Böylelikle, bu dansın evrimi hikayesi garip bir şekilde tanıdık bir hikaye gibi duruyor.この話は どこかで聞いたことがある気がしました TEDトークが注目を集め始めた頃
Böyle yerlere girince, direk olarak geçmişe ulaşıyorsunuz çünkü on yıllarca enlememiş bir şekilde duruyorlar.Al entrar en un espacio como este, se accede directamente al pasado porque se mantienen intactos por décadas.
Böyle yerlere girince, direk olarak geçmişe ulaşıyorsunuz çünkü on yıllarca enlememiş bir şekilde duruyorlar.Amikor ilyen helyekre vetődsz, közvetlenül érintkezel a múlttal, hiszen évtizedekig érintetlenül várnak.
Böyle yerlere girince, direk olarak geçmişe ulaşıyorsunuz çünkü on yıllarca enlememiş bir şekilde duruyorlar.Când mergi în astfel de locuri, accesezi, în mod direct, trecutul deoarece sunt neatinse de decenii.
Böyle yerlere girince, direk olarak geçmişe ulaşıyorsunuz çünkü on yıllarca enlememiş bir şekilde duruyorlar.사실 이런 장소에 가는 것은 직접 과거에 가는 것과도 마찬가지예요. 왜냐하면 이들은 그 상태 고대로 지금까지 방치돼 왔거든요.
Böyle yerlere girince, direk olarak geçmişe ulaşıyorsunuz çünkü on yıllarca enlememiş bir şekilde duruyorlar.Quando entri in spazi come questi accedi direttamente al passato perché sono rimasti immutati per decenni.
Böyle yerlere girince, direk olarak geçmişe ulaşıyorsunuz çünkü on yıllarca enlememiş bir şekilde duruyorlar.Όταν μπαίνεις σε τέτοιους χώρους, έχεις άμεση πρόσβαση στο παρελθόν επειδή μένουν ανέγγιχτοι επί δεκαετίες.
Böyle yerlere girince, direk olarak geçmişe ulaşıyorsunuz çünkü on yıllarca enlememiş bir şekilde duruyorlar.כשאתם נכנסים לחללים כאלו, אתם ניגשים ישירות לעבר כי הם נותרים ללא שינוי במשך עשורים.
Böyle yerlere girince, direk olarak geçmişe ulaşıyorsunuz çünkü on yıllarca enlememiş bir şekilde duruyorlar.فعندما تقصد أماكن كهذه, لن تلبث أن تجد نفسك قد ولجت مباشرة في الماضي لأنها تظل على هي عليه لعقود.
Böyle yerlere girince, direk olarak geçmişe ulaşıyorsunuz çünkü on yıllarca enlememiş bir şekilde duruyorlar.過去に直接アクセスしていることになります 何十年も手付かずのままになっているからです 私は歴史をもつ空間のオーラを感じるのが大好きです
Bu adam duruyor, tamamen durmuş, otoyol üstünde durmuş tamamen.Er will anhalten, Vollbremsung auf dem Highway.
Bu adam duruyor, tamamen durmuş, otoyol üstünde durmuş tamamen.Hij stopte en stond in één klap stil op de snelweg.
Bu adam duruyor, tamamen durmuş, otoyol üstünde durmuş tamamen.Ia parar, parar mesmo, parar mesmo na autoestrada.
Bu adam duruyor, tamamen durmuş, otoyol üstünde durmuş tamamen.Il est en train de s'arrêter, brusquement; arrêté net sur l'autoroute !
Bu adam duruyor, tamamen durmuş, otoyol üstünde durmuş tamamen.그 차는 급정거를 하고 있었던 거예요. 그것도 고속도로에서요 한복판에서요.
Bu adam duruyor, tamamen durmuş, otoyol üstünde durmuş tamamen.Ổng đứng sựng lại trên đường đại lộ, dừng giữa đường luôn.
Bu adam duruyor, tamamen durmuş, otoyol üstünde durmuş tamamen.On zatrzymywał się na środku drogi.
Bu adam duruyor, tamamen durmuş, otoyol üstünde durmuş tamamen.Orang ini berhenti, benar-benar berhenti di tengah jalan tol.
Bu adam duruyor, tamamen durmuş, otoyol üstünde durmuş tamamen.Se está deteniendo, frenando por completo en medio de la autopista.
Bu adam duruyor, tamamen durmuş, otoyol üstünde durmuş tamamen.Se opreşte, se opreşte pe autostradă.
Bu adam duruyor, tamamen durmuş, otoyol üstünde durmuş tamamen.Si stava fermando, fermo, inchiodato in mezzo all'autostrada.
Bu adam duruyor, tamamen durmuş, otoyol üstünde durmuş tamamen.Ta se ustavlja, popolnoma, ustavlja se sredi avtoceste.
Bu adam duruyor, tamamen durmuş, otoyol üstünde durmuş tamamen.Ten člověk zastavuje, na doraz, na doraz na dálnici.
Bu adam duruyor, tamamen durmuş, otoyol üstünde durmuş tamamen.Ο τύπος σταματούσε, τελείως, σταμάτησε τελείως στην εθνική οδό.
Bu adam duruyor, tamamen durmuş, otoyol üstünde durmuş tamamen.Он останавливается, резко тормозит, полное торможение на оживлённом шоссе!
Bu adam duruyor, tamamen durmuş, otoyol üstünde durmuş tamamen.Цей чоловік зупиняється, раптово зупиняє авто, повна зупинка авто на шосе.
Bu adam duruyor, tamamen durmuş, otoyol üstünde durmuş tamamen.Човекът спира, спира напълно, спира тотално на магистралата.
Bu adam duruyor, tamamen durmuş, otoyol üstünde durmuş tamamen.הבחור עוצר, עצירה פתאומית, עצירה פתאומית באמצע כביש מהיר.
Bu adam duruyor, tamamen durmuş, otoyol üstünde durmuş tamamen.انه يتوقف, وقوف كامل, وقوف كامل على الطريق السريع
Bu adam duruyor, tamamen durmuş, otoyol üstünde durmuş tamamen.時速約100km から 0km に
Bu adam... Neden buraya gelip duruyorsun?Ai, nenea asta, pe bune.
Bu adam... Neden buraya gelip duruyorsun?Anh thật là, cứ đến đây suốt sao được chứ?
Bu adam... Neden buraya gelip duruyorsun?Ez az ember... mit keres maga itt folyton?
Bu adam... Neden buraya gelip duruyorsun?Tenhle člověk... proč sem pořád chodíš?
Bu adam... Neden buraya gelip duruyorsun?هذا الشخص...لماذا تأتى إلى هنا بإستمرار؟
Bu alışkanlıkla bütün bu düşünceler aklımda dolanıp duruyor, sonrasında yalnız kalmak çok zor oluyor.In der Sehnsucht habe ich all diese Gedanken im Kopf, die rum spinnen. Dann ist es schwierig einsam zu sein.
Bu alışkanlıkla bütün bu düşünceler aklımda dolanıp duruyor, sonrasında yalnız kalmak çok zor oluyor.В добавок со мной все эти мысли в голове вертятся. Тогда трудно быть одиноким.
Bu, Animaris Percipiere'in burnunun bir kısmı. Hayvanın burnu sabitken bütün hayvan sabit duruyor.Ez az orr része az Animaris Percipiere lénynek, amikor az orr-rész rögzül, az egész lény rögzül.
Bu, Animaris Percipiere'in burnunun bir kısmı. Hayvanın burnu sabitken bütün hayvan sabit duruyor.Questa è una parte del naso dell'Animaris Percipiere, fissando il naso, si fissa l'intero animale.
Bu, Animaris Percipiere'in burnunun bir kısmı. Hayvanın burnu sabitken bütün hayvan sabit duruyor.To jest część nosa Animaris Percipiere, a kiedy nos się trzyma, wtedy trzyma się całe zwierzę.
Bu, Animaris Percipiere'in burnunun bir kısmı. Hayvanın burnu sabitken bütün hayvan sabit duruyor.Toto je časť nosa Animaris Percipiere, a keď upevníme nos, upevníme aj zviera.
Bu, Animaris Percipiere'in burnunun bir kısmı. Hayvanın burnu sabitken bütün hayvan sabit duruyor.Toto je část nosu zvířete Animaris Percipiere, a když je ten nos upevněný, celé zvíře je tak upevněné.
Bu, Animaris Percipiere'in burnunun bir kısmı. Hayvanın burnu sabitken bütün hayvan sabit duruyor.Това е част от носа на Анимарис Перципиер, и когато носа е фиксиран, цялото животно е фиксирано.
Bu beden ölümlü, ama içerisinde ölümsüz bir varlık duruyor.Es un cuerpo mortal pero un ser inmortal reside dentro de él.
Bu beden ölümlü, ama içerisinde ölümsüz bir varlık duruyor.È un corpo mortale, ma un essere immortale abita dentro di lui.
Bu beden ölümlü, ama içerisinde ölümsüz bir varlık duruyor.Se on kuoleva keho, mutta kuolematon olento asuu sen sisällä.
Bu beden ölümlü, ama içerisinde ölümsüz bir varlık duruyor."Toto tělo je hořící svíce." Je to smrtelné tělo, ale uvnitř přebývá nesmrtelné Bytí.
Bu bilgi dışarıda öylece duruyor.De informatie is er.
Bu bilgi dışarıda öylece duruyor.Diese Informationen sind verfügbar.
Bu bilgi dışarıda öylece duruyor.E esta informação está por aí.
Bu bilgi dışarıda öylece duruyor.E queste informazioni sono già lì.
Bu bilgi dışarıda öylece duruyor.És ez az információ itt van.
Bu bilgi dışarıda öylece duruyor.Et l'information est quelque part ici.
Bu bilgi dışarıda öylece duruyor.I ta informacja jest dostępna.
Bu bilgi dışarıda öylece duruyor.이런 정보는 어디에나 있습니다.
Bu bilgi dışarıda öylece duruyor.Și această informație se află acolo.
Bu bilgi dışarıda öylece duruyor.Ty informace tu už jsou.
Bu bilgi dışarıda öylece duruyor.Và những thông tin ở ngoài kia
Bu bilgi dışarıda öylece duruyor.Y esta información esta allá afuera.
Bu bilgi dışarıda öylece duruyor.Κι αυτές οι πληροφορίες είναι εκεί έξω.