Ana içeriğe geç
Sözlük

duyan ile cümle

duyan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Onun İngilizce konuştuğunu duyan biri onu bir İngiliz zannedebilir.Hearing him speak English, one would take him for an Englishman.
Oğlunun güvenli varışını duyana kadar anne rahat olmayacaktır.The mother will not be at ease until she hears of her son's safe arrival.
Tom Mary'ye saygı duyan tek kişiydi.Tom was the only one who respected Mary.
O herkese sempati duyan bir liberal.He's a bleeding-heart liberal.
O, herkese sempati duyan bir liberal.She's a bleeding-heart liberal.
Tom herkese sempati duyan bir liberal.Tom is a bleeding-heart liberal.
Tom gelinciklerin şarkı söylemesini duyan şimdiye kadar ki ilk kişidir.Tom is the first human ever to hear stoats singing.
Tom'dan duyana kadar bir karar vermeyeceğim.I'm not making a decision until I hear from Tom.
Babasının katilinin İtalya'da olduğunu duyan Tom, oraya gitmekten korkuyordu.Hearing that his father's killer was in Italy, Tom was afraid to go there.
Onu yapmaya ihtiyaç duyan tek kişi benim.I'm the only one who needed to do that.
İnsanın düşünen ve duyan bir varlık olduğunu hesaba katarak," demişti.Who hath ears to hear, let him hear."
Yeltsin, görüşlerine sempati duyan bir Anayasa Meclisi çağırdı.Yeltsin then called a Constitutional Assembly that was sympathetic to his views.
Artık pişmanlık duyanlardan olmuştu.So he became of those who regret.".
Günahlarından pişmanlık duyan şeytanlar başlarını eğerek sıralarına geçerler.Sinful creatures may refuse His forgiveness.
Bu enzimler DNA bazlarına erişmeye gerek duyan enzimlerin bulunduğu süreçlerde gereklidir.These enzymes are essential for most processes where enzymes need to access the DNA bases.
Gordian II savaşta öldürüldü ve bu haberi duyan Gordian I kendini astı.Gordian II was killed in the battle, and on hearing this news, Gordian I hanged himself.
Otto Abetz, von Ribbentrop'a hayran ve saygı duyan az sayıdaki Alman yetkililerden biriydi.Otto Abetz was one of the few German functionaries who admired and respected von Ribbentrop.
İniltiler duyan babası van Gogh'u yatağında kıvrılmış yatarken bulur.Her father thought he could hear groans and found van Gogh curled up in bed.
Kriz aynı zamanda "piyasa psikolojisi"ne ilgi duyan davranış ekonomistlerinin de ilgisini çekmiştir.The crisis has thus attracted interest from behavioral economists interested in market psychology.
Doğrusu asıl ebter (soyu kesik) olan sana kin duyandır."You truly are an embodiment of evil."
Bunu duyan Lea zamanının çoğunu Tanrı'ya kaderini değiştirmesi için ağlayıp yakararak geçirdi.Hearing this, Leah spent most of her time weeping and praying to God to change her destined mate.
Kendine aşırı bir güven duyan İmparator önden bir keşif birliği göndermeyi ihmal etti.The overconfident Emperor neglected to scout ahead.
Babasına karşı büyük bir öfke duyan Bruce, onun babalığını reddeder.Lou, who speaks very positively of his father, denies the abuse.
Lea'nın gözyaşlarını duyan Tanrı Lea'yı Yakup ile hatta Rahel'den evvel evlendirdi.God hearkens to Leah's tears and prayers and allows her to marry Jacob even before Rachel does.
Duyan herkes tebrik etti.Everyone congratulates her.
II. Gordian savaş sırasında öldü ve bunu duyan I. Gordian kendini kemeri ile astı.Gordian II was killed in the fighting and, on hearing this, Gordian I hung himself with his belt.
En büyük kardeşi atalarının dinini yaşatmayı bıraktı fakat Achebe geleneklerine saygı duyan biriydi.The elder Achebe stopped practicing the religion of his ancestors, but he respected its traditions.
Ebeyi duyan çocuklar, oldukları yerde kalmak zorundadırlar.Those of you who want to go on fighting can stay here.
40 yıl boyunca Saylonları gören ya da duyan olmadı.And I hadn't heard or seen one in 30 years.
Gerçek sürümü duyana kadar bekleyin." şeklinde bir yorum yaptı.Wait till you hear the real version."
Nicholas'ın vaazları o kadar etkiliydi ki onu duyanlar yanından ayrılmak istememekteydiler.Fifty were such hell raisers that he couldn't ignore them.
Bunu duyan Temuçin ve adamları hemen bulundukları yerden uzaklaştılar.The man stopped them and asked them their news and what camp they had just come from.
Konstantinopolis'te doğmuştur. iconodule (İkonalara saygı duyan) asil ve zengin bir ailedendir.He originated from Constantinople, from a rich and noble family.
Franklin, satranca büyük ilgi duyan biriydi.Franklin was an avid chess player.
Kötü haberi duyan Kangin, rahatlaması için Donghae’yi spora götürür.To cheer him up after hearing the bad news, Kangin takes Donghae to the gym.
Ancak şarkıyı yayınlamak için duyanlar tarafından ikna oldu ve şarkıyı yayınlama kararı aldı.As the songwriters were talking, they decided to write the song.
Bu rakam, bu konuda tedaviye ihtiyaç duyan insanların yüzde 80'ini temsil ediyor.That's 80 percent of the people who need treatment in this area.
Kalkındırma yardımları yardımımıza en çok ihtiyaç duyanlara gerçekten ulaşıyor mu?Is development assistance targeting those who most need our help?
Bu kurslara ilgi duyan insanlarda genellikle bir hacker zihniyeti var.The people who are attracted to these courses typically have a hacker mentality.
Ya da tavşanlar, kunduzlar ve inlere ihtiyaç duyan vaşakların.Or the bobcat, needing rabbits and beavers and den sites.
Tüm ihtimalleri keşfetmek için yeni bir metoda ihtiyaç duyan biri için ordalar.One needs a new method to explore all of the possibilities that are out there.
Aranızda "Hint Yazı"nı duyan biri var mı acaba?Do you all know of the Indian Summer?
Unutma ki reklama ihtiyaç duyan her şey birer icattır.Do not forget that everything that relies on ads is an invention.
Beni hiçbir şey bilmeyen ve bundan gurur duyan biri hâline getirdi.They've made me a proud I-don't-know-it-all.
Her zaman başarılarımdan gurur duyan bir kadın oldum.I've been always a proud woman of my achievements.
Gıdaya ihtiyaç duyan kişilerin aslında kendilerinin yaşamlarını değiştirecek toplam bir dönüşüm.Total transformation that can actually transform the very lives that need the food.
Ölümünü duyan Başkan Lee Young Chan... ...aileye taziyelerini sundu.President Lee Young Chan who has heard of his death, sends his deep condolences to the family.
Benim gibi bir kadına ihtiyaç duyan bir adamdır.He's the kind of man needs a kind of woman like me
Tam da benim gibi bir kadına ihtiyaç duyan bir adamdırHe's the kind of man needs a kind of woman like me.
Tam da benim gibi bir kadına ihtiyaç duyan bir adamdır.He's a man that needs a woman just like me.
Beni duyanlara söylüyorum:To those who can hear me I say
Hiç duyan var mı ?Anybody heard of him? Good.
Telefon gidin, size ihtiyaç duyan çağrı.Go on the phone, call who you need.
Ama simetriye ilgi duyan sadece bilimciler değildir.But it's not just scientists who are interested in symmetry.
Bu şiiri duyan hiç kimse onu unutamaz.No one who's heard this poem forgets it.
Bunu daha önce duyan var mı?Anyone heard of it?
(Tezahurat, alkış) Ve size şükran duyan bu başkan hayatınız boyunca size minnettar kalacaktır.(Cheers, applause.) And you will have the lifelong appreciation of a grateful president.
Şu ana kadar kendisine ihtiyaç duyan biri tarafından heyecanlananlar gördüm.I have yet to see somebody who is so turned on by somebody who needs them.
Ormanların tahrip olması, daha fazla toğrağa ihtiyaç duyan insan nufüsunun büyümesi.The deforestation, the growth of human populations, needing more land.
Bunlar da arabaya hayranlık duyan prangalı mahkumlar.This is a chain gang of guys admiring the car.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod