Ana içeriğe geç
Sözlük

durur ile cümle

durur kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Kimisi yerinde durur.חלק מהם ישמרו על העמדה שלהם.
Kimisi yerinde durur.بعضها ترسخ موقفها
Kimisi yerinde durur.水槽の奥の岩陰に隠れるタコもいるでしょう
Kırık Kalp Sendromunda... ...genelde kalp atışı 2-3 saniyeliğine durur.A megtört szív szindrómánál... a szívverés általában 2-3 másodpercre áll le.
Kırık Kalp Sendromunda... ...genelde kalp atışı 2-3 saniyeliğine durur.Với hội chứng vỡ tim... thường thì tim sẽ ngừng đập trong khoảng 2 đến 3 giây
Kırık Kalp Sendromunda... ...genelde kalp atışı 2-3 saniyeliğine durur.При синдрома "Разбито сърце"... обикновено сърцето спира да бие от 2 до 3 секунди.
Kötünün yolu diken ve tuzakla doludur. Canını korumak isteyen bunlardan uzak durur.Ciernie i sidła są na drodze przewrotnego; kto strzeże duszy swej, oddala się od nich.
Kötünün yolu diken ve tuzakla doludur. Canını korumak isteyen bunlardan uzak durur.Des épines, des pièges sont sur la voie de l`homme pervers; Celui qui garde son âme s`en éloigne.
Kötünün yolu diken ve tuzakla doludur. Canını korumak isteyen bunlardan uzak durur.Espinas y trampas hay en el camino del perverso; el que guarda su vida se alejará de ellos
Kötünün yolu diken ve tuzakla doludur. Canını korumak isteyen bunlardan uzak durur.Espinhos e laços há no caminho do perverso; o que guarda a sua alma retira-se para longe deles.
Kötünün yolu diken ve tuzakla doludur. Canını korumak isteyen bunlardan uzak durur.패역한 자의 길에는 가시와 올무가 있거니와 영혼을 지키는 자는 이를 멀리 하느니라
Kötünün yolu diken ve tuzakla doludur. Canını korumak isteyen bunlardan uzak durur.Mensen die God de rug toekeren, vinden struikelblokken op hun weg; wie bij God blijft, ontloopt dat alles.
Kötünün yolu diken ve tuzakla doludur. Canını korumak isteyen bunlardan uzak durur.Orjantappuroita ja pauloja on väärän tiellä; henkensä varjelee, joka niistä kaukana pysyy.
Kötünün yolu diken ve tuzakla doludur. Canını korumak isteyen bunlardan uzak durur.På den svigefuldes Vej er der Torne og Snarer; vil man vogte sin Sjæl, må man holde sig fra dem.
Kötünün yolu diken ve tuzakla doludur. Canını korumak isteyen bunlardan uzak durur.Perangkap dan jebakan terdapat pada jalan orang curang; jauhilah semua itu jika engkau ingin selamat
Kötünün yolu diken ve tuzakla doludur. Canını korumak isteyen bunlardan uzak durur.Spine e tranelli sono sulla via del perverso; chi ha cura di se stesso sta lontano
Kötünün yolu diken ve tuzakla doludur. Canını korumak isteyen bunlardan uzak durur.Spini şi curse sînt pe calea omului stricat: cel ce-şi păzeşte sufletul se depărtează de ele. -
Kötünün yolu diken ve tuzakla doludur. Canını korumak isteyen bunlardan uzak durur.Stachel und Stricke sind auf dem Wege des Verkehrten; wer sich aber davon fernhält, bewahrt sein Leben.
Kötünün yolu diken ve tuzakla doludur. Canını korumak isteyen bunlardan uzak durur.Törnen och snaror ligga på den vrånges väg; den som vill bevara sitt liv håller sig fjärran ifrån dem.
Kötünün yolu diken ve tuzakla doludur. Canını korumak isteyen bunlardan uzak durur.Torner og snarer er der på den falskes vei; den som varer sitt liv, holder sig borte fra dem.
Kötünün yolu diken ve tuzakla doludur. Canını korumak isteyen bunlardan uzak durur.Trní a osídla jsou na cestě převráceného; kdož ostříhá duše své, vzdálí se od nich.
Kötünün yolu diken ve tuzakla doludur. Canını korumak isteyen bunlardan uzak durur.Tŕnie a smečky sú na ceste prevrátenca; ten, kto ostríha svoju dušu, vzdiali sa od nich.
Kötünün yolu diken ve tuzakla doludur. Canını korumak isteyen bunlardan uzak durur.Trnje in zadrge so na potu spačenega; kdor hoče ohraniti dušo svojo, daleč bodi od njih!
Kötünün yolu diken ve tuzakla doludur. Canını korumak isteyen bunlardan uzak durur.Trong đường kẻ gian tà có gai chông và cái bẫy; Ai gìn giữ linh hồn mình sẽ cách xa nó.
Kötünün yolu diken ve tuzakla doludur. Canını korumak isteyen bunlardan uzak durur.Trong đường kẻ gian_tà có gai chông và cái bẫy ; Ai gìn_giữ linh_hồn mình sẽ cách xa nó .
Kötünün yolu diken ve tuzakla doludur. Canını korumak isteyen bunlardan uzak durur.visek [és] tõrök vannak a gonosznak útában; a ki megõrzi a maga lelkét, távol jár azoktól.
Kötünün yolu diken ve tuzakla doludur. Canını korumak isteyen bunlardan uzak durur.Терны и сети на пути коварного; кто бережет душу свою, удались от них.
Kötünün yolu diken ve tuzakla doludur. Canını korumak isteyen bunlardan uzak durur.Тръне и примки има по пътя на опакия, Който пази душата си се отдалечава от тях.
Kötünün yolu diken ve tuzakla doludur. Canını korumak isteyen bunlardan uzak durur.צנים פחים בדרך עקש שומר נפשו ירחק מהם׃
Kötünün yolu diken ve tuzakla doludur. Canını korumak isteyen bunlardan uzak durur.شوك وفخوخ في طريق الملتوي. من يحفظ نفسه يبتعد عنها.
Kötünün yolu diken ve tuzakla doludur. Canını korumak isteyen bunlardan uzak durur.乖 僻 人 的 路 上 、 有 荊 棘 和 網 羅 . 保 守 自 己 生 命 的 、 必 要 遠 離
Kötünün yolu diken ve tuzakla doludur. Canını korumak isteyen bunlardan uzak durur.乖僻 人 的 路上 、 有荊棘 和 網羅 . 保守 自己 生命 的 、 必要 遠離
Kulağında bir muz neşeyle dururken... ...Dünya'daki bütün kötülükler bitecek.Le mauvais dans le monde est difficile à entendre... ...quand une banane est dans l'oreil.
Kulağı şişmiş, zedelenmiş. .Bu dönemin heykellerinde oturan figürler çok azdır, genelde figürler ayakta durur.Его ухо распухло, деформировалось. Ж: Нечасто можно увидеть сидящую статую.
Kuzey Pasifik akıntısının merkezinde döner durur.Giro del Pacífico Norte.
Kuzey Pasifik akıntısının merkezinde döner durur.북태평양환류의 중심부를 돌고 있습니다
Kuzey Pasifik akıntısının merkezinde döner durur.lưu chuyển ở trung tâm của vòng tuần hoàn Bắc Thái Bình Dương
Kuzey Pasifik akıntısının merkezinde döner durur.North Pacific Gyre.
Kuzey Pasifik akıntısının merkezinde döner durur.Pilinan Pasifik Utara.
Kuzey Pasifik akıntısının merkezinde döner durur.Pour mieux faire passer le message, ces types s'étaient fait un bateau de déchets plastiques:
Kuzey Pasifik akıntısının merkezinde döner durur.Tonnen Müll darin, das in der Mitte des Nordpazifikwirbels strudelt.
Kuzey Pasifik akıntısının merkezinde döner durur.Vortice del Nord Pacifico.
Kuzey Pasifik akıntısının merkezinde döner durur.Wiru Północno-Pacyficznego.
Kuzey Pasifik akıntısının merkezinde döner durur.שחגות במרכז החישוק הצפון פאסיפי.
Kuzey Pasifik akıntısının merkezinde döner durur.منتشرةٌ فى منتصف تيارات شمال المحيط الهادئ
Kuzey Pasifik akıntısının merkezinde döner durur.循環しているのです そこで彼らは訴えかけるために
Lavan, ‹‹Bizim buralarda adettir. Büyük kız dururken küçük kız evlendirilmez›› dedi,A Lában povedal: Tu u nás sa nerobí tak, aby sa mladšia vydala prv ako staršia, prvorodená.
Lavan, ‹‹Bizim buralarda adettir. Büyük kız dururken küçük kız evlendirilmez›› dedi,I odpowiedział Laban: Nie jest to w zwyczaju u nas, aby miano wydawać za mąż młodszą przed starszą.
Lavan, ‹‹Bizim buralarda adettir. Büyük kız dururken küçük kız evlendirilmez›› dedi,라반이 가로되 형보다 아우를 먼저 주는 것은 우리 지방에서 하지 아니하는 바이라
Lavan, ‹‹Bizim buralarda adettir. Büyük kız dururken küçük kız evlendirilmez›› dedi,Laaban vastasi: "Ei ole meidän maassamme tapana antaa nuorempaa ennen vanhempaa.
Lavan, ‹‹Bizim buralarda adettir. Büyük kız dururken küçük kız evlendirilmez›› dedi,Laban antwortete: Es ist nicht Sitte in unserm lande, daß man die jüngere ausgebe vor der älteren.
Lavan, ‹‹Bizim buralarda adettir. Büyük kız dururken küçük kız evlendirilmez›› dedi,Laban a răspuns: ,,În locul acesta nu -i obicei să se dea cea mai tînără înaintea celei mai mari.
Lavan, ‹‹Bizim buralarda adettir. Büyük kız dururken küçük kız evlendirilmez›› dedi,La-ban đáp rằng : Phong_tục ở đây chẳng phải được gả em_út trước , rồi chị cả sau .
Lavan, ‹‹Bizim buralarda adettir. Büyük kız dururken küçük kız evlendirilmez›› dedi,La-ban đáp rằng: Phong tục ở đây chẳng phải được gả em út trước, rồi chị cả sau.
Lavan, ‹‹Bizim buralarda adettir. Büyük kız dururken küçük kız evlendirilmez›› dedi,Laban dit: Ce n`est point la coutume dans ce lieu de donner la cadette avant l`aînée.
Lavan, ‹‹Bizim buralarda adettir. Büyük kız dururken küçük kız evlendirilmez›› dedi,Laban menjawab, "Menurut adat di sini, adik tidak boleh kawin lebih dahulu daripada kakak
Lavan, ‹‹Bizim buralarda adettir. Büyük kız dururken küçük kız evlendirilmez›› dedi,Lábán pedig monda: Nem szokás nálunk, hogy a kisebbiket oda adják a nagyobbik elõtt.
Lavan, ‹‹Bizim buralarda adettir. Büyük kız dururken küçük kız evlendirilmez›› dedi,Laban svarade: »Det är icke sed på vår ort att man giver bort den yngre före den äldre.
Lavan, ‹‹Bizim buralarda adettir. Büyük kız dururken küçük kız evlendirilmez›› dedi,Laban svarede: "Det er ikke Skik og Brug her til Lands at give den yngste bort før den ældste;
Lavan, ‹‹Bizim buralarda adettir. Büyük kız dururken küçük kız evlendirilmez›› dedi,Laban svarte: Det er ikke skikk her hos oss å gi den yngste bort før den eldste.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod