duvarları ile cümle

duvarları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Radyo dalgaları duvarların içinden geçebiliyor.גלי הרדיו האלה חודרים דרך קירות.
Radyo dalgaları duvarların içinden geçebiliyor.هذه الموجات تخترق الجدران
Radyo dalgaları duvarların içinden geçebiliyor.妨害されることもありますし
Saman balyaları kullanmak, ısı duvarları yapmak.Fare costruzioni di paglia, creando barriere termiche.
Saman balyaları kullanmak, ısı duvarları yapmak.Folosind cărămizi din paie, construind pereți încălziți.
Saman balyaları kullanmak, ısı duvarları yapmak.짚을 재료로 사용한 건설방식을 이용해서 내열벽을 구축했습니다.
Saman balyaları kullanmak, ısı duvarları yapmak.Memakai konstruksi sapu lidi, membangun dinding penyekat panas
Saman balyaları kullanmak, ısı duvarları yapmak.Usando fardos de paja para construir, creando muros de aislamiento.
Saman balyaları kullanmak, ısı duvarları yapmak.Usar fardos de palha para a construção, para criar paredes de isolamento.
Saman balyaları kullanmak, ısı duvarları yapmak.Używamy beli siana do budowania i ocieplania ścian.
Saman balyaları kullanmak, ısı duvarları yapmak.Van strobalen warmtemuren maken.
Saman balyaları kullanmak, ısı duvarları yapmak.Verwendung von Strohbündelkonstruktion, die Wärmewände erzeugen.
Saman balyaları kullanmak, ısı duvarları yapmak. Ve sonra 1999'da dikkate değer bir şey oldu.Dùng kiện rơm làm tường giữ nhiệt sau đó , vào năm 1999 1 sự kiện đáng chú ý đã xảy ra
Saman balyaları kullanmak, ısı duvarları yapmak.Χρησιμοποιώντας κατασκευές με δέματα άχυρου και δημιουργώντας μονωτικούς τοίχους.
Saman balyaları kullanmak, ısı duvarları yapmak.Идея конструкций из мешков соломы и создания утепленных стен.
Saman balyaları kullanmak, ısı duvarları yapmak.Използвайки сламени конструкции за създаване на топлоизолиращи стени.
Saman balyaları kullanmak, ısı duvarları yapmak.בשימוש של קירות נצרים ליצירת קירות מבודדים.
Saman balyaları kullanmak, ısı duvarları yapmak.استخدمنا بناء القشّ، لصنع جدران عزل حرارية
Saman balyaları kullanmak, ısı duvarları yapmak.それから すごい事が 1999年に起こりました
Sanat ve politika müze duvarları dışında muğlak bir alanı işgal ediyor, ama müzenin merkezinde kendi havasını예술과 정치는 박물관 벽 밖의 애매한 곳을 차지할 것입니다. 그러나 박물관 내부 핵심은
Sanat ve politika müze duvarları dışında muğlak bir alanı işgal ediyor, ama müzenin merkezinde kendi havasınıKunst en politiek bezetten een ambiguë lokatie: buiten de muren van het museum, maar in zijn kern.
Sanat ve politika müze duvarları dışında muğlak bir alanı işgal ediyor, ama müzenin merkezinde kendi havasınıאומנות ופוליטיקה תופסים אתר דו משמעי מחוץ לקירות המוזאון, אבל בתוך ליבת המוזאון,
Sanat ve politika müze duvarları dışında muğlak bir alanı işgal ediyor, ama müzenin merkezinde kendi havasınıالفن والسياسة تحتلان موقعا غامضا خارج جدران المتحف، ولكن داخل جوهر المتحف،
Sanat ve politika müze duvarları dışında muğlak bir alanı işgal ediyor, ama müzenin merkezinde kendi havasını博物館の壁の外の曖昧な空間を 満たしていますが しかし博物館の中央部分では その空気が
Şehrinin tüm görünmeyen yüzlerini şehrinin duvarlarına yapıştırdı.A organizat o acţiune TEDx acolo şi a expus feţele necunoscute ale oraşului pe pereţii din oraşul ei.
Şehrinin tüm görünmeyen yüzlerini şehrinin duvarlarına yapıştırdı.Dia mengorganisir aksi TEDx di sana dan menampilkan semua wajah kota yang tidak terlihat di dinding kotanya.
Şehrinin tüm görünmeyen yüzlerini şehrinin duvarlarına yapıştırdı.Ela organizou uma ação TEDx lá e colocou todos os rostos não vistos da cidade nas paredes de sua cidade.
Şehrinin tüm görünmeyen yüzlerini şehrinin duvarlarına yapıştırdı.그녀가 살던 동네의 담벼락에 본적이 없는 사람들의 사진을 붙였습니다.
Şehrinin tüm görünmeyen yüzlerini şehrinin duvarlarına yapıştırdı.Ő rendezte a kinti a TEDx megmozdulást, és tette fel a város ismeretlen arcait a város falaira.
Şehrinin tüm görünmeyen yüzlerini şehrinin duvarlarına yapıştırdı.Organizovala tam TEDx a vypublikovala všetky tie neznáme tváre metropoly na stenách vlastného mestečka.
Şehrinin tüm görünmeyen yüzlerini şehrinin duvarlarına yapıştırdı.Sharmeen organizovala akci TEDx v Pákistánu a vystavila všechny ty neznámé tváře na zdech po celém městě.
Şehrinin tüm görünmeyen yüzlerini şehrinin duvarlarına yapıştırdı.Ze organiseerde ginder een TEDx-actie en zette alle ongeziene gezichten van de stad op de muren in haar stad.
Şehrinin tüm görünmeyen yüzlerini şehrinin duvarlarına yapıştırdı.Zorganizowała tam akcję TEDx i przeniosła wszystkie niewidzialne oblicza miasta na mury swojego miasta.
Şehrinin tüm görünmeyen yüzlerini şehrinin duvarlarına yapıştırdı.Вона організувала там акцію TEDx і розмістила усі непомітні досі обличчя мешканців, на стінах свого містечка.
Şehrinin tüm görünmeyen yüzlerini şehrinin duvarlarına yapıştırdı.Она организовала акцию TEDx, сделала и развесила фотографии неизвестных лиц на стенах своего города.
Şehrinin tüm görünmeyen yüzlerini şehrinin duvarlarına yapıştırdı.Тя организира TEDx събитие там и излага всички невидими лица на града по стените в нейния град.
Şehrinin tüm görünmeyen yüzlerini şehrinin duvarlarına yapıştırdı.והדביקה את כל הפרצופים הבלתי נראים של העיר על קירות עירה.
Şehrinin tüm görünmeyen yüzlerini şehrinin duvarlarına yapıştırdı.وقد وضعت كل الوجوه غير المرئية للمدينة على جدران بلدتها.
Şehrinin tüm görünmeyen yüzlerini şehrinin duvarlarına yapıştırdı.自分の町の壁に貼りました 今日この場を借りて 彼女に感謝します
Shoots (filizler) küçük görünür, ama güneşe ulaşmak için tuğladan duvarları yıkabilirler.A Rügyek bár aprónak tűnnek, a napfény után kúszva falakat is áttörhetnek.
Shoots (filizler) küçük görünür, ama güneşe ulaşmak için tuğladan duvarları yıkabilirler.I germogli sembrano minuscoli, ma per raggiungere il sole possono sfondare muri di mattone.
Shoots (filizler) küçük görünür, ama güneşe ulaşmak için tuğladan duvarları yıkabilirler.새싹은 약해 보이긴 하지만 태양에 닫기 위해 단단한 장벽을 뚫을 수 있습니다.
Shoots (filizler) küçük görünür, ama güneşe ulaşmak için tuğladan duvarları yıkabilirler.Lăstarele par firave, dar ca să ajungă la soare pot trece prin ziduri de cărămidă.
Shoots (filizler) küçük görünür, ama güneşe ulaşmak için tuğladan duvarları yıkabilirler.Les pousses semblent minuscules mais pour avoir de la lumière, elles peuvent détruire des murs de briques.
Shoots (filizler) küçük görünür, ama güneşe ulaşmak için tuğladan duvarları yıkabilirler.Młode pędy wydają się wątłe, ale by dosięgnąć słońca, potrafią przebić mur.
Shoots (filizler) küçük görünür, ama güneşe ulaşmak için tuğladan duvarları yıkabilirler.Os rebentos parecem pequeninos mas, para alcançar o sol, conseguem abrir caminho por paredes de tijolo.
Shoots (filizler) küçük görünür, ama güneşe ulaşmak için tuğladan duvarları yıkabilirler.Shoots [los Brotes] se ven pequeños, pero para alcanzar el sol pueden romper paredes de ladrillo.
Shoots (filizler) küçük görünür, ama güneşe ulaşmak için tuğladan duvarları yıkabilirler.Shoots (scheuten) lijken klein, maar om de zon te bereiken kunnen ze door stenen muren heen gaan.
Shoots (filizler) küçük görünür, ama güneşe ulaşmak için tuğladan duvarları yıkabilirler.Shoots [skud] virker småt, men for at nå solen kan de bryde gennem murstensvægge.
Shoots (filizler) küçük görünür, ama güneşe ulaşmak için tuğladan duvarları yıkabilirler."Shoots", Sprösslinge, erscheinen winzig, aber um die Sonne zu erreichen, können Sie Steinmauern durchbrechen.
Shoots (filizler) küçük görünür, ama güneşe ulaşmak için tuğladan duvarları yıkabilirler.Shoots, versot, vaikuttavat pieniltä, mutta kurkottaessaan aurinkoon ne voivat rikkoa vaikka tiiliseiniä.
Shoots (filizler) küçük görünür, ama güneşe ulaşmak için tuğladan duvarları yıkabilirler.Skott verkar små men för att nå solljuset kan de bryta sig igenom tjocka tegelväggar.
Shoots (filizler) küçük görünür, ama güneşe ulaşmak için tuğladan duvarları yıkabilirler.Výhonky (shoots) vypadají křehce, ale aby se dostaly za sluncem, dokáží prorazit zeď.
Shoots (filizler) küçük görünür, ama güneşe ulaşmak için tuğladan duvarları yıkabilirler.Τα Βλαστάρια [Shoots] μοιάζουν μικρά, αλλά για να φτάσουν στον ήλιο πρέπει να διαπεράσουν τοίχους από τούβλα.
Shoots (filizler) küçük görünür, ama güneşe ulaşmak için tuğladan duvarları yıkabilirler.Паростки здаються крихітними, але щоб сягнути до сонця вони можуть пробитися крізь мури.
Shoots (filizler) küçük görünür, ama güneşe ulaşmak için tuğladan duvarları yıkabilirler.Побеги кажутся очень маленькими, но, чтобы добраться до солнца, они прорастут и через кирпичные стены.
Shoots (filizler) küçük görünür, ama güneşe ulaşmak için tuğladan duvarları yıkabilirler.Филизите изглеждат малки, но за да достигнат до слънцето те могат да пробият стени.
Shoots (filizler) küçük görünür, ama güneşe ulaşmak için tuğladan duvarları yıkabilirler.הנבטים נראים קטנים, אבל כדי להגיע לשמש הם יכולים לפרוץ דרך חומות לבנים.
Shoots (filizler) küçük görünür, ama güneşe ulaşmak için tuğladan duvarları yıkabilirler.البراعم تبدو صغيرة، لكن لتبلغ الشمس يمكنها المرور عبر جدران الطوب.
Shoots (filizler) küçük görünür, ama güneşe ulaşmak için tuğladan duvarları yıkabilirler.日光に向かってレンガをも突き抜けます レンガは地球に存在する-

İlgili Sayfalar