Ana içeriğe geç
Sözlük

duyduk ile cümle

duyduk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
İhtiyaç duyduklarında yanlarındasınız.Dbasz o ich komfort.
İhtiyaç duyduklarında yanlarındasınız.Du warst da, um sie zu trösten.
İhtiyaç duyduklarında yanlarındasınız.Eravate lì per confortarli.
İhtiyaç duyduklarında yanlarındasınız.Jste tam, když potřebují potěšit.
İhtiyaç duyduklarında yanlarındasınız.여러분은 그들에게 기쁨을 준었습니다. 그들을 편안하게 해주기 위해 그곳에 있었던거죠
İhtiyaç duyduklarında yanlarındasınız.le-ai oferit bucurie. Ai fost acolo să îi susţii.
İhtiyaç duyduklarında yanlarındasınız.Les distes alegrías. tu estuviste ahí para confortadlos
İhtiyaç duyduklarında yanlarındasınız.Megvígasztaltuk.
İhtiyaç duyduklarında yanlarındasınız.Ste tam, keď potrebujú potešiť.
İhtiyaç duyduklarında yanlarındasınız.Vous étiez la pour les réconforter.
İhtiyaç duyduklarında yanlarındasınız.Είσασταν εκεί για να τους παρηγορήσετε.
İhtiyaç duyduklarında yanlarındasınız.Ви задовольнили всі їх потреби.
İhtiyaç duyduklarında yanlarındasınız.Вы были рядом, чтобы поддержать их.
İhtiyaç duyduklarında yanlarındasınız.Имало е кой да го подкрепя.
İhtiyaç duyduklarında yanlarındasınız.נתתם להם שמחה. הייתם שם לנחם אותם.
İhtiyaç duyduklarında yanlarındasınız.تبعث في حياتهم السعادة. تكون عند كل مصدر لراحتهم.
İhtiyaç duyduklarında yanlarındasınız.そうした人たちは 得てして 皆さんご存じと思いますが
İhtiyaç duyduklarını düşündükleri şeylere harcayacaklar.Більше грошей на речі, які, на їх думку, необхідні, щоб вижити та бути щасливим.
İhtiyaç duydukları şey onlara acımamız değil.Ce n'est pas de notre pitié qu'ils ont besoin.
İhtiyaç duydukları şey onlara acımamız değil.Chúng đâu cần sự thương hại của chúng ta.
İhtiyaç duydukları şey onlara acımamız değil.Elas não precisam da nossa piedade. Precisam do nosso respeito.
İhtiyaç duydukları şey onlara acımamız değil.그들은 우리의 동정이 필요한게 아닙니다.
İhtiyaç duydukları şey onlara acımamız değil.Nem sajnálatra van szükségük.
İhtiyaç duydukları şey onlara acımamız değil.Niet ons medelijden hebben ze nodig.
İhtiyaç duydukları şey onlara acımamız değil.No es nuestra lástima lo que necesitan.
İhtiyaç duydukları şey onlara acımamız değil.Non è la nostra compassione di cui hanno bisogno.
İhtiyaç duydukları şey onlara acımamız değil.Nu de mila noastră au nevoie.
İhtiyaç duydukları şey onlara acımamız değil. Saygımız.Nie potrzebują naszego współczucia, tylko szacunku.
İhtiyaç duydukları şey onlara acımamız değil.Sie brauchen nicht unser Mitleid.
İhtiyaç duydukları şey onlara acımamız değil.Не наша вина, что они нуждаются.
İhtiyaç duydukları şey onlara acımamız değil.Те не се нуждаят от нашето съжаление.
İhtiyaç duydukları şey onlara acımamız değil.לא לרחמינו הם זקוקים,
İhtiyaç duydukları şey onlara acımamız değil.في وسطنا؟ ليست الشفقة ما يحتاجون
İhtiyaç duydukları şey onlara acımamız değil.尊敬です
İki küçük b'ye ihtiyaç duydukları için popülasyonun küçük bir bölümü, %9'u mavi göze sahip olabiliyor. -Jednak znacznie mniejszy procent ludzi ma niebieskie oczy, bo potrzeba do tego dwóch takich samych alleli "b".
İki küçük b'ye ihtiyaç duydukları için popülasyonun küçük bir bölümü, %9'u mavi göze sahip olabiliyor. -Mnohem menší procento lidí, jen 9 %, má modré oči, protože na to potřebujete dvě modré alely.
İki küçük b'ye ihtiyaç duydukları için popülasyonun küçük bir bölümü, %9'u mavi göze sahip olabiliyor. -Nu, een veel kleiner percentage van de mensen, slechts 9%, heeft blauwe ogen, omdat je er twee van nodig hebt.
İki küçük b'ye ihtiyaç duydukları için popülasyonun küçük bir bölümü, %9'u mavi göze sahip olabiliyor. -Значно менше людей, тільки 9%,показали блакитні очі.
İki küçük b'ye ihtiyaç duydukları için popülasyonun küçük bir bölümü, %9'u mavi göze sahip olabiliyor. -Много по-малък процент от хората, само 9%, притежават сини очи, защото трябва да имат два алела b.
İki küçük b'ye ihtiyaç duydukları için popülasyonun küçük bir bölümü, %9'u mavi göze sahip olabiliyor. -عرضت اللون الازرق لانى احتاج لاثنين منهما.
İkinci ihtiyaç duydukları şey de hızdı.Aber das andere, was sie brauchten, war Tempo.
İkinci ihtiyaç duydukları şey de hızdı.Celălalt aspect de care aveau nevoie era viteza.
İkinci ihtiyaç duydukları şey de hızdı.De a másik amire szükségük volt, a sebesség.
İkinci ihtiyaç duydukları şey de hızdı.De andere voorwaarde was snelheid.
İkinci ihtiyaç duydukları şey de hızdı.Druga rzecz, której potrzebowali to szybkość.
İkinci ihtiyaç duydukları şey de hızdı.또 다른 요구는 속도였어요.
İkinci ihtiyaç duydukları şey de hızdı.L'altra cosa di cui avevano bisogno era la velocità.
İkinci ihtiyaç duydukları şey de hızdı.Lo otro que necesitaban era velocidad.
İkinci ihtiyaç duydukları şey de hızdı.Mais il leur fallait aussi aller vite.
İkinci ihtiyaç duydukları şey de hızdı.Nhưng điều còn lại họ cần là tốc độ.
İkinci ihtiyaç duydukları şey de hızdı.Ta druhá věc, kterou potřebovali, byla rychlost.
İkinci ihtiyaç duydukları şey de hızdı.Αλλά το άλλο πράγμα που χρειάζονταν ήταν ταχύτητα.
İkinci ihtiyaç duydukları şey de hızdı.Во-вторых, скорость.
İkinci ihtiyaç duydukları şey de hızdı.אבל הדבר השני שהם היו צריכים הוא מהירות.
İkinci ihtiyaç duydukları şey de hızdı.لكن الشيء الآخر الذي كانوا يحتاجونه هو السرعة.
İkinci ihtiyaç duydukları şey de hızdı.他の自然哲学者たちが 知っていることを
İlk olarak anlaşmasız inkar olarak bilinen şeyi duyduk.Als eerste hoorden we een 'niet-samengetrokken ontkenning'.
İlk olarak anlaşmasız inkar olarak bilinen şeyi duyduk.Beh, dapprima c'è stata la cosiddetta negazione non contrattabile.
İlk olarak anlaşmasız inkar olarak bilinen şeyi duyduk.Bem, primeiro ouvimos o que é conhecido como uma negação não-contraída.
İlk olarak anlaşmasız inkar olarak bilinen şeyi duyduk.Bueno, primero escuchamos lo conocido como negación extendida.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod