Ana içeriğe geç
Sözlük

durur ile cümle

durur kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
O blok orda durur ve 60 yıl boyunca yanar sonra da biter.Поліно лежить собі там і горить 60 років, а потім згасає.
O blok orda durur ve 60 yıl boyunca yanar sonra da biter.והוא פשוט יושב שם ומתכלה במשך שישים שנה ואז הוא נגמר
O blok orda durur ve 60 yıl boyunca yanar sonra da biter.و يبقي هناك فقط ويحترق لمدة ستين سنة ، وبعد ذلك ينتهى .
Öbür kardeşleri Bakbukya ile Unni ezgiler söylenirken onların karşısında dururdu.A Bakbukiáš a Unni, bratří jejich, byli naproti nim v pořádcích svých.
Öbür kardeşleri Bakbukya ile Unni ezgiler söylenirken onların karşısında dururdu.A Bakbukiáš a Unni, ich bratia, naproti nim podľa poradia stráží.
Öbür kardeşleri Bakbukya ile Unni ezgiler söylenirken onların karşısında dururdu.A Bakbukijasz i Hunni, bracia ich, byli przeciwko nim w porządku swoim.
Öbür kardeşleri Bakbukya ile Unni ezgiler söylenirken onların karşısında dururdu.Anggota paduan suara yang menyanyikan nyanyian jawaban: Bakbukya, Uni dan rekan-rekannya sekaum
Öbür kardeşleri Bakbukya ile Unni ezgiler söylenirken onların karşısında dururdu.Bacbuchia şi Uni, cari îşi împlineau slujbele lîngă fraţii lor.
Öbür kardeşleri Bakbukya ile Unni ezgiler söylenirken onların karşısında dururdu.Bacbuquías y Uni, sus hermanos, estaban frente a ellos en el servicio
Öbür kardeşleri Bakbukya ile Unni ezgiler söylenirken onların karşısında dururdu.Bakbukia et Unni, qui remplissaient leurs fonctions auprès de leurs frères.
Öbür kardeşleri Bakbukya ile Unni ezgiler söylenirken onların karşısında dururdu.Bakbukia e Unni, loro fratelli, stavano di fronte a loro secondo i loro turni di servizio
Öbür kardeşleri Bakbukya ile Unni ezgiler söylenirken onların karşısında dururdu.Bakbukja en Unni, ook familie van hen, hielpen hen tijdens de dienst.
Öbür kardeşleri Bakbukya ile Unni ezgiler söylenirken onların karşısında dururdu.Bakbukja und Unni, ihre Brüder, waren ihnen gegenüber zum Dienst.
Öbür kardeşleri Bakbukya ile Unni ezgiler söylenirken onların karşısında dururdu.E Baquebuquias e Uni, seus irmãos, estavam defronte deles segundo os seus cargos.
Öbür kardeşleri Bakbukya ile Unni ezgiler söylenirken onların karşısında dururdu.És Bakbukia, s Unni, az õ atyjokfiai velök szemben, tisztök szerint.
Öbür kardeşleri Bakbukya ile Unni ezgiler söylenirken onların karşısında dururdu.in Bakbukija in Uno, njih brata, sta jim bila nasproti, po svojih stražah.
Öbür kardeşleri Bakbukya ile Unni ezgiler söylenirken onların karşısında dururdu.ja heidän veljensä Bakbukja ja Unni seisoivat vastapäätä heitä tehtäviään suorittamassa.
Öbür kardeşleri Bakbukya ile Unni ezgiler söylenirken onların karşısında dururdu.또 그 형제 박부갸와 운노는 직무를 따라 저의 맞은편에 있으며
Öbür kardeşleri Bakbukya ile Unni ezgiler söylenirken onların karşısında dururdu.Lại có Bác-bu-kia , U-ni , cùng các anh_em mình ; họ thay_đổi phiên nhau trong công_việc mình .
Öbür kardeşleri Bakbukya ile Unni ezgiler söylenirken onların karşısında dururdu.Lại có Bác-bu-kia, U-ni, cùng các anh em mình; họ thay đổi phiên nhau trong công việc mình.
Öbür kardeşleri Bakbukya ile Unni ezgiler söylenirken onların karşısında dururdu.medens Bakbukja og Unni sammen med deres Brødre stod over for dem efter deres Afdelinger.
Öbür kardeşleri Bakbukya ile Unni ezgiler söylenirken onların karşısında dururdu.mens deres brødre Bakbukja og Unno stod midt imot dem for å vareta sin tjeneste.
Öbür kardeşleri Bakbukya ile Unni ezgiler söylenirken onların karşısında dururdu.Ο δε Βακβουκιας και ο Ουννι, οι αδελφοι αυτων, ησαν απεναντι αυτων δια τας φυλακας.
Öbür kardeşleri Bakbukya ile Unni ezgiler söylenirken onların karşısında dururdu.А Ваквукия и Уний, братята им, бяха срещу тях в стражите.
Öbür kardeşleri Bakbukya ile Unni ezgiler söylenirken onların karşısında dururdu.и Бакбукия и Унний, братья их, наряду с ними державшие стражу.
Öbür kardeşleri Bakbukya ile Unni ezgiler söylenirken onların karşısında dururdu.ובקבקיה וענו אחיהם לנגדם למשמרות׃
Öbür kardeşleri Bakbukya ile Unni ezgiler söylenirken onların karşısında dururdu.وبقبقيا وعنّي اخواهم مقابلهم في الحراسات.
Öbür kardeşleri Bakbukya ile Unni ezgiler söylenirken onların karşısında dururdu.他 們 的 弟 兄 八 布 迦 、 和 烏 尼 、 照 自 己 的 班 次 、 與 他 們 相 對
Öbür kardeşleri Bakbukya ile Unni ezgiler söylenirken onların karşısında dururdu.他 們 的 弟兄 八 布迦 、 和 烏尼 、 照 自己 的 班次 、 與 他 們相對
O dostu, ama davetler veren kısa durur.El este prietenos, dar el se opreşte scurt de eliberare a invitaţiilor.
O dostu, ama davetler veren kısa durur.Er ist freundlich, aber er geht nicht so weit, die Einladungen.
O dostu, ama davetler veren kısa durur.Han är vänlig, men han stannar kort att utfärda inbjudningar.
O dostu, ama davetler veren kısa durur.Han er venlig, men han stopper op for at udstede invitationer.
O dostu, ama davetler veren kısa durur.Hän on ystävällinen, mutta hän pysäyttää lyhyt myöntävän kutsuja.
O dostu, ama davetler veren kısa durur.Hij is vriendelijk, maar hij stopt met de uitgifte van korte uitnodigingen.
O dostu, ama davetler veren kısa durur.Ia ramah, tapi ia berhenti singkat menerbitkan undangan.
O dostu, ama davetler veren kısa durur.Il est sympathique, mais il s'arrête d'émettre des invitations.
O dostu, ama davetler veren kısa durur.Je přátelský, ale on se zastaví před vydáním pozvání.
O dostu, ama davetler veren kısa durur.Je priateľský, ale on sa zastaví pred vydaním pozvania.
O dostu, ama davetler veren kısa durur.Je prijazna, vendar se ustavi kratke objave javnega.
O dostu, ama davetler veren kısa durur.Jest przyjazny, ale powstrzymuje się od wydawania zaproszeń.
O dostu, ama davetler veren kısa durur.그는 친절하지만, 그 초대장을 발급 부족 중지합니다.
O dostu, ama davetler veren kısa durur.Lui è amichevole, ma si ferma a corto di spedire gli inviti.
O dostu, ama davetler veren kısa durur.Ő barátságos, de megáll rövid felhívási.
O dostu, ama davetler veren kısa durur.Ông là thân thiện, nhưng ông ngừng phát hành giấy mời.
O dostu, ama davetler veren kısa durur.Είναι φιλικό, αλλά σταματά την έκδοση προσκλήσεις.
O dostu, ama davetler veren kısa durur.Він доброзичливий, але він не доходить до видачі запрошення.
O dostu, ama davetler veren kısa durur.Он дружелюбен, но он не доходит до выдачи приглашения.
O dostu, ama davetler veren kısa durur.Той е приятелски, но той спира издаването на покани.
O dostu, ama davetler veren kısa durur.انه ودود ، لكنه توقف قصيرة من توجيه دعوات.
O dostu, ama davetler veren kısa durur.私は先週アカデミーでメアリー偶然、彼女の目にはカップルのように私を経て
Öğretmen öğrencilerin önünde durur ve çalar sonra öğrenciler öğretmenin yaptığının aynısını yapar.Der Lehrer steht und spielt vor den Schülern und die Schüler tun dann dasselbe wie der Lehrer.
Öğretmen öğrencilerin önünde durur ve çalar sonra öğrenciler öğretmenin yaptığının aynısını yapar.Nauczyciel stoi i gra przed uczniami, a potem uczniowie robią to samo, co nauczyciel.
Öğretmen öğrencilerin önünde durur ve çalar sonra öğrenciler öğretmenin yaptığının aynısını yapar.Učitel stojí před studenty a hraje a studenti dělají to samé, co jejich učitel.
Öğretmen öğrencilerin önünde durur ve çalar sonra öğrenciler öğretmenin yaptığının aynısını yapar.Ο δάσκαλος παίζει μπροστά στους μαθητές και εκείνοι απλώς μιμούνται το δάσκαλο.
Öğretmen öğrencilerin önünde durur ve çalar sonra öğrenciler öğretmenin yaptığının aynısını yapar.Учитель стоит и играет перед учениками, а затем ученики должны сделать тоже самое, что и учитель.
Oldukça cansız bir şeydir bu. Bir kez oluşunca, hiç bir şey yapmadan durur.Une fois qu'elle est formée, elle ne fait rien.
Oldukça cansız bir şeydir bu. Bir kez oluşunca, hiç bir şey yapmadan durur.Веднъж след като се формира, тя всъщност не прави нищо.
Onlar az bişey eğik dururlar.Đầu họ hơi bị vẹo một chút.
Onlar az bişey eğik dururlar.Egy kicsit ferdék.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod