Bunların hepsini duyduk.Cu toții am auzit lucrurile acestea.
Bunların hepsini duyduk.이런 문제들에 대해선 다들 들어보셨을겁니다
Bunların hepsini duyduk.Nous avons tous entendu ces choses.
Bunların hepsini duyduk.Todos nosotros hemos oído esas cosas.
Bunların hepsini duyduk.Tutti abbiamo sentito parlare di queste cose.
Bunların hepsini duyduk.Všetci tieto veci poznáme.
Bunların hepsini duyduk.Wir alle haben von diesen Dingen gehört.
Bunların hepsini duyduk.Wszyscy to słyszeliśmy.
Bunların hepsini duyduk.Όλοι έχουμε ακούσει αυτά τα πράγματα.
Bunların hepsini duyduk.Все мы слышали об этом.
Bunların hepsini duyduk.Всички сме чували тези неща.
Bunların hepsini duyduk.כולנו שמענו על כך
Bunların hepsini duyduk.كلنا سمعنا هذه الأشياء.
Bunların hepsini duyduk.しかし、これから話すことは、まだ聞いたことがないアフリカの話です
Bunu duyduk.Am auzit asta.
Bunu duyduk.Chúng ta đã nghe về về nó.
Bunu duyduk.Dat hebben we gehoord.
Bunu duyduk.Det hørte vi.
Bunu duyduk.L'abbiamo sentito.
Bunu duyduk.Lo hemos oído.
Bunu duyduk.Nous avons entendu ça.
Bunu duyduk.Počuli sme to.
Bunu duyduk.Slyšeli jsme to.
Bunu duyduktan sonra düşündüm ve dedim ki, neden bu bilgisayarlar sese karşı duyarlı değiller?Acela a fost într-adevăr momentul în care m-am întrebat de ce nu răspunde calculatorul la sunet.
Bunu duyduktan sonra düşündüm ve dedim ki, neden bu bilgisayarlar sese karşı duyarlı değiller?C'était justement à l'époque où je me demandais pourquoi les ordinateurs ne répondaient pas au son.
Bunu duyduktan sonra düşündüm ve dedim ki, neden bu bilgisayarlar sese karşı duyarlı değiller?En dan vroeg ik me af waarom zo'n computer niet reageert.
Bunu duyduktan sonra düşündüm ve dedim ki, neden bu bilgisayarlar sese karşı duyarlı değiller?Era in quel periodo che mi chiedevo per quale motivo il computer non reagisse ai suoni.
Bunu duyduktan sonra düşündüm ve dedim ki, neden bu bilgisayarlar sese karşı duyarlı değiller?Isto, na mesma altura em que eu pensava a mesma coisa.
Bunu duyduktan sonra düşündüm ve dedim ki, neden bu bilgisayarlar sese karşı duyarlı değiller?그 당시에 저는 컴퓨터는 왜 소리에 반응하지 않을까 의아했어요.
Bunu duyduktan sonra düşündüm ve dedim ki, neden bu bilgisayarlar sese karşı duyarlı değiller?Pontosan ekkor gondolkoztam el azon, hogy mégis miért nem válaszol a gép a hangokra?
Bunu duyduktan sonra düşündüm ve dedim ki, neden bu bilgisayarlar sese karşı duyarlı değiller?Sam się wtedy nad tym zastanawiałem.
Bunu duyduktan sonra düşündüm ve dedim ki, neden bu bilgisayarlar sese karşı duyarlı değiller?Und dann fragte ich mich genau dasselbe. Wieso eigentlich nicht?
Bunu duyduktan sonra düşündüm ve dedim ki, neden bu bilgisayarlar sese karşı duyarlı değiller?Và đó thật sự là lúc tôi đã nghĩ rằng tại sao chiếc máy tính lại không phản ứng lại với âm thanh?
Bunu duyduktan sonra düşündüm ve dedim ki, neden bu bilgisayarlar sese karşı duyarlı değiller?Y realmente en ese momento me pregunté ¿por qué no responde al sonido?
Bunu duyduktan sonra düşündüm ve dedim ki, neden bu bilgisayarlar sese karşı duyarlı değiller?И аз по това време наистина се чудех защо компютърът не отговаря на звук?
Bunu duyduktan sonra düşündüm ve dedim ki, neden bu bilgisayarlar sese karşı duyarlı değiller?І це справді було тоді, коли я губився в думках, чому комп'ютер не реагує на звук?
Bunu duyduktan sonra düşündüm ve dedim ki, neden bu bilgisayarlar sese karşı duyarlı değiller?Тогда я задумался, почему же компьютер не реагирует на звук.
Bunu duyduktan sonra düşündüm ve dedim ki, neden bu bilgisayarlar sese karşı duyarlı değiller?וזה היה באמת בזמן שתהיתי מדוע המחשב לא מגיב לקול?
Bunu duyduktan sonra düşündüm ve dedim ki, neden bu bilgisayarlar sese karşı duyarlı değiller?وكان ذلك الوقت الذي كنت أتساءل فيه لماذا لا يستجيب الحاسوب للصوت
Bunu duyduktan sonra düşündüm ve dedim ki, neden bu bilgisayarlar sese karşı duyarlı değiller?それで実験として 作ったわけです
Bunu duyduk.To smo slišali.
Bunu duyduk.Wir haben es vernommen.
Bunu duyduk.Ми чули це.
Bunu duyduk.Мы слышали это.
Bunu duyduk.Чухме го.
Bunu göstermek için birkaç sunum yapacağım. - Arkadaşlarım hep emlakçılardan duydukları şeyleri söylüyorAlors mes amis
Bunun hakkında dün bir şeyler duyduk ve sanırım çoğunuz buna zaten aşina.Am auzit deja despre ele ieri şi presupun că majoritatea dintre voi sunt familiarizaţi cu acest subiect.
Bunun hakkında dün bir şeyler duyduk ve sanırım çoğunuz buna zaten aşina.어제 이 내용은 이미 들었고, 아마 대부분 익숙하실 듯 합니다.
Bunun hakkında dün bir şeyler duyduk ve sanırım çoğunuz buna zaten aşina.Ne abbiamo già sentito parlare ieri e immagino che molti di voi li conoscano già.
Bunun hakkında dün bir şeyler duyduk ve sanırım çoğunuz buna zaten aşina.Nous en avons déjà entendu parler hier et j'imagine que la plupart d'entre vous connaissent.
Bunun hakkında dün bir şeyler duyduk ve sanırım çoğunuz buna zaten aşina.Oímos sobre esto ayer y creo que casi todos están familiarizados con esto.
Bunun hakkında dün bir şeyler duyduk ve sanırım çoğunuz buna zaten aşina.Słyszeliśmy o nich wczoraj i przypuszczam, że większość z Was je zna.
Bunun hakkında dün bir şeyler duyduk ve sanırım çoğunuz buna zaten aşina.Вече чухме за тях вчера и предполагам, че вече са познати на повечето от вас.
Bunun hakkında dün bir şeyler duyduk ve sanırım çoğunuz buna zaten aşina.Мы уже слышали о них вчера, так что, я думаю, большинству из вас эта технология уже известна.
Bunun hakkında dün bir şeyler duyduk ve sanırım çoğunuz buna zaten aşina.שמענו על כך אתמול ואני מניח שרובכם מכירים את המושג
Bunun hakkında dün bir şeyler duyduk ve sanırım çoğunuz buna zaten aşina.سبق أن سمعنا عنها أمس وأعتقد أن معظمكم يعرف عنها الكثير
Bunun hakkında dün bir şeyler duyduk ve sanırım çoğunuz buna zaten aşina.皆さんご存知かとは思いますが 簡単に概念をご説明しますと
Bunun için ihtiyaç duydukları iki şey vardı:1つはオープンさです
Bunun için ihtiyaç duydukları iki şey vardı: Birincisi açık olmaktı.Kellett a nyitottság.
Bunun için ihtiyaç duydukları iki şey vardı:Daar waren twee dingen voor nodig.