Ana içeriğe geç
Sözlük

duruyorlar ile cümle

duruyorlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Biz şeytanları o kâfirler üzerine musallat ettik. Onları (günaha) kışkırtıp duruyorlar.Do you not see that We have set the devils against the infidels to rouse and instigate them?
Ki onlar, daldıkları bir batak (bâtıl)da oynayıp duruyorlar.Who, ignoring the Reality, engage in pleasantries.
Ahirete iman etmeyenler meleklere dişilerin adlarını takıp duruyorlarThose who do not believe in the Hereafter give the angels names of females.
“Ona bizim ısrarla istediğimiz bambaşka bir mûcize indirilse ya!” deyip duruyorlar.They say: "How is it no miracle was sent down to him from his Lord?"
Haberiniz olsun meleklerimiz bütün o kötü düşüncelerinizi kaydedip duruyorlar.”Say: "God is swifter at contriving," for Our angels record everything you plan.
Görmüyor musun ki Biz kâfirlere şeytanları musallat ediyoruz, onları oynatıp duruyorlar.Do you not see that We have set the devils against the infidels to rouse and instigate them?
Yoksa gayb kitabı yanlarında da, onlar oradan mı yazıp duruyorlar?Or do they have knowledge of the unknown which they copy down?
Onlar birbirine neyi sorup duruyorlar?OF WHAT ARE they asking one another?
İnkarcıların üzerlerine şeytanları yolladığımızı görmez misin? Onları kışkırtıp duruyorlar.Do you not see that We have set the devils against the infidels to rouse and instigate them?
Neyi birbirlerine sorup duruyorlar?OF WHAT ARE they asking one another?
Onlar sizi gözetleyip-duruyorlar.Those who wait about you.
Sizi gözetleyip duruyorlar.Those who wait about you.
Haberiniz olsun ki elçilerimiz yaptığınız hileleri yazıp duruyorlar".Verily Our mesengers write down that which ye plot.
Onlar Allah hakkında mücadele edip duruyorlar. Oysa Allah'ın çarpması pek çetindir.And they dispute concerning Allah, and He is strong in prowess.
Biz ona hayat verdik ve ondan taneler çıkardık da ondan yiyip duruyorlar.We quicken it and therecut We bring forth grain, so that thereof they eat.
Gayba taş atıp duruyorlardı o uzak yerden.They aim at the unseen from afar off.
Ömrüne yemin olsun ki gerçekten onlar, sarhoşlukları içinde bocalayıp duruyorlardı.In their drunkenness they were truly blind.
İnsanlar bugün hayatlarını kaybedenlere adak sunmak için hala orada duruyorlar. [1]People still stop by there today to give offerings for all who lost their lives.[1]
Pahalı reklamlardan da uzak duruyorlardı.Geringe Miete für teure Werbung.
On binlerce on binler hemen önünde ayakta duruyorlardı.Zehntausend Schritt (Pas carrés) waren das Maß.
Oluşan iktidar boşluğunda hükümdarlar, birbirleri üzerindeki hâkimiyeti elde etmek için çarpışıp duruyorlardı.Bien qu’elles aient été infidèles, elles furent dévouées l’une à l’autre pour le restant de leurs jours.
Pahalı reklamlardan da uzak duruyorlardı.Но это — издания заведомо дорогие.
Oluşan iktidar boşluğunda hükümdarlar, birbirleri üzerindeki hâkimiyeti elde etmek için çarpışıp duruyorlardı.それは王の対抗者の一人をそしる争いに巻き困ることを恐れてのことであった。
On binlerce on binler hemen önünde ayakta duruyorlardı.いるはずのない上杉勢1万3000が彼らの眼前に展開していたのである。
Pahalı reklamlardan da uzak duruyorlardı.하지만 다소 비싼 티켓값으로 눈총을 사기도 하였다.
Bana doğru gelen kedi ve köpekler görüyorum. Belli bir noktaya geliyor ve duruyorlar.Koty i psy zbliżały się do mnie i zatrzymywały w pewnej odległości.
Bana doğru gelen kedi ve köpekler görüyorum. Belli bir noktaya geliyor ve duruyorlar.Ze komen op een bepaald punt en stoppen dan.
Bana, ‹‹Hani, RABbin sözü nerede? Haydi, gelsin yerine bakalım›› deyip duruyorlar.Aj, oni říkají mi: Kdež jest to, což předpovídal Hospodin? Nechť již přijde.
Bana, ‹‹Hani, RABbin sözü nerede? Haydi, gelsin yerine bakalım›› deyip duruyorlar.Ecco, essi mi dicono: «Dov'è la parola del Signore? Si compia finalmente!»
Bana, ‹‹Hani, RABbin sözü nerede? Haydi, gelsin yerine bakalım›› deyip duruyorlar.Eis que eles me dizem: Onde está a palavra do Senhor? venha agora.
Bana, ‹‹Hani, RABbin sözü nerede? Haydi, gelsin yerine bakalım›› deyip duruyorlar.Glej, oni mi pravijo: Kje je beseda GOSPODOVA? Pride naj skoraj!
Bana, ‹‹Hani, RABbin sözü nerede? Haydi, gelsin yerine bakalım›› deyip duruyorlar.He aquí que ellos me dicen: "¿Dónde está la palabra de Jehovah? ­A ver, pues, que se cumpla!
Bana, ‹‹Hani, RABbin sözü nerede? Haydi, gelsin yerine bakalım›› deyip duruyorlar.Hľa, oni mi hovoria: Kdeže je to slovo Hospodinovo? Nože nech prijde!
