(anlaşılamıyor) köşelerinden tutup çevrilmiş gibi.ama bu şekilde görünce daha ilginç duruyor.[לא ברור] פשוט נראה כאילו סובבת את זה הפוך, אבל כשרואים את זה ככה, זה נראה יותר מעניין.
(anlaşılamıyor) köşelerinden tutup çevrilmiş gibi.ama bu şekilde görünce daha ilginç duruyor.もっとおもしろい形だね 男:両方試食してください
Antik Yunan Galerisine girdiğinizde karşınıza gelen heybetli bir kabın önünde duruyoruz.Stojíme před jednou z heroických váz, které jsou u vstupu do řecké galerie.
Antik Yunan Galerisine girdiğinizde karşınıza gelen heybetli bir kabın önünde duruyoruz.يقفان أمام إحدى المزهريات الملحميه وأنت تدخل في
Arayışımı bitirdim, kızı kaptım; peki neden hâlâ orada duruyorsun?Dokončil som misiu, získal som dievča, prečo tam ešte stále stojíš?
Arayışımı bitirdim, kızı kaptım; peki neden hâlâ orada duruyorsun?Ho portato a termine la missione, ho avuto la ragazza, perché siete ancora lì?
Arayışımı bitirdim, kızı kaptım; peki neden hâlâ orada duruyorsun?Ik heb mijn zoektocht voltooid, ik heb het meisje, wat doe je hier nog?
Arayışımı bitirdim, kızı kaptım; peki neden hâlâ orada duruyorsun?J'ai terminé ma quête, j'ai eu la fille, alors qu'est-ce qu'on fait encore là?
Arayışımı bitirdim, kızı kaptım; peki neden hâlâ orada duruyorsun? (Kahkahalar)Jag hade slutfört mitt uppdrag, jag fick flickan, så varför står hon fortfarande kvar?
Arayışımı bitirdim, kızı kaptım; peki neden hâlâ orada duruyorsun? (Kahkahalar)Terminé mi búsqueda, conseguí a la chica, ¿por qué estás todavía ahí?
Arayışımı bitirdim, kızı kaptım; peki neden hâlâ orada duruyorsun? (Kahkahalar)Τελείωσα την αποστολή μου, κέρδισα την κοπέλα, εσείς γιατί είστε ακόμη εδώ; (Γέλια)
Arayışımı bitirdim, kızı kaptım; peki neden hâlâ orada duruyorsun?저는 제가 찾던 것을 찾았어요. 여자를 가졌죠. 근데 여러분은 왜 아직도 거기 서있는 거에요?
Arayışımı bitirdim, kızı kaptım; peki neden hâlâ orada duruyorsun?השלמתי את החיפוש שלי, השגתי את הבחורה, למה אתם עדיין עומדים שם?
Ardından Yeşu Ay Kentini ateşe verdi, yakıp yıkıp viraneye çevirdi. Yıkıntıları bugün de duruyor.Ait pedig felgyujtatá Józsué és tevé örökkévaló kõhalommá, pusztassággá mind e napig.
Ardından Yeşu Ay Kentini ateşe verdi, yakıp yıkıp viraneye çevirdi. Yıkıntıları bugün de duruyor.A Jozua spálil Haj a učinil ho večnou hromadou a púšťou a je tak až do tohoto dňa.
Ardından Yeşu Ay Kentini ateşe verdi, yakıp yıkıp viraneye çevirdi. Yıkıntıları bugün de duruyor.Ja Joosua poltti Ain ja teki siitä ikiajoiksi rauniokummun, aution aina tähän päivään asti.
Ardından Yeşu Ay Kentini ateşe verdi, yakıp yıkıp viraneye çevirdi. Yıkıntıları bugün de duruyor.Josué brûla Aï, et en fit à jamais un monceau de ruines, qui subsiste encore aujourd`hui.
Ardından Yeşu Ay Kentini ateşe verdi, yakıp yıkıp viraneye çevirdi. Yıkıntıları bugün de duruyor.Josué incendió Hai y la convirtió en un montículo de ruinas perpetuas, una desolación hasta el día de hoy
Ardından Yeşu Ay Kentini ateşe verdi, yakıp yıkıp viraneye çevirdi. Yıkıntıları bugün de duruyor.이에 여호수아가 아이를 불살라 그것으로 영원한 무더기를 만들었더니 오늘까지 황폐하였으며
Ardından Yeşu Ay Kentini ateşe verdi, yakıp yıkıp viraneye çevirdi. Yıkıntıları bugün de duruyor.Og Josua stak Aj i Brand og gjorde den til en Ruinhob for bestandig, til den Ødemark, den er den Dag i Dag.
Ardından Yeşu Ay Kentini ateşe verdi, yakıp yıkıp viraneye çevirdi. Yıkıntıları bugün de duruyor.Poi Giosuè incendiò Ai e ne fece una rovina per sempre, una desolazione fino ad oggi
Ardından Yeşu Ay Kentini ateşe verdi, yakıp yıkıp viraneye çevirdi. Yıkıntıları bugün de duruyor.Queimou pois Josué a Ai, e a tornou num perpétuo montão de ruínas, como o é até o dia de hoje.
Ardından Yeşu Ay Kentini ateşe verdi, yakıp yıkıp viraneye çevirdi. Yıkıntıları bugün de duruyor.Tako je Jozue požgal Aj in napravil iz njega grobljišče za vselej, podrtino, ki je do današnjega dne.
Ardından Yeşu Ay Kentini ateşe verdi, yakıp yıkıp viraneye çevirdi. Yıkıntıları bugün de duruyor.Tedy vypálil Jozue Hai, a položil je v hromadu věčnou a pustinu, až do tohoto dne.
Ardından Yeşu Ay Kentini ateşe verdi, yakıp yıkıp viraneye çevirdi. Yıkıntıları bugün de duruyor.Tedy zapalił Jozue Haj, i uczynił je mogiłą wieczną, i pustynią aż do dnia tego.
Ardından Yeşu Ay Kentini ateşe verdi, yakıp yıkıp viraneye çevirdi. Yıkıntıları bugün de duruyor.Und Josua brannte Ai aus und machte einen Haufen daraus ewiglich, der noch heute daliegt,
Ardından Yeşu Ay Kentini ateşe verdi, yakıp yıkıp viraneye çevirdi. Yıkıntıları bugün de duruyor.Vậy , Giô-suê phóng_hỏa thành A-hi , và làm cho nó ra một đống hư tàn đời_đời , y_như hãy còn đến ngày_nay .
Ardından Yeşu Ay Kentini ateşe verdi, yakıp yıkıp viraneye çevirdi. Yıkıntıları bugün de duruyor.Vậy, Giô-suê phóng hỏa thành A-hi, và làm cho nó ra một đống hư tàn đời đời, y như hãy còn đến ngày nay.
Ardından Yeşu Ay Kentini ateşe verdi, yakıp yıkıp viraneye çevirdi. Yıkıntıları bugün de duruyor.Yosua membakar Ai, dan membiarkannya menjadi puing sampai saat ini
Ardından Yeşu Ay Kentini ateşe verdi, yakıp yıkıp viraneye çevirdi. Yıkıntıları bugün de duruyor.Zo werd Ai in één grote puinhoop veranderd. Dat is het nu nog steeds.
Ardından Yeşu Ay Kentini ateşe verdi, yakıp yıkıp viraneye çevirdi. Yıkıntıları bugün de duruyor.Και κατεκαυσεν ο Ιησους την Γαι, και κατεστησεν αυτην σωρον παντοτεινον αοικητον εως της ημερας ταυτης.
Ardından Yeşu Ay Kentini ateşe verdi, yakıp yıkıp viraneye çevirdi. Yıkıntıları bugün de duruyor.И сожег Иисус Гай и обратил его в вечные развалины, в пустыню, до сего дня;
Ardından Yeşu Ay Kentini ateşe verdi, yakıp yıkıp viraneye çevirdi. Yıkıntıları bugün de duruyor.И така, Исус изгори Гай и го направи всегдашен куп развалини, както е до днес.
Ardından Yeşu Ay Kentini ateşe verdi, yakıp yıkıp viraneye çevirdi. Yıkıntıları bugün de duruyor.וישרף יהושע את העי וישימה תל עולם שממה עד היום הזה׃
Ardından Yeşu Ay Kentini ateşe verdi, yakıp yıkıp viraneye çevirdi. Yıkıntıları bugün de duruyor.واحرق يشوع عاي وجعلها تلا ابديا خرابا الى هذا اليوم.
Ardından Yeşu Ay Kentini ateşe verdi, yakıp yıkıp viraneye çevirdi. Yıkıntıları bugün de duruyor.約 書 亞 將 艾 城 焚 燒 、 使 城 永 為 高 堆 、 荒 場 、 直 到 今 日
Ardından Yeşu Ay Kentini ateşe verdi, yakıp yıkıp viraneye çevirdi. Yıkıntıları bugün de duruyor.約書亞 將艾城 焚燒 、 使 城 永為 高 堆 、 荒場 、 直 到 今日
Arkasından güneş parlıyormuş gibi duruyor.Zdá se, že za ním je slunce s paprsky.
Artık dışarıdaydılar, ama her zaman tehlike içindeydiler. Belgelerinde hala büyük "Yahudi" damgası duruyordu.Bili so zunaj, a še vedno v nevarnosti zaradi pečata "Jud" v dokumentih.
Artık dışarıdaydılar, ama her zaman tehlike içindeydiler. Belgelerinde hala büyük "Yahudi" damgası duruyordu.Erau afară, dar erau tot în pericol.
Artık dışarıdaydılar, ama her zaman tehlike içindeydiler. Belgelerinde hala büyük "Yahudi" damgası duruyordu.Họ đã thoát, nhưng họ luôn gặp nguy hiểm.
Artık dışarıdaydılar, ama her zaman tehlike içindeydiler. Belgelerinde hala büyük "Yahudi" damgası duruyordu.Итак, они выбрались, но по-прежнему были в постоянной опасности.
Aşağıya, bodruma indik. Dolabı açtım. Topladığım yaklaşık bin kadar elbise askısı orada duruyordu.Lementünk a pincébe, kinyitottam a szekrényt és ott volt vagy ezer vállfa, amit addig összegyűjtöttem.
Aşağıya, bodruma indik. Dolabı açtım. Topladığım yaklaşık bin kadar elbise askısı orada duruyordu.Šli jsme tam a já otevřel skříňku, a v ní bylo asi tak tisíc ramínek, která jsem nasbíral.
Aşağı yukarı çırpınıp duruyor. Elinden ne geliyorsa yapıyor.Avanti e indietro, avanti e indietro, avanti e indietro, più veloce possibile.
Aşağı yukarı çırpınıp duruyor. Elinden ne geliyorsa yapıyor.leci w górę i w dół, w górę i w dół, tak szybko jak tylko może.
Aşağı yukarı çırpınıp duruyor. Elinden ne geliyorsa yapıyor.Y así, va y viene, va y viene, va y viene, tan rápido como puede.
Aslında bilgi gayet güzel, gerçek gibi duruyor ama bunu doğrulayamıyoruz" yazıp belgeyi sayfaya koyduk.Emme tiedä varmuutta. Materiaali näyttää ja tuntuu hyvältä, muttemme voi varmistaa sitä."
Aslında bilgi gayet güzel, gerçek gibi duruyor ama bunu doğrulayamıyoruz" yazıp belgeyi sayfaya koyduk.알아낼 수 있는 방법은 없고 보고서 자체는 괜찮은 것 같고, 느낌도 맞는것 같다" 라고 전했습니다.
Aslında bilgi gayet güzel, gerçek gibi duruyor ama bunu doğrulayamıyoruz" yazıp belgeyi sayfaya koyduk.Nem tudjuk, de mi mást tehetünk? Az anyag jónak tűnik, de nem tudjuk leellenőrizni az eredetét."
Aslında bilgi gayet güzel, gerçek gibi duruyor ama bunu doğrulayamıyoruz" yazıp belgeyi sayfaya koyduk.Nevieme nič, ale čo môžme spraviť? Materiál vyzerá dobre, pôsobí správne, ale nevieme ho overiť."
Aslında bilgi gayet güzel, gerçek gibi duruyor ama bunu doğrulayamıyoruz" yazıp belgeyi sayfaya koyduk.Nevíme nic, ale co můžeme dělat? Ten materiál vypadá a působí dobře, ale nemůžeme ho ověřit."
Aslında bilgi gayet güzel, gerçek gibi duruyor ama bunu doğrulayamıyoruz" yazıp belgeyi sayfaya koyduk.Nu ştim, dar ce putem face? Materialul pare să fie veridic, însă nu îl putem verifica."
Aslında bilgi gayet güzel, gerçek gibi duruyor ama bunu doğrulayamıyoruz" yazıp belgeyi sayfaya koyduk.Мы не уверены, но что же сделаешь? Материал кажется достоверным, но мы не можем это подтвердить".
Aslında bilgi gayet güzel, gerçek gibi duruyor ama bunu doğrulayamıyoruz" yazıp belgeyi sayfaya koyduk.Не знаем, но какво можем да направим? Материалът изглежда добре, звучи добре, но не можем да го потвърдим."
Aslında bilgi gayet güzel, gerçek gibi duruyor ama bunu doğrulayamıyoruz" yazıp belgeyi sayfaya koyduk.אנחנו לא יודעים, אבל מה אנחנו יכולים לעשות? החומר נראה טוב, מרגיש נכון, אבל אנחנו לא יכולים לאמת אותו"
Aslında bilgi gayet güzel, gerçek gibi duruyor ama bunu doğrulayamıyoruz" yazıp belgeyi sayfaya koyduk.中身はもっともらしく見えるが 検証はできなかった" そしたら今週になって
Aslında bu soru birçok insanın üstüne çokca zaman harcamış olup, anlayacağı bir soru gibi duruyor.Brzmi to jak rodzaj pytania, na które poświęcamy dużo czasu, i które staramy się zrozumieć.
Aslında bu soru birçok insanın üstüne çokca zaman harcamış olup, anlayacağı bir soru gibi duruyor.Dies wirkt wie die Art von Frage, der Leute viel Zeit widmen würden und wir sehr gut verstehen würden.
Aslında bu soru birçok insanın üstüne çokca zaman harcamış olup, anlayacağı bir soru gibi duruyor.Ez olyan kérdés, amivel mindenki szívesen foglalkozik és amiről azt hisszük, hogy értjük.