Ana içeriğe geç
Sözlük

duruyor ile cümle

duruyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bir köşede duruyor.Seisoo nurkassa.
Bir köşede duruyor.Sta lì in un angolo.
Bir köşede duruyor.Stoi w jednym rogu.
Bir köşede duruyor.Κάθεται εκεί στη γωνίτσα του.
Bir köşede duruyor.Все время стоит на месте.
Bir köşede duruyor.فهي تبقى في ركن واحد.
Bir köşede duruyor.文句を言うこともない
Bir önceki videodaki matrisi kullanacağım. - Bu, iyi bir matris örneği gibi duruyor.كما أنني سأستخدم نفس المصفوفة التي بدأنا بها في الفيديو السابق والتي تبدو نوعا ما مصفوفة جيدة
Birşeyleri kablolara bağlayıp duruyordum.Fazia ligações com cabos.
Birşeyleri kablolara bağlayıp duruyordum.Ik knutselde aan elektronica.
Birşeyleri kablolara bağlayıp duruyordum. İşte yaklaşık 15 yıldır bu tür işler yapmaktayım.Ed eccomi a circa 15 anni, a fare cose del genere.
Birşeyleri kablolara bağlayıp duruyordum. İşte yaklaşık 15 yıldır bu tür işler yapmaktayım.Som ca. 15-årig, laver jeg altså den slags ting.
Birşeyleri kablolara bağlayıp duruyordum.Mindenféle drótokat kötögettem.
Birşeyleri kablolara bağlayıp duruyordum.Tôi đang làm công việc chạy dây cho các thiết bị
Birşeyleri kablolara bağlayıp duruyordum.Свързвах разни жички.
Bir süre boyunca Beyin Operası'yla gezdik. Şu an Viyana'da inşa ettiğimiz müzede duruyor.Po długim okresie tras koncertowych projekt osiadł w Wiedniu, gdzie wybudowaliśmy poświęcone mu muzeum.
Bir vuruş atlayabiliyordu. Tekrar çalışmaya başlayıp duruyordu. Hepsini hissediyordum.Dann ließ mein Herz einen Herschlag aus, es begann wieder zu schlagen und es hörte auf.
Bir vuruş atlayabiliyordu. Tekrar çalışmaya başlayıp duruyordu. Hepsini hissediyordum.То один удар пульса пропущен, то опять пошел, то остановился.
Bir yandan babam söylenip duruyordu. "Bizi düţürdüđün bu hale bak." diye.Είναι προφανές ότι νιώθει κάτι για εσένα.
Bir yandan döverken, "Gerçeği söyle!" deyip duruyorlar.Continuau să ne spună, "Spune adevărul!" în timp ce ne băteau.
Bir yandan döverken, "Gerçeği söyle!" deyip duruyorlar.De upprepade "berätta sanningen!" medan de slog oss.
Bir yandan döverken, "Gerçeği söyle!" deyip duruyorlar.Donna: Insistevano che io stessi mentendo.
Bir yandan döverken, "Gerçeği söyle!" deyip duruyorlar.E estavam sempre a dizer "Diz a verdade!" enquanto nos batiam. Mulher:
Bir yandan döverken, "Gerçeği söyle!" deyip duruyorlar.Gdy bili wciąż powtarzali: - Powiedz prawdę!
Bir yandan döverken, "Gerçeği söyle!" deyip duruyorlar.Họ vừa đánh vừa hét "Mày nói thật đi!"
Bir yandan döverken, "Gerçeği söyle!" deyip duruyorlar.Ils nous répètent: "Dis la vérité!" tout en nous frappant.
Bir yandan döverken, "Gerçeği söyle!" deyip duruyorlar.여자: 그들의 제가 거짓말을 한다고 계속 우겼어요.
Bir yandan döverken, "Gerçeği söyle!" deyip duruyorlar.Nos ordenó sentarnos, entonces nos sentamos. También vino el otro soldado. Jennifer:
Bir yandan döverken, "Gerçeği söyle!" deyip duruyorlar.Sie sagten immer wieder "Sagt uns die Wahrheit" und schlugen uns.
Bir yandan döverken, "Gerçeği söyle!" deyip duruyorlar.Ze bleven maar zeggen, "Vertel de waarheid!" terwijl ze ons sloegen.
Bir yandan döverken, "Gerçeği söyle!" deyip duruyorlar.Ενώ μας χτυπούσαν, μας έλεγαν συνέχεια: "Πείτε την αλήθεια!"
Bir yandan döverken, "Gerçeği söyle!" deyip duruyorlar.Дойде и другият войник. Дженифър: Мъжът дойде и започна да ме съблича.
Bir yandan döverken, "Gerçeği söyle!" deyip duruyorlar.Они твердили нам: "Говори правду!", - при этом били нас.
Bir yandan döverken, "Gerçeği söyle!" deyip duruyorlar."וכל הזמן אמרו לנו: 'ספרו את האמת!' כשהיכו אותנו."
Bir yandan döverken, "Gerçeği söyle!" deyip duruyorlar.إمرأة: لقد أصروا على أنني أكذب.
Bir yandan döverken, "Gerçeği söyle!" deyip duruyorlar.女:私が嘘ついてると言い張って
Bir yerde bir taşım var ve bu taş çim üzerinde duruyor.Eu tenho uma pedra em algum lugar e ela está num campo gramado.
Bir yerde bir taşım var ve bu taş çim üzerinde duruyor.Ho una pietra da qualche parte ed è poggiata su dell'erba
Bir yerde bir taşım var ve bu taş çim üzerinde duruyor.어딘가에 돌을 갖고 있고, 잔디밭 위에 있습니다
Bir yerde bir taşım var ve bu taş çim üzerinde duruyor.Mam kamień leżący na trawie
Bir yerde bir taşım var ve bu taş çim üzerinde duruyor.Tengo una roca que está sobre el pasto.
Bir yerde bir taşım var ve bu taş çim üzerinde duruyor.Έχω μιά πέτρα κάπου και είναι ακίνητη στο γρασίδι.
Bir yerde bir taşım var ve bu taş çim üzerinde duruyor.Аз имам скала на някое място и тя лежи на поле с трева.
Bir yerde bir taşım var ve bu taş çim üzerinde duruyor.יש לנו סלע אי שם שנח על שדה עשב
Bir yerde bir taşım var ve bu taş çim üzerinde duruyor.لدى صخرة فى مكان ما و توجد على أرض عشبية
Bir yerde bir taşım var ve bu taş çim üzerinde duruyor.それを観察したところ、動きそうにもないし 何かが起きそうにもない。
Biz, bugün burada konuşurken, sahne arkasında bu yazıcı duruyordu.Aşa că în timp ce vorbeam noi aici, puteţi vedea imprimanta chiar aici în culise.
Biz, bugün burada konuşurken, sahne arkasında bu yazıcı duruyordu.Así, mientras hablábamos hoy pueden ver la impresora allí entre bastidores.
Biz, bugün burada konuşurken, sahne arkasında bu yazıcı duruyordu.Enquanto estamos a conversar hoje, podemos ver a impressora aqui nos bastidores.
Biz, bugün burada konuşurken, sahne arkasında bu yazıcı duruyordu.Je kan hem hier backstage zien.
Biz, bugün burada konuşurken, sahne arkasında bu yazıcı duruyordu.그래서 제가 이야기를 하는 동안에도 이 프린터는 실제로 이렇게 무대 뒤에 계속 서 있었습니다.
Biz, bugün burada konuşurken, sahne arkasında bu yazıcı duruyordu.Mentre siamo stati qui a parlare questa stampante ha lavorato dietro le quinte.
Biz, bugün burada konuşurken, sahne arkasında bu yazıcı duruyordu.Như vậy khi chúng ta đang trao đổi, bạn có thể nhìn thấy chiếc máy in nằm ở hậu trường.
Biz, bugün burada konuşurken, sahne arkasında bu yazıcı duruyordu.Przez cały czas, kiedy mówiłem, mogliście zobaczyć za moimi plecami podczas pracy.
Biz, bugün burada konuşurken, sahne arkasında bu yazıcı duruyordu.Takže, zatímco tu dnes povídáme, můžete tuto tiskárnu vidět, zde v zákulisí.
Biz, bugün burada konuşurken, sahne arkasında bu yazıcı duruyordu.Während wir heute geredet haben, sehen Sie hier den Drucker hinter der Bühne.
Biz, bugün burada konuşurken, sahne arkasında bu yazıcı duruyordu.Επομένως καθώς μιλάμε σήμερα, μπορείτε να δείτε τον εκτυπωτή εδώ πίσω στο παρασκήνιο.
Biz, bugün burada konuşurken, sahne arkasında bu yazıcı duruyordu.Пока мы тут говорили сегодня, вы можете видеть принтер, который находится здесь за сценой.
Biz, bugün burada konuşurken, sahne arkasında bu yazıcı duruyordu.Така че, докато говорихме днес, всъщност можете да видите принтера тук зад сцената.
Biz, bugün burada konuşurken, sahne arkasında bu yazıcı duruyordu.בזמן ההרצאות היום תוכלו לראות אותה כאן באחורי הבמה.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
duruyor ile cümle - Sayfa 39 - duruyor kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App