Bana, ‹‹Hani, RABbin sözü nerede? Haydi, gelsin yerine bakalım›› deyip duruyorlar.Iată, ei îmi zic: ,,Unde este Cuvîntul Domnului? Să se împlinească dar!``
Bana, ‹‹Hani, RABbin sözü nerede? Haydi, gelsin yerine bakalım›› deyip duruyorlar.Ímé, õk azt mondják nékem: Hol van az Úr szózata? Most jõjjön el!
Bana, ‹‹Hani, RABbin sözü nerede? Haydi, gelsin yerine bakalım›› deyip duruyorlar.Katso, he sanovat minulle: "Missä on Herran sana? Toteutukoon se!"
Bana, ‹‹Hani, RABbin sözü nerede? Haydi, gelsin yerine bakalım›› deyip duruyorlar.그들이 내게 이르기를 여호와의 말씀이 어디 있느뇨 이제 임하게 할지어다 하나이다
Bana, ‹‹Hani, RABbin sözü nerede? Haydi, gelsin yerine bakalım›› deyip duruyorlar.Nầy là lời người ta bảo tôi: Lời phán của Ðức Giê-hô-va ở đâu? Rày hãy ứng nghiệm!
Bana, ‹‹Hani, RABbin sözü nerede? Haydi, gelsin yerine bakalım›› deyip duruyorlar.Nầy là lời người_ta bảo tôi : Lời phán của Ðức_Giê - hô-va ở đâu ? Rày hãy ứng_nghiệm !
Bana, ‹‹Hani, RABbin sözü nerede? Haydi, gelsin yerine bakalım›› deyip duruyorlar.Orang berkata kepadaku, "Di mana semua ancaman TUHAN itu? Biarlah sekarang dilaksanakan!
Bana, ‹‹Hani, RABbin sözü nerede? Haydi, gelsin yerine bakalım›› deyip duruyorlar.Oto oni do mnie mówią: Gdzież jest to słowo Pańskie? Niechże już przyjdzie;
Bana, ‹‹Hani, RABbin sözü nerede? Haydi, gelsin yerine bakalım›› deyip duruyorlar.Se, de andre siger til mig: "Hvor er HERRENs Ord? Lad det konmme!"
Bana, ‹‹Hani, RABbin sözü nerede? Haydi, gelsin yerine bakalım›› deyip duruyorlar.Se, de sier til mig: Hvor blir det av Herrens ord? La det komme!
Bana, ‹‹Hani, RABbin sözü nerede? Haydi, gelsin yerine bakalım›› deyip duruyorlar.Se, dessa säga till mig: »Vad bliver av HERRENS ord? Må det fullbordas!»
Bana, ‹‹Hani, RABbin sözü nerede? Haydi, gelsin yerine bakalım›› deyip duruyorlar.Siehe, sie sprechen zu mir: Wo ist denn des HERRN Wort? Laß es doch kommen!
Bana, ‹‹Hani, RABbin sözü nerede? Haydi, gelsin yerine bakalım›› deyip duruyorlar.Voici, ils me disent: Où est la parole de l`Éternel? Qu`elle s`accomplisse donc!
Bana, ‹‹Hani, RABbin sözü nerede? Haydi, gelsin yerine bakalım›› deyip duruyorlar.Ιδου, ουτοι λεγουσι προς εμε, Που ο λογος του Κυριου; ας ελθη τωρα.
Bana, ‹‹Hani, RABbin sözü nerede? Haydi, gelsin yerine bakalım›› deyip duruyorlar.Вот, они говорят мне: „где слово Господне? пусть оно придет!"
Bana, ‹‹Hani, RABbin sözü nerede? Haydi, gelsin yerine bakalım›› deyip duruyorlar.Ето, те ми казват: Где е словото Господно? нека дойде сега.
Bana, ‹‹Hani, RABbin sözü nerede? Haydi, gelsin yerine bakalım›› deyip duruyorlar.הנה המה אמרים אלי איה דבר יהוה יבוא נא׃
Bana, ‹‹Hani, RABbin sözü nerede? Haydi, gelsin yerine bakalım›› deyip duruyorlar.ها هم يقولون لي اين هي كلمة الرب. لتأت.
Bana, ‹‹Hani, RABbin sözü nerede? Haydi, gelsin yerine bakalım›› deyip duruyorlar.他 們 對 我 說 、 耶 和 華 的 話 在 那 裡 呢 、 叫 這 話 應 驗 罷
Bana, ‹‹Hani, RABbin sözü nerede? Haydi, gelsin yerine bakalım›› deyip duruyorlar.他 們對 我 說 、 耶和華 的 話在 那 裡 呢 、 叫 這話應驗罷
Belli bir noktaya geliyor ve duruyorlar.Arrivano fino ad un certo punto e poi si fermano.
Belli bir noktaya geliyor ve duruyorlar."Chegam a um determinado ponto e param.
Belli bir noktaya geliyor ve duruyorlar.Chúng đi tới một điểm nhất định rồi dừng lại.
Belli bir noktaya geliyor ve duruyorlar.De kommer til et bestemt sted og stopper så.
Belli bir noktaya geliyor ve duruyorlar.De kommer till en viss punkt, sedan stannar de.
Belli bir noktaya geliyor ve duruyorlar.Elérnek egy bizonyos pontra és ott megállnak.
Belli bir noktaya geliyor ve duruyorlar.Ils s'approchaient jusqu'à un certain point puis s'arrêtaient.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod