Peki neden seyirciyle performans arasındaki duvarı yıkmıyor ve bunu dev bir partiye dönüştürmüyor?Dar cum să arăți la cineva aerul dacă acesta este invizibil?
Havanlarla yıkılan duvarları yerle bir oldu.Chiliile înșirate pe lângă ziduri au dispărut.
Musalla taşı kıble duvarına yakındır.Raza cade direct pe maleola laterală.
Hamak, evde, karşılıklı iki duvara asılabilir.Capacul se montează pe peretele din față al corpului cu două balamale.
Bir gece, bilinçli olarak arabasıyla duvara çarpar ve kıl payı hayatta kalır.Pe jumătate intenționat, într-o noapte, a intrat cu mașina sa într-un zid.
Sarayın duvar ve tavan süslemeleri İtalyan ve Fransız sanatçılar tarafından yapılmıştır.Palatul Troja îmbină influențe arhitectonice franceze și italiene.
İki yan duvarda da pencereler açılmıştır.Pe lângă acestea, aici se mai află și alte două ferestre în pereții laterali.
Tüm kompleks savunma duvarlarıyla çevrilidir.Biserica este înconjurată de ziduri de apărare.
Odanın tabanı temizlenirdi ve duvarları tertemiz yıkanırdı.Podeaua camerei de gazare era curățată, iar zidurile spoite.
Girişten soldaki duvardan bir kapıyla sol tarafta bir odaya geçilir.Se ajunge acolo traversând pe peretele din stânga.
Duvarlar beyaz renkli bir sıva ile kaplanmıştır.Pereții au fost văruiți în culoarea albă.
Ahşap kırma çatılı bu cami kesmetaştan duvarlıdır.Acest perete impozant acoperă aici jumătate din bolta cerului.
Cephe duvarları oldukça yüksek tutulmuştur.La etaj pereții sunt mai subțiri.
Damar duvarlarının çökmesine ve hemoroidin pörsümesine yol açar.Acest lucru duce la colabarea pereților venei și hemoroizii se atrofiază.
XVI ve XV yüzyıla ait duvar resimleri hala muhafaza edilmiştir.Multe lăcașuri de cult din secolele al XIV-lea și al XV-lea ajunse în paragină au fost restaurate.
Tom duvarın üzerine bir poster sapladı.Tom a pus un poster pe perete.
Duvarları kaplamak için eski gazetelere ihtiyacım var.Am nevoie de ziare vechi pentru a acoperi pereții.
Metanojenlerin bir grubu haricinde arkelerde peptidoglikan duvar yoktur.A metanogén csoport kivételével az archeák sejtfalában nincs peptidoglikán.
Çarpıcı bir örneği Kafe duvarı yanılsamasıdır.Egy feltűnő példa a kávéház-fal illúzió.
Duvarlara tırmanabilirler.Képes csúszni a falakon.
Bu dağın güney yüzü Moğolistan'ın en geniş granit duvarıdır.A hegy déli oldala a legnagyobb gránitfal Mongóliában.
Cheng ise duvarlarla çevrilmiş şehir anlamına gelmektedir.A Csong (Cheng) fallal övezett várost jelent.
Yerleşim alanında, dış ve iç duvarla çevrilmiş; ana girişi batıda olan dört giriş vardır.A külső és a belső falak közt négy bejárata volt, a főbejárat nyugatra feküdt.
Dört duvardan ibarettir.Négy fal között.
Şehir duvarının kalıntıları.A városfal maradványai.
Berlin Duvarı'nın yıkılmaya başlanması.A berlini fal ledöntése.
Şehirlerin dış duvarların taşdan yapılmıştır.A városok falai kőből épültek.
Çıkıp duvarın üzerine oturmuştur.Begyorsul és nekimegy a falnak.
Bugün bu görkemli manastırdan sadece bir iki duvar kalmış.Ma már csak pár romos fal maradt a kolostorból.
Bir duvarı ise yıkılmıştır.Egy falat kezd építeni.
Köyün çevresine büyük bir duvar inşa ederler.A súlyos vereség hírére a város körül falat építenek.
Guiscard, ordusunu yarımadaya getirip, şehir duvarlarının yanına kamp kurdu.Guiscard a félszigetre vonult, és tábort ütött a város falai előtt.
Duvarların taban genişliği 8,62 metre olup, üst kısımlara doğru incelerek 6,66 metreye düşer.A falak vastagsága az alapnál 8,62 méter, tetejükön 6,62 méter.
Duvarlar, kırmızı, siyah ve beyaz geometrik, antropomorfik ve zoomorfik desenlerle boyanmıştır.A falakat piros, fekete és fehér színű geometrikus ábrákkal, ember- és állatalakokkal díszítették.
(Dünyada ses duvarını aşan ilk uçaktır.)(Ez volt a világon az első héjszerkezetű légi jármű.)
Kent duvarları içinde yaşayan nüfus olasılıkla bin kişi civarındaydı.A város falain belül élő nemesség száma körülbelül ezer lehetett.
Toplar, söz konusu dönemdeki güçlü kale duvarlarına karşı etkisiz kalmaktaydı.Ezek azonban rendre eredménytelenek voltak az erős falak ellen.
Duvarların önünde de çit veya hendek olabilir.Borsókövek és heliktitek is találhatók a falakon.
Hacılar’a benzer dikdörtgen planlı evlerin duvarları geometrik motifli resimlerle bezelidir.Az épületek a hacilariakhoz hasonlóak, rajtuk geometrikus mintázatú képekkel.
1990 yılında Berlin Duvarı yıkılıp batı ve doğu Berlin birleşmiştir.1990-ben Kelet-Berlin egyesült Nyugat-Berlinnel.
Yan ve arka duvarlar top duvardayken sadece bir kere kullanılabilir.Az oldalsó és a hátsó falak is használhatóak a labda főfalra való visszajuttatására.
20. yüzyılda duvar resimleri restore edilmiştir.A XVII. században kijavítják a falakat.
Duvardan bahçeye atlar.A kertet fal keríti.
Goodbye Cruel World ile de artık duvar örülmüş, Pink Floyd izolasyon süreci tamamlanmıştır.Goodbye Cruel World: Pink mentális fala felépül, teljesen elszigetelődik a külvilágtól.
Sistem, Berlin Duvarı'nın yıkılmasıyla Alman yeniden birleşmesi sonrası tamamiyle tekrar kullanıma açıldı.A kormány eleinte ódzkodott a berlini fal leomlása után Németország újraegyesítése miatt.
Binalar da duvar resimleri ile dekore edilmişti.A falakat feltételezhetően festményekkel is díszítették.
Çevre duvarlarının kalıntıları ve bir de kulesi günümüze ulaşabilmiştir.A vár falai és tornyai részben ma is állnak.
Lenin'in anıtmezarının yakınındaki öbür mezarlar da Kremlin duvarı boyunca uzanır.A temető a Kreml falánál ma a Lenin-mauzóleum mögött található.
(Le Marais zamanında şehir duvarlarının dışında kalıyordu.)(A városon kívül a securist továbbra is fascesbe tűzték.)
İki yıl önceki duvar inşa edildi ve orijinali gibi boyandı.Boltozatosan kialakított mennyezetét eredetileg vakolták és festették.
Yolcular şaşırmış bir şekilde duvarlara tıklar ve aynısını dışarıdaki de yapar.A zsindelyeket bádoggal fedték le, és a falakat kívül-belül bevakolták.
Ortasında etrafı yüksek duvarlarla çevrili bir avlu bahçe bulunur.Körülötte magas fallal kerített kert található.
Bu kararla, Batı Şeria duvarını inşa etmeye başladı.Ő kezdte el a külső vár építését.
1864'ten itibaren kale duvarları tamamen söküldü.1861-ben lebontották a várost körülvevő falakat.
Uçar ve duvarlardan atlar.A kerítésekre és ereszekre futtatják fel.
Şirket 2007 yılında ilk güvenlik duvarını üretmiş ve bilişim güvenliği pazarına sunmuştur.2007-ben írta alá első profi szerződését, majd a klub tartalékcsapatához került.
Ayrıca dört duvarda sivri kemerli nişler yer alır.Egyébként mind a négy falban bemélyítések találhatók.
İki yan duvarda da pencereler açılmıştır.Mindkét oldalon le lehetett engedni az ablakokat.
Mycoplasma sınıfı hücre duvarı olmayan çok küçük bir bakteridir.Az Acholeplasma a Mollicutes osztályba tartozó sejtfal nélküli baktériumok egy nemzetsége.
Duvarlar, yanmış tabanlarla bağlantılıdır.A falakat ágyúlőrésekkel tagolták.