Ana içeriğe geç
Sözlük

duyduk ile cümle

duyduk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ey Tanrı, kulaklarımızla duyduk, Atalarımız anlattı bize, Neler yaptığını onların gününde, eski günlerde.Přednímu zpěváku z synů Chóre, vyučující.
Ey Tanrı, kulaklarımızla duyduk, Atalarımız anlattı bize, Neler yaptığını onların gününde, eski günlerde.(Przedniejszemu śpiewakowi z synów Korego psalm nauczający.)
Ey Tanrı, kulaklarımızla duyduk, Atalarımız anlattı bize, Neler yaptığını onların gününde, eski günlerde.Til sangmesteren; av Korahs barn; en læresalme.
Ey Tanrı, kulaklarımızla duyduk, Atalarımız anlattı bize, Neler yaptığını onların gününde, eski günlerde.Veisuunjohtajalle; koorahilaisten mietevirsi.
Ey Tanrı, kulaklarımızla duyduk, Atalarımız anlattı bize, Neler yaptığını onların gününde, eski günlerde.למנצח לבני קרח משכיל אלהים באזנינו שמענו אבותינו ספרו לנו פעל פעלת בימיהם בימי קדם׃
Ey Tanrı, kulaklarımızla duyduk, Atalarımız anlattı bize, Neler yaptığını onların gününde, eski günlerde.لامام المغنين. لبني قورح. قصيدة‎. ‎اللهم بآذاننا قد سمعنا. آباؤنا اخبرونا بعمل عملته في ايامهم في ايام القدم‎.
Ey Tanrı, kulaklarımızla duyduk, Atalarımız anlattı bize, Neler yaptığını onların gününde, eski günlerde.〔 可 拉後裔 的 訓誨詩 、 交與 伶長 。 〕 神阿 、 你 在 古時 、 我 們 列祖 的 日子 、 所 行 的 事 、 我們親 耳聽見 了 、 我們 的 列祖 、 也給 我 們述說過
Fakat yoğun bir toplumda yaşayınca, birden bulduğumuz şey ihtiyaç duyduklarımıza yakın olduğumuz.하지만 만약 우리가 더 밀집된 지역사회에서 생활할 경우 저희가 필요로 하는 모든 것을 가까운 곳에서 구할수 있다는 것을 발견하게 됩니다.
Fakat yoğun bir toplumda yaşayınca, birden bulduğumuz şey ihtiyaç duyduklarımıza yakın olduğumuz.Maar levend in een dichtere gemeenschap, merken we natuurlijk dat de benodigde dingen zich dichtbij bevinden.
Fakat yoğun bir toplumda yaşayınca, birden bulduğumuz şey ihtiyaç duyduklarımıza yakın olduğumuz.Men när vi lever i ett tätare samhälle, märker vi plötsligt, givetvis, att sakerna vi behöver finns nära oss.
Fakat yoğun bir toplumda yaşayınca, birden bulduğumuz şey ihtiyaç duyduklarımıza yakın olduğumuz.Але, якщо ми живемо у компактному районі, то раптом помічаємо, що необхідні речі опиняються поряд.
Fakat yoğun bir toplumda yaşayınca, birden bulduğumuz şey ihtiyaç duyduklarımıza yakın olduğumuz.Но если мы живем в более компактном районе, то вдруг оказывается, что нужные вещи находятся рядом с нами.
Fakat yoğun bir toplumda yaşayınca, birden bulduğumuz şey ihtiyaç duyduklarımıza yakın olduğumuz.אבל כשאנחנו חיים בקהילה יותר צפופה, פתאום מה שאנחנו רואים, כמובן, זה שהדברים שאנחנו צריכים הם קרובים.
Fakat yoğun bir toplumda yaşayınca, birden bulduğumuz şey ihtiyaç duyduklarımıza yakın olduğumuz.ولكن عندما نعيش في مجتمع ذا كثافة مرتفعة فاننا نجد على الدوام ان الاشياء التي نحتاجها موجودة بالقرب منا
Fakat yoğun bir toplumda yaşayınca, birden bulduğumuz şey ihtiyaç duyduklarımıza yakın olduğumuz.必要としているものは 当然 近隣で入手できるようになります そしてもっとも環境に優しい方法としては
Göstermek istediğim şey, bu yunusların sahip olduğu sezgi ve odaklanma seviyesi, sisteme duydukları ilgi.하지만 이 돌고래들이 얼마나 목적을 가지고 집중할 수 있는지, 그리고 이런 시스템에 관심을 갖는다는 것을 보여주기 위함입니다.
Göstermek istediğim şey, bu yunusların sahip olduğu sezgi ve odaklanma seviyesi, sisteme duydukları ilgi.אלא כדי להציג לכם את רמת הכוונה והריכוז שיש לדולפינים הללו, ואת העניין שלהם במערכת.
Göstermek istediğim şey, bu yunusların sahip olduğu sezgi ve odaklanma seviyesi, sisteme duydukları ilgi.لكن لأريكم قدر العزم والذكاء الذي لدى هذه الدلافين.
