Ana içeriğe geç
Sözlük

duyarlar ile cümle

duyarlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
O gece, diğer garip seslerle birlikte gülüşen çocuk sesleri de dahil olmak üzere çeşitli sesler duyarlar.入夜后,他们听到更多奇怪的声音,包括小孩的话语声,和不知名物在帐篷两边蹭过的悉簌声。
İnsan kulağının duyamadığı yüksek frekanslı ses titreşimlerini kaydederek çok hafif sesleri duyarlar.사람의 귀로 들을 수 없는 저주파 소리를 저주파음이라고 하며 흔히 말하는 소음과는 구별한다.
Tüm canlılar yaşamsal faaliyetlerini sürdürebilmek için enerjiye ihtiyaç duyarlar.지구상의 모든 생물은 삶을 유지하기 위해 에너지를 필요로 한다.
O sırada dışarıda bir ses duyarlar.그 통곡 소리가 밖에까지 들렸다 한다.
Ve sesini duyarlar.하는 목소리가 들렸다.
O gece, karanlıkta Josh'ın acı çığlıklarını duyarlar ancak onu bulamazlar.באותו לילה, הם שומעים את ג'וש צורח בחושך, אך אינם מסוגלים למצוא אותו.
Ve sesini duyarlar.היא שומעת את הקול.
Ford ve adamları Falstaff'i evde ararken paravana arkasından gelen bir öpüşme sesi duyarlar.פורד וחבריו באים לתפוס את פלסטף על חם, ושומעים קול נשיקה מאחורי מסך הנמצא בחדר.
Tüm canlılar yaşamsal faaliyetlerini sürdürebilmek için enerjiye ihtiyaç duyarlar.כל החיידקים זקוקים לאנרגיה לצורך קיומם.
Ve sesini duyarlar.Гласовете ви чувам.
Bir sabah tarlalarına giden köylüler çan sesleri duyarlar.В ранни зори може да се чуе звънката мелодия на църковните камбани.
Bu nedenle fazla miktarda suya gereksinim duyarlar.Грижи: Нужна е много вода.
Tüm canlılar yaşamsal faaliyetlerini sürdürebilmek için enerjiye ihtiyaç duyarlar.Всички процеси на тялото изискват енергия, за да функционират правилно.
Ayrıca ANBU'nun kendi araştırma sitemine ve iç-organizasyon disiplinine de saygı duyarlar.Oni također poštuju ANBU-in vlastiti sistem istraživanja i disciplinu unutar organizacije.
David'in babası ve nişanlısı David'in davete gelmediği gibi bir telefon bile etmemesinden endişe duyarlar.Davidov otac i zaručnica su uznemireni, čudeći se kako nije stigao i nazvao.
Bu canlılar günlük işlevlerini gerçekleştirebilmek için uykuya ihtiyaç duyarlar.To znači da se te životinje moraju kloniti dnevne svjetlosti.
Hava kararmaktadır ve bir koyun sürüsünün devamlı melemesini ve birden melemeyi kestiklerini duyarlar.Ima nevjerojatan sluh te čuje kako raste trava i ovčje runo.
Ve sesini duyarlar.Da, čuli ste me.
O sırada dışarıda bir ses duyarlar.Zrazu zvonku začujú hluk.
Bu nedenle fazla miktarda suya gereksinim duyarlar.Zdalo by sa preto, že vo vode by sme mali počuť lepšie.
Bir sabah tarlalarına giden köylüler çan sesleri duyarlar.Naposledy pred Veľkou nocou pri večernej omši zaznejú zvony.
Bu nedenle çok tekrara ihtiyaç duyarlar.A tým pádom budú nutné časté rekonštrukcie.
Bu hastalar uzun süreli istirahattan ve yolculuktan çok rahatsızlık duyarlar.Prevažnú väčšinu času sa však pacienti cítia byť depresívni a unavení.
İnsanlar bazı yetenekleri söz konusu olduğunda farklı, biricik iyi olmaya ihtiyaç duyarlar.Na rozdiel od individualizovanej duše je niečím spoločným, nadosobným.
O gece, diğer garip seslerle birlikte gülüşen çocuk sesleri de dahil olmak üzere çeşitli sesler duyarlar.Tudi tisto noč slišijo zvoke, skupaj s smejanjem otrok in drugimi čudnimi zvoki.
O gece, karanlıkta Josh'ın acı çığlıklarını duyarlar ancak onu bulamazlar.Tisto noč slišita Joshove krike, vendar ga ne moreta izslediti zaradi teme.
Bir sabah tarlalarına giden köylüler çan sesleri duyarlar.Naslednje jutro med potjo slišijo krik.
İnsanlar bazı yetenekleri söz konusu olduğunda farklı, biricik iyi olmaya ihtiyaç duyarlar.Če si ljudje želijo želje drugega, si lahko hitro želijo iste stvari.
Böylece yayıncılar sadece HTML gibi tek bir formata ihtiyaç duyarlar.Spletni brskalniki so sprva podpirali le zelo preproste različice HTML-ja.
O sırada dışarıda bir ses duyarlar.Tuo metu girdimas savotiškas spragsėjimas.
Ve sesini duyarlar.Balsas beveik negirdimas.
Hızlı UDMA5 ve UDMA6 modları tabii ki 80 iletken kabloya ihtiyaç duyarlar.Kiiremad UMDA5 ja UMDA6 vajavad samuti 80-juhtmelist kaablit.
Sonra gelen bir helikopterin sesini duyarlar.Samuti on seal kuulda autode kokkupõrke hääli jmt.
Bu nedenle çok tekrara ihtiyaç duyarlar.Sellepärast peabki seda üha uuesti kordama.
Gece görüş kameraları etkili olabilmeleri için ortamda az da olsa ışığa gereksinim duyarlar.Sellepärast on öösiti valgustundlikust meelest ehk nägemisest vähe kasu.
İnsanlar bazı yetenekleri söz konusu olduğunda farklı, biricik iyi olmaya ihtiyaç duyarlar.Selleks et asju saaks pidada sarnasteks, peab neil olema mingi ühine kvaliteet.
Üretim aşamasında fabrikalar daha fazla enerjiye ihtiyaç duyarlar.Töömasinate käitamiseks on vaja energiat, mida toodavad jõumasinad.
Bir şeye ilgi duyarlar.Dokáže ich zaujať hocičo.
Bir şeye ilgi duyarlar.Elkezdi érdekelni őket valami.
Bir şeye ilgi duyarlar.Ils s'intéressent à quelque chose.
Bir şeye ilgi duyarlar.Interessa-se por alguma coisa.
Bir şeye ilgi duyarlar.아이들은 이렇게 무언가에 관심을 갖습니다.
Bir şeye ilgi duyarlar.Li se aprinde interesul.
Bir şeye ilgi duyarlar.Mereka menjadi tertarik akan sesuatu.
Bir şeye ilgi duyarlar.Se interesan en algo.
Bir şeye ilgi duyarlar.Sie interessierten sie für etwas.
Bir şeye ilgi duyarlar.Si interessano a qualcosa.
Bir şeye ilgi duyarlar.Zaczną się czymś interesować.
Bir şeye ilgi duyarlar.Ze raken ergens in geïnteresseerd.
Bir şeye ilgi duyarlar.Ενδιαφέρονται για κάτι.
Bir şeye ilgi duyarlar.Дети интересуются.
Bir şeye ilgi duyarlar.Става им интересно.
Bir şeye ilgi duyarlar.הם מתעניינים במשהו.
Bir şeye ilgi duyarlar.يصبحون مهتمين بشيئ.
Bir şeye ilgi duyarlar.これは単に自分の経験に基づく説ですが
Böylece üstüne iğneleri takabilirdin. Çünkü insanlar dikiş dikerlerdi ve bir iğnedenliğe ihtiyaç duyarlardı.As pessoas costumavam coser e precisavam de uma almofada de alfinetes.
Bu pompalar çalışmak için ATP'ye ihtiyaç duyarlar. .které jsou ATPázy, což znamená, že používají ATP k pohonu pump.
Bu pompalar çalışmak için ATP'ye ihtiyaç duyarlar. .Саркоплазменият ретикулум има калциеви помпи по мембраната си, които са
Bu pompalar çalışmak için ATP'ye ihtiyaç duyarlar. .על הממברנה שלה והם פועלים כמו ATPaces, כלומר הם משתמשים בATP כדי לתדלק את המשאבה.
Buradaki tüm o müthiş insanlar, virtüözler, gürültü yaparlar; bunu yapmak içinse bana ihtiyaç duyarlar.Al die geweldige mensen hier, zo virtuoos, ze maken lawaai, ze hebben me nodig om dit te doen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod