Ancak kendi canının acısını duyar, Yalnız kendisi için yas tutar.››Hän tuntee vain oman ruumiinsa kivun, vain oman sielunsa murheen."
Ancak kendi canının acısını duyar, Yalnız kendisi için yas tutar.››Hanya nyeri tubuhnya yang dirasakannya; hanya pilu hatinya yang dideritanya.
Ancak kendi canının acısını duyar, Yalnız kendisi için yas tutar.››Hennes kropp känner blott sin egen plåga, hennes själ blott den sorg hon själv får förnimma.
Ancak kendi canının acısını duyar, Yalnız kendisi için yas tutar.››ikkun hans eget Kød volder Smerte, ikkun hans egen Sjæl volder Sorg.
Ancak kendi canının acısını duyar, Yalnız kendisi için yas tutar.››오직 자기의 살이 아프고 자기의 마음이 슬플 뿐이니이다
Ancak kendi canının acısını duyar, Yalnız kendisi için yas tutar.››Numai pentru el simte durere în trupul lui, numai pentru el simte întristare în sufletul lui.``
Ancak kendi canının acısını duyar, Yalnız kendisi için yas tutar.››Nur sein eigen Fleisch macht ihm Schmerzen, und seine Seele ist ihm voll Leides.
Ancak kendi canının acısını duyar, Yalnız kendisi için yas tutar.››Samo meso njegovo občuti ob njem bolečine in duša njegova žaluje v njem.
Ancak kendi canının acısını duyar, Yalnız kendisi için yas tutar.››Sente as dores do seu próprio corpo somente, e só por si mesmo lamenta.
Ancak kendi canının acısını duyar, Yalnız kendisi için yas tutar.››Soltanto i suoi dolori egli sente e piange sopra di sé
Ancak kendi canının acısını duyar, Yalnız kendisi için yas tutar.››Su cuerpo le da sólo dolores, y su alma hace duelo por él
Ancak kendi canının acısını duyar, Yalnız kendisi için yas tutar.››Thịt người chỉ đau đớn vì một mình người, Và linh hồn người chỉ buồn rầu vì chính mình người mà thôi.
Ancak kendi canının acısını duyar, Yalnız kendisi için yas tutar.››Thịt người chỉ đau_đớn vì một_mình người , Và linh_hồn người chỉ buồn_rầu vì chính mình người mà thôi .
Ancak kendi canının acısını duyar, Yalnız kendisi için yas tutar.››Toliko tělo jeho, dokudž živ jest, bolestí okouší, a duše jeho v něm kvílí.
Ancak kendi canının acısını duyar, Yalnız kendisi için yas tutar.››Tylko ciało jego, póki żyw, boleje, a dusza jego w nim kwili.
Ancak kendi canının acısını duyar, Yalnız kendisi için yas tutar.››Voor hem is er alleen pijn en verdriet."
Ancak kendi canının acısını duyar, Yalnız kendisi için yas tutar.››Μονον η σαρξ αυτου επ' αυτου θελει πονει, και η ψυχη αυτου εν αυτω θελει πενθει.
Ancak kendi canının acısını duyar, Yalnız kendisi için yas tutar.››Знае само, че снагата му е за него в болки, И душата му е за него в жалеене.
Ancak kendi canının acısını duyar, Yalnız kendisi için yas tutar.››но плоть его на нем болит, и душа его в нем страдает.
Ancak kendi canının acısını duyar, Yalnız kendisi için yas tutar.››אך בשרו עליו יכאב ונפשו עליו תאבל׃
Ancak kendi canının acısını duyar, Yalnız kendisi için yas tutar.››انما على ذاته يتوجع لحمه وعلى ذاتها تنوح نفسه
Ancak kendi canının acısını duyar, Yalnız kendisi için yas tutar.››但 知 身 上 疼 痛 、 心 中 悲 哀
Ancak kendi canının acısını duyar, Yalnız kendisi için yas tutar.››但 知 身上 疼痛 、 心中 悲哀
Ancak modern ve karmaşık bir dünyada, karşılaştığımız riskleri anlamak için modellerie ihtiyaç duyarız.Ale v moderním a složitém světě modely potřebujete, abyste porozuměli rizikům, kterým čelíte.
Ancak modern ve karmaşık bir dünyada, karşılaştığımız riskleri anlamak için modellerie ihtiyaç duyarız.Ale v modernom a komplexnom svete potrebujete modely na pochopenie veľa rizík, ktorým čelíme.
Ancak modern ve karmaşık bir dünyada, karşılaştığımız riskleri anlamak için modellerie ihtiyaç duyarız.Dar într-o lume modernă și complexă, ai nevoie de modele pentru a înțelege mulțimea de riscuri care există.
Ancak modern ve karmaşık bir dünyada, karşılaştığımız riskleri anlamak için modellerie ihtiyaç duyarız.하지만 현대의 복잡한 세상에서는 우리가 당면하는 많은 위험을 이해하기 위해 모델이 필요합니다.
Ancak modern ve karmaşık bir dünyada, karşılaştığımız riskleri anlamak için modellerie ihtiyaç duyarız.Ma, in un mondo moderno e complesso, occorrono modelli per capire molti dei rischi che corriamo.
Ancak modern ve karmaşık bir dünyada, karşılaştığımız riskleri anlamak için modellerie ihtiyaç duyarız.Mas num mundo moderno e complexo, precisam de modelos para compreender os riscos com que nos defrontamos.
Ancak modern ve karmaşık bir dünyada, karşılaştığımız riskleri anlamak için modellerie ihtiyaç duyarız.Nhưng trong thế giới hiện đại và phức tạp bạn cần những mô hình để hiểu nhiều rủi ro chúng ta đối mặt.
Ancak modern ve karmaşık bir dünyada, karşılaştığımız riskleri anlamak için modellerie ihtiyaç duyarız.Pero en un mundo moderno y complejo, necesitas modelos para comprender muchos de los riesgos que enfrentamos.
Ancak modern ve karmaşık bir dünyada, karşılaştığımız riskleri anlamak için modellerie ihtiyaç duyarız.Tapi dalam dunia modern dan rumit, anda butuh model untuk memahami begitu banyak risiko yang kita hadapi.
Ancak modern ve karmaşık bir dünyada, karşılaştığımız riskleri anlamak için modellerie ihtiyaç duyarız.Но в современном сложном мире нужны модели, чтобы понять большую часть встречаемых нами рисков.
Ancak modern ve karmaşık bir dünyada, karşılaştığımız riskleri anlamak için modellerie ihtiyaç duyarız.אבל בעולם מודרני ומורכב, צריך מודל כדי להבין רבים מהסיכונים שניצבים בפנינו.
Ancak modern ve karmaşık bir dünyada, karşılaştığımız riskleri anlamak için modellerie ihtiyaç duyarız.لكن في عالم متحضر و معقد، تحتاجون إلى نماذج لفهم الكثير من المخاطر التي تواجهنا.
Ancak modern ve karmaşık bir dünyada, karşılaştığımız riskleri anlamak için modellerie ihtiyaç duyarız.私たちが直面する 数々のリスクを理解するためにモデルが必要です ばい菌についての感覚などありません
Ancak sese karşı duyarlı bir kare yapmanın iyi olduğunu düşündüm ve çocuklarım o zaman ufaklardı.Doar că mi se părea drăguț ca pătratul să-mi răspundă.
Ancak sese karşı duyarlı bir kare yapmanın iyi olduğunu düşündüm ve çocuklarım o zaman ufaklardı.Ik vond het leuk als het vierkant op me reageerde.
Ancak sese karşı duyarlı bir kare yapmanın iyi olduğunu düşündüm ve çocuklarım o zaman ufaklardı.어쨌든, 저는 저 사각형이 제게 반응하는게 괜찮다고 생각했고, 제 아이들이 그때는 어렸을 때였는데
Ancak sese karşı duyarlı bir kare yapmanın iyi olduğunu düşündüm ve çocuklarım o zaman ufaklardı.Mas, pensei que seria giro se o quadrado me respondesse.
Ancak sese karşı duyarlı bir kare yapmanın iyi olduğunu düşündüm ve çocuklarım o zaman ufaklardı.Pomyślałem, że byłoby fajnie, gdyby na mnie reagował.
Ancak sese karşı duyarlı bir kare yapmanın iyi olduğunu düşündüm ve çocuklarım o zaman ufaklardı.(Risate)
Ancak sese karşı duyarlı bir kare yapmanın iyi olduğunu düşündüm ve çocuklarım o zaman ufaklardı.אבל חשבתי שזה יהיה נהדר לריבוע להגיב אלי, וילדיי היו אז קטנים,
Ancak sese karşı duyarlı bir kare yapmanın iyi olduğunu düşündüm ve çocuklarım o zaman ufaklardı.لكني اعتقدت أنه سيكون من الجميل للمربع أن يستجيب لي، وكان أطفالي صغاراً حينها
Ancak sese karşı duyarlı bir kare yapmanın iyi olduğunu düşündüm ve çocuklarım o zaman ufaklardı.私の子供が小さかった頃 よくこれで遊んでいました 「あーー」とか言って
'And' iki değişkene gereksinim duyar« & #160; Et & #160; » nécessite deux variables
'And' iki değişkene gereksinim duyar« And » necesita dos variables
'And' iki değişkene gereksinim duyarandには 2 つの変数が必要です
'And' iki değişkene gereksinim duyar'a' potřebuje dvě proměnné
'And' iki değişkene gereksinim duyarAz "és" művelet két változót igényel
'And' iki değişkene gereksinim duyar« e » richiede due variabili
'And' iki değişkene gereksinim duyar'Och' kräver två variabler
'And' iki değişkene gereksinim duyarO 'E' precisa de duas variáveis
'And' iki değişkene gereksinim duyar'Og' behøver to variable
'And' iki değişkene gereksinim duyarOperacja 'i' wymaga podania dwóch zmiennych
'And' iki değişkene gereksinim duyar‚ und‘ benötigt zwei Variablen.
'And' iki değişkene gereksinim duyarVoor 'en' zijn twee variabelen nodig
'And' iki değişkene gereksinim duyarΤο 'και' απαιτεί δύο μεταβλητές
'And' iki değişkene gereksinim duyarДля дії « and » потрібні дві змінні
'And' iki değişkene gereksinim duyarОператор « и » использует две переменные