duyarsız ile cümle
duyarsız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Chris'i sevmiyorum çünkü o çok kaba ve duyarsız.I dislike Chris because he is very rude and insensitive.
Çok kaba ve duyarsız olduğu için Chris'ten hoşlanmıyorum.I dislike Chris because he is very rude and insensitive.
Ayakların tabanları, sıcağa ve soğuğa karşı duyarsızdır.Soles of the feet are insensitive to heat and cold.
O, sıkıntıya karşı gerçekten duyarsız.He is really dull to hardship.
Kocam elbiselerine karşı duyarsızdır.My husband is indifferent to his clothes.
Bu yönetmen eleştiriye duyarsız değil.This director is not insensitive to criticism.
O zamandan beri iki aydır etrafa duyarsız haldesin.Since then, you were in a state of stupor for two months.
Tom duyarsız.Tom is insensitive.
Ben duyarsız görünmek istemiyorum.I don't want to seem insensitive.
Tom'un duyarsız olduğunu düşünüyorum.I think Tom is insensitive.
Tom'un yorumu duyarsızdı.Tom's remark was insensitive.
Duyarsızlık ölümdür.Apathy is death.
Dan Matt'i kör ve duyarsız olduğu için sevmiyor.Dan dislikes Matt because he's blunt and insensitive.
Dan Linda gibi duyarsızca mı öldürüldü?Was Dan callously murdered like Linda?
Mary Tom'un çok duyarsız ya da böyle bir şey olduğunu söyledi.Mary said that Tom was too insensitive, or something such.
Tom duyarsız kulaklı.Tom is tone deaf.
Tom nasıl bu kadar duyarsız olabilir?How could Tom be so insensitive?
Nasıl bu kadar duyarsız olabiliyorsun?How can you be so insensitive?
Felix korkutucu şeylere karşı biraz duyarsızlaştı.Felix became a little desensitized to scary things.
Felix korkutucu şeylere karşı biraz duyarsız hale geldi.Felix became a little desensitized to scary things.
Torunlarının duyarsızlığına üzülür.She is offended by her grandchildren's insensitivity.
Sinir impulsları böylece duyarsızlaştırılır ve ağrı yoktur.The nerve impulses are thus desensitized and there is no pain.
Jace bazen cilveli ve duyarsız olabiliyor.Skunk can sometimes be lazy and impatient.
Faskin proteini kalsiyuma duyarsızdır ve monomeriktir.It is calcium insensitive and monomeric.
Burt, tesadüfen hakaretleri duyar ve Finn'i duyarsızlığından ötürü öfkeyle azarlar.Instead, Uncle Joe shows up and inadvertently embarrasses Finn with his crudeness.
Siz aptal mısınız yoksa sadece duyarsız mısınız?Are you stupid or just thick skinned?
Çekilen acıların büyüklüğü, bizleri adeta duyarsızlaştırıyor.You see, the scale of the suffering numbs us into a kind of indifference.
Ne yazık ki, birçok insanın deneyimi duyarsızlıkta.Unfortunately, a lot of people's experience is in apathy.
Ve burada geride kalana ilişkin ufak bir duyarsızlık sözkonusu.And you have the little nonsense which is left.
Onların arzuları gerçeğe karşı duyarsız kalmamızı sağlamaktı.And it's their desire to keep us ignorant to what is real.
Ve bu sendroma androjen duyarsızlık sendromu deniliyor.And this is a syndrome called androgen insensitivity syndrome.
& Büyük küçük harfe duyarsız sıralaSort case & insensitive
Sorguları küçük büyük harf duyarsız yapMake queries case insensitive
Aşağıdaki önekleri tanı (büyük- küçük harf duyarsız):Recognize any sequence of the following prefixes (entries are case-insensitive regular expressions):
Büyük küçük harf duyarsız@ option: radioCase insensitive
Boşluk VE işlecidir. Büyük küçük harf duyarsız. @ option: radioSpace is AND operator. Case insensitive.
Duyarsızlaştırılmaya çalışılan diğer haberlerden değildi, gerçekti.It wasn't another depersonalised report, it was real.
Sistematik duyarsızlaştırma süreci üç adımda gerçekleşir.The process of systematic desensitization occurs in three steps.
Duyarsızlaştırma yaygın olarak en etkili terapi tekniklerinden biri olarak bilinir.Desensitization is widely known as one of the most effective therapy techniques.
Ayrıca, sistematik duyarsızlaştırma kullanan klinisyenlerin sayısı da 1980'den beri azalmıştır.In addition, the number of clinicians using systematic desensitization has also declined since 1980.
Terapist, sistematik duyarsızlaştırmanın üç adımını kullanarak danışana şöyle yardımcı olur:This is how the therapist would help the client using the three steps of systematic desensitization:
Abrams, “Georgialıların duyarsızca önemsizleştirilmesini ve ortada bırakılmalarını reddediyoruz.Abrams responded, “We refuse to callously take Georgians for granted and cancel on them.
Sürücüsünün içki nedeniyle duyarsız olduğu söylendi.The cart driver was said to be insensible through drink.
Duyarsızlaşma, kişinin kendisinden kopuk hissetmesi olarak tanımlanır.Depersonalization is described as feeling disconnected or detached from one's self.
Time, onun "duyarsız canlılığını" övdü. [1]Time praised its "insouciant vitality."[29]
Örneklem boyutuna duyarsızlıkInsensitivity to sample size
Östrojen duyarsızlık sendromu Aromataz fazlalığı sendromuEstrogen insensitivity syndrome Aromatase excess syndrome
Ayrıca bazı ilaçlar ve uyuşturucu maddeler de duyarsızlığa yol açabilir.Vor allem aber können auch Erkrankungen und Medikamente den Appetit maßgeblich beeinträchtigen.
Giuseppe Verdi'nin aksine Donizetti, politik olaylara karşı oldukça duyarsızdı.Ilse Braun war im Gegensatz zu ihren beiden Schwestern politisch eher uninteressiert.
Jace bazen cilveli ve duyarsız olabiliyor.Skunk peut parfois être paresseux et impatient.
Erkekler güvenilmez ve duyarsızdırlar.Son impasibles y sensatos.
Faskin proteini kalsiyuma duyarsızdır ve monomeriktir.La proteína es transmembranal y monomérica.
Bazı hastalıkların insanlarda duyarsızlığa yol açtığı gözlenmiştir.Se ha comprobado que algunas de éstas pueden infectar a humanos.
Ayrıca bazı ilaçlar ve uyuşturucu maddeler de duyarsızlığa yol açabilir.Las gotas óticas y ciertos medicamentos también pueden llevar a que se presente esta condición.
Burt, tesadüfen hakaretleri duyar ve Finn'i duyarsızlığından ötürü öfkeyle azarlar.Burt escucha las palabras de Finn, enojado reprende a Finn, y lo echa fuera.
Ayrıca bazı ilaçlar ve uyuşturucu maddeler de duyarsızlığa yol açabilir.Anche alcuni tipi di droghe possono generare un falso ricordo.
Elbette bu işlem sıcaklık değişimine duyarsızdır (hidrasyon durumu değişmeden kaldığı takdirde).Британские колониальные войны (1878—1880; 1879; 1880—1881; 1882; 1885—1887).
Asker arkadaşı Clay ise X'in neler hissettiğini göremeyecek kadar duyarsız bir adamdır.أيضاً كلاى أخو الجندى ؛ يكون رجل بلا مشاعر بالقدر الذي لن يجعله يرى مايشعر به X .
Clay, rozetler ve madalyalarla bezeli amaçsız ve duyarsız bir bireydir.Clay هو شخص بلاهدف أو احساس حاصل على شارات وميداليات .
Kişi henüz konuya duyarsızlaşmamış fakat tavırları umursamazcadır.لا داعي لأن يقلق المخرج حول أي شيء باستثناء أفكاره.