duvarların ile cümle

duvarların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Mağaranın duvarlarına gençlerin kanları sürülmüştü.На стенах пещеры высечены кресты.
Orada Aybeg'in Memlûkluları tarafındn öldürüldü ve kesik kellesi kale duvarlarından aşağı atıldı.Знатных сторонников Апокавка, и прежде всего его самого, сбросили со стены крепости.
Duvarların temelleri zayıflatıldı.Стены боковых частей понижены.
Madenci: Duvarların altından kazar.Особенность — карабкание по стенам.
Sıradan kişilerin yaklaşık üçte ikisi manastır duvarlarında oturmaktadır.Внутри монастырских стен проживает около двух третей мирян.
Binanın bazı parçaları eski yapının sütunları ve dış duvarlarını kullanmaktadır.Частично использовались колонны и некоторые наружные стены прежнего здания.
Odanın uzun duvarlarında, kenarlara yakın ikişer pencere vardı.На длинных стенах было по два окна рядом с короткими стенами.
Medrese duvarlarındaki mozaik çinilerin büyük bir kısmı dökülmüştür.Многие из больших млекопитающих в парке Мачалилья подвергнуты опасности вымирания.
Sandukanın bulunduğu türbenin içindeki batı ve güneydoğu duvarlarına dikdörtgen pencereler açılmıştır.تم فتح نوافذ مستطيلة على الجدران الغربية والجنوبية الشرقية داخل الضريح.
Sinüzoidlerin duvarlarında kan duvarlarında olduğu gibi kas dokusu yoktur.لا يوجد أنسجة عضلية في جدار الجيوب كما في الأوردة.
Duvarların önünde de çit veya hendek olabilir.يمكن أن يوجد علب فردية أو مكان للسكن على طول الحائط.
Aynı zamanlarda, Türkmenler Trabzon'a saldırdılar ve şehrin duvarlarına kadar geldiler.وفى نفس الوقت قد قام التركمان بتنظيم هجوم على طرابزون ،ووصلوا إلى جدران المدينة وحدودها.
Görevi, şehir duvarlarını tekrar dikmek ve şehir nüfusunu arttırmaktı.رفع المنظري أسوار المدينة من جديد وشجع ذلك على اعمار المدينة.
Yalnız duvarların bir kısmı eski halindedir.صفحات نيرات من حياة السابقات.
Duvarların temelleri zayıflatıldı.جدرانها في حالة سيئة.
Bu durum Wayronaların yan duvarlarının yer hizasında bulunan girintilerden anlaşılmaktadır.و قد فُهم من تجويف هذه المرحلة الموجودة في محاذاة مكان جدار الوايرون الجانبية.
Duvarlarının içinden nehir geçer.النهر يتدفق في داخلي.
Yazıları pek çok mimari eserin duvarlarını süsler.وقد طمست معظم رسومات الحائط.
Theodosiopolis'i bypass ederek, Satala'ya doğru yola çıktı ve kampını şehir duvarlarından biraz uzakta kurdu.Ignorando Teodosiópolis, dirigiu-se para Satala e estabeleceu campo a alguma distância dos muros da cidade.
530'da Persler duvarlarının önünde yenildi.Em 530, os Sassânidas foram derrotados sob as suas muralhas.
Guiscard, ordusunu yarımadaya getirip, şehir duvarlarının yanına kamp kurdu.Guiscardo posicionou seu exército na península e armou seu acampamento próximo das muralhas da cidade.
Yalnız duvarların bir kısmı eski halindedir.Actualmente, o antigo reboco das paredes só se mantém em parte.
Bazıları kendileri iple şehir duvarlarından sarkıtarak ya da atlayarak kaçmaya başladılar.Alguns começaram a desertar descendo as muralhas com cordas ou saltando.
Odanın uzun duvarlarında, kenarlara yakın ikişer pencere vardı.Nos lados longos existiam duas janelas próximas aos muros curtos.
Rampa duvarlarında yer yer eski tuğla kemerler görülür.Subsistem no local vestígios das antigas muralhas.
Duvarların örülmesi 15 yıl sürmüştür.As ocas chegam a durar 15 anos.
Mikroskop altında hücre duvarlarını ve çekirdeklerini tanımlamak amacıyla da kullanılır.É algumas vezes usado para definir paredes celulares ou núcleos sob o microscópio.
Haşhaşilerin liderlerinin cesetleri Şam kalesi duvarlarından asıldılar.De lichamen van de zelfmoordenaars zullen echter aan hun nieuwe boomlichamen worden opgehangen.
Bu sırada şato duvarlarına yaklaşırlar.Zo geraakten ze tot bij de kasteelmuren.
İkinci bölüm: Duvarların kulağı var mı?De muren hebben oren.
Hatta Penahabad kalesi duvarlarının altında savaş toplarını bile bırakmıştı.Ook liet hij zijn leger tunnels onder de kasteelmuren doorgraven.
Kimi duvarların üstünden atlayarak asilere katıldı.Een groot deel sprong vanaf de muren de gracht in.
Savunma duvarlarını onarmak için ilk girişim 1900'de yapıldı.W 1963 rozpoczęto konserwację murów obronnych.
Duvarlarında birçok uygarlığın kitabesi bulunmaktadır.Na ścianach kościoła umieszczone są liczne epitafia.
Kubbesi ve onu çevreleyen duvarların bir kısmı 1950'lerde yıkılmıştır.Brama i część murów zostały zrekonstruowane w latach 60.
Tapınağın Yukarı Kapısı'nı onardı ve Ofel kentinin duvarlarını genişletti.Wznosił nowe fortece i naprawiał mury miejskie.
Konutların iç duvarlarında panolar yapılmıştır.Ściany ustrojono pomarańczowymi nagietkami.
Damar duvarlarının çökmesine ve hemoroidin pörsümesine yol açar.Powoduje to zamknięcie ścian naczynia krwionośnego i skurczenie się hemoroidów.
Duvar kağıdı duvarların tüm yüzeyini kapladığından, renkleri odanın aydınlatmasını etkiler.Wielkie okna w ścianach sprawiają, że pomieszczenie jest pełne światła.
Bu isyan Romalıların Kudüs duvarlarını yıkmaları ve Kudüs Tapınağı'nı tahrip etmeleri nedeniyle ünlüdür.Detta uppror är främst känt för att romarna ödelade Jerusalem och dess tempel.
Puerta del Sol, onbeşinci yüzyıldan kalma Madrid'i saran şehir duvarlarının kapılarından biriydi.Puerta del Sol var ursprungligen en port i stadsmuren som omgärdade Madrid på 1400-talet.
Kule denize o kadar yakındı ki dalgalar duvarlarına kadar ulaşıyordu.Området låg runt sjön Onega ända upp till Onegabukten.
İkinci bölüm: Duvarların kulağı var mı?För andra betydelser, se Paredes.
Yalnız duvarların bir kısmı eski halindedir.Vissa murar från gamla kyrkan ingår i den nuvarande.
Mağara ve kaya sığınaklarının duvarlarına çizilen resimler yine bu çağın belirgin özelliklerindendir.Av de väldiga murarna och tornen från den tiden finns ännu betydande lämningar.
Aynı yıllarda başlayan Otuz Yıl Savaşı da yeni duvarların yapılmasını teşvik etti.Under de tre decennier som förflutit sedan invigningen av det nya huset har mycket hänt.
Duvarların taban genişliği 8,62 metre olup, üst kısımlara doğru incelerek 6,66 metreye düşer.Ширина стін біля основи становить 8,62 метра, до вершини вони сходяться до 6,66 метрів.
İç duvarların bütün bölgelerinin her dalga boyunda çok iyi birer emici olması çok önemli değildir.Не обов'язково, щоб кожна внутрішня стіна добре поглинала кожну хвилю.
Kutuların veya duvarların üstünden geçilemez.Ящик не можна рухати на інший ящик або стіну.
Kilisenin iç duvarlarında seyrek de olsa fresk izlerine rastlanmaktadır.Очевидно, внутрішні дерев'яні стіни церкви були прикрашені фресками.
Bazıları Mundanın duvarlarından içeri girmeyi başardıysa da çoğu kaçış yolunda öldürüldü.Хоча деякі що відступали, і змогли знайти порятунок в стінах Мунда, багато з них було вбито під час втечі.
Duvarların içi ve dışı kille sıvanmıştır.Ззовні та всередині стіни були вібілені.
600'den fazla paryetal duvar resmi mağaranın iç duvarlarını ve tavanlarını süslemektedir.Більше 400 статуй античних богів прикрашають фасад і балюстраду на даху палацу.
Kutuların veya duvarların üstünden geçilemez.Neplatí zásah od země nebo od stěny.
Sinüzoidlerin duvarlarında kan duvarlarında olduğu gibi kas dokusu yoktur.Oproti žilám sinusoidy ve svých stěnách nemají svalovou tkáň.
Puerta del Sol, onbeşinci yüzyıldan kalma Madrid'i saran şehir duvarlarının kapılarından biriydi.Na místě dnešního Puerta del Sol se v 15. století nacházela jedna z mnoha bran madridského opevnění.
Bazıları kendileri iple şehir duvarlarından sarkıtarak ya da atlayarak kaçmaya başladılar.Někteří lidé vevnitř skákali ze střech a snažili se uniknout.
Damar duvarlarının çökmesine ve hemoroidin pörsümesine yol açar.To způsobí zborcení cévních stěn a následné seschnutí hemoroidu.
Bakteri hücre duvarlarının bir bileşenidir.Jsou hlavní součástí buněčné stěny mnohých bakterií.
Bu keseciklerin duvarlarında kılcal damarlar yayılır.Na prstech tomuto druhu rostou přísavky.

İlgili Sayfalar