Fakat orada duruyorlar.Ma si fermano qui.
Fakat orada duruyorlar.Men de stopper der.
Fakat orada duruyorlar.Nhưng chỉ đến thế thôi.
Fakat orada duruyorlar.Pero nada más.
Fakat orada duruyorlar.Αλλά σταματούν εκεί.
Fakat orada duruyorlar.Але на цьому все закінчується.
Fakat orada duruyorlar.Но дальше дело не заходит.
Fakat orada duruyorlar.Но спират дотам.
Fakat orada duruyorlar.אבל בזה זה מסתיים.
Fakat orada duruyorlar.و لكنهم يتوقفون عند هذا الحد.
Fakat orada duruyorlar.不安にかられませんか?
Garip bir görüntüydü: Bu kadınlar zehirli gazlar yayan devasa bacaların önünde duruyorlardı.C'était une étrange image : ces femmes debout devant ces énormes cheminées qui émettaient des gaz toxiques.
Garip bir görüntüydü: Bu kadınlar zehirli gazlar yayan devasa bacaların önünde duruyorlardı.Dziwny widok: te kobiety przed ogromnymi kominami, z których leciał trujący dym.
Garip bir görüntüydü: Bu kadınlar zehirli gazlar yayan devasa bacaların önünde duruyorlardı.Era una imagen extraña: unas mujeres paradas frente a estas enormes chimeneas que emitían gas venenoso.
Garip bir görüntüydü: Bu kadınlar zehirli gazlar yayan devasa bacaların önünde duruyorlardı.Era una strana immagine queste donne, di fronte a queste enormi ciminiere che emettevano gas avvelenati.
Garip bir görüntüydü: Bu kadınlar zehirli gazlar yayan devasa bacaların önünde duruyorlardı.Era un tablou straniu: niște femei în fața acestor ruguri fumegânde ce emiteau un gaz toxic.
Garip bir görüntüydü: Bu kadınlar zehirli gazlar yayan devasa bacaların önünde duruyorlardı.Странная картина: женщины стояли перед огромными дымовыми трубами, испускающими ядовитый газ.
Hala duruyorlar.Ce li ha ancora.
Hala duruyorlar.Elle les a encore.
Hala duruyorlar.En realidad todavía los conserva.
Hala duruyorlar.아직도 저 퍼비들을 갖고 있죠.
Hala duruyorlar.Sie hat sie immer noch.
Hala duruyorlar.Și încă îi mai are.
Hala duruyorlar.Wciąż je ma.
Hala duruyorlar.И они до сих пор у неё есть.
Hala duruyorlar.Тя все още го има.
Hala duruyorlar.ולמעשה עדיין יש לה אותם.
Hala duruyorlar.و لا زالت تمتلكهن
Hala duruyorlar.私はプチリタイアをして 平和に暮らしています
Hareketsiz duruyorlar.Elles sont immobiles.
Hareketsiz duruyorlar.Estão imóveis.
Hareketsiz duruyorlar.Inmóviles.
Hareketsiz duruyorlar.Mozdulni nem tudnak.
Hareketsiz duruyorlar.Sie sind unbeweglich.
Hareketsiz duruyorlar.Ze bewegen niet.
Hareketsiz duruyorlar.Και είναι ακίνητες.
Hareketsiz duruyorlar.Вони нерухомі.
Hastaların yemeklerinin nesi var? Şikayet edip duruyorlar.Và có chuyện gì xảy ra với bữa ăn của các bệnh nhân vậy? họ đã than phiền với tôi đó
İnsanlar, elit sanat ve eleştiriden uzak duruyorlar.As pessoas estão a distanciar-se da elite e da crítica de arte.
İnsanlar, elit sanat ve eleştiriden uzak duruyorlar.Az emberek pedig eltávolodnak az elit művészettől és kritikától.
İnsanlar, elit sanat ve eleştiriden uzak duruyorlar.Die Menschen lassen die Finger von Hochkultur und Kritikerwesen.
İnsanlar, elit sanat ve eleştiriden uzak duruyorlar.사람들은 엘리트 예술과 비평을 피하고 있습니다.
İnsanlar, elit sanat ve eleştiriden uzak duruyorlar.Le persone stanno lontane dalle arti d'élite e dalla critica.
İnsanlar, elit sanat ve eleştiriden uzak duruyorlar.Le public s'éloigne de l'art des élites et de la critique.
İnsanlar, elit sanat ve eleştiriden uzak duruyorlar.Ľudia sa však odvracajú od elitného umenia a kritiky.
İnsanlar, elit sanat ve eleştiriden uzak duruyorlar.Ludzie stronią od sztuki wysokiej i krytyki.
İnsanlar, elit sanat ve eleştiriden uzak duruyorlar.Mensen blijven weg van elitekunst en kunstkritiek.
İnsanlar, elit sanat ve eleştiriden uzak duruyorlar.Mọi người đang tránh xa và phê bình nghệ thuật đỉnh cao.
İnsanlar, elit sanat ve eleştiriden uzak duruyorlar.Oamenii se feresc de arta şi critica elitiste.
İnsanlar, elit sanat ve eleştiriden uzak duruyorlar.Y la gente se mantiene alejada de la crítica y el arte de élite.
İnsanlar, elit sanat ve eleştiriden uzak duruyorlar.Οι άνθρωποι κρατούν απόσταση από την ελίτ τέχνη και την κριτική.
İnsanlar, elit sanat ve eleştiriden uzak duruyorlar.Люди сторонятся элитарного искусства и критики.
İnsanlar, elit sanat ve eleştiriden uzak duruyorlar.Хора стоят далеч от елитното изкуство и критика.
İnsanlar, elit sanat ve eleştiriden uzak duruyorlar.אנשים נרתעים מאמנות העילית ומהביקורת.
İnsanlar, elit sanat ve eleştiriden uzak duruyorlar.الناس تبتعد عن الفن الراقي والنقد.
İnsanlar, elit sanat ve eleştiriden uzak duruyorlar.謎ですね なぜなのでしょう?
Kafana vurup duruyorlar. Medya sana neye inanacağını, neyi düşüneceğini ve neyi satın alacağını söylüyor...Isi pierd vremea prin mall-uri fiindca nu au unde merge.
Kafana vurup duruyorlar. Medya sana neye inanacağını, neyi düşüneceğini ve neyi satın alacağını söylüyor...Tutto il giorno a martellarti con i media che ti dicono a cosa credere,cosa pensare, e cosa comprare.
Kendi alanlarında, okyanusta durmadan yüzüp duruyorlar.Ei zboară prin spaţiul lor, spaţiul oceanic.
Kendi alanlarında, okyanusta durmadan yüzüp duruyorlar.Ils volent à travers leur espace, l'espace de l'océan.