Ana içeriğe geç
Sözlük

durur ile cümle

durur kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Çekişip dururlarken kendilerini yakalayacak bir tek çığlığı beklerler.They are only waiting for a single blast that will seize them, but they will go on contending.
Sonra Sura bir daha üflenince hemen ayağa kalkıp bakışır dururlar.When the blast is sounded the second time, they will stand up all expectant.
Onlar, cehennem ateşiyle kaynar su arasında dolaşır dururlar.They will go round and around between it and boiling water.
O gün, sen, Rabbinin huzuruna varıp durursun.With your Lord alone will be the retreat on that day.
Ayetlerimizi hep yalan sayıp dururlardı.And rejected Our signs as lies.
O gün insanlar Alemlerin Rabbinin huzurunda dururlar.The day all mankind will stand before the Lord of all the worlds?
Çakıp etraf aydınlandı mı yürürler, karanlıkta kaldılar mı dururlar.When it flashes forth they walk in its flare. When darkness returns they stand still.
Onların çoğunu, sözlerinde durur bulmadık ve çoğunu ancak hadlerini aşmış kötü kişiler bulduk.We did not find many of them faithful to their promises, and found many of them disobedient.
Kavmi, koşa koşa onun yanına geldi, onlar, önceden de kötülükler yapar dururlardı.His people came excited to him. They were addicted to sin already.
Halkı Allah yolundan saptırmak için kendi kendine ululanır durur.Turning their backs that they may lead away from the path of God.
Siz, her yüksek tepede, ihtiyacınız olmayan bir yapı kurarak eğlenip durur musunuz?You construct monuments on every hill in vain,
Görmez misin ki hiç şüphe yok, onlar, her vadide sersemce dolaşıp dururlar.Have you not seen that they wander distract in every valley,
Lanet edilmişler; nerede bulunurlarsa yakalanırlar ve boyuna öldürülüp dururlar.Accursed, they would be seized wherever found, and slain mercilessly.
Hayır, onlar şüphe içindedir, alay edip dururlar.Yet they are lost in doubt and play.
Ki onlar, daldıkları gaflette habersiz bir halde bocalayıp dururlar.Who are lost in deception.
Öyle kişilerdir onlar ki daldıkları batakta oynayıp dururlar.Who, ignoring the Reality, engage in pleasantries.
Cehennemle içecekleri kaynar suyun arasında dolanıp dururlar.They will go round and around between it and boiling water.
Siz de o sırada bakar durursunuz.And you wait for the moment (of death),
Neyi birbirlerine sorup dururlar?OF WHAT ARE they asking one another?
Arada bocalayıp dururlar. Ne şunlardan yanadırlar ne bunlardan yana.Wavering between the two, neither with these nor with those.
Bunun üzerine, onlar zulümlerine devam edip dururken azap kendilerini yakaladı.Then they were seized by torment for they were sinners.
Onlar sıralanmış halde ayakları üzerine dururken, üzerlerine Allah'ın ismini anın.So pronounce the name of God over them as they stand with their forefeet in a line.
Ve onlar, yapmayacakları şeyleri söyleyip dururlar.And they say what they do not do,
Hiç kuşkusuz, o kendi hizbini cehennem yâranından olmaları için çağırır durur.He only calls his faction to be the residents of Hell.
O büyük günah üzerinde ısrar edip dururlardı.But persisted in that greater sin,
Ne Mesih ve ne de Allah'a yakın melekler, Allah'ın kulu olmaktan geri dururlar.The Christ will never disdain to be a votary of God, nor will the angels close to Him.
Şu halde onlar, ayakları üzerine dururken üzerlerine Allah'ın ismini anınız (ve kurban ediniz).So pronounce the name of God over them as they stand with their forefeet in a line.
Nice ülkeler var ki, zulmedip dururlarken onlara mühlet verdim. Sonunda onları yakaladım.To how many habitations did We give respite, though given to wickedness, and then seized them.
