-kontraksi.
İlk olarak anlaşmasız inkar olarak bilinen şeyi duyduk.Po pierwsze usłyszeliśmy tzw. formalne zaprzeczenie.
İlk olarak anlaşmasız inkar olarak bilinen şeyi duyduk.Tak zaprvé jsme slyšeli neco, čemu se říká nezkrácené popírání.
İlk olarak anlaşmasız inkar olarak bilinen şeyi duyduk.Zunächst hören wir eine nicht kontrahierte Verneinung.
İlk olarak anlaşmasız inkar olarak bilinen şeyi duyduk.Λοιπόν πρώτα ακούσαμε αυτό που είναι γνωστό ως μη δεσμευτική άρνηση.
İlk olarak anlaşmasız inkar olarak bilinen şeyi duyduk.Ами на първо място видяхме отрицание.
İlk olarak anlaşmasız inkar olarak bilinen şeyi duyduk.Прежде всего мы услышали так называемое полное отрицание.
İlk olarak anlaşmasız inkar olarak bilinen şeyi duyduk.Спочатку ми чули так зване нескорочене заперечення.
İlk olarak anlaşmasız inkar olarak bilinen şeyi duyduk.ראשית שמענו את מה שמוכר כהכחשה מורחבת.
İlk olarak anlaşmasız inkar olarak bilinen şeyi duyduk.حسنا أولا سمعنا ما يعرف بالانكار غير المذكور في الخطاب.
İlk olarak anlaşmasız inkar olarak bilinen şeyi duyduk.研究によると 否定しようと意気込みすぎている場合
İnsanlar Alex'in kelimelerimi okuduğunu duyduklarında bir kopukluk hissediyorlar mı?Als mensen Alex mijn woorden horen uitspreken, ervaren ze dan een ontkoppeling?
İnsanlar Alex'in kelimelerimi okuduğunu duyduklarında bir kopukluk hissediyorlar mı?Amikor az emberek hallják Alexet kimondani a szavaimat, törést éreznek?
İnsanlar Alex'in kelimelerimi okuduğunu duyduklarında bir kopukluk hissediyorlar mı?Când oamenii aud vocea Alex pronunțând cuvintele mele, oare se simt mai detașați?
İnsanlar Alex'in kelimelerimi okuduğunu duyduklarında bir kopukluk hissediyorlar mı?Kalau orang mendengar Alex mengucapkan kata-kata saya, apa mereka mengalami ketidakterhubungan?
İnsanlar Alex'in kelimelerimi okuduğunu duyduklarında bir kopukluk hissediyorlar mı?Když lidé slyší, jak Alex hovoří má slova, cítí odcizení?
İnsanlar Alex'in kelimelerimi okuduğunu duyduklarında bir kopukluk hissediyorlar mı?Khi người ta nghe Alex phát ra những từ ngữ của tôi, họ có bị ngắt quãng không?
İnsanlar Alex'in kelimelerimi okuduğunu duyduklarında bir kopukluk hissediyorlar mı?Kiedy ludzie słyszą, jak Alex wypowiada moje słowa, czy czują się ode mnie odcięci?
İnsanlar Alex'in kelimelerimi okuduğunu duyduklarında bir kopukluk hissediyorlar mı?알렉스가 입력된 단어들을 읽는 동안, 서로간의 교감이 끊어진다고 느낄까요?
İnsanlar Alex'in kelimelerimi okuduğunu duyduklarında bir kopukluk hissediyorlar mı?Quand les gens entendent Alex dire mes paroles, est-ce qu'ils sont déconnectés?
İnsanlar Alex'in kelimelerimi okuduğunu duyduklarında bir kopukluk hissediyorlar mı?Quando as pessoas ouvem o Alex a dizer as minhas palavras, terão uma sensação de distanciamento?
İnsanlar Alex'in kelimelerimi okuduğunu duyduklarında bir kopukluk hissediyorlar mı?Quando la gente sente Alex pronunciare le mie parole, avverte uno scollamento?
İnsanlar Alex'in kelimelerimi okuduğunu duyduklarında bir kopukluk hissediyorlar mı?Si la gente oye a Alex pronunciar mis palabras, ¿sienten una desconexión?
İnsanlar Alex'in kelimelerimi okuduğunu duyduklarında bir kopukluk hissediyorlar mı?Wenn andere Menschen Alex hören, wie er meine Worte spricht, erleben sie das als gestörte Kongruenz?
İnsanlar Alex'in kelimelerimi okuduğunu duyduklarında bir kopukluk hissediyorlar mı?Όταν οι άνθρωποι ακούν τον Άλεξ να λέει τα λόγια μου, αισθάνονται αποσυνδεδεμένοι;
İnsanlar Alex'in kelimelerimi okuduğunu duyduklarında bir kopukluk hissediyorlar mı?Когато хората чуят Алекс да изговаря моите думи, дали изпитват отчуждение?
İnsanlar Alex'in kelimelerimi okuduğunu duyduklarında bir kopukluk hissediyorlar mı?Когда люди слышат, как Алекс произносит мои слова, чувствуют ли они несоответствие?
İnsanlar Alex'in kelimelerimi okuduğunu duyduklarında bir kopukluk hissediyorlar mı?כשאנשים שומעים את אלכס אומר את המילים שלי, האם הם חווים את הניתוק?
İnsanlar Alex'in kelimelerimi okuduğunu duyduklarında bir kopukluk hissediyorlar mı?عندما سمع الناس أليكس يتحدث بكلماتني هل يحدث هذا " فراغاً " بين المتحدث والمتلقي ؟
İnsanlar Alex'in kelimelerimi okuduğunu duyduklarında bir kopukluk hissediyorlar mı?私との繋がりを感じるでしょうか? それとも 隔たりや距離を
İsmini duydukları zaman, benden kaçındılar ve cevap vermediler.Cuando le nombraba, me evitaban y evitaban responder.
İsmini duydukları zaman, benden kaçındılar ve cevap vermediler.Quand ils ont entendu son nom, ils ont tourné la tête et n'ont pas répondu.
İsmini duydukları zaman, benden kaçındılar ve cevap vermediler.Vừa nghe tên hắn là họ đều lẩn tránh tôi và không chịu trả lời.
İsmini duydukları zaman, benden kaçındılar ve cevap vermediler.Когато чуят името, хората ме избягват и не ми отговарят.
İsmini duydukları zaman, benden kaçındılar ve cevap vermediler.Когда они услышали его имя, они проигнорировали меня и не захотели отвечать.
Kim bir numara olur daha duydukNous avons entendu plus de savoir qui va être le numéro un
Kirlenmiş hava, su ve zehirlenmiş yemekle ilgili şeyler duyduk.Abbiamo sentito parlare dell'aria inquinata, dell'acqua inquinata, del cibo avvelenato.
Kirlenmiş hava, su ve zehirlenmiş yemekle ilgili şeyler duyduk.Am aflat de aer poluat, apă poluată, mâncare otrăvită.
Kirlenmiş hava, su ve zehirlenmiş yemekle ilgili şeyler duyduk.Chúng ta đã nghe tới không khí bị ô nhiễm, nước bị ô nhiễm, thực phẫm nhiễm độc.
Kirlenmiş hava, su ve zehirlenmiş yemekle ilgili şeyler duyduk.Govora je bilo o onesnaženem zraku, onesnaženi vodi, zastrupljeni hrani.
Kirlenmiş hava, su ve zehirlenmiş yemekle ilgili şeyler duyduk.Hemos oído hablar de la contaminación del aire, de agua contaminada, de comida envenenada.
Kirlenmiş hava, su ve zehirlenmiş yemekle ilgili şeyler duyduk.Kita mendengar tentang polusi udara, polusi air, makanan beracun.
Kirlenmiş hava, su ve zehirlenmiş yemekle ilgili şeyler duyduk.다들 오염된 공기와 물, 그리고 독이 들어간 음식에 대해 들어보셨을 겁니다
Kirlenmiş hava, su ve zehirlenmiş yemekle ilgili şeyler duyduk.Kuulemme ilmansaasteista, saastuneesta vedestä, myrkytetystä ruoasta.
Kirlenmiş hava, su ve zehirlenmiş yemekle ilgili şeyler duyduk.Nous avons entendu parler de l'air pollué, l'eau polluée, de la nourriture empoisonnée.
Kirlenmiş hava, su ve zehirlenmiş yemekle ilgili şeyler duyduk.Ouvimos falar da poluição atmosférica, da poluição das águas, da comida envenenada.
Kirlenmiş hava, su ve zehirlenmiş yemekle ilgili şeyler duyduk.Počúvame o znečistenom ovzduší, znečistenej vode, kontaminovanom jedle.
Kirlenmiş hava, su ve zehirlenmiş yemekle ilgili şeyler duyduk.Slyšeli jsme o znečištěném ovzduší, znečištěné vodě, otráveném jídle.
Kirlenmiş hava, su ve zehirlenmiş yemekle ilgili şeyler duyduk.Słyszymy o zanieczyszczonym powietrzu, zanieczyszczonej wodzie, zatrutym jedzeniu.
Kirlenmiş hava, su ve zehirlenmiş yemekle ilgili şeyler duyduk.Vi hørte om forurenet luft, forurenet vand, forgiftet mad.
Kirlenmiş hava, su ve zehirlenmiş yemekle ilgili şeyler duyduk.Wir hören über verschmutzte Luft, verschmutztes Wasser, vergiftete Lebensmittel.
Kirlenmiş hava, su ve zehirlenmiş yemekle ilgili şeyler duyduk.Ακούσαμε για τον μολυσμένο αέρα, το μολυσμένο νερό, τη δηλητηριασμένη τροφή.