Jüri danışmanlar ayna arkasındaki bir odada durur.거울 뒤쪽의 방에 서있는 것을 볼 수 있습니다.
Jüri danışmanlar ayna arkasındaki bir odada durur.les membres du jury assis dans une pièce, de l'autre côté du miroir.
Jüri danışmanlar ayna arkasındaki bir odada durur.Pode-se ver através do espelho de duas direções os conselheiros do júri na sala atrás do espelho.
Jüri danışmanlar ayna arkasındaki bir odada durur.Se poate observa prin oglinda dublă cum stau cosultanţii juridici într-o cameră în spatele oglizii.
Jüri danışmanlar ayna arkasındaki bir odada durur.עומדים מומחי חבר-מושבעים בחדר שמעבר למראה
Jüri danışmanlar ayna arkasındaki bir odada durur.المستشارين المحلفين يقفون في غرفة وراء المرآة.
Jüri danışmanlar ayna arkasındaki bir odada durur.模擬裁判をした後の
Kanadını böyle çırpsa havada durur sinekkuşuysa.Batendo pra traz se move para frente, e se faz assim freia no ar, se é um colibri.
Kanadını böyle çırpsa havada durur sinekkuşuysa.Dreht er seine Flügel so, schwebt er in der Luft
Kanadını böyle çırpsa havada durur sinekkuşuysa.Jika dia memutarnya kearah belakang, dia berhenti di udara, jika dia adalah burung murai.
Kanadını böyle çırpsa havada durur sinekkuşuysa.Se le mette così si fermerà a mezzaria se è un colibrì.
Kanadını böyle çırpsa havada durur sinekkuşuysa.Ако е колибри, кaто ги размаха по този начин, се задържа във въздуха.
Kanatları inik dururken, başları üzerindeki kubbeden bir ses duyuldu.A bolo čuť hlas zponad oblohy, ktorá bola nad ich hlavou. A keď tedy stály, spustily svoje krýdla.
Kanatları inik dururken, başları üzerindeki kubbeden bir ses duyuldu.A gdy stały i spuszczały skrzydła swoje, tedy był szum z wierzchu nad rozpostarciem, które było nad głową ich.
Kanatları inik dururken, başları üzerindeki kubbeden bir ses duyuldu.Byl také zvuk svrchu nad oblohou, kteráž byla nad hlavou jejich, když stála a spustila křídla svá.
Kanatları inik dururken, başları üzerindeki kubbeden bir ses duyuldu.Ci fu un rumore al di sopra del firmamento che era sulle loro teste
Kanatları inik dururken, başları üzerindeki kubbeden bir ses duyuldu.Det drønede oven over Hvælvingen over deres Hoveder; men når de stod, sænkede de Vingerne.
Kanatları inik dururken, başları üzerindeki kubbeden bir ses duyuldu.그 머리 위에 있는 궁창 위에서부터 음성이 나더라 그 생물이 설때에 그 날개를 드리우더라
Kanatları inik dururken, başları üzerindeki kubbeden bir ses duyuldu.lõn kiáltás a mennyezeten felül, a mely vala fejök felett, [és] õk megállván, leeresztik vala szárnyaikat.
Kanatları inik dururken, başları üzerindeki kubbeden bir ses duyuldu.Lúc chúng nó dừng lại và xủ cánh xuống, thì từ nơi vòng khung trên đầy có tiếng vang ra.
Kanatları inik dururken, başları üzerindeki kubbeden bir ses duyuldu.Lúc chúng_nó dừng lại và xủ cánh xuống , thì từ nơi vòng khung trên đầy có tiếng_vang ra .
Kanatları inik dururken, başları üzerindeki kubbeden bir ses duyuldu.Og det lød en røst ovenover hvelvingen som var over deres hode; når de stod, senket de sine vinger.
Kanatları inik dururken, başları üzerindeki kubbeden bir ses duyuldu.tetapi dari atas kubah yang di atas kepala mereka, masih terdengar bunyi suara
Kanatları inik dururken, başları üzerindeki kubbeden bir ses duyuldu.Und wenn sie stillstanden und die Flügel niederließen, so donnerte es in dem Himmel oben über ihnen.
Kanatları inik dururken, başları üzerindeki kubbeden bir ses duyuldu.И глас се издаде от горе из простора, който бе над главите им; и като се спряха спуснаха крилата си.
Kanatları inik dururken, başları üzerindeki kubbeden bir ses duyuldu.И голос был со свода, который над головами их; когда они останавливались, тогда опускали крылья свои.
Kanatları inik dururken, başları üzerindeki kubbeden bir ses duyuldu.ויהי קול מעל לרקיע אשר על ראשם בעמדם תרפינה כנפיהן׃
Kanatları inik dururken, başları üzerindeki kubbeden bir ses duyuldu.فكان صوت من فوق المقبب الذي على رؤوسها. اذا وقفت ارخت اجنحتها.
Kanatları inik dururken, başları üzerindeki kubbeden bir ses duyuldu.在 他 們 頭 以 上 的 穹 蒼 之 上 有 聲 音 . 他 們 站 住 的 時 候 、 便 將 翅 膀 垂 下
Kanatları inik dururken, başları üzerindeki kubbeden bir ses duyuldu.在 他 們頭 以上 的 穹蒼 之上 有 聲音 . 他 們 站住 的 時候 、 便 將 翅膀 垂下
Kendilerinden daha iri olan hayvanlardan uzak dururlar.Eles afastam-se dos animais que são maiores do que eles.
Kendilerinden daha iri olan hayvanlardan uzak dururlar.Klidí se z cesty zvířatům, která jsou větší než oni.
Kendilerinden daha iri olan hayvanlardan uzak dururlar.يبتعدون عن حيوانات اكبر منهم
Kentsel trans halim bir şekilde zayıfladığından, kendimi, sorunun ne olduğunu anlamak için dururken buldum.Como a minha correria urbana estava, de certa forma, enfraquecida, eu parei para ver o que se estava a passar.
Kentsel trans halim bir şekilde zayıfladığından, kendimi, sorunun ne olduğunu anlamak için dururken buldum.En omdat mijn stadstrance een beetje was afgezwakt, stopte ik om uit te zoeken wat er mis was.
Kentsel trans halim bir şekilde zayıfladığından, kendimi, sorunun ne olduğunu anlamak için dururken buldum.당시 제가 가진 도시 생활의 무아지경이 좀 약해져 있었기 때문에 저는 멈춰서서 그 사람에게 무엇이 잘못되었는지 알아보려 했습니다.
Kentsel trans halim bir şekilde zayıfladığından, kendimi, sorunun ne olduğunu anlamak için dururken buldum.Och eftersom min urbana trans på något sätt hade försvagats stannade jag för att ta reda på vad som var fel.
Kentsel trans halim bir şekilde zayıfladığından, kendimi, sorunun ne olduğunu anlamak için dururken buldum.Og fordi min urbane trance var noget svækket, stoppede jeg for at finde ud af hvad der var i vejen.
Kentsel trans halim bir şekilde zayıfladığından, kendimi, sorunun ne olduğunu anlamak için dururken buldum.Pentru ca transa mea urbana fusese oarecum slabita m-am oprit sa vad ce se intamplase.
Kentsel trans halim bir şekilde zayıfladığından, kendimi, sorunun ne olduğunu anlamak için dururken buldum.Ponieważ mój miejski trans był trochę rozwiany, zatrzymałem się, żeby zobaczyć co z nim.
Kentsel trans halim bir şekilde zayıfladığından, kendimi, sorunun ne olduğunu anlamak için dururken buldum.Và bởi vì sự u mê thành thị của tôi đã phần nào yếu bớt, tôi dừng lại để xem chuyện gì đã xảy ra.
Kentsel trans halim bir şekilde zayıfladığından, kendimi, sorunun ne olduğunu anlamak için dururken buldum.И защото градският ми транс бе някак отслабнал, осъзнах, че спирам, за да открия какво се е случило.
Kentsel trans halim bir şekilde zayıfladığından, kendimi, sorunun ne olduğunu anlamak için dururken buldum.И из-за того, что мой убранистичный транс каким-то образом ослаб, я остановился, чтобы узнать, что случилось.
Kentsel trans halim bir şekilde zayıfladığından, kendimi, sorunun ne olduğunu anlamak için dururken buldum.І через те, що мій урбаністичний транс був послаблений, я зупинився, щоб дізнатися, що сталося.
Kentsel trans halim bir şekilde zayıfladığından, kendimi, sorunun ne olduğunu anlamak için dururken buldum.ומאחר והטרנס האורבני שלי נחלש מעט, מצאתי עצמי עוצר כדי לראות מה לא בסדר איתו.
Kentsel trans halim bir şekilde zayıfladığından, kendimi, sorunun ne olduğunu anlamak için dururken buldum.ولأن الشرود الحضري عندي قد ضعف بشكل ما وجدت نفسي أقف لأسأله عن مشكلته
Kentsel trans halim bir şekilde zayıfladığından, kendimi, sorunun ne olduğunu anlamak için dururken buldum.気づけば 立ち止まって問題を解決しようとしていました 私が立ち止まると 6人もの人が
Kimisi yerinde durur.Alcuni ti affrontavano.
Kimisi yerinde durur.Algunos mantendrán su posición.
Kimisi yerinde durur.Beberapa dari mereka akan berdiam saja di permukaan.
Kimisi yerinde durur.Certaines d'entre elles ne reculent pas d'un pouce.
Kimisi yerinde durur.Jotkut pysyttelivät paikoillaan.
Kimisi yerinde durur.몇몇은 숨지 않지만
Kimisi yerinde durur.Manche von ihnen blieben, wo sie gerade waren.
Kimisi yerinde durur.Một số trong số chúng giữ lãnh địa.
Kimisi yerinde durur.Néhányan közülük előtérben maradnának.
Kimisi yerinde durur.Niektóre z nich nie ustępowały ani na krok
Kimisi yerinde durur.Sommigen bleven waar ze waren.
Kimisi yerinde durur.Unele dintre ele rămân pe poziție.
Kimisi yerinde durur.Някои от тях си защитават територията.