duvarları ile cümle

duvarları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Şimdiyse düşman duvarların içinde.Agora o inimigo está dentro das muralhas.
Şimdiyse düşman duvarların içinde.Dziś wróg działa wewnątrz tych murów.
Şimdiyse düşman duvarların içinde.El enemigo ahora está adentro de ellas.
Şimdiyse düşman duvarların içinde.이제 적은 우리의 담벼락 안에 있습니다.
Şimdiyse düşman duvarların içinde.L'ennemi est maintenant dans nos murs.
Şimdiyse düşman duvarların içinde.Most az ellenség a falakon belül van.
Şimdiyse düşman duvarların içinde.Nu komt de vijand van binnen.
Şimdiyse düşman duvarların içinde.Ora il nemico è tra le mura.
Şimdiyse düşman duvarların içinde.Τώρα ο εχθρός είναι μέσα από τα τείχη.
Şimdiyse düşman duvarların içinde.Днес врагът е вътре.
Şimdiyse düşman duvarların içinde.Нині ми протистоїмо ворогу внутрішньому.
Şimdiyse düşman duvarların içinde.Сейчас враг в наших стенах.
Şimdiyse düşman duvarların içinde.כיום האויב נמצא בתוכנו.
Şimdiyse düşman duvarların içinde.الآن العدو موجود داخل جدراننا.
Şimdiyse düşman duvarların içinde.もし今日 国の防衛について話合うのなら
Size göstereceğim şey, bizim inşa ettiğimiz ve gerçekten web ile uygulama arasındaki duvarları yıkan bir şey.Ora vi mostro qualcosa che stiamo sviluppando che abbatte veramente le barriere tra web e apps.
Size göstereceğim şey, bizim inşa ettiğimiz ve gerçekten web ile uygulama arasındaki duvarları yıkan bir şey.Zaprezentuję coś, co tworzymy, a co wyraźnie zaciera granicę między siecią a aplikacjami.
Size göstereceğim şey, bizim inşa ettiğimiz ve gerçekten web ile uygulama arasındaki duvarları yıkan bir şey.ايضا ما سوف اعرضه لكم شياء نحن تقوم بتصميمه الآن. مايحطم الحواجز مابين الويب والتطبيقات
Sınır duvarlarını gösterAfficher les murs de bordure
Sınır duvarlarını gösterA határolófalak megjelenítése
Sınır duvarlarını gösterGrensmuren tonen
Sınır duvarlarını gösterMostra i muri laterali
Sınır duvarlarını gösterMostrar as paredes de contorno
Sınır duvarlarını gösterMostrar borde de los muros
Sınır duvarlarını gösterNäytä reunavallit
Sınır duvarlarını gösterPokaż ścianki ograniczające
Sınır duvarlarını gösterPrikaži zid na robu
Sınır duvarlarını gösterVisa kantväggar
Sınır duvarlarını gösterVis kantmure
Sınır duvarlarını gösterWände am Spielfeldrand anzeigen
Sınır duvarlarını gösterZobrazit okrajové stěny
Sınır duvarlarını gösterZobraziť okrajové steny
Sınır duvarlarını gösterΠροβολή τοίχων συνόρων
Sınır duvarlarını gösterГранични стени
Sınır duvarlarını gösterПоказувати стіни меж
Sınır duvarlarını gösterПоказывать граничную стену
Sınır duvarlarını gösterהצג קירות מסגרת
Sınır duvarlarını gösterأظهر إطارات الحوائط
Sınır duvarlarını gösterボーダーの壁を表示する
Sonra girişleri karşı karşıya olan odaların arka duvarlarının arasını ölçtü; yirmi beş arşındı.A tak změřil bránu od střechy pokojíka do střechy druhého, širokost pětmecítma loket, dvéře naproti dveřím.
Sonra girişleri karşı karşıya olan odaların arka duvarlarının arasını ölçtü; yirmi beş arşındı.A zmeral bránu od strechy strážnice po jej druhú strechu, šírku dvadsaťpäť lakťov, dvere naproti dveriam.
Sonra girişleri karşı karşıya olan odaların arka duvarlarının arasını ölçtü; yirmi beş arşındı.In meril je vrata od strehe ene stražnice do strehe druge: petindvajset komolcev širjave, duri proti durim.
Sonra girişleri karşı karşıya olan odaların arka duvarlarının arasını ölçtü; yirmi beş arşındı.그가 그 문간을 척량하니 이 방 지붕가에서 저 방 지붕가까지 광이 이십 오척인데 방 문은 서로 반대되었으며
Sonra girişleri karşı karşıya olan odaların arka duvarlarının arasını ölçtü; yirmi beş arşındı.וימד את השער מגג התא לגגו רחב עשרים וחמש אמות פתח נגד פתח׃
Sonra girişleri karşı karşıya olan odaların arka duvarlarının arasını ölçtü; yirmi beş arşındı.ثم قاس الباب من سقف الغرفة الواحدة الى سقف الاخرى عرض خمس وعشرين ذراعا. الباب مقابل الباب.
Sonra girişleri karşı karşıya olan odaların arka duvarlarının arasını ölçtü; yirmi beş arşındı.又 量 門 洞 、 從 這 衛 房 頂 的 後 檐 到 那 衛 房 頂 的 後 檐 、 寬 二 十 五 肘 . 衛 房 門 與 門 相 對
Sonra girişleri karşı karşıya olan odaların arka duvarlarının arasını ölçtü; yirmi beş arşındı.又 量 門洞 、 從這衛 房頂 的 後檐 到 那衛 房頂 的 後檐 、 寬 二十五 肘 . 衛房 門與門 相對
Sonra insanların fotoğraflarını çekip sokak duvarlarına yapıştırırken,Dann ging ich dazu über, Fotos von Menschen aufzunehmen und sie in den Straßen zu plakatieren um zu sagen:
Sonra insanların fotoğraflarını çekip sokak duvarlarına yapıştırırken,"Exist". Apoi am făcut fotografii oamenilor să le lipesc pe stradă ca să spun:
Sonra insanların fotoğraflarını çekip sokak duvarlarına yapıştırırken,"Existo". Después me puse a sacar fotos de gente para pegarlas en las calles y poder decir:
Sonra insanların fotoğraflarını çekip sokak duvarlarına yapıştırırken,"Ik besta." Ik ging verder met foto's van mensen die ik op straat aanplakte om te zeggen:
Sonra insanların fotoğraflarını çekip sokak duvarlarına yapıştırırken,그리고 거리에서 사람들의 사진을 찍어서 붙이고는
Sonra insanların fotoğraflarını çekip sokak duvarlarına yapıştırırken, "Onlar var." diyordum.Aztán elkezdtem embereket fényképezni és az utcákra ragasztani, hogy elmondjam, "Léteznek."
Sonra insanların fotoğraflarını çekip sokak duvarlarına yapıştırırken, "Onlar var." diyordum.Ensuite je suis allé prendre des photos de gens pour les coller dans la rue pour dire : " Ils existent. "
Sonra insanların fotoğraflarını çekip sokak duvarlarına yapıştırırken, "Onlar var." diyordum.E passei a tirar fotos de pessoas e colá-las na rua para dizer, "Eles existem."
Sonra insanların fotoğraflarını çekip sokak duvarlarına yapıştırırken, "Onlar var." diyordum.Kemudian saya memfoto orang-orang dan menempelkannya di jalanan untuk menyuarakan, "Mereka ada."
Sonra insanların fotoğraflarını çekip sokak duvarlarına yapıştırırken, "Onlar var." diyordum.Poi sono passato a scattare fotografie di persone e affiggerle per strada per dire, "Loro esistono".
Sonra insanların fotoğraflarını çekip sokak duvarlarına yapıştırırken, "Onlar var." diyordum.Potem zacząłem robić ludziom zdjęcia i naklejać je na murach, by dać znać, że oni istnieją.
Sonra insanların fotoğraflarını çekip sokak duvarlarına yapıştırırken, "Onlar var." diyordum.Potom som sa vybral, že urobím pár fotiek ľudí a nalepím ich na ulici, aby som povedal :"Oni existujú."
Sonra insanların fotoğraflarını çekip sokak duvarlarına yapıştırırken, "Onlar var." diyordum.Sau đó tôi đã đi để chụp ảnh của người dân để dán chúng trên đường phố để nói, "Họ tồn tại."

İlgili Sayfalar