Göstermek istediğim şey, bu yunusların sahip olduğu sezgi ve odaklanma seviyesi, sisteme duydukları ilgi.実験装置への興味を見ていただきたいからです それ故に もっと洗練された技術が必要だと
Greenpeace heyecanlandı. Balinalar mutlu oldu. Böyle duyduk.Greenpeace cieszył się razem z wielorybami.
Greenpeace heyecanlandı. Balinalar mutlu oldu. Böyle duyduk.그린피스는 감격했습니다. 고래들은 행복해졌고요. 저건 인용구에요.
Greenpeace heyecanlandı. Balinalar mutlu oldu. Böyle duyduk.גרינפיס התרגשו, הלוויתנים שמחו. וזה ציטוט.
Greenpeace heyecanlandı. Balinalar mutlu oldu. Böyle duyduk.شعرت السلام الأخضر بسعادة غامرة. كانت الحيتان سعيدة. هذا إقتباس.
Greenpeace heyecanlandı. Balinalar mutlu oldu. Böyle duyduk.(会場から笑い)
Hakkınızda çok şey duyduk, Bayan.Hemos oído mucho de Ud., señorita.
Hakkınızda çok şey duyduk, Bayan.Мы много слышали о Вас, фройляйн.
Hamid öldürüldüğünde silah seslerini duyduk ve saklanmaya çalıştık.Abbiamo sentito degli spari, in quel momento Hamid era stato sparato e correva a ripararsi.
Hamid öldürüldüğünde silah seslerini duyduk ve saklanmaya çalıştık.Kami mendengar suara tembakan pada saat Hamid tewas dan berlari untuk meliput.
Hamid öldürüldüğünde silah seslerini duyduk ve saklanmaya çalıştık.Slišali smo streljanje v času, ko je bil Hamid ubit in stekli v kritje.
Hamid öldürüldüğünde silah seslerini duyduk ve saklanmaya çalıştık.Słyszeliśmy strzały w czasie, kiedy zabito Hamida i pobiegliśmy się ukryć.
Hamid öldürüldüğünde silah seslerini duyduk ve saklanmaya çalıştık.Vi hörde skottlossning vid tidpunkten då Hamid dödades och sprang och tog skydd.
Hamid öldürüldüğünde silah seslerini duyduk ve saklanmaya çalıştık.We hoorden schoten op het moment dat Hamid werd gedood en we rende voor dekking.
Hamid öldürüldüğünde silah seslerini duyduk ve saklanmaya çalıştık.سمعنا صوت رصاص حي في الوقت الذي قُتل فيه حميد وسارعنا بالاختباء.
Hartum şehrindeki zirvede -yine aynı şeyi duyduk: "HAYIR, HAYIR, HAYIR".Vid Arabförbundets möte 1967 i Khartoum hörde vi igen NEJ, NEJ, NEJ
Hepimiz çişini edişini duyduk."Alla hörde dig kissa."
Hepimiz çişini edişini duyduk."Chúng tôi đều nghe thấy tiếng ông đi tè."
Hepimiz çişini edişini duyduk."E abbiamo sentito tutti che facevi pipì."
Hepimiz çişini edişini duyduk." (Kahkahalar)Nous vous avons tous entendu faire pipi. " (Rires)
Hepimiz çişini edişini duyduk." (Kahkahalar)Todos nós o ouvimos a fazer chi-chi" (Risos)
Hepimiz çişini edişini duyduk."Kami semua mendengar anda kencing."
Hepimiz çişini edişini duyduk."끄지 않아서 우리들이 전부 오줌누는 소리를 들었어요".
Hepimiz çişini edişini duyduk."Mind hallottuk, ahogy pisiltél."
Hepimiz çişini edişini duyduk."Počuli sme ťa, ako močíš".
Hepimiz çişini edişini duyduk."Słyszeliśmy, jak siusiasz".
Hepimiz çişini edişini duyduk."Te-am auzit cu toţii în timp ce făceai pipi."
Hepimiz çişini edişini duyduk."Te escuchamos hacer pis."
Hepimiz çişini edişini duyduk."Vi hørte dig allesammen tisse."
Hepimiz çişini edişini duyduk."Všichni jsme tě slyšeli čůrat."
Hepimiz çişini edişini duyduk."We konden je allemaal horen plassen."
Hepimiz çişini edişini duyduk."Wir alle hörten Sie pinkeln."
Hepimiz çişini edişini duyduk."Σε ακούσαμε όλοι να κατουράς".
Hepimiz çişini edişini duyduk."Всички чухме как се изпика."
Hepimiz çişini edişini duyduk."Ми всі чули, як ви пішли до вітру".
Hepimiz çişini edişini duyduk."Мы все слышали, как Вы пи́сали".
Hepimiz çişini edişini duyduk."כולנו שמענו אותך משתין."
Hepimiz çişini edişini duyduk."سمعناك جميعا وأنت تتبول."
Hepimiz çişini edişini duyduk."おしっこする音を聞いていました" (笑)
Hepimiz çişini edişini duyduk."所以我哋全部人聽到你屙尿。」
Hepimiz daha önceden duyduk.들어본 적은 있을 겁니다.
Hepimiz daha önceden duyduk.Olemme kaikki kuulleet siitä.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod