Burada skydiver'ı kırmızı kıyafeti ile görüyorsunuz, dik bir şekilde duruyor.Pueden ver al saltador del traje rojo está de pie.
Burada skydiver'ı kırmızı kıyafeti ile görüyorsunuz, dik bir şekilde duruyor.Puteţi vedea paraşutistul în costum roşu, în poziţie dreaptă.
Burada skydiver'ı kırmızı kıyafeti ile görüyorsunuz, dik bir şekilde duruyor.Vedete il paracadutista con la tuta rossa, lui è in posizione stand up.
Burada skydiver'ı kırmızı kıyafeti ile görüyorsunuz, dik bir şekilde duruyor.Vous voyez le parachutiste en combinaison rouge, il se tient debout.
Burada skydiver'ı kırmızı kıyafeti ile görüyorsunuz, dik bir şekilde duruyor.Μπορείτε να δείτε τον αλεξιπτωτιστή με την κόκκινη στολή, είναι σε όρθια θέση.
Burada skydiver'ı kırmızı kıyafeti ile görüyorsunuz, dik bir şekilde duruyor.Виждате небесния гмуркач с червения костюм, той е в изправено положение.
Burada skydiver'ı kırmızı kıyafeti ile görüyorsunuz, dik bir şekilde duruyor.Вы можете видеть спортсмена в красном костюме, он падает "стоя".
Burada skydiver'ı kırmızı kıyafeti ile görüyorsunuz, dik bir şekilde duruyor.אפשר לראות את הצנחן בחליפה האדומה הוא בתנוחת עמידה
Burada skydiver'ı kırmızı kıyafeti ile görüyorsunuz, dik bir şekilde duruyor.يمكنكم أن تروا هذا الغواص الجوي بالبدلة الحمراء وهو في وضع الإستعداد
Burada skydiver'ı kırmızı kıyafeti ile görüyorsunuz, dik bir şekilde duruyor.立った状態です 黄色と緑のスーツの方は
Buralarda gibi duruyor. Bu uzunluk, bu uzunluğa eşit.Deci aceasta lungime e egala cu aceasta lungime de aici.
Buralarda gibi duruyor. Bu uzunluk, bu uzunluğa eşit.И така, тази дължина е равна на дължината ето тук.
Buralarda gibi duruyor.Tahle délka je stejná jako tahle délka.
Burası gibi son derece modern bir yerde eğreti duruyor.Azt hinnénk, semmi keresnivalója egy ilyen élvonalbeli környezetben.
Burası gibi son derece modern bir yerde eğreti duruyor.Dan sepertinya kurang pas untuk lingkungan yang canggih seperti ini.
Burası gibi son derece modern bir yerde eğreti duruyor.Det tycks inte riktigt höra hemma i en toppmodern miljö som denna.
Burası gibi son derece modern bir yerde eğreti duruyor.Det virker lidt malplaceret i et moderne miljø som dette.
Burası gibi son derece modern bir yerde eğreti duruyor.Es scheint ein wenig fehl am Platz in einem innovativen Umfeld wie diesem.
Burası gibi son derece modern bir yerde eğreti duruyor.Het lijkt misplaatst in een "cutting edge" omgeving als deze.
Burası gibi son derece modern bir yerde eğreti duruyor.이렇게 급변하는 사회에 그다지 들어 맞을만한 구석이 없죠.
Burası gibi son derece modern bir yerde eğreti duruyor.Nó có vẻ hơi chệch chủ đề trong một môi trường sắc bén như thế này.
Burası gibi son derece modern bir yerde eğreti duruyor.Pare că nu şi-ar găsi locul într-un mediu de vârf ca acesta.
Burası gibi son derece modern bir yerde eğreti duruyor.Parece até um pouco descabida num ambiente tão moderno como este.
Burası gibi son derece modern bir yerde eğreti duruyor.Può sembrare un po' fuori posto in un ambiente all'avanguardia come questo.
Burası gibi son derece modern bir yerde eğreti duruyor.Todo esto parece algo fuera de lugar en un ambiente de alta tecnología como éste.
Burası gibi son derece modern bir yerde eğreti duruyor.Vypadá trochu nemístně ve špičkovém prostředí jako je toto.
Burası gibi son derece modern bir yerde eğreti duruyor.Wydaje się być nie na miejscu w sytuacji na ostrzu noża jak ta.
Burası gibi son derece modern bir yerde eğreti duruyor.Zdá sa, že nepatrí do tohto pokrokového prostredia.
Burası gibi son derece modern bir yerde eğreti duruyor.Μοιάζει λίγο παράταιρη σε ένα μοντέρνο περιβάλλον, σαν το δικό μας.
Burası gibi son derece modern bir yerde eğreti duruyor.Воно здається трохи недоречним в сучасному оточенні на цій конференції.
