Ana içeriğe geç
Sözlük

duruyorlar ile cümle

duruyorlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Kendi alanlarında, okyanusta durmadan yüzüp duruyorlar.참다랑어는 바다 속 공간을 유영합니다
Kendi alanlarında, okyanusta durmadan yüzüp duruyorlar.Mintha repülnének az óceán mélyén.
Kendi alanlarında, okyanusta durmadan yüzüp duruyorlar.Nuotano nel loro spazio di oceano.
Kendi alanlarında, okyanusta durmadan yüzüp duruyorlar.Przemieszczają się po przestrzeni oceanów.
Kendi alanlarında, okyanusta durmadan yüzüp duruyorlar.Sie fliegen durch ihr All, das All des Ozeans.
Kendi alanlarında, okyanusta durmadan yüzüp duruyorlar.Vuelan por su espacio, el espacio marino.
Kendi alanlarında, okyanusta durmadan yüzüp duruyorlar.Ze vliegen door hun ruimte, de oceanen.
Kendi alanlarında, okyanusta durmadan yüzüp duruyorlar.Они неутомимо движутся в пространстве океана.
Kendi alanlarında, okyanusta durmadan yüzüp duruyorlar.Те летят в тяхното пространство - океанът.
Kendi alanlarında, okyanusta durmadan yüzüp duruyorlar.הם עפים דרך החלל שלהם, חלל האוקיינוס.
Kendi alanlarında, okyanusta durmadan yüzüp duruyorlar.أنهم يطيرون خلال فضائهم ، فضاء المحيط.
Kendi alanlarında, okyanusta durmadan yüzüp duruyorlar.私たちはこの魚を間近で見て
Kromotin şeklinde duruyorlar.풀어진 염색질(chromatin)의 상태로 있는 것입니다
Kromotin şeklinde duruyorlar.DNA występuje interfazie w postaci chromatyny.
Kromotin şeklinde duruyorlar.Es gibt sie eher in einem Chromatin Zustand.
Kromotin şeklinde duruyorlar.Jsou ve formě chromatinu.
Kromotin şeklinde duruyorlar.Mereka berada dalam kondisi kromatin.
Kromotin şeklinde duruyorlar.Si presentano in stato di cromatina.
Kromotin şeklinde duruyorlar.Те съществуват като хроматин.
Kromotin şeklinde duruyorlar.描くとしたら
Limandalar, suyun kenarında duruyorlar.Postavy stojí v blízkosti přístavu. V blízkosti nebo na okraji břehu.
Limandalar, suyun kenarında duruyorlar.(Ж1) Женщины стоят возле пристани, (Ж2) Да, или у кромки моря.
Limandalar, suyun kenarında duruyorlar.Намират се точно до някакво пристанище. Или някъде на брега на морето.
Ne kadar zamandır, hangi pozisyonlarda duruyorlar?Cât timp au stat în ce poziţie?
Ne kadar zamandır, hangi pozisyonlarda duruyorlar?¿Cuánto tiempo llevan allí, en qué posiciones?
Ne kadar zamandır, hangi pozisyonlarda duruyorlar?Depuis combien de temps sont-elles debout, dans quelle position ?
Ne kadar zamandır, hangi pozisyonlarda duruyorlar?Hoe lang hebben ze in welke positie gestaan?
Ne kadar zamandır, hangi pozisyonlarda duruyorlar?Jak długo stały w tych pozycjach?
Ne kadar zamandır, hangi pozisyonlarda duruyorlar?대체 얼마 동안이나 어떤 자세로 서있었을까?
Ne kadar zamandır, hangi pozisyonlarda duruyorlar?Per quanto tempo sono state in quella posizione?
Ne kadar zamandır, hangi pozisyonlarda duruyorlar?Wie lange haben sie in welcher Position gestanden?
Ne kadar zamandır, hangi pozisyonlarda duruyorlar?Как долго и в каких позициях они стоят?
Ne kadar zamandır, hangi pozisyonlarda duruyorlar?Колко време са там и в каква позиция?
Ne kadar zamandır, hangi pozisyonlarda duruyorlar?כמה זמן הם עמדו ובאיזה כיוון?
Ne kadar zamandır, hangi pozisyonlarda duruyorlar?لكم من الزمان كانت واقفة و بأي وضعية؟
Ne kadar zamandır, hangi pozisyonlarda duruyorlar?おそらく 間接的には
O kadar insanı sığdırmak için, bu istasyonu devamlı büyütüp duruyorlar.Egyre nagyobb helyre van szükség az elszállásolásukhoz.
O kadar insanı sığdırmak için, bu istasyonu devamlı büyütüp duruyorlar.Ja. Sie müssen immer grössere Räume machen, um sie zu beherbergen.
O kadar insanı sığdırmak için, bu istasyonu devamlı büyütüp duruyorlar.Ja. Ze ondervindt te maken groter en groter plaatsen naar het huis van hen.
O kadar insanı sığdırmak için, bu istasyonu devamlı büyütüp duruyorlar.Si, tendremos que hacer lugares más y más grandes para acogerlos,
O kadar insanı sığdırmak için, bu istasyonu devamlı büyütüp duruyorlar.Și trebuie să dețină un spațiu din ce în ce mai mare în care să le adăpostească
O kadar insanı sığdırmak için, bu istasyonu devamlı büyütüp duruyorlar.Αναγκάζονται να κάνουν μεγαλύτερο και μεγαλύτερο χώρο να τους χωρέσουν.
O kadar mı garip duruyorlar?Est-ce que c'est si extraordinaire?
O kadar mı garip duruyorlar?Kaj tako gledaš?
O kadar mı garip duruyorlar?São tão incomuns assim?
O kadar mı garip duruyorlar?¿Son poco comunes?
O kadar mı garip duruyorlar?Ti sembrano cosė strane queste?
O kadar mı garip duruyorlar?Ţi se par atât de neobişnuite?
O kadar mı garip duruyorlar?Zijn deze zo ongewoon?
O kadar mı garip duruyorlar?Σου είναι τόσο άγνωστα;
O kadar mı garip duruyorlar?Неужели это так необычно?
O kadar mı garip duruyorlar?هل هذه الأشياء غريبة عليك ؟
Öküzler son derece güçlü ve güzeller, ezeli ve ebedi gibi duruyorlar.A ta zvířata jsou tak silná a tak překrásná a svým způsobem věčná.
Öküzler son derece güçlü ve güzeller, ezeli ve ebedi gibi duruyorlar.І ці воли такі могутні і красиві, в певному розумінні, навіть вічні.
Oldukça uzakta duruyorlar, binden daha azdan onlarca bin hayvana çoğalan bu diğer şeylerden dolayı.Chúng sống ở rất xa vì nhiều loài khác đã gia tăng số lượng từ ít hơn 1 ngàn đến 10 000 cá thể.
Oldukça uzakta duruyorlar, binden daha azdan onlarca bin hayvana çoğalan bu diğer şeylerden dolayı.마을 근처로 올 이유가 없어요. 천 마리도 안되던 동물들이 수 만마리로 늘어 났으니까요.
Oldukça uzakta duruyorlar, binden daha azdan onlarca bin hayvana çoğalan bu diğer şeylerden dolayı.Trzymają się bardzo daleko, bo inne zwierzęta też się mnożą. Z prawie tysiąca do dziesiątek tysięcy.
Oldukça uzakta duruyorlar, binden daha azdan onlarca bin hayvana çoğalan bu diğer şeylerden dolayı.Стоят много надалеч, защото тези други животни са се умножили от под хиляда до десетки хиляди.
Oldukça uzakta duruyorlar, binden daha azdan onlarca bin hayvana çoğalan bu diğer şeylerden dolayı.מכיוון שהציד הטבעי שלהם התרבה, כמו זברות, יעלים ואחרים. הם נשארים רחוק מאד
Oldukça uzakta duruyorlar, binden daha azdan onlarca bin hayvana çoğalan bu diğer şeylerden dolayı.إنهم يبقون بعيداً جداً لأن بقية الحيوانات قد تضاعفت من أقل من ألف إلى عشرات الألوف من الحيوانات.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod