Ama sonunda kendisini son bir salıncak verdi ve dik orada duruyordu.Men till sist gav han sig själv en sista sväng och stod upprätt där.
Ama sonunda kendisini son bir salıncak verdi ve dik orada duruyordu.Men til sidst gav han sig selv en sidste sving og stod oprejst der.
Ama sonunda kendisini son bir salıncak verdi ve dik orada duruyordu.Mutta viimein hän antoi itsensä lopullinen Swing ja seisoi pystyssä siellä.
Ama sonunda kendisini son bir salıncak verdi ve dik orada duruyordu.Nhưng cuối cùng, ông đã cho mình một swing cuối cùng và đứng thẳng đó.
Ama sonunda kendisini son bir salıncak verdi ve dik orada duruyordu.Pero al fin se dio un golpe final y puso en pie allí.
Ama sonunda kendisini son bir salıncak verdi ve dik orada duruyordu.Tapi akhirnya ia menyerahkan diri ayunan final dan berdiri tegak di sana.
Ama sonunda kendisini son bir salıncak verdi ve dik orada duruyordu.Toda pri zadnjem je dal sam končni swing in stal pokonci tam.
Ama sonunda kendisini son bir salıncak verdi ve dik orada duruyordu.Αλλά επιτέλους έδωσε ο ίδιος την τελική στροφή και στάθηκε όρθια εκεί.
Ama sonunda kendisini son bir salıncak verdi ve dik orada duruyordu.Але врешті-решт він дав себе остаточне гойдалки і став прямо там.
Ama sonunda kendisini son bir salıncak verdi ve dik orada duruyordu.Но в конце концов он дал себя окончательное качели и стал прямо там.
Ama sonunda kendisini son bir salıncak verdi ve dik orada duruyordu.Но най-сетне той се даде окончателен люлка и застанаха там.
Ama sonunda kendisini son bir salıncak verdi ve dik orada duruyordu.אבל סוף סוף הוא נתן לעצמו הנדנדה הסופי עמד זקוף שם.
Ama sonunda kendisini son bir salıncak verdi ve dik orada duruyordu.ولكن في الماضي أعطى لنفسه البديل النهائي وقفت هناك في وضع مستقيم.
Ama sonunda kendisini son bir salıncak verdi ve dik orada duruyordu.彼は、彼の下半身の痛みのすべてを認識でもはやどんなにそれらがかもしれないなかった
Ama sorum oranin ne oldugu, eğer ben bunun yüzeyinde duruyorsam저의 질문은, 만약 제가 표면에 서 있다면
Ama sorum oranin ne oldugu, eğer ben bunun yüzeyinde duruyorsamАле моє запитання є яка частина, якщо я стою на поверхні цієї -- деяка людина, як Sal, якщо я є на
Ama sorum oranin ne oldugu, eğer ben bunun yüzeyinde duruyorsamהשאלה שלי היא: אם אני עומד על פני הכוכב -
Ama şöyle cevap verdi, Hep yarın yarın deyip duruyorsun. Bu sabah, bugün okula gitmiyorum."Každý den říkáš, že zítra a já dnes ráno do školy nepůjdu.
Ama x^x ifadesi hala orada duruyor.Mas ainda nós temos esse termo x elevado a x aqui.
Ama x^x ifadesi hala orada duruyor.Pero todavía tenemos esta desagradable x a la x aquí.
Ama x^x ifadesi hala orada duruyor.لكن لا يزال لدينا x^x هذه هنا
Ama yoo, bu adam yavaşlıyor falan değil. Bu adam duruyor, tamamen durmuş, otoyol üstünde durmuş tamamen.De nem, a pasas nem is lassít, hanem megáll, satuzik, satuzik az autópályán.
Ancak bilinçaltımızda, kurtulduğumuzu sandığımız o zincirler hala duruyordu우리의 무 의식에서 우리가 생각 하는 그 모든 체인 했다 삼진 왔다 의식 하지 않고 아직 거기에 있었다
Ancak bilinçaltımızda, kurtulduğumuzu sandığımız o zincirler hala duruyorduOhne zu merken, dass in unserem Unterbewusstsein die Ketten die wir los zu sein glaubten, immer noch da waren.
Ancak bilinçaltımızda, kurtulduğumuzu sandığımız o zincirler hala duruyorduبدون إدراكنا أنه في عقلنا اللاواعي، كل هذه القيود والسلاسل التي اعتقدنا أنها قد تكسرت لازلت هناك
Ancak bilinçaltımızda, kurtulduğumuzu sandığımız o zincirler hala duruyordu我々を本当に奮い立たせるのは
Ancak terimin tam kare olduğunu gördüğümüz için duruyoruz. .여기서 이미 16이 제곱수이므로 여기서 멈춰도 될 겁니다
Ancak terimin tam kare olduğunu gördüğümüz için duruyoruz. .لكن كما ترى انها مربع كامل، لذا سنتوقف عنده
Anlamadın mı? Ne duruyorsun?Ai auzit-o, dă-i drumul.
Anlamadın mı? Ne duruyorsun?Du hast sie gehört, mach schon.
Anlamadın mı? Ne duruyorsun?Du hörde henne, kom igen.
Anlamadın mı? Ne duruyorsun? (Gülüşmeler) (Alkış)Bạn nghe cô ấy rồi, cứ làm đi (Cười lớn) (Vỗ tay)
Anlamadın mı? Ne duruyorsun? (Gülüşmeler) (Alkış)Tu l'as entendue, vas-y. (Rires) (Applaudissements)
Anlamadın mı? Ne duruyorsun?Hallottad, csináld csak.
Anlamadın mı? Ne duruyorsun?Je hebt haar gehoord, ga je gang.
Anlamadın mı? Ne duruyorsun?Kau mendengarnya, ayo.
Anlamadın mı? Ne duruyorsun?그녀 말 들었지, 어서 밀고 나가봐.
Anlamadın mı? Ne duruyorsun?La oíste, adelante.
Anlamadın mı? Ne duruyorsun?L'hai sentita, vai.
Anlamadın mı? Ne duruyorsun?Počul si ju, len do toho.
Anlamadın mı? Ne duruyorsun?Slyšel jsi jí, jdi to toho.
Anlamadın mı? Ne duruyorsun?Słyszałeś ją, naprzód.
Anlamadın mı? Ne duruyorsun?Την άκουσες, προχώρα.
Anlamadın mı? Ne duruyorsun?Ти чув її, давай.
Anlamadın mı? Ne duruyorsun?Ты слышал её, вперёд.
Anlamadın mı? Ne duruyorsun?Чу я, давай смело.
Anlamadın mı? Ne duruyorsun?שמעת אותה, קדימה.
Anlamadın mı? Ne duruyorsun?(笑)
(anlaşılamıyor) köşelerinden tutup çevrilmiş gibi.ama bu şekilde görünce daha ilginç duruyor.Det ser mest ut som ni vänt lite på dem. Men när man ser det på det sättet så ser det mer intressant ut.
(anlaşılamıyor) köşelerinden tutup çevrilmiş gibi.ama bu şekilde görünce daha ilginç duruyor.Det ser ud som om I bare har drejet dem. Men når du ser dem sådan ser det mere interessant ud.
(anlaşılamıyor) köşelerinden tutup çevrilmiş gibi.ama bu şekilde görünce daha ilginç duruyor.Jakobyste je na rohu obrátili. Ale když se na to tak díváte, vypadá to zajímavěji.
(anlaşılamıyor) köşelerinden tutup çevrilmiş gibi.ama bu şekilde görünce daha ilginç duruyor.[ không rõ ] Bạn thấy mình đã đảo ngược đầu của nó. Nhưng khi nhìn thế này nó trông thích mắt hơn nhiều.
(anlaşılamıyor) köşelerinden tutup çevrilmiş gibi.ama bu şekilde görünce daha ilginç duruyor.[kivehetetlen] Úgy tűnt, hogy a sarkára fordítottad. De ha így nézem, sokkal érdekesebbnek tűnik.
(anlaşılamıyor) köşelerinden tutup çevrilmiş gibi.ama bu şekilde görünce daha ilginç duruyor.(잘 들리지 않음) 그냥 이렇게 돌려 놨다고 생각하시겠지만, 그렇게 놓고 보면 더 흥미로운 모양이 된단 말이죠.
(anlaşılamıyor) köşelerinden tutup çevrilmiş gibi.ama bu şekilde görünce daha ilginç duruyor.[non si capisce] Sembra solo che l'abbiate rigirato. Ma se lo guarda così è più interessante.
(anlaşılamıyor) köşelerinden tutup çevrilmiş gibi.ama bu şekilde görünce daha ilginç duruyor.Parece que o virámos ao contrário, Mas, quando o vemos assim, tem um aspeto mais interessante.
(anlaşılamıyor) köşelerinden tutup çevrilmiş gibi.ama bu şekilde görünce daha ilginç duruyor.[poco claro] Parece como si lo giraras a un lado, pero cuando lo ves así se ve más interesante.
(anlaşılamıyor) köşelerinden tutup çevrilmiş gibi.ama bu şekilde görünce daha ilginç duruyor.[Αβέβαιος] Φαίνεται ότι απλά το γυρίσατε 45 μοίρες. Αλλά φαίνεται πιο ενδιαφέρον όταν το κοιτάς έτσι.
(anlaşılamıyor) köşelerinden tutup çevrilmiş gibi.ama bu şekilde görünce daha ilginç duruyor.(неразбочиво) Похоже, вы поставили его на ребро. Но если так на это смотреть, выглядит это куда интереснее.
(anlaşılamıyor) köşelerinden tutup çevrilmiş gibi.ama bu şekilde görünce daha ilginç duruyor.Току-що погледнахте, като че ли сте го обърнали наопаки. Но когато го видите така, изглежда по-интересно.