duvarların ile cümle

duvarların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
6000 yıllık hikayecilik tarihinde, mağara duvarlarında avcılığın anlatılmasındanהם הבינו, שב 6000 שנות סיפור סיפורים, הם עברו מציור צייד על קיר מערה
6000 yıllık hikayecilik tarihinde, mağara duvarlarında avcılığın anlatılmasındanأدركوا أنه خلال 6000 سنة من سرد القصص، انتقلوا من وصف القنص على جدران الكهف
6000 yıllık hikayecilik tarihinde, mağara duvarlarında avcılığın anlatılmasından洞窟の壁に描かれた狩猟画から フェイスブックのウォール上の シェークスピアまで発展したのだと気づきました
Alhambra'nın duvarlarına gri dönüyoruz.Gehen wir zurück zu den Wänden der Alhambra.
Ama o kırık duvarların son bir armağanı vardı.Aber die zerstörten Mauern hatten ein letztes Geschenk.
Ama o kırık duvarların son bir armağanı vardı.Dar acele ziduri dărâmate mai aveau un ultim dar.
Ama o kırık duvarların son bir armağanı vardı.하지만 그 무너진 벽은 선물 하나를 남겼습니다.
Ama o kırık duvarların son bir armağanı vardı.Mais ces murs cassés avaient un dernier cadeau.
Ama o kırık duvarların son bir armağanı vardı.Ma quelle mura infrante lasciarono un ultimo dono.
Ama o kırık duvarların son bir armağanı vardı.Mas aquela muralha destruída tinha um presente final.
Ama o kırık duvarların son bir armağanı vardı.Nhưng những bức tường đổ đó đã để lại di sản cuối cùng.
Ama o kırık duvarların son bir armağanı vardı.Pero esos muros rotos dieron un último regalo.
Ama o kırık duvarların son bir armağanı vardı.Zniszczone mury dały nam jeszcze jeden prezent.
Ama o kırık duvarların son bir armağanı vardı.Αυτά τα γκρεμισμένα τείχη, είχαν όμως ένα ακόμη δώρο.
Ama o kırık duvarların son bir armağanı vardı.Но его погибшие стены дали нам последний подарок.
Ama o kırık duvarların son bir armağanı vardı.אבל לקירות השבורים האלה היתה מתנה אחרונה.
Ama o kırık duvarların son bir armağanı vardı.ولكن مازال لهذه الأسوار المهدمة هدية لتقدمها.
Artık bunu görebiliriz: Alhambra'nın duvarlarına gri dönüyoruz.Dan kita dapat melihat ini sekarang; kita kembali ke dinding-dinding di Alhambra.
Artık bunu görebiliriz: Alhambra'nın duvarlarına gri dönüyoruz.És most már láthatjuk: térjünk vissza az Alhambra falaihoz.
Artık bunu görebiliriz: Alhambra'nın duvarlarına gri dönüyoruz.우리는 이제 이해할 수 있지요: 알함브라 궁전의 벽으로 되돌아 가볼까요.
Artık bunu görebiliriz: Alhambra'nın duvarlarına gri dönüyoruz.Maintenant, on peut retourner aux murs de l'Alhambra.
Artık bunu görebiliriz: Alhambra'nın duvarlarına gri dönüyoruz.Ora possiamo rendercene conto: torniamo ai muri dell' Alhambra.
Artık bunu görebiliriz: Alhambra'nın duvarlarına gri dönüyoruz.Şi putem acum să vedem asta: ne întoarcem la pereţii din Alhambra.
Artık bunu görebiliriz: Alhambra'nın duvarlarına gri dönüyoruz.Terug naar de muren in het Alhambra.
Artık bunu görebiliriz: Alhambra'nın duvarlarına gri dönüyoruz.Wróćmy do ścian w Alhambrze.
Artık bunu görebiliriz: Alhambra'nın duvarlarına gri dönüyoruz.Y podemos ver esto ahora: volvemos a las paredes en la Alhambra.
Artık bunu görebiliriz: Alhambra'nın duvarlarına gri dönüyoruz.Το βλέπουμε τώρα: επιστρέφουμε στους τοίχους της Αλάμπρα.
Artık bunu görebiliriz: Alhambra'nın duvarlarına gri dönüyoruz.Виждаме това сега: връщаме се към стените в Алхамбра.
Artık bunu görebiliriz: Alhambra'nın duvarlarına gri dönüyoruz.И теперь, владея таким знанием, вернемся к стенам Альгамбры.
Artık bunu görebiliriz: Alhambra'nın duvarlarına gri dönüyoruz.І ми можемо побачити це зараз: повернемося до стін в Альгамбрі.
Artık bunu görebiliriz: Alhambra'nın duvarlarına gri dönüyoruz.אנו יכולים לראות כעת: אנו חוזרים לקירות של אלהמברה
Artık bunu görebiliriz: Alhambra'nın duvarlarına gri dönüyoruz.يمكن لنا الآن أن نرى ذلك: لنعد إلى جدران قصر الحمراء.
Artık bunu görebiliriz: Alhambra'nın duvarlarına gri dönüyoruz.ここにあるのは二つの壁の
Bak, adını avuçlarıma kazıdım, Duvarlarını gözlüyorum sürekli.Aj, na dlaních vyryl jsem tě, zdi tvé jsou vždycky přede mnou.
Bak, adını avuçlarıma kazıdım, Duvarlarını gözlüyorum sürekli.Ecco, ti ho disegnato sulle palme delle mie mani, le tue mura sono sempre davanti a me
Bak, adını avuçlarıma kazıdım, Duvarlarını gözlüyorum sürekli.Eis que nas palmas das minhas mãos eu te gravei; os teus muros estão continuamente diante de mim.
Bak, adını avuçlarıma kazıdım, Duvarlarını gözlüyorum sürekli.Glej, na obe dlani sem si te vdolbel; zidovi tvoji so vedno pred mano.
Bak, adını avuçlarıma kazıdım, Duvarlarını gözlüyorum sürekli.He aquí que en las palmas de mis manos te tengo grabada; tus murallas están siempre delante de mí
Bak, adını avuçlarıma kazıdım, Duvarlarını gözlüyorum sürekli.Hľa, na svojich dlaniach som ťa vyryl, tvoje múry sú vždycky predo mnou.
Bak, adını avuçlarıma kazıdım, Duvarlarını gözlüyorum sürekli.Iată că te-am săpat pe mînile Mele, şi zidurile tale sînt totdeauna înaintea ochilor Mei!
Bak, adını avuçlarıma kazıdım, Duvarlarını gözlüyorum sürekli.Ímé, az én markaimba metszettelek fel téged, kõfalaid elõttem vannak szüntelen.
Bak, adını avuçlarıma kazıdım, Duvarlarını gözlüyorum sürekli.Katso, kätteni hipiään olen minä sinut piirtänyt, sinun muurisi ovat aina minun edessäni.
Bak, adını avuçlarıma kazıdım, Duvarlarını gözlüyorum sürekli.내가 너를 내 손바닥에 새겼고 너의 성벽이 항상 내 앞에 있나니
Bak, adını avuçlarıma kazıdım, Duvarlarını gözlüyorum sürekli.Nầy ta đã chạm ngươi trong lòng bàn tay ta; các tường thành ngươi thường ở trước mặt ta luôn.
Bak, adını avuçlarıma kazıdım, Duvarlarını gözlüyorum sürekli.Nầy ta đã chạm ngươi trong lòng bàn_tay ta ; các tường thành ngươi thường ở trước mặt ta luôn .
Bak, adını avuçlarıma kazıdım, Duvarlarını gözlüyorum sürekli.Oto na dłoniach swoich wyrysowałem cię; mury twoje zawżdy są przedemną.
Bak, adını avuçlarıma kazıdım, Duvarlarını gözlüyorum sürekli.Se, I begge mine hender har jeg tegnet dig, dine murer står alltid for mig.
Bak, adını avuçlarıma kazıdım, Duvarlarını gözlüyorum sürekli.Se, i mine Hænder har jeg tegnet dig, dine Mure har jeg altid for Øje.
Bak, adını avuçlarıma kazıdım, Duvarlarını gözlüyorum sürekli.Se, på mina händer har jag upptecknat dig; dina murar stå alltid inför mina ögon.
Bak, adını avuçlarıma kazıdım, Duvarlarını gözlüyorum sürekli.Siehe, in die Hände habe ich dich gezeichnet; deine Mauern sind immerdar vor mir.
Bak, adını avuçlarıma kazıdım, Duvarlarını gözlüyorum sürekli.Voici, je t`ai gravée sur mes mains; Tes murs sont toujours devant mes yeux.
Bak, adını avuçlarıma kazıdım, Duvarlarını gözlüyorum sürekli.Yerusalem, Aku selalu ingat padamu; namamu Kuukir di telapak tangan-Ku
Bak, adını avuçlarıma kazıdım, Duvarlarını gözlüyorum sürekli.Ιδου, επι των παλαμων μου σε εζωγραφισα τα τειχη σου ειναι παντοτε ενωπιον μου.
Bak, adını avuçlarıma kazıdım, Duvarlarını gözlüyorum sürekli.Вот, Я начертал тебя на дланях Моих ; стены твои всегда предо Мною.
Bak, adını avuçlarıma kazıdım, Duvarlarını gözlüyorum sürekli.Ето, на дланите Си съм те врязал: Твоите стени са винаги пред Мене.
Bak, adını avuçlarıma kazıdım, Duvarlarını gözlüyorum sürekli.הן על כפים חקתיך חומתיך נגדי תמיד׃
Bak, adını avuçlarıma kazıdım, Duvarlarını gözlüyorum sürekli.هوذا على كفي نقشتك. اسوارك امامي دائما.
Bak, adını avuçlarıma kazıdım, Duvarlarını gözlüyorum sürekli.看 哪 、 我 將 你 銘 刻 在 我 掌 上 、 你 的 牆 垣 常 在 我 眼 前
Bak, adını avuçlarıma kazıdım, Duvarlarını gözlüyorum sürekli.看哪 、 我將 你 銘刻 在 我 掌上 、 你 的 牆垣 常 在 我眼前
Bu başlangıç adımı ve bu konuşmayı yapmak, onların kendi duvarlarını yıkması anlamına geliyordu.Den Anfang zu machen und dieses Gespräch zu führen, war ihre Art, sich zu bekennen.

İlgili Sayfalar