Ana içeriğe geç
Sözlük

duvara ile cümle

duvara kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu duvardan yuvarlanıyorlar ve sonunda duvara yapışıyorlar.They roll along this wall and eventually-- so they kind of stick to the wall.
Duvara iyice yapışıyorlar ve sonra son olarak kılcal duvarlarındaki bu boşluklarda sıkışıyorlar.They adhere to the wall, and then eventually they squeeze through these gaps in the capillary wall.
O nuzzling ağzını oturuyordu yanıp sönen sopa, duvara.He was sitting with his mouth nuzzling the stick, blinking at the wall.
Ben üç dört farklı duvara baktım.[ANATSUl] I came in to look at about three or four different walls
Aynı zamanda tahtadan bir duvara tırmanıyormuş gibi hissediyorsunuz.You feel like you're climbing a wall of wood.
Duvara mühendis olduğunuzu gösteren bir kağıt parçası asmanıza gerek yoktur.You don't need a paper to hang on the wall to show that you are an engineer.
Sarı duvara ve zemine dayalı bir merdivenim var. - -And then leaning against that yellow wall and the ground, I have a ladder.
Burası duvar, burası zemin, bu da duvara dayalı merdiven. -This is the wall, this is the ground, that's a ladder leaning against the wall.
Masanın üstüne, domatese ve arkadaki duvara yayılan dalgaları görebilirsiniz.You can watch the ripples, again, washing over the table, the tomato and the wall in the back.
Pek çok insan mumu duvara raptiye ile tutturmaya çalışır.Many people begin trying to thumbtack the candle to the wall.
Tamam mı? Mumu duvara masaya damlatmayacak şekilde yerleştir.Attach the candle to the wall so the wax doesn't drip onto the table.
Bu 106 ekran bir plazma televizyonu çivi kullanmadan duvara sabitlemek için yeterlidir.That's enough to stick six 42-inch plasma TV's to your wall, no nails.
Hepsi arkamda oldu. 5 metre kadar mesafedeki bütün duvara sıçradıI had it all in my back and I was about 15 feet away.
İçeri girmek için duvara delik açtılar.They made a hole in the wall[br]to get in.
Stüdyomdaki duvara astığım bir şey söyledi.He said something that I've posted on the wall of my studio.
Bu duvara yazılandan bazılarını paylaşmak istiyorum.And I'd like to share a few things that people wrote on this wall.
Hizkiya yüzünü duvara dönüp RABbe yalvardı:Then he turned his face to the wall, and prayed to Yahweh, saying,
Orada, yıkılmayı bekleyen bir duvara rastladılar; genç adam tuttu onu onardı.There they found a wall that was crumbling, which he repaired.
Onlar sanki duvara dayanmış kütükler gibidir.Yet they are like the wooden panelling of a wall.
Gerçekte ise onlar, âdeta duvara dayatılan, ruhsuz kütüklere benzerler.Yet they are like the wooden panelling of a wall.
Gelelim duvara: O duvar şehirdeki iki yetim çocuğa aitti.And as for the wall, it belonged to two orphaned boys in the town.
Onlar sanki duvara dayanmış kütükler gibidir. Her gürültüyü kendi aleyhlerine sanırlar.[They are] as if they were pieces of wood propped up - they think that every shout is against them.
Yoldan geçenler, duvarın 9 Kasım'daki sembolik yıkılışından önce duvara grafitiler yazabilecekler.Passers-by can paint graffiti on the wall before its symbolic destruction on Monday (November 9th).
SETimes'a konuşan Klara, ""Hücrede, duvara çiviyle kazınmış bir cümle vardı."There was a sentence written in the cell, carved in the wall with a nail.
Çerenkov ışıması duvara halka şeklinde yansıtılarak PMTler tarafından kaydedilir.The Cherenkov light is projected as a ring on the wall of the detector and recorded by the PMTs.
Bu eşyaların hepsi duvara, çocuğun yatağının üstüne asılırdı.All of these items were hung on the wall, over the boy's bed.
Ventriküller atriyuma kıyasla daha kalın bir duvara sahiptir ve daha yüksek kan basıncı üretirler.Ventricles have thicker walls than atria and generate higher blood pressures.
Sonra çocuğu tüm bacağından aldı ve ölene kadar duvara vurdu.Then he took the child by its whole-leg, and banged it on the wall until it was dead.
Dairesel veya dikdörtgen olabilen bu yapılar en fazla üç çevreleyici duvara sahiptiler.They may be circular or rectangular and have up to three encircling walls.
Duvara yaslandığında bile kapının açılmasına izin verir.Allows the door to open even when against a wall.
Zeminin duvara uyguladığı basınca aktif basınç denir.The pressure exerted by soil against the wall is referred to as active pressure.
Frontenis'te, çiftten bir oyuncu raketle topa ön duvara doğru vurur.In frontenis, one player of the pair hits the ball with the racquet toward the front wall.
Bazı satırların üst ön köşesinde duvara asmak için küçük bir delik bulunur.Some cleavers have a small hole, at the top front corner, for hanging them on a wall.
1938'de Tibet'teki Gyantse'de özel bir duvara asılı büyük bir thangka.A large thangka hung on a special wall at Gyantse in Tibet in 1938
Tom takvimi masasının arkasındaki duvara astı.Tom hängte den Kalender an die Wand hinter seinem Schreibtisch.
Tam Wolverine onu reddederken Phoenix açığa çıkar ve onu karşı duvara fırlatır.Als Wolverine diese zurückweist, da sie nicht sie selbst sei, schleudert Phoenix ihn an die Wand und entkommt.
Büyük Galeri’nin başlangıcında, sağda duvara oyulmuş, günümüzde kapalı halde bulunan bir boşluk bulunur.Oben links war eine Gnadenstuhl-Statue, die heute fehlt.
Hamak, evde, karşılıklı iki duvara asılabilir.Der Palasbau wird in seinem Innern durch eine Mauer in zwei Wohnteile geteilt.
İşte duvara yapışan bu çamur onun attığı çamurdur.Les dessins sur le mur, c’était lui.
Güreşi bırakan pehlivan, zembilini duvara asmasından belli olur.Des panneaux accrochés au mur montrent comment il est devenu sourd.
Ekran ayrıca bir duvara monte edilebilir veya bir standa konfigüre edilebilir.L'écran peut également être monté sur un mur ou sur son support/pied.
Oda girişinin sağında duvara monte edilmiş genişçe bir veya iki tahta (tabaklık) vardı.Attelage à deux, ou en paire (deux chevaux) attachés de part et d'autre du timon.
Hamak, evde, karşılıklı iki duvara asılabilir.Elles sont accessibles par deux rampes parallèles à la muraille.
Hiç dinlemiyorsun. Sana laf anlatmak duvara konuşmak gibi.¡Nunca escuchas, hablar contigo es como hablar con la pared!
Swift duvara yaslanıp ağlar.Mientras el vídeo comienza, Swift está contra una pared y llora.
İç duvara yazılar yazılarak bu yapı vandalizme uğramıştır.Escribir en los muros es sin duda una actividad ancestral.
Pompei kentindeki buluntularda da duvara kazınmış benzer ilanlara rastlanmıştır.Dall'impasto si ricavano poi degli gnocchi (come se fossero quelli con patate).
Swift duvara yaslanıp ağlar.Liza urla e sviene sul pavimento.
Hamak, evde, karşılıklı iki duvara asılabilir.Si appendono alle pareti separati l'uno dall'altro.
Ben duvara karşı bir merdiven koydum.Я приставил лестницу к стене.
Duvara yanına bir merdiven koy.Приставь лестницу к стене.
O duvara karşı bir merdiven koydu.Он приставил лестницу к стене.
Tom Mary'yi duvara doğru itti.Том толкнул Мэри к стене.
Sanki duvara konuşuyorum.Я будто со стеной разговариваю.
Masayı duvara itmeme yardım et.Помоги мне придвинуть стол к стене.
Mark çocukken bulabildiği her yere - masaya, duvara resim çizerdi.Ещё мальчиком Антокольский рисовал везде, где только мог, — на столе, на стенах...
Bir gece, bilinçli olarak arabasıyla duvara çarpar ve kıl payı hayatta kalır.Однажды ночью он врезался на своём автомобиле в стену и чудом остался жив.
Swift duvara yaslanıp ağlar.Барбара спотыкается и ударяется о стену.
Duvara yakın kıyılarda oturma ve yatma sekileri yapılır.Параллельно подходит к стенам и позирует на кровати.
"2. bölüm duvara tosladı".«Однажды дрались стенка на стенку».
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod