Ana içeriğe geç
Sözlük

duyarlar ile cümle

duyarlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ayrıca, frekansı çok düşük uzun dalga alt sesleri de duyarlar.Musaranhos também usam a localização, a partir de pulsos sonoros de curta duração e alta frequência.
Genellikle, Swabianlar lehçelerinden gurur duyarlar.Os plebeus são geralmente destratados pelos nobres.
İnsanlar yemeğe ihtiyaç duyarlar.O povo precisa de comida.
Ve sesini duyarlar.Wciąż słychać ich krzyk.
Pek iyi göremezler, ama çok iyi koku alır ve duyarlar.Słabo widzą, ale mają dobry słuch i doskonały węch.
Çağımızın modern müzik türleri içinde ahenksiz gürültü içerenlerinden ıstırap duyarlar.Nawet dzisiaj w niektórych kulturach muzyka imituje naturalnie występujące dźwięki.
Girişimler iş modellerinin işlemesi için genel olarak başka firmalar ile partnerlik ihtiyacı duyarlar.Inne modele biznesowe opierają się na współpracy z innymi firmami.
Sonra gelen bir helikopterin sesini duyarlar.Chwilę później słychać było nadlatujące śmigłowce.
Tüm canlılar yaşamsal faaliyetlerini sürdürebilmek için enerjiye ihtiyaç duyarlar.Alla levande organismer behöver energi för att utföra sina livsnödvändiga processer.
Nadir bir kuş olup olgun ormanlar ile bol cansız odunlara ihtiyaç duyarlar.Det finns gott om fågelarter som kräver gamla skogar.
Bir sabah tarlalarına giden köylüler çan sesleri duyarlar.En morgon blir vännerna i Sjumilaskogen väckta av ett mystiskt ljud.
Bu nedenle çok tekrara ihtiyaç duyarlar.Den innehåller därför många upprepningar.
Grup daha sonra ağaçların arasından gelen bir ses duyarlar ve orada küçük bir tavşanı yakalarlar.Vad händer då när man först ser en anka och sedan en kanin?
Bu aşamada kuşlar yavruları için protein açısından yüksek gıdalara ihtiyaç duyarlar.Under denna fas behöver ungfåglarna dessutom animaliskt protein.
Dışkısını tutmak veya bırakmaktan haz duyarlar.Вони можуть перешкоджати тобі зайти або вийти.
Bir süre sonra Hasan'ın öldüğü haberini duyarlar.Через кілька днів Асуна дізнається що він загинув.
Önce hepsi ziyaretçiye karşı cinsel istek duyarlar.Найперше — це максимум уваги відвідувачам.
Mekanizmayı yöneten bilgisayarlar genellikle düşük kesilme gecikmelerine gerek duyarlar.Комп'ютери, що контролюють обладнання, зазвичай не потребують високої латентності переривання.
O gece, karanlıkta Josh'ın acı çığlıklarını duyarlar ancak onu bulamazlar.V noci slyší Joshovy skřeky, ale nejsou schopni ho najít.
Ve sesini duyarlar.Vtom uslyší jejich tón.
O gece, diğer garip seslerle birlikte gülüşen çocuk sesleri de dahil olmak üzere çeşitli sesler duyarlar.Další noc opět slyší zvuky, včetně zvuku dětí.
O sırada dışarıda bir ses duyarlar.Na jednou je z dola slyšet hluk.
Sonra gelen bir helikopterin sesini duyarlar.Po chvíli přilétá americký vrtulník.
Bir sabah tarlalarına giden köylüler çan sesleri duyarlar.Od vesnice k vesnici začaly v noci nepřetržitě vyzvánět kostelní zvony.
Dışkısını tutmak veya bırakmaktan haz duyarlar.Nevíme, zda ji rozdáváme nebo ztrácíme.
İnsanlar bazı yetenekleri söz konusu olduğunda farklı, biricik iyi olmaya ihtiyaç duyarlar.Při dělání některých činností se vám zvyšuje stejnojmenná dovednost.
Bu sistemler daha az pahalı bilgisayar donanımına ve daha az desteğe ihtiyaç duyarlar.Aceste mașini au beneficiat de culori exterioare mai puțin uzuale și dotări suplimentare.
İşledikleri suçları medyada takibini iyi yaparlar ve bundan büyük bir projeymişçesine gurur duyarlar.Copii de pretutindeni se bazează pe el, de aceea este mândru să înfrunte o lume uriașă.
İşledikleri suçları medyada takibini iyi yaparlar ve bundan büyük bir projeymişçesine gurur duyarlar.Tetteiket nyomon követik a médiában és büszkék rá, mintha az egy nagy feladat lett volna.
Sayid bu esnada sinyal almayı başarmıştır ve Fransız bir kadının sesini duyarlar.Sayid bekapcsolja az adó-vevőjét, és beméri a francia nő adását.
Tüm canlılar yaşamsal faaliyetlerini sürdürebilmek için enerjiye ihtiyaç duyarlar.Minden biológiai életnek szüksége van a fenntartásához külső energiára.
Sonra gelen bir helikopterin sesini duyarlar.Hamar meghallanak egy közeledő helikoptert.
Bir sabah tarlalarına giden köylüler çan sesleri duyarlar.Nemsokára felcsendül a hazafelé tartó mezei munkások éneke, majd esti harangszó hallatszik.
Bota çıktıklarında ise farklı bir müzik sesi duyarlar.Miközben vacsoráznak, egy robbanást hallanak.
Tüm canlılar yaşamsal faaliyetlerini sürdürebilmek için enerjiye ihtiyaç duyarlar.Kaikki eliöt tarvitsevat elintoimintoihinsa energiaa.
Bu tür cihazlar korkunç bir enerjiye ihtiyaç duyarlar.Tällä teoreettisella aineella olisi negatiivinen energiatiheys.
O sırada dışarıda bir ses duyarlar.Εκείνη τη στιγμή ακούστηκε ο θόρυβος.
Ve sesini duyarlar.Η φωνή τους ακούστηκε.
Bu sistemler daha az pahalı bilgisayar donanımına ve daha az desteğe ihtiyaç duyarlar.Τα συστήματα αυτά απαιτούν λιγότερο υλικό υποστήριξης και χαμηλής αξίας υλικό υπολογιστή.
Projeler, sonuca ulaşabilmek için kaynağa ihtiyaç duyarlar.Απαιτείται σχεδιασμός ώστε να επιτύχουμε το τελικό αποτέλεσμα.
Tüm canlılar yaşamsal faaliyetlerini sürdürebilmek için enerjiye ihtiyaç duyarlar.Ωστόσο, κάθε κύτταρο πρέπει να εκτελεί όλες τις διεργασίες ζωής για να επιζήσει.
Dışarıdan bir ses duyarlar ve Danielle Sayid'i yalnız bırakarak sesin peşine düşer.De hører et hyl udenfor, og Danielle forfølger det, idet hun efterlader Sayid alene.
Yardım alan insanlar ise topluma daha yapıcı bir biçimde hizmet etmeye heves duyarlar."De, der kan, skal arbejde for deres ydelse og bidrage til fællesskabet i nyttejob."
Tüm canlılar yaşamsal faaliyetlerini sürdürebilmek için enerjiye ihtiyaç duyarlar.Alle levende væsner har behov for at skaffe sig energi og organiske næringsstoffer.
Yardım alan insanlar ise topluma daha yapıcı bir biçimde hizmet etmeye heves duyarlar."Spørsmålet er derfor: Vil du handle for at samfunnet rundt deg skal kunne forbedres?»
Ve sesini duyarlar.Men nå hører vi stemmer!
Bu hastalar uzun süreli istirahattan ve yolculuktan çok rahatsızlık duyarlar.Hesten må få mye ro og hvile i sykdomsperioden.
Bu sistemler daha az pahalı bilgisayar donanımına ve daha az desteğe ihtiyaç duyarlar.Sistem ini memerlukan sedikit dukungan dan perangkat keras komputer yang kurang mahal.
Dışkısını tutmak veya bırakmaktan haz duyarlar.Dia harus mengambil keputusan: hadir atau tersingkir.
O sırada dışarıda bir ses duyarlar.Đúng lúc đó, họ nghe thấy có tiếng ồn ào phía bên ngoài.
Ve sesini duyarlar.Chúng sẽ nghe tiếng tôi.
Bu tür cihazlar korkunç bir enerjiye ihtiyaç duyarlar.Nó dùng năng lượng này để tạo ra một lực chấn động khổng lồ.
Sonra, onlara doğru birinin geldiğini duyarlar.そこから真犯人への糸口を見出す。
Bu nedenle çok tekrara ihtiyaç duyarlar.そのため、繰り返し利用ができる。
Ve sesini duyarlar.音も聴こえる。
O sırada dışarıda bir ses duyarlar.このとき、奥より声が聞えた。
Üretim aşamasında fabrikalar daha fazla enerjiye ihtiyaç duyarlar.製造には大量の電力を要する。
O gece, karanlıkta Josh'ın acı çığlıklarını duyarlar ancak onu bulamazlar.那天晚上,他们听到喬舒亞的尖叫声在黑暗中回荡,但却无法找到他。
Tüm köpek ırkları farklı uzunluklarda günlük egzersize ihtiyaç duyarlar.與所有犬種一樣,鬥牛犬需要日常運動。
Sonra, onlara doğru birinin geldiğini duyarlar.天下认为他们冤枉,听到的人都流泪。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod