Ve bana şöyle dedi, 'Biliyor musun Margaret, her zaman büyürken ne olacağımı bilemediğimi söyler dururdum.「私はいつも 将来 何になりたいか - わからないと言ってきました でも この仕事を始めて -
Ve biz burada dururuz, bizi pislige atarlar... yada biz yolumuzda ışığa dogru savaşabiliriz.Bomo ostali tukaj in dovolili, da nas dotolčejo... ali... Se bomo prebili na svetlobo?
Ve biz burada dururuz, bizi pislige atarlar... yada biz yolumuzda ışığa dogru savaşabiliriz.kita dapat tinggal disini, menendah kotoran yang menempel
Ve biz burada dururuz, bizi pislige atarlar... yada biz yolumuzda ışığa dogru savaşabiliriz.우리는 여기 있을수 있어 ...모두 내 쫓아 버리자구.. 또는 배수진을 치고 싸워야해. 빛이 비추는 곳으로. 이지옥으로 부터 기어 나갈 수 있어
Ve biz burada dururuz, bizi pislige atarlar... yada biz yolumuzda ışığa dogru savaşabiliriz.Môžeme tu ostať a nechať zo seba vytĺcť dušu alebo si môžme vybojovať miesto na svete.
Ve biz burada dururuz, bizi pislige atarlar... yada biz yolumuzda ışığa dogru savaşabiliriz.Podemos ficar aqui, a apanhar na cabeça... Ou... Podemos lutar pelo nosso caminho de volta para a luz.
Ve biz burada dururuz, bizi pislige atarlar... yada biz yolumuzda ışığa dogru savaşabiliriz.Vi kan blive her og få bank ELLER Vi kan kæmpe os tilbage, ind i lyset.
Ve biz burada dururuz, bizi pislige atarlar... yada biz yolumuzda ışığa dogru savaşabiliriz.Vi kan stanna och låta någon banka skiten ur oss... ELLER Vi kan kriga oss tillbaka in i ljuset.
Ve biz burada dururuz, bizi pislige atarlar... yada biz yolumuzda ışığa dogru savaşabiliriz.Voimme jäädä tänne, ottaa turpaan... tai voimme taistella tiemme takaisin valoon.
Ve biz burada dururuz, bizi pislige atarlar... yada biz yolumuzda ışığa dogru savaşabiliriz.Μπορούμε να μείνουμε εδώ, να φάμε ξύλο... ή μπορούμε να παλέψουμε για τον δρόμο μας πίσω στο φώς.
Ve biz burada dururuz, bizi pislige atarlar... yada biz yolumuzda ışığa dogru savaşabiliriz.Можем да останем тук и да ни ритат... или можем да си пробием път обратно към светлината.
Ve biz burada dururuz, bizi pislige atarlar... yada biz yolumuzda ışığa dogru savaşabiliriz.Мы можем так и стоять и получать пинки под зад Или же Мы можем дать отпор и двигаться в сторону света.
Ve biz burada dururuz, bizi pislige atarlar... yada biz yolumuzda ışığa dogru savaşabiliriz.אנחנו יכולים להישאר פה ושיכסחו לנו את הצורה או שאנחנו יכולים להילחם על הדרך חזרה אל האור.
Ve biz burada dururuz, bizi pislige atarlar... yada biz yolumuzda ışığa dogru savaşabiliriz.望みを捨てるか あるいは、 自分を奮い起こし
Ve bu ilk defa Dünya'yı uzayda asılı dururken görüşümdü. Eşsiz bir duyguydu.la planète flotter comme ça dans l'espace, et c'était profond.
Ve durur.Elle s'arrête.
Ve durur.Es hält an.
Ve durur.멈추어버리죠.
Ve durur.Megáll.
Ve durur.Nó đã ngừng lại
Ve durur.Para.
Ve durur.Ritmul normal al vieții dispare.
Ve durur.Se detiene.
Ve durur.Semuanya berhenti.
Ve durur.Tutto si ferma.
Ve durur.Ustavi se.
Ve durur.Zatrzymuje się.
Ve durur.Život, jaký jste znali, se promění ve zpomalený film.
Ve durur.Σταματάει.
Ve durur.Воно зупиняється.
Ve durur.Останавливается совсем.
Ve durur.Спира.
Ve durur.הם נעצרים.
Ve durur.ثم تتوقف.
Ve durur.これからお話しするのは
Ve fare o tuşa binlerce ve binlerce ve binlerce kere basıp dururdu.והחולדה המשיכה ללחוץ על הידית הזו אלפי פעמים.
Ve fare o tuşa binlerce ve binlerce ve binlerce kere basıp dururdu.واستمر الفأر في الضغط على ذلك القضيب آلاف وآلاف وآلاف المرات.
Ve fare o tuşa binlerce ve binlerce ve binlerce kere basıp dururdu.何回も何回も押し続けました 食べもせず 寝もせず セックスもせずにです
Ve etrafta dolaşıp durur, " Özgür olmak nasıl bir his?"A un certo punto qualcuno dice, "Come faccio a saperlo?
Ve etrafta dolaşıp durur, " Özgür olmak nasıl bir his?"Chodzi w kółko i mówi, "Jakie to uczucie być wolnym"? "Jakie to uczucie być wolnym"?
Ve etrafta dolaşıp durur, " Özgür olmak nasıl bir his?"E perguntava: "Qual é a sensação de ser livre?"
Ve etrafta dolaşıp durur, " Özgür olmak nasıl bir his?"Et il continua à marcher dans la foule, demandant, "Comment vous sentez vous d'être libres ?"
Ve etrafta dolaşıp durur, " Özgür olmak nasıl bir his?"Hij vraagt rond: "Hoe voelt het om vrij te zijn?"
Ve etrafta dolaşıp durur, " Özgür olmak nasıl bir his?"Ich komme aus Alabama" (Lachen)
Ve etrafta dolaşıp durur, " Özgür olmak nasıl bir his?"그리고 그는 계속 관중속을 걸어다니며 "자유로워진 느낌이 어떻습니까?" 라고 계속 물었는데
Ve etrafta dolaşıp durur, " Özgür olmak nasıl bir his?"Ment tovább: "Milyen érzés szabadnak lenni?" "Milyen érzés szabadnak lenni?"
Ve etrafta dolaşıp durur, " Özgür olmak nasıl bir his?"Si, plimbandu-se de colo-colo, "Cum va simtiti sa fiti liberi?" Sunt din Alabama" (Rasete)
Ve etrafta dolaşıp durur, " Özgür olmak nasıl bir his?"Và ông đi xung quanh, "Bạn cảm thấy thế nào khi được tự do?"
Ve etrafta dolaşıp durur, " Özgür olmak nasıl bir his?"Va por ahi diciendo: ¿Cómo se siente ser libre?"
Ve etrafta dolaşıp durur, " Özgür olmak nasıl bir his?"И продължава да обикаля: "Какво е усещането да сте свободни?"
Ve etrafta dolaşıp durur, " Özgür olmak nasıl bir his?"Он идёт и спрашивает: "Ну и как это — быть свободными?" "Ну и как это — быть свободными?"
Ve etrafta dolaşıp durur, " Özgür olmak nasıl bir his?"וכך הוא הולך ושואל, "איך זה מרגיש להיות חופשי?"
Ve etrafta dolaşıp durur, " Özgür olmak nasıl bir his?"و يمضي مكرراً،" ما هو شعورك و انت حر؟"
Ve etrafta dolaşıp durur, " Özgür olmak nasıl bir his?"「自由になった感想は?」
Ve fare o tuşa binlerce ve binlerce ve binlerce kere basıp dururdu.Dan tikus tersebut hanya terus menekan sebuah bar ribuan dan ribuan kali.
Ve fare o tuşa binlerce ve binlerce ve binlerce kere basıp dururdu.De rat bleef maar op die balk drukken, duizenden keren na elkaar.
Ve fare o tuşa binlerce ve binlerce ve binlerce kere basıp dururdu.Die Ratte wollte nur diesen einen Hebel drücken viele Tausende Male.
Ve fare o tuşa binlerce ve binlerce ve binlerce kere basıp dururdu.E il ratto continuò semplicemente a premere quella barra migliaia e migliaia di volte.
Ve fare o tuşa binlerce ve binlerce ve binlerce kere basıp dururdu.Et le rat appuyait sans cesse sur cette barre des milliers et des milliers et des milliers de fois.
Ve fare o tuşa binlerce ve binlerce ve binlerce kere basıp dururdu.쥐는 단지 그 막대기 누르는것을 몇천번, 몇천번, 그리고 몇천번을 반복하곤 했습니다