Hasta annen hakkında duyduklarım için üzgünüm.I'm sorry to hear about your sick mother.
Biz onu duyduk.We heard it.
Biz öksürük duyduk.We heard coughing.
Haberi duyduktan sonra soldu.She became pale after hearing the news.
Hakkında bir sürü güzel şey duyduk.We've heard a lot of nice things about you.
Tom ihtiyaç duyduklarımı bana veremeyeceğini söylüyor.Tom says he can't give me what I need.
Hasta olduğunu duyduk.We heard that you were sick.
Biz gece boyunca tren gürültüsünü duyduk.We hear the noise of the train during the night.
Hepimiz senin hakkında duyduk.We've all heard about you.
Hepimiz söylentileri duyduk.We've all heard the rumors.
Bu yer hakkında çok şey duyduk.We've heard a lot about this place.
Onu daha önce duyduk.We've heard that before.
Bu gürültüyü daha önce duyduk.We've heard this noise before.
Kapının açıldığını duyduk.We heard the door open.
Onların bizi duyduklarını düşünüyor musun?Do you think they heard us?
Çok uzakta olmayan bir silah sesi duyduk.We heard a shot not far away.
Burada duyduklarıma inanamıyorum.I can't believe what I'm hearing here.
Biz henüz Tom'dan duyduk mu?Have we heard from Tom yet?
Sanırım yeterince duyduk.I think we've heard enough.
Onlarla gurur duyduk.We were proud of them.
Onunla gurur duyduk.We were proud of him.
Onları duyduk.We heard them.
Onu duyduk.We heard him.
Onunla ilgili duyduklarıma üzüldüm.I was sorry to hear about her.
Bu sözleri daha önce duyduk.We've heard those promises before.
Biz duyduk.We heard.
Bunu duyduktan sonra neredeyse ölüyordumI almost died after hearing this.
Biz bir meydan okumaya ihtiyaç duyduk.We needed a challenge.
Biz yukarılardan geçen helikopterlerin sesini duyduk.We heard the sound of helicopters overhead.
Biz dışarıda çığlık duyduk.We heard screaming outside.
Biz üç el silah sesi duyduk.We heard three shots.
Biz silah sesleri duyduk.We heard gunshots.
Biz çığlıklar duyduk.We heard screams.
Biz bunun kazanmasına ihtiyaç duyduk.We needed this win.
Onun merdivenlerden aşağı geldiğini duyduk.We heard him come down the stairs.
Biz kötü hava olduğunu duyduk, bu yüzden geziyi iptal etmeye karar verdik.We heard it was bad weather, so we decided to cancel the trip.
Biz bunu daha önce duyduk.We've heard this before.
Biz gürültülü bir patlama duyduk.We heard a loud explosion.
Sıkıntı yaşadığını duyduk.We heard that you had trouble.
Odada sesler duyduk.We heard voices in the room.
Komşular bağırma duyduklarını söyledi.Neighbors said they heard yelling.
Tom duyduklarından şaşkına döndü.Tom was stunned by what he heard.
Sizi yüksek sesle ve net duyduk.We heard you loud and clear.
Tom'a sempati duyduk.We felt sympathy for Tom.
Onun hepsini duyduk.We've heard it all.
Tom ihtiyaç duyduklarımızı satın alıyor.Tom is buying what we need.
Tom'un Fransızca konuştuğunu duyduk.We heard Tom speaking French.
Tom'un bunu yaptığını duyduk.We heard Tom doing that.
Tom'un ağladığını duyduk.We heard Tom crying.
Tom ve Mary ihtiyaç duydukları tüm paraya sahipler.Tom and Mary have all the money they need.
Sami, ihtiyaç duydukları zaman insanlara yardım eder.Sami helps people out when they're in need.
Duyduklarıma inanamıyordum.I couldn't believe what I was hearing.
Kesinlikle bir şey duyduk.We definitely heard something.
Tom'un ağlamasını duyduk.We heard Tom cry.
Sugihara, mültecilerin insan olduğunu ve sadece yardıma ihtiyaç duyduklarını açıkladı.Sugihara explained that the refugees were human beings, and that they simply needed help.
Bugün bunlar, Yahudiliği umursayan Yahudi eşcinsellerin bizden ihtiyaç duydukları şeylerdir."They are what homosexual Jews who care about Judaism need from us today."
"Duyduk duymadık demeyin!"."Duyduk duymadık demeyin!".
"Duyduk Duymadık Demeyin"."Duyduk Duymadık Demeyin".
Patlamaları duyduklarında, korku içinde eve kaçtılar.When they heard the explosions, they rushed back into the house terrified.
Az önce radyodan duyduk.I hear it on the radio.