duvarların ile cümle
duvarların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Duvarların üst köşelerinde altın ile Kuran ayetleri işlenmiş siyah bir bez bulunuyor.Along the top corners of the walls runs a black cloth embroidered with gold Qur'anic verses.
Dağıtıcı, duvarların içinde uzunlamasına olarak sabitlenmiş iki doğrusal şekilli yüke sahiptir.The dispenser has two linear-shaped charges secured longitudinally inside the walls.
Bunlar Türk kalesinin duvarlarını aştılar ve Şerifin ordusu saldırıya geçti.The Sharifain army attacked and the fate of these defenders was sealed.
Yapı, mihrap ve harim duvarlarını süsleyen çinileriyle dikkat çekmektedir.The building is noted for the tiles that decorate the mihrab and the walls of the prayer hall.
Zosimus, Duvarların dışındaki Saint Lawrence Bazilikası mezarlığına gömüldü. [2]Zosimus was buried in the sepulchral Basilica of Saint Lawrence outside the Walls.[8]
Şehirlerin dış duvarların taşdan yapılmıştır.Die äußeren Mauern der Städte sind aus Steinen gebaut.
Ziyaretçilerin duvarlarına bir kez dahi ismini yazmadığı terk edilmiş bir otel gibi.”Es ist wie ein verlassenes Hotel, in dem die Reisenden nicht einmal ihre Namen an den Wänden hinterließen.
İkinci bölüm: Duvarların kulağı var mı?Meine Mutter sagte mir, dass die Wände Ohren haben.
(Le Marais zamanında şehir duvarlarının dışında kalıyordu.)(Die Mariahilfkirche befand sich allerdings außerhalb der Stadt auf Höttinger Gebiet.)
Kimi duvarların üstünden atlayarak asilere katıldı.MIT MEINEM GOTT KANN ICH ÜBER MAUERN SPRINGEN.
Kule denize o kadar yakındı ki dalgalar duvarlarına kadar ulaşıyordu.Das Tor befand sich dabei so nah am Meer, dass es bei Sturm vorkam, dass die Wellen bis ans Tor schlugen.
Bugün ayakta duran duvarlarında da çatlaklar vardır.Noch heute findet man in den zur Talseite zugekehrten Hausmauern Schiessscharten.
Bu tür başka taşların bir bölümü yeni caminin duvarlarına 1972 yılında yerleştirilmiştir.Ein anderer Stein aus jenem Jahr ist in die Friedhofsmauer eingelassen.
Duvarlarında birçok uygarlığın kitabesi bulunmaktadır.An den Kirchenmauern befinden sich diverse Epitaphien.
Kutuların veya duvarların üstünden geçilemez.Man kann immer wieder Zäune oder Mauern überwinden.
Büyük taşlar, Pekin kentinin duvarlarını parçalıyordu.Die Ufermauer umgab den Wall von Babylon.
Eski caminin duvarlarından çıkan çömlekler köylüler tarafından parçalanmıştır.Vom alten Schloss, durch Bauern zerstört, stehen noch die Ost-Mauern.
Duvarlarının içinden nehir geçer.La rivière coule entre ses murs.
İdam edildikten sonra bedeni sığındığı kilisenin duvarlarına atılmıştır.Après sa mort, son corps est jeté par-dessus le mur de son église refuge.
Mahkûmlar, yıkanmak için kendi hücrelerini terk etmeyi reddedip dışkı ile hücrelerin duvarlarını kapladı.Les prisonniers refusent de se laver et étalent leurs excréments sur les murs de leur cellule.
Yazıları pek çok mimari eserin duvarlarını süsler.Des tapisseries de grande facture ornent les murs.
Ardından ikisi de kale duvarlarından atlayıp kaçarlar.Par la suite, les deux hommes seront localisés et extraits des décombres.
İkinci bölüm: Duvarların kulağı var mı?Les oreilles ont des murs ».
Saraydan alınan bazı parçalar, bugün Schönnbrunn Sarayı'nın bazı duvarlarını oluşturmaktadır.Plusieurs de ses tableaux ornent le palais de Schœnbrunn.
Kule denize o kadar yakındı ki dalgalar duvarlarına kadar ulaşıyordu.Le navire s'est approché trop près du rivage et a été happé par la barre des brisants.
Fatih semtinde yüksek duvarların arkasında kalan kilise, genellikle halka açık değildir.L’ensemble, protégé par un haut mur, n’est généralement pas ouvert au public.
Grup Castelgrande, Montebello kalesi, Sasso Corbaro kalesi ile koruma duvarlarından oluşur.Les trois châteaux sont Castelgrande, le château de Montebello et le château de Sasso Corbaro.
(Le Marais zamanında şehir duvarlarının dışında kalıyordu.)(Le tramway de Hull a été fermé avant la fusion avec les villes voisines.)
Kurtlar ise duvarların altlarındaki mağaralarda tutulmaktaydı.Les survivants devaient se réfugier dans les grottes alentour.
Duvarların kulakları, kapıların gözleri vardır.Las paredes tienen orejas, las puertas tienen ojos.
Şehirlerin dış duvarların taşdan yapılmıştır.Los muros externos de las ciudades están hechos de rocas.
530'da Persler duvarlarının önünde yenildi.En 530 los persas fueron derrotados ante sus murallas.
İdam edildikten sonra bedeni sığındığı kilisenin duvarlarına atılmıştır.Tras su muerte, su cuerpo fue arrojado sobre el muro de la iglesia que la había acogido.
Bu keseciklerin duvarlarında kılcal damarlar yayılır.En ellas se ven los huecos horadados en sus gruesos muros.
Puerta del Sol, onbeşinci yüzyıldan kalma Madrid'i saran şehir duvarlarının kapılarından biriydi.La Puerta del Sol fue en sus orígenes uno de los accesos de la cerca que rodeaba Madrid en el siglo XV.
Dışarıdaki kişilerin evin duvarlarına yumrukla vurduğunu duyar.Por la noche es ella la que oye extraños golpes en su pared.
Bu duvarların bir kısmı günümüze kadar gelebildi.Parte de la muralla ha sobrevivido hasta nuestros días.
Yangın, Romalılar döneminden kalma kent duvarlarının içinde kalan Orta Çağ Londrası'nı tahrip etmiştir.El fuego destruyó el centro de la ciudad medieval dentro de la vieja muralla romana de Londres.
Kutuların veya duvarların üstünden geçilemez.No pueden atravesar las paredes.
Tarih boyunca hiçbir ordu Truva duvarlarını aşamamıştır.Durante su historia nadie pudo asaltar la fortaleza.
Yarışmalarda başarılı olan gençlerin adları tapınağın duvarlarına yazılırdı.En las tablas ancestrales en el gran templo se anotaban los nombres de templo de los gobernantes.
İç duvarlarından birinde Sultan Hüseyin Safevi'nin 1106 tarihli bir fermanı bulunur.Las primeras referencias de un mercado cercano a Sant Salvador datan de 1069.
Meydan eski kentin duvarlarının hemen dışında yer almaktadır.Se encuentra fuera de las murallas de la ciudad vieja.
Yalnız duvarların bir kısmı eski halindedir.Los nuevos caminos siguen hoy en parte los antiguos.
Enlil Tapınağı'yla çevresindeki duvarların üstüne daha sonraları Part yapıları kuruldu.A lo largo del muro se abrieron posteriormente otras troneras.
Odanın uzun duvarlarında, kenarlara yakın ikişer pencere vardı.En los lados largos existían dos ventanas cercanas a los muros cortos.
İnsan evlerinin duvarlarında yaşarlar.Esse abitavano nelle case della gente.
Yalnız duvarların bir kısmı eski halindedir.In alcuni tratti le nuove mura procedono unite alle antiche.
Duvarların taban genişliği 8,62 metre olup, üst kısımlara doğru incelerek 6,66 metreye düşer.Le pareti, alla base, sono larghe 8,62 metri per poi assottigliarsi a 6,66 metri in cima.
Meydan eski kentin duvarlarının hemen dışında yer almaktadır.La piazza infatti si trova immediatamente al di fuori delle mura della città antica.
(Le Marais zamanında şehir duvarlarının dışında kalıyordu.)(Nè ancora aveva Romolo innalzato le mura dell'Eterna Urbe).
Bugün ayakta duran duvarlarında da çatlaklar vardır.Ancora oggi è parzialmente presente il fossato che circondava le mura.
Kilisenin iç duvarlarında seyrek de olsa fresk izlerine rastlanmaktadır.Visitando i ruderi della chiesa, al suo interno si notano ancora tracce degli affreschi.
Grup Castelgrande, Montebello kalesi, Sasso Corbaro kalesi ile koruma duvarlarından oluşur.I tre castelli sono Castelgrande, il Castello di Montebello e il Castello di Sasso Corbaro.
Kutuların veya duvarların üstünden geçilemez.Inoltre, può oltrepassare i muri.
Şehirlerin dış duvarların taşdan yapılmıştır.Внешние стены городов сделаны из камня.
Duvarların taban genişliği 8,62 metre olup, üst kısımlara doğru incelerek 6,66 metreye düşer.Ширина стен у основания составляет 8,62 метра, к вершине они сходятся до 6,66 метров.
Savunma duvarlarını onarmak için ilk girişim 1900'de yapıldı.Защитные ограждения в целях безопасности были установлены в 1900 году.
Özgün tarla düzeni, sonraki nesiller tarafından sınır duvarlarının sürekli bakımıyla sağlanmıştır.Первоначальная планировка поддерживалась непрерывным уходом за пограничными стенами многими поколениями.
Duvar kağıdı duvarların tüm yüzeyini kapladığından, renkleri odanın aydınlatmasını etkiler.Так как обоями покрывают всю поверхность стен, их цвет влияет на освещённость помещения.