Salih dedi ki: Ey kavmim! İyilik dururken niçin kötülüğe koşuyorsunuz?(Saleh) said: "O people, why do you wish to hasten evil rather than good?
Onlar, birbirleriyle çekişip dururken kendilerini ansızın yakalayacak korkunç bir sesi bekliyorlar.They are only waiting for a single blast that will seize them, but they will go on contending.
Yunus kendini kınayıp dururken onu bir balık yuttu.Then he was swallowed by a large fish as he was worthy of blame.
" Şüphesiz biz, orada sıra sıra dururuz.""And we are truly those who stand in rows,
Onlar, cehennemle kaynar su arasında dolaşır dururlar.They will go round and around between it and boiling water.
Büyük günahı işlemekte direnir dururlardı.But persisted in that greater sin,
O vakit siz bakar durursunuz.And you wait for the moment (of death),
Doğrusu inkarcılar (gerçeği) yalanlayıp dururlar.Yet the infidels persist in denial.
Onlar, insanları Kur'ân'a iman etmekten menederler, hem de kendileri ondan uzak dururlar.And they forbid others from (believing in) it, and themselves keep away from it.
Naîm cennetlerinde altlarından ırmaklar akar durur.At their feet shall flow streams of running water in gardens of delight.
"Siz her tepeye bir alâmet bina edip eğlenir durur musunuz?"You construct monuments on every hill in vain,
Salih dedi ki: "Ey benim kavmim! İyilik dururken niçin kötülüğe koşuyorsunuz?(Saleh) said: "O people, why do you wish to hasten evil rather than good?
Onlar: "Siz bize (uğurlu görünerek) sağdan gelir dururdunuz" derler.Saying: "It were you who imposed yourselves upon us."
Dileseydik, onu kuru bir çöp yapardık. Hayret eder dururdunuz.We could turn it, if We pleased, into straw; then you would rue the day,
Ki o zaman siz (ölmek üzere olana) bakar durursunuz.And you wait for the moment (of death),
Onlar cennettedirler, sorup dururlar.Sitting in the gardens, asking
O gün Ruh ve melekler sıra sıra dururlar.The day the Spirit takes its stand, with the angels ranged in rows.
Öyleyse siz gerçeği bilip dururken sakın Rabbinize eş koşmayın.So, do not make another the equal of God knowingly.
Onlar müminlerle kâfirler arasında bocalayıp dururlar: Ne onlara bağlanırlar, ne de bunlara.Wavering between the two, neither with these nor with those.
Geri durursan onlar sana asla bir zarar veremezler.So, if they come to you, judge between them or decline.
Sırf fesat çıkarmak için dünyanın her tarafında koşup dururlar.As often as they ignite the fires of war they are extinguished by God.
Onlar yurdundan çıkarmak için seni tedirgin edip dururlar.They had nearly expelled you from the land and driven you away from it.
Onlar boş şeylerden uzak dururlar. [25,72]Who shun all frivolities,
Onların beklediği: Sadece bir ses!..Çekişip dururlarken kendilerini çarpacak bir ses...They are only waiting for a single blast that will seize them, but they will go on contending.
O'dur ki sizin için yeşil ağaçtan bir ateş yaratır, siz de onu tutuşturup durursunuz.Who gave you fire from a green tree, with which you ignite the flame."
Biz bu kadar eşraf dururken, kitap gönderilecek bir o mu kalmış!” Hayır, hayır!To him of all of us has the Reminder been sent down?"
Onlar ki daldıkları batıl içinde oynayıp dururlar.Who, ignoring the Reality, engage in pleasantries.
O vakit can çekişenin yanında bulunan sizler bakar durursunuz.And you wait for the moment (of death),
Başı derde düştü mü sızlanır durur.If evil befalls him he is perturbed;
Onun için âhireti terk edip durursunuz.And neglect the Hereafter.
“Ben yığınla servet tükettim.” diye övünüp durur.He says: "I have wasted a great deal of wealth."
Böylesi mal yığar ve onu sayar durur.Who amasses wealth and hordes it.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod