duvarları ile cümle
duvarları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
12
ORT. KELİME
Sonra insanların fotoğraflarını çekip sokak duvarlarına yapıştırırken, "Onlar var." diyordum.Потім я почав робити фотографії людей, вивішував їх на вулиці, щоб сказати "Вони існують".
Sonra insanların fotoğraflarını çekip sokak duvarlarına yapıştırırken, "Onlar var." diyordum.След това продължих да правя снимки на хора и да ги слагам на улицата, за да кажа, "Те съществуват."
Sonra insanların fotoğraflarını çekip sokak duvarlarına yapıştırırken,Potom jsem začal fotit lidi a lepit ty fotky do ulic, abych řekl:
Sonra insanların fotoğraflarını çekip sokak duvarlarına yapıştırırken,Затем я начал фотографировать людей и расклеивать их фотографии на улице, чтобы сказать:
Sonra insanların fotoğraflarını çekip sokak duvarlarına yapıştırırken,אז צילמתי אנשים כדי להדביק ברחוב
Sonra insanların fotoğraflarını çekip sokak duvarlarına yapıştırırken,ثم انتقلت إلى التقاط صور للناس ولصقها في الشارع
Sonra insanların fotoğraflarını çekip sokak duvarlarına yapıştırırken,「彼らが存在する」と言うためです
(Soran) Hangisi daha iyidir? Duvarları yıkmak mı, duvarlara tırmanmak mı?"Mi a legjobb: áttörni vagy megmászni a falakat?"
(Soran) Hangisi daha iyidir? Duvarları yıkmak mı, duvarlara tırmanmak mı?¿Qué es mejor, romper los muros o escalar los muros?
Suger da duvarları kaldırarak içeriye daha fazla ışık girmesini sağlamış,Suger tedy otevřel tyto zdi a dovolil, aby dovnitř proniklo světlo.
Superman'in duvarların ötesini görebilmesi gibi... bunların da bir tür 6. hissi var,이들은 일종의 6번째 감각을 가지고 있습니다. 마치 슈퍼맨의 투시능력 처럼요.
Superman'in duvarların ötesini görebilmesi gibi... bunların da bir tür 6. hissi var,Die hebben een soort van zesde zintuig zoals Supermans röntgenogen.
Superman'in duvarların ötesini görebilmesi gibi... bunların da bir tür 6. hissi var,Elas têm como que um sexto sentido como a visão de raios X do Super-Homem.
Superman'in duvarların ötesini görebilmesi gibi... bunların da bir tür 6. hissi var,Ele au un fel de al șaselea simț, la fel ca vederea cu raze x a lui Superman.
Superman'in duvarların ötesini görebilmesi gibi... bunların da bir tür 6. hissi var,Elles ont une sorte de sixième sens comme la vision à rayon x de Superman.
Superman'in duvarların ötesini görebilmesi gibi... bunların da bir tür 6. hissi var,Hanno un certo sesto senso simile alla vista a raggi x di Superman.
Superman'in duvarların ötesini görebilmesi gibi... bunların da bir tür 6. hissi var,Mają coś w rodzaju szóstego zmysłu jak zdolność Supermana do prześwietlania.
Superman'in duvarların ötesini görebilmesi gibi... bunların da bir tür 6. hissi var,Mají něco jako šestý smysl, jako Supermanův rentgenový pohled.
Superman'in duvarların ötesini görebilmesi gibi... bunların da bir tür 6. hissi var,Mintha hatodik érzékkel rendelkeznének olyan, mint Szuperman röntgenlátása.
Superman'in duvarların ötesini görebilmesi gibi... bunların da bir tür 6. hissi var,Nó là một loài có giác quan thứ sáu như tia x quang của Superman
Superman'in duvarların ötesini görebilmesi gibi... bunların da bir tür 6. hissi var,Sie habe so etwas wie einen sechsten Sinn wie Supermanns Röntgenblick.
Superman'in duvarların ötesini görebilmesi gibi... bunların da bir tür 6. hissi var,Tienen una suerte de sexto sentido como la visión de rayos X de Superman.
Superman'in duvarların ötesini görebilmesi gibi... bunların da bir tür 6. hissi var,Кажется, что они обладают шестым чувством вроде рентгеновского зрения Супермена.
Superman'in duvarların ötesini görebilmesi gibi... bunların da bir tür 6. hissi var,Те имат нещо като шесто чувство, като рентгеновото зрение на Супермен.
Superman'in duvarların ötesini görebilmesi gibi... bunların da bir tür 6. hissi var,יש להם מין חוש שישי כמו ראיית הרנטגן של סופרמן.
Superman'in duvarların ötesini görebilmesi gibi... bunların da bir tür 6. hissi var,انها تملك نوعاً من الحاسة السادسة مثل رؤية " الرجل الخارق " المخترقة للجدران
Superman'in duvarların ötesini görebilmesi gibi... bunların da bir tür 6. hissi var,第六感を持っていて 地磁気を感じとる事ができます
Tabandan girişin üstündeki bölüme dek ana bölümün duvarları Keruv ve hurma ağacı oymalarıyla kaplıydı.A földtõl fogva az ajtó felsõ részéig Kérubok és pálmafaragások valának készítve a falon.
Tabandan girişin üstündeki bölüme dek ana bölümün duvarları Keruv ve hurma ağacı oymalarıyla kaplıydı.Da terra fino sopra la porta erano disposti cherubini e palme sulle pareti del santuario
Tabandan girişin üstündeki bölüme dek ana bölümün duvarları Keruv ve hurma ağacı oymalarıyla kaplıydı.Dela pămînt pînă deasupra uşii, erau heruvimi şi finici, şi tot aşa şi pe zidul Templului.
Tabandan girişin üstündeki bölüme dek ana bölümün duvarları Keruv ve hurma ağacı oymalarıyla kaplıydı.Desde o chão até acima da entrada estavam entalhados querubins e palmeiras, como também pela parede do templo.
Tabandan girişin üstündeki bölüme dek ana bölümün duvarları Keruv ve hurma ağacı oymalarıyla kaplıydı.Fra Gulv til Vinduer var der fremstillet Keruber og Palmer på det Helliges Væg.
Tabandan girişin üstündeki bölüme dek ana bölümün duvarları Keruv ve hurma ağacı oymalarıyla kaplıydı.Fra jorden til ovenfor døren var det gjort kjeruber og palmer, på templets* vegg. / {* det Helliges.}
Tabandan girişin üstündeki bölüme dek ana bölümün duvarları Keruv ve hurma ağacı oymalarıyla kaplıydı.Från marken ända upp över ingången funnos keruber och palmer framställda, så ock på tempelsalens väggar.
Tabandan girişin üstündeki bölüme dek ana bölümün duvarları Keruv ve hurma ağacı oymalarıyla kaplıydı.땅에서부터 문통 위에까지 그룹들과 종려나무들을 새겼으니 성전벽이 다 그러하더라
Tabandan girişin üstündeki bölüme dek ana bölümün duvarları Keruv ve hurma ağacı oymalarıyla kaplıydı.maasta alkaen ja aina oviaukkojen yläpuolelle oli tehty kerubeja ja palmuja, samoin temppelisalin seinälle.
Tabandan girişin üstündeki bölüme dek ana bölümün duvarları Keruv ve hurma ağacı oymalarıyla kaplıydı.mulai dari lantai sampai ke bagian atas pintu
Tabandan girişin üstündeki bölüme dek ana bölümün duvarları Keruv ve hurma ağacı oymalarıyla kaplıydı.Od tal do vrh vrat so bili narejeni kerubimi in palme: taka je bila templjeva stena.
Tabandan girişin üstündeki bölüme dek ana bölümün duvarları Keruv ve hurma ağacı oymalarıyla kaplıydı.Od země až do vrchu dveří cherubínové a palmy zdělány byly i na zdi chrámu.
Tabandan girişin üstündeki bölüme dek ana bölümün duvarları Keruv ve hurma ağacı oymalarıyla kaplıydı.Od zeme až hore nad dvere boli porobení cherubi a palmy, a to na stene chrámu.
Tabandan girişin üstündeki bölüme dek ana bölümün duvarları Keruv ve hurma ağacı oymalarıyla kaplıydı.Od ziemi aż do wierzchu drzwi byli Cherubinowie i palmy wyryte, taże i na ścianie kościelnej.
Tabandan girişin üstündeki bölüme dek ana bölümün duvarları Keruv ve hurma ağacı oymalarıyla kaplıydı.Từ đất đến trên cửa , có những chê - ru-bin và những cây kè chạm , trên tường đền thờ cũng vậy .
Tabandan girişin üstündeki bölüme dek ana bölümün duvarları Keruv ve hurma ağacı oymalarıyla kaplıydı.Từ đất đến trên cửa, có những chê-ru-bin và những cây kè chạm, trên tường đền thờ cũng vậy.
Tabandan girişin üstündeki bölüme dek ana bölümün duvarları Keruv ve hurma ağacı oymalarıyla kaplıydı.Απο του εδαφους εως επανωθεν της θυρας ησαν ειργασμενα χερουβειμ και φοινικες και εις τον τοιχον του ναου.
Tabandan girişin üstündeki bölüme dek ana bölümün duvarları Keruv ve hurma ağacı oymalarıyla kaplıydı.От пода до над вратата бяха изработени херувими и палми; такава беше стената на храма.
Tabandan girişin üstündeki bölüme dek ana bölümün duvarları Keruv ve hurma ağacı oymalarıyla kaplıydı.От пола до верха дверей сделаны были херувимы и пальмы, также и по стене храма.
Tabandan girişin üstündeki bölüme dek ana bölümün duvarları Keruv ve hurma ağacı oymalarıyla kaplıydı.מהארץ עד מעל הפתח הכרובים והתמרים עשוים וקיר ההיכל׃
Tabandan girişin üstündeki bölüme dek ana bölümün duvarları Keruv ve hurma ağacı oymalarıyla kaplıydı.من الارض الى ما فوق المدخل عمل كروبيم ونخيل وعلى حائط الهيكل.
Tabandan girişin üstündeki bölüme dek ana bölümün duvarları Keruv ve hurma ağacı oymalarıyla kaplıydı.從 地 至 門 以 上 、 都 有 惹 韁 皎 和 棕 樹 . 殿 牆 就 是 這 樣
Tabandan girişin üstündeki bölüme dek ana bölümün duvarları Keruv ve hurma ağacı oymalarıyla kaplıydı.從地 至門 以上 、 都 有 惹韁皎 和 棕樹 . 殿牆 就 是 這樣
Tabi ki, bu sadece iPhone hakkında değil. iPhone sınırları aştı, duvarları yıktı.Bien sûr, il ne s'agit pas que de l'iPhone. L'iPhone a brisé la digue, le mur.
Tabi ki, bu sadece iPhone hakkında değil. iPhone sınırları aştı, duvarları yıktı.Bineinteles, nu este doar despre IPhone. IPhone-ul a spart gheata, a spart zidul.
Tabi ki, bu sadece iPhone hakkında değil. iPhone sınırları aştı, duvarları yıktı.Certamente non è solo l'iPhone. L'iPhone ha rotto la diga, il muro.
Tabi ki, bu sadece iPhone hakkında değil. iPhone sınırları aştı, duvarları yıktı.iPhoneが障害や壁を壊しました でもいまや他のものもそうなってます Google は自前のアンドロイドOSを開発していて
Tabi ki, bu sadece iPhone hakkında değil. iPhone sınırları aştı, duvarları yıktı.당연히 이 서비스는 아이폰에만 국한되어 있지는 않습니다. 아이폰이 최초로 '벽'을 허문 것이죠.
Tabi ki, bu sadece iPhone hakkında değil. iPhone sınırları aştı, duvarları yıktı.Natürlich hat dies nicht nur mit dem iPhone zu tun. Das iPhone hat den Damm gebrochen, die Wand durchbrochen.
Tabi ki, bu sadece iPhone hakkında değil. iPhone sınırları aştı, duvarları yıktı.Natuurlijk gaat het niet alleen om de iPhone. De iPhone brak door de dijk, de muur.
Tabi ki, bu sadece iPhone hakkında değil. iPhone sınırları aştı, duvarları yıktı.Oczywiście, nie chodzi tylko o iPhone'a. iPhone wytyczył kierunek, za nim poszli wszyscy.
Tabi ki, bu sadece iPhone hakkında değil. iPhone sınırları aştı, duvarları yıktı.Por supuesto, no sólo es acerca del iPhone. El iPhone rompió el dique, la pared.
Tabi ki, bu sadece iPhone hakkında değil. iPhone sınırları aştı, duvarları yıktı.Tất nhiên, không chỉ về iPhone iPhone đã vượt qua rất nhiều rào cản