duyarlı ile cümle

duyarlı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Böylece saray ve ordu ileri gelenlerinin art niyetli etkilerine duyarlı hale geliyordu.At this point the College Council's ambitions and those of their architect were becoming clear.
Aynı zamanda elektron göçüne daha az duyarlıdır.It is also intrinsically less susceptible to electromigration.
ARMUTLU YARIMADASI’NDA MANYETİK DUYARLIK ÇALIŞMALARI.인정전 월대에서 친히 향을 전하다.
Erkeklere karşı agresif, kızlara karşı nazik ve duyarlı davranır.The man behaves aggressively and possessively towards the girl.
Sert kışlara dayanıklıdır, fakat bahar donlarına duyarlıdır.It tolerates rigorous winter cold, but is sensitive to spring frost.
Bu hayvanlar ayrıca bazı parazitlere duyarlıdır.They are susceptible to certain parasites.
Bu, bir dizi ışığa duyarlı kristalin üzerini örten kırmızı pigment içeren küçük bir benektir.It is a small splotch of red pigment which shades a collection of light sensitive crystals.
Bu aşamada konakçı hücrenin duyarlılığı ile uygunluğu arasındaki ayrım yapılabilir.It is at this stage a distinction between susceptibility and permissibility of a host cell is made.
Işığa duyarlı opsinler, yüzey alanını maksimuma çıkarmak için tüysü bir katman üzerine borne.The light sensitive opsins are borne on a hairy layer, to maximise the surface area.
Denizyıldızları ve diğer derisi dikenliler deniz kirliliğine karşı duyarlıdırlar.Starfish and other echinoderms are sensitive to marine pollution.
Penisin en duyarlı bölgesidir.The brain is the most sensitive.
Kuraklığı orta derecede duyarlı fakir topraklara adapte olabilir.It can adapt to living in moderately degraded areas.
Bazı duyarlılaşmış kişilerde şiddetli astıma bağlı ölüm bildirilmiştir.Other refugees had witnessed a close relative being killed.
Bunun için özellikle Cansu’ya karşı çok duyarlıdır.This is terrifying them especially Johan.
Sudaki değişimlere karşı duyarlıdır.He has a complicated approach to climate change.
Film hassasiyeti ASA duyarlığı ^ Özön, Nijat.Fantastic Fiction entry for Ghost Trouble D'Ammassa, Don.
Çok duyarlı ve çoğu kez hasta bir çocuktu.The child was weak and often sickly.
Yazar, öykülerinde genellikle kadın duyarlılığını yansıtıyor.Her writing often addresses women's experiences.
Nadir olarak iyoda karşı bazı kişilerde iyoda aşırı duyarlılık oluşabilir.Sometimes he can be too silly for his own good.
Ve bunu cevreye karsi duyarli oldugunuz icin alabilirsinizAnd the reason you might buy it now is because you care about the environment.
Daha duyarlı olmak için ne yapabilirsiniz şimdikinden farklı olarak?What can you do that is more responsible than what you're doing now?
Duyulara duyarlı ol, hiçbir şey söyleme, gözlerini açma, tamam.Be aware of the sensations, don't say anything, don't open your eyes, OK.
Kullandığımız bu finansal modelin, buraya gireceğiniz varsayıma çok duyarlı olduğunu söylemeliyim.Or you could say the model is very, very, very sensitive to that assumption.
Ama belki de yaşı genç kadınlar coşkulu bir duyarlılık da bir rol oynadı.But perhaps the enthusiastic sensibility of young women of her age also played a role.
Buradaki amaç makinelerde sezgiselliğe ulaşmak ve bu sadece duyarlılık değil, aynı zamanda empati.So the goal here is to achieve sentience in machines, and not just sentience, but empathy.
Onun yaşadığına ve duyarlı olduğuna inanmaya başlayacaksınız.You start to believe that it's alive and aware.
Besbelli o işlemleri ve bandaj konu hakkında duyarlı idi.Evidently he was sensitive on the topic of operations and bandages.
Başka insanlar bilgi miktarına karşı aşırı derecede duyarlı oluyor.Other people get hyper-sensitive to the amount of information.
Fakat şu an konum belirleme duyarlılığında başka bir devrimin eşiğinde duruyoruz.But we now stand on the verge of another revolution in geolocation accuracy.
Kokulara karşı aşırı derecede duyarlıdırlar.They're extremely sensitive to smell.
Bütün bu süreç sıcaklık ve neme duyarlı.The whole process is very sensitive to temperature and humidity.
Bilinç tüm duygu durumları, duyarlılığı ya da farkındalığı içerir.Consciousness consists of all those states of feeling or sentience or awareness.
Sonrasında Çin hükümeti duyarlı bir şekilde hareket ederek ağaçların kesilip yakılmasını yasakladı.And the Chinese government responded sensibly and placed a ban on felling.
Bu tüm renklere duyarlıdır.This is panchromatic.
Biliyorsunuz, iş hayatı bireylerin kişisel duyarlılıkları tarafından yürütülmüyor kurumlar gibi.You see, businesses are not run as institutions, by the idiosyncrasies of individuals.
Bu şeyin arkasındayken vücudunuza ve onun işlevlerine karşı gerçekten duyarlı oluyorsunuz.You're really sensitive to your body and its functions when you're behind this thing.
Bu gördüğünüz şey sese duyarlı bir kare.This was a square that responds to sound.
Bunu duyduktan sonra düşündüm ve dedim ki, neden bu bilgisayarlar sese karşı duyarlı değiller?And it was really at the time I was wondering why doesn't the computer respond to sound?
Bir sonraki çalışma severek "The Pygmies" adını verdiğimiz sese duyarlı donanım.The next work is a sound-sensitive installation that we affectionately call "The Pygmies."
Ve Uluslararası Denizcilik Örgütü son derece duyarlı şekilde cevap verdi,And the International Maritime Organization responded very strongly,
Bu ölçüm duyarlık düzeyi flakon için taret paralel kullanımaUse the precision level vial parallel to the turret for this measurement
Miselyum duyarlı bir yapıya sahiptir.The mycelium is sentient.
Hem mekana hem de ölçeğe duyarlı.It's sensitive to place and to scale.
Bu gördüğünüz alet 14 kanallı, yüksek ses duyarlılığı olanSo the device that you see is a 14-channel, high-fidelity
Konu yemeğe gelince duyarlılığımızı kaybediyoruz ve bedelini ödüyoruz.We have lost this sensibility when it regards our food, and we are paying a cost.
Yani, gezegendeki bir türü alıp duyarlı hale getirebiliyorum.So I can actually pick a species on a planet and then make them sentient.
Hava akımları tarafından harakete duyarlıdır.It's susceptible to motion by the air currents.
Ve (üçüncü olarak) harekete duyarlıdır.And then it also extracts movement.
Enzimler ve proteinlerle ilgili pek çok reaksiyon okyanusların asit miktarına karşı duyarlı.So many reactions involving enzymes and proteins are sensitive to the acid content of the ocean.
Ben Deniz Kuvvetleri'nde duyarlılık eğitimi vermiyorum.I don't do sensitivity training with the Marines.
Bazı insanlar da "Bu adamın duyarlılık eğitimine ihtiyacı var." diyeceklerdir.And some people will say, "Well, he needs sensitivity training."
Geçiniz." diyeceklerdir. Ben o kişinin duyarlılık eğitimine değil,My argument is, he doesn't need sensitivity training.
Şu anda tabii ki evde ışıkları yanlışlıkla açık unutmaya karşı çok duyarlıyım.Of course, now I'm very sensitive at home when we leave the lights on by mistake.
Benim tat alma duyum çok duyarlıdır.My taste buds are really sensitive.
Bu duyarlı bir kutuydu.This was a sensitive box.
Dokunuşuma duyarlı olduğunu fark edebilirsiniz.It's pressure-sensitive. What's neat about that is,
İnsanlar olarak, biz elimizdeki bir nesnenin neresinin ağır olduğuna karşı duyarlıyız.As humans, we are sensitive to where an object in our hand is heavy.
Biz elimizde nesnelerin şekillerine karşı da duyarlıyızdır.We're also sensitive to the shape of objects we have in [our] hands.
Dokunmaya duyarlı görüntülerle ilgiliyim.I'm very interested in touch-sensitive displays.
Şimdi, sadece dokunmaya duyarlı değil basınca da duyarlı bir ekran hayal edin.Now, imagine a screen, which is not only touch-sensitive now, it's pressure-sensitive.

İlgili Sayfalar