Burası gibi son derece modern bir yerde eğreti duruyor.Изглежда малко не на място в авангардна среда като тази.
Burası gibi son derece modern bir yerde eğreti duruyor.Оно представляется неуместным в столь продвинутой аудитории, как эта.
Burası gibi son derece modern bir yerde eğreti duruyor.היא נראית שלא במקומה בסביבה תחרותית כזאת.
Burası gibi son derece modern bir yerde eğreti duruyor.وتبدو في غير محلها في بيئٍة حديثة مثل تلك البيئة
Burası gibi son derece modern bir yerde eğreti duruyor.それに皆さんの中には美徳って一体どんな
- Burası harika. - Doğru. - Lanet olsun, mükemmel duruyor.Es impresionante. - ¡Es enorme!
- Burası harika. - Doğru. - Lanet olsun, mükemmel duruyor.Fan, är ljudet bra.
Burası keskin duruyor ve de çok açılmıyor. . . .Den spidse vinkel ligner et spidst punkt. Den stumpe vinkel er større og mindre skarp end den spidse vinkel.
Burası keskin duruyor ve de çok açılmıyor. . . .여러분은 이게 날카로운 부분, 혹은 활짝 열려있지 않다고 상상할 수 있습니다 그러니까 이게
Burası keskin duruyor ve de çok açılmıyor. . . .Nu conteaza cum, important este sa facem conectiile cu alte lucruri, pentru a tine minte...
Burası keskin duruyor ve de çok açılmıyor. . . .Puoi immaginare che questo sia affilato, non è molto aperto, quindi possiamo dire che è sottile.
Burası keskin duruyor ve de çok açılmıyor. . . .Tento uhol vyzerá ako ostrý hrot, neotvára sa veľmi. Takže je ostrejší ako ostatné uhly.
Burası keskin duruyor ve de çok açılmıyor. . . .Представьте это как остриё, этот угол довольно закрытый. Может, он сам ранимее, чем другие вещи.
Burası keskin duruyor ve de çok açılmıyor. . . .يمكنك ان تتخيل ان هذه تبدو كنقطة حادة او انها، غير مفتوحة كثيراً لذلك ربما هي حساسة اكثر
Burası keskin duruyor ve de çok açılmıyor. . . .これはあまり開いていません。 より小さい角です。 他のものに比較して、
Buraya aşağıya indiğini görüyoruz. Bu da sanki aşağıya inen başka bir kaya var gibi duruyor, bilirsiniz.Îl puteţi vedea venind aici jos. şi se pare că mai avem unul care o ia la vale.
- Buraya bakıp duruyor.Csak fél füllel hallottam. Állandóan errefelé néz.
- Buraya bakıp duruyor.- Enfin, moi, j'écoutais d'une oreille. - Il n'arrête pas de regarder par ici.
- Buraya bakıp duruyor.Hij blijft hierheen kijken.
- Buraya bakıp duruyor.- Se tot uită încoace.
- Buraya bakıp duruyor.- Sigue mirando hacia aquí.
- Buraya bakıp duruyor.ينظر لهنا
Burda hep kötü şeylerin temsilcisi gibi duruyorum -- bu en kötüsü olabilir.A gripe das aves. Estou aqui a representar de todas as coisas terríveis — esta pode ser a pior de todas.
Burda hep kötü şeylerin temsilcisi gibi duruyorum -- bu en kötüsü olabilir.Ik sta hier als vertegenwoordiger van alle vreselijke dingen - dit is misschien het ergste.
Burda hep kötü şeylerin temsilcisi gibi duruyorum -- bu en kötüsü olabilir.Jestem przedstawicielem wszystkich strasznych zjawisk, a to może być najgorsze.
Burda hep kötü şeylerin temsilcisi gibi duruyorum -- bu en kötüsü olabilir.다음은 조류 독감입니다. 저는 이 자리에서 모든 최악의 것을 설명드리고 있습니다. 그리고, 어쩌면 이것이 최악인 것인지도 모르겠습니다.
Burda hep kötü şeylerin temsilcisi gibi duruyorum -- bu en kötüsü olabilir.Mă aflu aici ca un reprezentant al tuturor lucrurilor teribile -- aceasta ar putea fi cel mai rău.
Burda hep kötü şeylerin temsilcisi gibi duruyorum -- bu en kötüsü olabilir.Vogelgrippe. Ich stehe hier als Vertreter aller schrecklichen Dinge - das könnte das schlimmste sein.
Burda hep kötü şeylerin temsilcisi gibi duruyorum -- bu en kötüsü olabilir.Yo me paro aquí como un representante de todas las cosas terribles -- esta podría ser la peor.
Burda hep kötü şeylerin temsilcisi gibi duruyorum -- bu en kötüsü olabilir.Птичи грип. Стоя тук като представител на всички ужасни неща -- това може да е най-лошото.