Ana içeriğe geç
Sözlük

duyarak ile cümle

duyarak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Tom ve Mary gün batımına hayranlık duyarak kıyı boyunca yürüdüler.Tom and Mary walked along the shoreline, admiring the sunset.
Mırıldanmalarını duyarak kendisine kızacaklarından hiç korkmaz.I had never heard someone get angry at him.
Zaida da bundan tiksinti duyarak ayrılır.Lilly is heart broken hearing this.
Özellikle İskandinavya halklarına ilgi duyarak bu konuda çalışmalar yapmıştır.I was tremendously interested in what they had done in Scandinavia along those lines.
Bir Ork'un ne demek olduğunu sadece onun savaşa hazırlık seslerini duyarak anlayabilirsiniz.You understand what it means to be an Ork simply by hearing them go about preparing for war.
Onları kutlayarak ve saygı duyarak... ... anlaşmak zorundaydık.We had to deal with them with respect and celebrate them.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.You speak about these things with so much insight and empathy for your patients.
Ve umarım bir gün hep beraber barış içinde ve birbirimize saygı duyarak yaşarız.And I hope that someday we'll all live together in peace and respecting each other.
Karmaşıklığa saygı duyarak, daha hoşgörülü oluyorlar. Ve hoşgörü, umudu doğuruyor.And by appreciating complexity, they become more tolerant, and tolerance leads to hope.
Fakat Allaha saygı duyarak sana şevkle koşa koşa gelenle sen ilgilenmiyorsun.As for him who comes to you striving (after goodness),
Malını Allah yolunda harcayıp O'na saygı duyarak haramdan sakınan,Yet he who gives to others and has fear,
Firavun ise o sırada (inadından dolayı pişmanlık duyarak) kendi kendini kınıyordu.He became an object of much blame.
Diğerleriyse enflasyon olasılığından endişe duyarak faizleri sabit tutmak istiyor.Others, worried about the prospects of inflation, want to keep rates stable.
Bundan bir gün önce, Almanya'ya yapacağı tanıtım gezisini güvenliğinden endişe duyarak iptal etti.A day before that he cancelled a publicity tour of Germany amid fears for his safety.
Botaniğe ilgi duyarak, 1832'de tıp alanını terk etti.Having developed an interest in botany, by 1832 he had abandoned the field of medicine.
Bu noktada öldü, bu yüzden ona saygı duyarak beni aynı yerde bulacaksınız. " [2]In this spot she died, so in reverence to her, you will find me in the same spot."[9]
Achinstein, bilim tarihine büyük ilgi duyarak bilim felsefesinde uzmanlaşmıştır.Achinstein specializes in philosophy of science with strong interests in the history of science.
Clara,fare sesi sesi duyarak uyanır.Cet oiseau siffle quand il vole.
Hayatımın geri kalanını pişmanlık duyarak geçirmek istemiyorum.Ik wil er niet de rest van mijn leven spijt van hebben.
Mırıldanmalarını duyarak kendisine kızacaklarından hiç korkmaz.Ne mutassuk ki nyíltan, ha dühösek vagyunk.
Zaida da bundan tiksinti duyarak ayrılır.Det lærer Tordis hurtigt udenad.
Bir Ork'un ne demek olduğunu sadece onun savaşa hazırlık seslerini duyarak anlayabilirsiniz.Capite cosa voglia dire essere un orko semplicemente ascoltandoli mentre si preparano per la guerra.
Bir Ork'un ne demek olduğunu sadece onun savaşa hazırlık seslerini duyarak anlayabilirsiniz.Du forstår, hvad det betyder at være en Ork bare ved at høre dem forberede sig på krig.
Bir Ork'un ne demek olduğunu sadece onun savaşa hazırlık seslerini duyarak anlayabilirsiniz.Man versteht, was es bedeutet ein Ork zu sein, einfach indem man ihren Kriegsvorbereitungen zuhört.
Bir Ork'un ne demek olduğunu sadece onun savaşa hazırlık seslerini duyarak anlayabilirsiniz.On comprend ce que c'est d'être un Orc, simplement en les entendant se préparer pour la guerre.
Bir Ork'un ne demek olduğunu sadece onun savaşa hazırlık seslerini duyarak anlayabilirsiniz.Καταλαβαίνεις τι σημαίνει να είσαι ένα Ορκ απλά ακούγοντας τα να προετοιμάζονται για πόλεμο.
Bir Ork'un ne demek olduğunu sadece onun savaşa hazırlık seslerini duyarak anlayabilirsiniz.Вы понимаете, что значит быть Орком, просто услышав их разговор о подготовке к войне.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.Du talar om dessa saker med så mycket insikt och empati för patienterna.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.Du taler om disse ting med så stor indsigt og empati for dine patienter.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.Fala destas coisas com tanto conhecimento e empatia pelos seus pacientes.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.Ha parlato di queste cose con così tanta profondità ed empatia per i suoi pazienti.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.Je spreekt met zo veel inzicht over deze dingen en met empathie voor je patiënten.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.박사님은 이런 이야기를 깊은 통찰력과 환자에 대한 공감을 갖고 말씀을 하십니다.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.Masz wielki wgląd w ten temat, masz tyle empatii dla swoich pacjentów.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.Olyan nagy rálátással és a betegeihez fűződő empátiával beszél minderről.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.Ông vừa nói chuyện với một cái nhìn thật sâu sắc sự đồng cảm với bệnh nhân.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.Puhutte näistä asioista osoittaen suurta ymmärtämystä ja empatiaa potilaitanne kohtaan.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.Rozprávate o týchto veciach do takej hĺbky a s takou empatiou voči vaším pacientom.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.Sie sprechen mit so viel Einblick und Mitgefühl für ihre Patienten von diesen Dingen.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.Usted habla de estas cosas con una gran sensibilidad y empatía por sus pacientes.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.Vorbiţi despre aceste lucruri cu atât de multă înţelegere şi empatie pentru pacienţii dumneavoastră.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.Vous parlez de cela avec tant de compréhension et d'empathie pour vos patients.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.Vykládáte o těchto věcech s takovým porozuměním a s takovou empatií k vaším pacientům.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.Μιλάτε για αυτά τα πράγματα με τέτοια διορατικότητα και συναίσθηση για τους ασθενείς σας.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.Ви говорите про ці речі з неймовірним розумінням і емпатією до ваших пацієнтів.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.Вы говорили обо всем этом так проницательно, с таким сопереживанием вашим пациентам.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.Говорите за тези неща с такова прозрение и съчувствие към пациентите си.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.אתה מדבר על הדברים האלה עם כל כך הרבה הבנה ואמפתיה למטופלים שלך.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.أنت تتحدث عن تلك الأشياء بفطنة عظيمة و تعاطف مع مرضاك.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.共感が感じられました そのような経験を ご自身もされたことは?
Fakat üst katta bazı sesler duyarak merdivenlerden yukarı çıkmaya başladı.Aber er hört ein paar Stimmen oben aus dem Treppenhaus, also geht er hinauf.
Fakat üst katta bazı sesler duyarak merdivenlerden yukarı çıkmaya başladı.Ale slyší nějaké hlasy nahoře v patře, jde teda po schodech nahoru.
Fakat üst katta bazı sesler duyarak merdivenlerden yukarı çıkmaya başladı.Ale usłyszał głosy, więc wszedł po schodach.
Fakat üst katta bazı sesler duyarak merdivenlerden yukarı çıkmaya başladı.Dar aude nişte voci sus pe scară, aşa că urcă scările.
Fakat üst katta bazı sesler duyarak merdivenlerden yukarı çıkmaya başladı.De hangokat hall a lépcsőházban, így felmászik a lépcsőn.
Fakat üst katta bazı sesler duyarak merdivenlerden yukarı çıkmaya başladı.그런데 위층에서 사람들 소리가 들렸습니다. 그래서 계단을 올라가서
Fakat üst katta bazı sesler duyarak merdivenlerden yukarı çıkmaya başladı.Maar hij hoort stemmen in het trappenhuis, dus hij klimt de trap op.
Fakat üst katta bazı sesler duyarak merdivenlerden yukarı çıkmaya başladı.Mais il entend des voix, plus haut, dans la cage d'escalier, alors il monte.
Fakat üst katta bazı sesler duyarak merdivenlerden yukarı çıkmaya başladı.Ma sente alcune voci provenire dalla scalinata, e sale.
Fakat üst katta bazı sesler duyarak merdivenlerden yukarı çıkmaya başladı.Mas ouve vozes ao cimo das escadas, e resolve subir.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod