13 yaşındaydım ve masamın üzerinde çerçevelenmiş halde duruyor. Diyor kiMiałem wtedy 13 lat, mam to oprawione nad moim biurkiem w domu.
13 yaşındaydım ve masamın üzerinde çerçevelenmiş halde duruyor. Diyor kiЭто моя школьная характеристика, мне тогда было 13 лет, и она висит у меня над столом в рамочке.
13 yaşındaydım ve masamın üzerinde çerçevelenmiş halde duruyor. Diyor kiוזה יושב ממוסגר מעל השולחן בבית. וכתוב שם,
13 yaşındaydım ve masamın üzerinde çerçevelenmiş halde duruyor. Diyor kiإنها مبروزة على مكتبي في المنزل. تقول،
13 yaşındaydım ve masamın üzerinde çerçevelenmiş halde duruyor. Diyor ki「ベンは何か価値のあることを
13 yaşındaydım ve masamın üzerinde çerçevelenmiş halde duruyor.Ich war 13 Jahre, und es hängt zu Hause eingerahmt über meinem Schreibtisch.
13 yaşındaydım ve masamın üzerinde çerçevelenmiş halde duruyor.Ik was 13 jaar oud en het hangt boven mijn bureau thuis.
13 yaşındaydım ve masamın üzerinde çerçevelenmiş halde duruyor.J'avais 13 ans, il est encadré au-dessus de mon bureau à la maison.
13 yaşındaydım ve masamın üzerinde çerçevelenmiş halde duruyor.las he colgado sobre mi mesa en casa.
13 yaşındaydım ve masamın üzerinde çerçevelenmiş halde duruyor.Lúc đó tôi 13 tuổi, và nó được đóng khung treo trên bàn của tôi ở nhà.
13 yaşındaydım ve masamın üzerinde çerçevelenmiş halde duruyor.Saat itu saya berumur 13 tahun, dan rapor tersebut dibingkai di atas meja belajar di rumah.
13 yaşındaydım ve masamın üzerinde çerçevelenmiş halde duruyor.Він стоїть у рамочці в мене вдома.
21 yıl oldu, ama bu duygular hala yerli yerinde duruyor.21년 전 일인데도 여전히 생생하게 살아있습니다.
21 yıl oldu, ama bu duygular hala yerli yerinde duruyor.Ça fait 21 ans, mais ils sont encore tous là.
21 yıl oldu, ama bu duygular hala yerli yerinde duruyor.Đã 21 năm, nhưng chúng vẫn còn cả đây.
21 yıl oldu, ama bu duygular hala yerli yerinde duruyor.É algo que vem do passado. Foi há 21 anos, mas eles ainda estão cá todos.
21 yıl oldu, ama bu duygular hala yerli yerinde duruyor.E ceva legat de trecut. Au trecut 21 de ani, dar amintirea lor e încă vie.
21 yıl oldu, ama bu duygular hala yerli yerinde duruyor.Es algo que viene del pasado. Son 21 años, pero aún están presentes.
21 yıl oldu, ama bu duygular hala yerli yerinde duruyor.Es sind 21 Jahre, aber die sind noch alle da.
21 yıl oldu, ama bu duygular hala yerli yerinde duruyor.Het is iets dat uit het verleden komt. Het is 21 jaar geleden, maar ze zijn er nog steeds allemaal.
21 yıl oldu, ama bu duygular hala yerli yerinde duruyor.Je to něco, co přichází z minulosti. Je to 21 let, ale stále to tu všechno je.
21 yıl oldu, ama bu duygular hala yerli yerinde duruyor.Je to už 21 rokov, ale stále to tu všetko je.
21 yıl oldu, ama bu duygular hala yerli yerinde duruyor.Minęło 21 lat, ale ono wciąż jest obecne.
21 yıl oldu, ama bu duygular hala yerli yerinde duruyor.Sono 21 anni, ma sono ancora tutti lì.
21 yıl oldu, ama bu duygular hala yerli yerinde duruyor.Valami, ami a múltból bukkan elő. 21 év, de még mindig mind ott van.
21 yıl oldu, ama bu duygular hala yerli yerinde duruyor.Είναι 21 χρόνια, αλλά οι μνήμες είναι ακόμη εκεί.
21 yıl oldu, ama bu duygular hala yerli yerinde duruyor.Прошлое словно оживает перед моими глазами, будто и не прошло 21 года, и я снова там.
21 yıl oldu, ama bu duygular hala yerli yerinde duruyor.То е нещо, което изплува от миналото. Оттогава минаха 21 години, но те все още са живи.
21 yıl oldu, ama bu duygular hala yerli yerinde duruyor.עברו 21 שנים, אבל הרגשות עדיין כאן
21 yıl oldu, ama bu duygular hala yerli yerinde duruyor.لقد مضت 21 سنة لكنهم لا زالوا كلهم هناك.
21 yıl oldu, ama bu duygular hala yerli yerinde duruyor.克明に思い出します 1992年に
30 saniyede bir, pencereden arabadaki herif hala orada mı diye bakıp duruyordu.매 30초마다 돌아서서 차안에 사람이 계속 있는지 확인했어요
30 saniyede bir, pencereden arabadaki herif hala orada mı diye bakıp duruyordu.A každých 3é vteřin se podíval skrz okno, jestli ten člověk v autě ještě pořád je.
30 saniyede bir, pencereden arabadaki herif hala orada mı diye bakıp duruyordu.Cada 30 segundos volteaba para ver si el auto seguía allí.
30 saniyede bir, pencereden arabadaki herif hala orada mı diye bakıp duruyordu.Co 30s patryz czy ten ktoś jest ciągle przy samochodzie.
30 saniyede bir, pencereden arabadaki herif hala orada mı diye bakıp duruyordu.Cứ mỗi 30 giây, cậu ta lại quay sang nhìn cái gã trong xe hơi ở ngoài kia.
30 saniyede bir, pencereden arabadaki herif hala orada mı diye bakıp duruyordu.Dan tiap 30 detik dia kembali melihat jika orang dalam mobil itu masih di tempat.
30 saniyede bir, pencereden arabadaki herif hala orada mı diye bakıp duruyordu.En elke 30 seconden draaide hij om, om te zien of de jongen in de auto er was.
30 saniyede bir, pencereden arabadaki herif hala orada mı diye bakıp duruyordu.En elke 30 secondes draaide hij om, om te zien of de jongen in de auto er was.
30 saniyede bir, pencereden arabadaki herif hala orada mı diye bakıp duruyordu.És félpercenként megfordult, és megnézte, hogy ott van-e a srác.
30 saniyede bir, pencereden arabadaki herif hala orada mı diye bakıp duruyordu.Et toutes les 30 secondes il se tournait pour voir si le gars dans la voiture était toujours là.
30 saniyede bir, pencereden arabadaki herif hala orada mı diye bakıp duruyordu.Hän kääntyi 30 sekunnin välein katsomaan josko mies autossa olisi saapunut.
30 saniyede bir, pencereden arabadaki herif hala orada mı diye bakıp duruyordu.Iar la fiecare 30 de secunde se întoarce să se uite la tipul de la maşină.
30 saniyede bir, pencereden arabadaki herif hala orada mı diye bakıp duruyordu.Og hvert halve minut vendte han sig, for at se om fyren i bilen stadig var der.
30 saniyede bir, pencereden arabadaki herif hala orada mı diye bakıp duruyordu.Poi ogni mezzo minuto si voltava per vedere se il tipo in macchina era la'.
30 saniyede bir, pencereden arabadaki herif hala orada mı diye bakıp duruyordu.Und alle 30 Sekunden hat er sich umgedreht, um zu gucken, ob der Typ im Auto noch da war.
30 saniyede bir, pencereden arabadaki herif hala orada mı diye bakıp duruyordu.Và cứ 30 giây anh ta lại quay ra nhìn chàng trai trong xe bên ngoài
30 saniyede bir, pencereden arabadaki herif hala orada mı diye bakıp duruyordu.Κάθε 30 δευτερόλεπτα γυρνούσε να δει... αν ο τύπος στο αυτοκίνητο ήταν εκεί.
30 saniyede bir, pencereden arabadaki herif hala orada mı diye bakıp duruyordu.И каждые 30 секунд, он повернулся к см., если парень в машине не было.
30 saniyede bir, pencereden arabadaki herif hala orada mı diye bakıp duruyordu.И на всеки 30 секунди се обръщаше за да види дали човека в колата не е офейкал.
30 saniyede bir, pencereden arabadaki herif hala orada mı diye bakıp duruyordu.וכל שלושים שניות הוא הסתובב .לראות עם הבחור ברכב היה שם
30 saniyede bir, pencereden arabadaki herif hala orada mı diye bakıp duruyordu.و كل نصف دقيقة يلتفت إلى النافذة ليرى إن كان الشخص في السيارة لا يزال هناك
30 saniyede bir, pencereden arabadaki herif hala orada mı diye bakıp duruyordu.ジュリアンと僕は 色々考えた挙句
387 puanlık rekoru hala duruyor.Sein Rekord von 387 Punkte wurde bis heute nicht gebrochen.
387 puanlık rekoru hala duruyor.Его рекордные 387 баллов до сих пор не побиты.
4 sene önce, aynı bunun gibi bir sahnede ayakta duruyordum.Letzte 15, über die letzten 20 Jahre. \ So vor vier Jahren stand ich auf einer Bühne nur wie diese.
50 yıl sonra orada duruyor.Aşa că iată-l, 50 ani mai târziu, aşezate aici.
50 yıl sonra orada duruyor. Durdurulmuş animasyon gibi.그래서 이것은 거기에 계속 있었던 50년 후에 발견된 일종의 연기된 애니메이션같은 것입니다.
50 yıl sonra orada duruyor. Durdurulmuş animasyon gibi.50 năm sau, nó vẫn ở đó, 1 loại hoạt họa dang dở.
50 yıl sonra orada duruyor. Durdurulmuş animasyon gibi.Szóval itt van, 50 évvel később, ott ül -- egyfajta felfüggesztett elevenség.