Ana içeriğe geç
Sözlük

durur ile cümle

durur kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Hala hatırlarım, kürsünün arkasında dururken, böceksi tıklamayı hala duyuyordum.Je me souviens, j'étais debout derrière le podium et j'entendais ce petit bruit de clic.
Hala hatırlarım, kürsünün arkasında dururken, böceksi tıklamayı hala duyuyordum.단상 뒤에 서서 작은 곤충 모양의 버튼 누름 장치가 내던 소리를 기억해요.
Hala hatırlarım, kürsünün arkasında dururken, böceksi tıklamayı hala duyuyordum.Pamatuji si, jak jsem tam stál za pódiem a poslouchal, jak ten malý hmyzoidní palec kliká.
Hala hatırlarım, kürsünün arkasında dururken, böceksi tıklamayı hala duyuyordum.Pamiętam, jak stałem za podium, słysząc to insekto-podobne klikanie.
Hala hatırlarım, kürsünün arkasında dururken, böceksi tıklamayı hala duyuyordum.Ricordo che stavo in piedi dietro al podio quando ho sentito quel piccolo pollice da insetto che cliccava.
Hala hatırlarım, kürsünün arkasında dururken, böceksi tıklamayı hala duyuyordum.Tôi nhớ lúc đứng ở bục thi đấu tôi có thể nghe thấy tiếng nhịp tay nho nhỏ như tiếng côn trùng.
Hala hatırlarım, kürsünün arkasında dururken, böceksi tıklamayı hala duyuyordum.Спомням си, че стоях там, зад подиума, и можах да го чуя как цъка.
Hala hatırlarım, kürsünün arkasında dururken, böceksi tıklamayı hala duyuyordum.Я помню, как стоял там у трибуны, и слышал это тихое противное щёлкание пальца.
Hala hatırlarım, kürsünün arkasında dururken, böceksi tıklamayı hala duyuyordum.ואני זוכר בעומדי מאחורי הפודיום כשיכולתי לשמוע לחיצת אגודל קטנה זו של משהו דמוי-חרק .
Hala hatırlarım, kürsünün arkasında dururken, böceksi tıklamayı hala duyuyordum.وأتذكر وقوفي هناك خلف المنصة وأنا أسمع ذلك النقر على ذلك الجهاز
Hala hatırlarım, kürsünün arkasında dururken, böceksi tıklamayı hala duyuyordum.昆虫ロボットの親指の音がね ブザーを押すロボットの指があるんですよ
Hayatınız geçici ölüm durumuna geçer. Ve durur.Het leven zoals je gewend bent, verandert in schijndood.
Hayır. Bir tapınakta taş bir geminin pruvasında dururdu.Ella estaba en la proa de un barco de piedra que estaba dentro de un entorno de templo.
Hayır. Bir tapınakta taş bir geminin pruvasında dururdu.Вона стояла на носі кам'яного корабля, який знаходився в храмі.
Hayır. Bir tapınakta taş bir geminin pruvasında dururdu.Она стояла на носу каменного корабля, на территории храма.
Hem de daha güvenli, daha sağlıklı ve daha adil olan şeyleri aramak dururken.É como se tornássemos melhor e melhor em jogar o jogo errado.
Hem de daha güvenli, daha sağlıklı ve daha adil olan şeyleri aramak dururken.Eközben elfeledkeztünk a biztonságosabbról, az egészségesebbről, és az igazságosabbról.
Hem de daha güvenli, daha sağlıklı ve daha adil olan şeyleri aramak dururken.لدرجة اننا أهملنا حقاً الثلاثية ( أكثر أمنا وأكثر صحة وأكثر عدالة )
Hep büyük bir gölgenin yanında durur, değil mi?Chował się w szerokim cieniu, tak?
Hep büyük bir gölgenin yanında durur, değil mi?Ele estava sempre perto de uma grande sombra, certo?
Hep büyük bir gölgenin yanında durur, değil mi?Han är alltid nära en stor skugga.
Hep büyük bir gölgenin yanında durur, değil mi?Han stod altid nær en stor skygge, ikke?
Hep büyük bir gölgenin yanında durur, değil mi?Pride pysyi koko ajan lähellä suurta varjoa.
Hep büyük bir gölgenin yanında durur, değil mi?Siempre se mantuvo cerca de una sombra grande, ¿verdad?
Hep büyük bir gölgenin yanında durur, değil mi?Si teneva sempre vicino a una grossa ombra, vero?
Hep büyük bir gölgenin yanında durur, değil mi?Στεκόταν συνεχώς κοντά σε μια μεγάλη σκιά, σωστά;
Hep büyük bir gölgenin yanında durur, değil mi?Он всегда находился рядом с какой-то большой тенью, да?
Hepsini çözelim.Belki de dururup kendiniz denemek istersiniz.Hagamoslo, tal vez quieras hacer una pausa e intentarlo tu solo.
Hepsini çözelim.Belki de dururup kendiniz denemek istersiniz.Laten we dat uitwerken, en misschien wil je de video pauzeren en het zelf proberen.
Hepsini çözelim.Belki de dururup kendiniz denemek istersiniz.Obliczmy to, a może zrobicie sobie pauzę i spróbujecie samodzielnie.
Hepsini çözelim.Belki de dururup kendiniz denemek istersiniz.Tak to poďme vypočítať, a ak chcete, možete si zastaviť video a skúsiť to sami.
Hepsini çözelim.Belki de dururup kendiniz denemek istersiniz.Tak to pojďme vypočítat, a jestli chcete, můžete si zastavit video a zkusit to sami.
Hepsini çözelim.Belki de dururup kendiniz denemek istersiniz.Vamos trabalhar com isso tudo para fora, e talvez você queira pausá-lo e Tente você mesmo.
Hepsini çözelim.Belki de dururup kendiniz denemek istersiniz.دعونا نحلها، وربما انكم ترغبون بايقاف العرض و تحاولوا بانفسكم
Hepsini çözelim.Belki de dururup kendiniz denemek istersiniz.自分でもやってみたくなりますよ。 この行 掛ける この列なので、-1 * 3 = -3
Her zaman sana borçlu olduğunu ve bir gün ödemesi gerektiğini söyleyip dururdu.Anh nhà tôi cứ luôn miệng nói mang ơn anh và một ngày nào đó sẽ đền ơn của anh.
Her zaman sana borçlu olduğunu ve bir gün ödemesi gerektiğini söyleyip dururdu.Dia selalu mengatakan dia berhutang budi padamu dan dia harus membayarnya suatu hari nanti.
Her zaman sana borçlu olduğunu ve bir gün ödemesi gerektiğini söyleyip dururdu.El intotdeauna mi-a zis ca are o datorie fata de tine si ca vrea sa te rasplateasca
Her zaman sana borçlu olduğunu ve bir gün ödemesi gerektiğini söyleyip dururdu.Han berättade alltid att han stod i skuld för dig och att han borde betala tillbaka dig nån dag.
Her zaman sana borçlu olduğunu ve bir gün ödemesi gerektiğini söyleyip dururdu.Han sagde altid til mig, at han stod i gæld til jer, og at han måtte betale jer tilbage på et tidspunkt
Her zaman sana borçlu olduğunu ve bir gün ödemesi gerektiğini söyleyip dururdu.Hij vertelde me altijd dat hij jou wat schuldig was en dat hij je op een dag moest terugbetalen.
Her zaman sana borçlu olduğunu ve bir gün ödemesi gerektiğini söyleyip dururdu.Il m'a toujours dit qu'il était ton débiteur et qu'il devrait te le rembourser.
Her zaman sana borçlu olduğunu ve bir gün ödemesi gerektiğini söyleyip dururdu.이이가 늘 그랬어요. 어렸을때 신세를 너무 많이 져서 꼭 찾아서 갚아야 한다구요.
Her zaman sana borçlu olduğunu ve bir gün ödemesi gerektiğini söyleyip dururdu.Mi diceva sempre che aveva un debito di gratitudine verso di te e che un giorno si sarebbe sdebitato.
Her zaman sana borçlu olduğunu ve bir gün ödemesi gerektiğini söyleyip dururdu.On mi vždy hovorí, že ti bol dlžníkom a že ti to musí splatiť.
Her zaman sana borçlu olduğunu ve bir gün ödemesi gerektiğini söyleyip dururdu.On zawsze mi mówił, że ma u ciebie dług do spłacenia.
Her zaman sana borçlu olduğunu ve bir gün ödemesi gerektiğini söyleyip dururdu.Πάντα μου έλεγε ότι σου χρωστούσε και ότι κάποια μέρα θα σε ανταμειβόταν.
Her zaman sana borçlu olduğunu ve bir gün ödemesi gerektiğini söyleyip dururdu.Он постоянно говорил мне, что он у тебя в долгу, и что однажды вернет этот долг.
Her zaman sana borçlu olduğunu ve bir gün ödemesi gerektiğini söyleyip dururdu.Той винаги ми казваше, че ти е задължен и че трябва да ти го върне някой ден.
Her zaman sana borçlu olduğunu ve bir gün ödemesi gerektiğini söyleyip dururdu..הוא תמיד נהג לומר לי שהוא היה בחוב כלפיך ושרצה לשלם לך בהזדמנות
Her zaman sana borçlu olduğunu ve bir gün ödemesi gerektiğini söyleyip dururdu.وكان يقول لي دائماً انه مدين لك ,وانه يجب ان يرده لك مرة أخرى يوماَ ما
Her zaman sana borçlu olduğunu ve bir gün ödemesi gerektiğini söyleyip dururdu.アイゴー お世話ってどんな・・・
Hiçbir şey durup dururken olmaz.Chẳng có gì là tự nhiên mà có.
Hiçbir şey durup dururken olmaz.아무 이유도 없이 생겨나는 일은 없습니다.
Hiçbir şey durup dururken olmaz.Mitään ei tapahdu koskaan tyhjästä.
Hiçbir şey durup dururken olmaz.Nic nie powstaje z niczego.
Hiçbir şey durup dururken olmaz.Nič sa nedeje bez príčiny.
Hiçbir şey durup dururken olmaz.Niente si genera dal niente.
Hiçbir şey durup dururken olmaz.Nunca pasa nada de la nada.
Hiçbir şey durup dururken olmaz.Rien ne se passe jamais à partir de rien.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod