duvarların ile cümle

duvarların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Salonun tavanı ve duvarlarındaki resimler Viyanalı sanatçı Alexander Demetrius Goltz tarafından yapıldı.Výzdobu stropu hlediště vytvořil vídeňský malíř Alexander Demetrius Goltze.
Kudüs'ün Eski Kenti duvarlarının güneydoğu köşesinin yanındadır.Este lângă colțul sud-estic al zidurilor Orasul Vechi al Ierusalimului.
600'den fazla paryetal duvar resmi mağaranın iç duvarlarını ve tavanlarını süslemektedir.Peste 600 de picturi rupestre decorează pereții interiori și plafoanele peșterii.
Şehirlerin dış duvarların taşdan yapılmıştır.Zidurile orașelor sunt făcute din piatră.”
Bazıları Mundanın duvarlarından içeri girmeyi başardıysa da çoğu kaçış yolunda öldürüldü.Deși unele au reușit să se refugieze între zidurile cetății Munda, mulți alții au fost uciși.
Yangın, Romalılar döneminden kalma kent duvarlarının içinde kalan Orta Çağ Londrası'nı tahrip etmiştir.Focul a pustiit centrul medieval al Londrei, aflat în interiorul vechiului zid roman al orașului.
Kurtlar ise duvarların altlarındaki mağaralarda tutulmaktaydı.Aceste animale erau pictate pe pereții peșterilor.
17 Tamuz - (70) Roma İmparatorluğu Kudüs'ün duvarlarını yıktı.70 d.Hr.: Templul din Ierusalim este distrus de către romani.
Damar duvarlarının çökmesine ve hemoroidin pörsümesine yol açar.Acest lucru duce la colabarea pereților venei și hemoroizii se atrofiază.
Şehirlerin dış duvarların taşdan yapılmıştır.A városok falai kőből épültek.
Guiscard, ordusunu yarımadaya getirip, şehir duvarlarının yanına kamp kurdu.Guiscard a félszigetre vonult, és tábort ütött a város falai előtt.
Duvarların taban genişliği 8,62 metre olup, üst kısımlara doğru incelerek 6,66 metreye düşer.A falak vastagsága az alapnál 8,62 méter, tetejükön 6,62 méter.
Toplar, söz konusu dönemdeki güçlü kale duvarlarına karşı etkisiz kalmaktaydı.Ezek azonban rendre eredménytelenek voltak az erős falak ellen.
Duvarların önünde de çit veya hendek olabilir.Borsókövek és heliktitek is találhatók a falakon.
Çevre duvarlarının kalıntıları ve bir de kulesi günümüze ulaşabilmiştir.A vár falai és tornyai részben ma is állnak.
(Le Marais zamanında şehir duvarlarının dışında kalıyordu.)(A városon kívül a securist továbbra is fascesbe tűzték.)
İkinci bölüm: Duvarların kulağı var mı?A falnak is van füle.
Duvar kağıdı duvarların tüm yüzeyini kapladığından, renkleri odanın aydınlatmasını etkiler.Ennek köszönhetően a ház igen világos, melyet kiemel továbbá a falak színe is.
Kızılderililer ise kanyonun duvarlarında yerleşim birimleri kurmuşlardır.Intiaanit rakensivat asumuksiaan kanjonin seiniin.
Şehirlerin dış duvarların taşdan yapılmıştır.Kaupunkien muurit on tehty kivestä.
Puerta del Sol, onbeşinci yüzyıldan kalma Madrid'i saran şehir duvarlarının kapılarından biriydi.Puerta del Sol oli alun perin yksi Madridia 1400-luvulla ympäröineen muurin porteista.
Savunma duvarlarını onarmak için ilk girişim 1900'de yapıldı.Sen suojaksi rakennettiin 1200-luvulla muurit.
Duvarların önünde de çit veya hendek olabilir.Laudalla voi olla myös katos ja seiniä.
Kudüs'ün Eski Kenti duvarlarının güneydoğu köşesinin yanındadır.Se sijaitsi Jerusalemin vanhan kaupungin muurien kaakkoispuolella lähellä Öljymäkeä.
Michelangelo şehir surlarının duvarlarını güçlendirmiştir.Michelangelo ylisti näitä ovia Paratiisin porteiksi.
Kudüs'ün Eski Kenti duvarlarının güneydoğu köşesinin yanındadır.Είναι πλησίον της νοτιοανατολικής γωνίας των τειχών της Παλιάς Πόλης της Ιερουσαλήμ.
Cami duvarlarında sarımsı beyaz mermer taşları kullanılmıştır.Για τους κίονες επιλέχθηκαν αψεγάδιαστα λευκά μάρμαρα.
Şehirlerin dış duvarların taşdan yapılmıştır.Byernes ydermure er lavet af sten.
Böylece devasa tuğla duvarların kullanılması kalıp ya da oyma alçılarla dekore edilirdi.Derfor brugen af massive mure med støbt eller udskåret stuk.
Kule denize o kadar yakındı ki dalgalar duvarlarına kadar ulaşıyordu.Området lå rundt om søen Onega helt op til Onegabugten.
Ardından ikisi de kale duvarlarından atlayıp kaçarlar.Fra disse to nedstammer Frønningen og Lærdal grenene.
Mahkûmlar, yıkanmak için kendi hücrelerini terk etmeyi reddedip dışkı ile hücrelerin duvarlarını kapladı.Fangene som ikke fikk spesialstatus nektet å vaske seg, og smurte inn veggene i sine celler med ekskrementer.
Dışarıdaki duvarların, genellikle tamamen bakımsız, 10,5 ila 11,3 km ile şehri çevrelediği tahmin edilir.De ytre murene, mesteparten forfalt, ble anslått til å være mellom 10,5 og 11,3 km i lengde.
Kule denize o kadar yakındı ki dalgalar duvarlarına kadar ulaşıyordu.Denne ligger så nært havet at bølgene slår inn.
Yangın, Romalılar döneminden kalma kent duvarlarının içinde kalan Orta Çağ Londrası'nı tahrip etmiştir.Brannen brente ned middelalderens City of London på innsiden av den gamle romerske bymuren.
Yazılı Kanyon'un dik duvarlarına yazılıdır ve bu kanyona Yazılı Kanyon denmesinin sebebi budur.Vulkanen Poás ligger i kantonen, og kantonen er oppkalt etter denne.
Şehirlerin dış duvarların taşdan yapılmıştır.Tembok-tembok dari kota-kota tersebut dibuat dari batu.
Bazıları kendileri iple şehir duvarlarından sarkıtarak ya da atlayarak kaçmaya başladılar.Sisanya bunuh diri dengan melompat dari dinding kota atau menyerah.
Theodosiopolis'i bypass ederek, Satala'ya doğru yola çıktı ve kampını şehir duvarlarından biraz uzakta kurdu.Melewati Theodosiopolis, dia menuju Satala, dan mendirikan kemahnya agak jauh dari tembok kota.
Kule denize o kadar yakındı ki dalgalar duvarlarına kadar ulaşıyordu.Area tersebut ditutup dengan dinding bambu sampai hampir tepi pantai.
İnsanlar mağara duvarlarına resimler yapmaya başlamışlardır.Bersamaan dengan itu dtemukan lukisan-lukisan di dinding gua.
Pompeii'deki harabe Roma yapılarının duvarlarında birçok pornografik görüntüye rastlanabilir.Ada sejumlah lukisan porno di tembok-tembok reruntuhan bangunan Romawi di Pompeii.
Yalnız duvarların bir kısmı eski halindedir.Big bass adalah hanya beberapa dari generasi tua.
Puerta del Sol, onbeşinci yüzyıldan kalma Madrid'i saran şehir duvarlarının kapılarından biriydi.Puerta del Sol có nguồn gốc là một trong những cổng trong thành bao quanh Madrid trong thế kỷ 15.
İkinci bölüm: Duvarların kulağı var mı?Một giả thuyết thứ hai cho rằng, có đến 20 vách tường chống.
Mağaraların duvarlarındaki tasvirlere şeytan Mara'nın ve Buddha'nın ilk vaazı tasvirleri de dahildir.Miêu tả trên các bức tường của hang động bao gồm sự cám dỗ của quỷ Mara, và bài giảng đầu tiên của Đức Phật.
Maç sırasında Strowman, Owens ve Zayn'i barikat duvarlarına vurup durdu.Trong trận đấu, Strowman liên tục ép Owens và Zayn đâm vào tường chắn.
Haşhaşilerin liderlerinin cesetleri Şam kalesi duvarlarından asıldılar.Xác của những công an bị chặt đầu bị treo tại quảng trường.
Duvarlarında birçok uygarlığın kitabesi bulunmaktadır.Bên trong các gian tường có nhiều tượng thánh.
Rick ve Carl bahçeleri ile ilgilenirken, hapishane duvarlarının ardında uzakta bir adam belirir.Carl và Rick đang đi trên một con đường sau khi nhà tù bị tấn công.
Puerta del Sol, onbeşinci yüzyıldan kalma Madrid'i saran şehir duvarlarının kapılarından biriydi.プエルタ・デル・ソルとは『太陽の門』を意味し、15世紀にはマドリードを取り巻く城壁の門の一つであった。
Bazıları kendileri iple şehir duvarlarından sarkıtarak ya da atlayarak kaçmaya başladılar.幾人かが城壁にロープを垂らしたり、そこから飛び降りて逃亡を始めた。
Savunma duvarlarını onarmak için ilk girişim 1900'de yapıldı.19世紀初めに防御壁は取り壊された。
Burada glasi, savunma duvarlarının zayıflatılmasını önlemek için kullanılmıştır.このことから、蹄鉄は蹄壁を支え、弱く薄い板からなる蹄壁の解離を防ぐために用いられる。
Kule denize o kadar yakındı ki dalgalar duvarlarına kadar ulaşıyordu.スクリューが海底の泥を巻き上げるほどの浅瀬まで接近しており、危機一髪であった。
Kutuların veya duvarların üstünden geçilemez.壁や物をすり抜けてしまう。
Kuzey, güney ve batı taraflarındaki dış duvarlarında "Maşallah" yazar.「署名の間」の北壁と西壁。
Hücre duvarlarının sert olmayışı da onları bitkiler, algler ve mantarlardan ayırır.また細胞壁を持たないことから、植物、藻類、菌類と区別される。
17 Tamuz - (70) Roma İmparatorluğu Kudüs'ün duvarlarını yıktı.70年 - エルサレム攻囲戦: ローマ帝国軍がエルサレムの第二神殿を破壊。
Duvarlarında birçok uygarlığın kitabesi bulunmaktadır.城壁の中に多くの教会を持つ。

İlgili Sayfalar