Fakat bazen öylece orada dururdu.하지만 어쩔 땐 무용지물로 설치된채로 있기도 했습니다.
Fakat bazen öylece orada dururdu.Maar soms lag die daar maar.
Fakat bazen öylece orada dururdu.Ma a volte era solo messo lì.
Fakat bazen öylece orada dururdu.Mais parfois il traînait juste là.
Fakat bazen öylece orada dururdu.Men nogle gange stod den der bare.
Fakat bazen öylece orada dururdu.Nhưng đôi khi chúng không được dùng tới.
Fakat bazen öylece orada dururdu.Pero algunas veces solo estaba ahí colocado.
Fakat bazen öylece orada dururdu.Αλλά μερικές φορές απλά βρισκόταν εκεί.
Fakat bazen öylece orada dururdu.Но иногда телефон выполнял больше декоративные функции.
Fakat bazen öylece orada dururdu.Но понякога той просто си стоеше там.
Fakat bazen öylece orada dururdu.אבל לפעמים הוא רק היה מונח שם.
Fakat bazen öylece orada dururdu.ولكن، بعض الأوقات يبقى هذا الهاتف صامتا.
Fakat bazen öylece orada dururdu.私はカルカッタの高校に通っていたのですが
Fakat bu icattan para kazanmak dururken, bunu ücretsiz dađýttý.Aber anstatt mit der Erfindung des World Wide Web Profit zu machen gab er sich frei, kostenlos.
Fakat bu icattan para kazanmak dururken, bunu ücretsiz dađýttý.Mais au lieu d'en profiter, il a gracieusement offert le Web au monde.
Fakat bu icattan para kazanmak dururken, bunu ücretsiz dađýttý.وبدلاً من الاستفادة الربحية من اختراع الشبكة العنكبوتية وفّرها مجاناً
Fakat bu icattan para kazanmak dururken, bunu ücretsiz dađýttý.これがWWWが今日ある理由の1つだ。
Felsefe Taşı ve ölümsüzlükten söz edip durup dururken bizimle dövüşmek-- amacınız ne sizin?Först De Vises Sten och odödlighet- -sen börjar ni slåss rakt upp och ner. Vad är ni ute efter?
Felsefe Taşı ve ölümsüzlükten söz edip durup dururken bizimle dövüşmek-- amacınız ne sizin?Først De Vises Sten og udødelighed - - og så begynder I at slås. Hvad er I ude efter?
Felsefe Taşı ve ölümsüzlükten söz edip durup dururken bizimle dövüşmek-- amacınız ne sizin?Mówić o Kamieniu Filozoficznym i nieśmiertelności, a potem nagle wszczynać bójkę...
Felsefe Taşı ve ölümsüzlükten söz edip durup dururken bizimle dövüşmek-- amacınız ne sizin?Primero la Piedra Filosofal y la inmortalidad, luego nos atacáis sin más...
Felsefe Taşı ve ölümsüzlükten söz edip durup dururken bizimle dövüşmek-- amacınız ne sizin?Puhutte Viisasten Kivestä ja kuolemattomuudesta- -ja haastatte yhtäkkiä riitaa.
Felsefe Taşı ve ölümsüzlükten söz edip durup dururken bizimle dövüşmek-- amacınız ne sizin?Αναφέρεις τη Φιλοσοφική Λίθο και την αθανασία, και τα βάζεις μαζί μας χωρίς λόγο... Τι σκαρώνεις;
Gençler beni görüp gizlenir, Yaşlılar kalkıp ayakta dururlardı;Các gã trai trẻ thấy tôi bèn ẩn đi, Và các người già cả đều chổi dậy và đứng;
Gençler beni görüp gizlenir, Yaşlılar kalkıp ayakta dururlardı;Các gã trai_trẻ thấy tôi bèn ẩn đi , Và các người già_cả đều chổi dậy và đứng ;
Gençler beni görüp gizlenir, Yaşlılar kalkıp ayakta dururlardı;da drog de unge sig unda ved synet av mig, og de gråhårede reiste sig og blev stående;
Gençler beni görüp gizlenir, Yaşlılar kalkıp ayakta dururlardı;då drogo de unga sig undan vid min åsyn, de gamla reste sig upp och blevo stående.
Gençler beni görüp gizlenir, Yaşlılar kalkıp ayakta dururlardı;da mich die Jungen sahen und sich versteckten, und die Alten vor mir aufstanden;
Gençler beni görüp gizlenir, Yaşlılar kalkıp ayakta dururlardı;De jongeren zagen mij en deden een stap opzij en zelfs de ouderen gingen uit eerbied voor mij staan.
Gençler beni görüp gizlenir, Yaşlılar kalkıp ayakta dururlardı;Jakž mne spatřovali mládenci, skrývali se, starci pak povstávali a stáli.
Gençler beni görüp gizlenir, Yaşlılar kalkıp ayakta dururlardı;Keď ma videli mládenci, skrývali sa a starci povstávali a stáli.
Gençler beni görüp gizlenir, Yaşlılar kalkıp ayakta dururlardı;나를 보고 소년들은 숨으며 노인들은 일어나서 서며
Gençler beni görüp gizlenir, Yaşlılar kalkıp ayakta dururlardı;Les jeunes gens se retiraient à mon approche, Les vieillards se levaient et se tenaient debout.
Gençler beni görüp gizlenir, Yaşlılar kalkıp ayakta dururlardı;Los jóvenes me veían y se hacían a un lado; los ancianos se levantaban y permanecían de pie
Gençler beni görüp gizlenir, Yaşlılar kalkıp ayakta dururlardı;megláttak az ifjak, félrevonultak, az öregek is fölkeltek [és ]állottak.
Gençler beni görüp gizlenir, Yaşlılar kalkıp ayakta dururlardı;mladeniči so me videli in se skrili, in starci so se vzdignili in stali,
Gençler beni görüp gizlenir, Yaşlılar kalkıp ayakta dururlardı;Når Ungdommen så mig, gemte deo sig, Oldinge rejste sig op og stod,
Gençler beni görüp gizlenir, Yaşlılar kalkıp ayakta dururlardı;niin nuorukaiset väistyivät nähdessään minut, vanhukset nousivat ja jäivät seisomaan,
Gençler beni görüp gizlenir, Yaşlılar kalkıp ayakta dururlardı;os moços me viam e se escondiam, e os idosos se levantavam e se punham em pé;
Gençler beni görüp gizlenir, Yaşlılar kalkıp ayakta dururlardı;tinerii se trăgeau înapoi la apropierea mea, bătrînii se sculau şi stăteau în picioare.
Gençler beni görüp gizlenir, Yaşlılar kalkıp ayakta dururlardı;vedendomi, i giovani si ritiravano e i vecchi si alzavano in piedi
Gençler beni görüp gizlenir, Yaşlılar kalkıp ayakta dururlardı;Widząc mię młodzi ukrywali się, a starcy powstawszy stali.
Gençler beni görüp gizlenir, Yaşlılar kalkıp ayakta dururlardı;Οι νεοι με εβλεπον και εκρυπτοντο και οι γεροντες εγειρομενοι ισταντο.
Gençler beni görüp gizlenir, Yaşlılar kalkıp ayakta dururlardı;Младите, като ме гледаха, се криеха, И старците ставаха и стояха прави;
Gençler beni görüp gizlenir, Yaşlılar kalkıp ayakta dururlardı;юноши, увидев меня, прятались, а старцы вставали и стояли;
Gençler beni görüp gizlenir, Yaşlılar kalkıp ayakta dururlardı;ראוני נערים ונחבאו וישישים קמו עמדו׃
Gençler beni görüp gizlenir, Yaşlılar kalkıp ayakta dururlardı;رآني الغلمان فاختبأوا والاشياخ قاموا ووقفوا.
Gençler beni görüp gizlenir, Yaşlılar kalkıp ayakta dururlardı;少 年 人 見 我 而 迴 避 、 老 年 人 也 起 身 站 立
Gençler beni görüp gizlenir, Yaşlılar kalkıp ayakta dururlardı;少年人 見 我 而 迴避 、 老年人 也 起身 站立
Girişimci, girişim etkinliği en az dört aydır durur halde olduktan sonra da işsiz konumunda sayılır.Yrittäjä katsotaan työttömäksi myös, jos yritystoiminta on ollut keskeytyneenä vähintään neljä kuukautta.
Girişimci, girişim etkinliği en az dört aydır durur halde olduktan sonra da işsiz konumunda sayılır.يعتبر ممارس العمل الحر عاطلاً عن العمل إذا كان العمل التجاري مجمدًا لمدة أربعة أشهر على الأقل.
Grafik ekranda dururken, ben de etkili birkaç kelime söylemeliyim차트가 올라가 있는 동안 전 그냥 뭐라고 잠시 웅얼거리면 됩니다. 주로 이런 단어를 써 가면서 말이죠.
Grafik ekranda dururken, ben de etkili birkaç kelime söylemeliyimWykres wisi, więc czas na niejasne słowa-klucze, które idą z wykresami w parze.
Grafik ekranda dururken, ben de etkili birkaç kelime söylemeliyimПока она висит здесь, приведу несколько ключевых слов, которые вам надо использовать вместе с диаграммами.
Grafik ekranda dururken, ben de etkili birkaç kelime söylemeliyimבזמן שהטבלה שם למעלה אני אזרוק באויר כמה מילות באז באויר שאתם צריכים להשתמש בהן בזמן שהטבלה שם ללמעלה.
Grafik ekranda dururken, ben de etkili birkaç kelime söylemeliyimبينما الرسم البياني فوق هناك استعمل بعض العبارات المشهورة التي لابد من ذكرها
Grafik ekranda dururken, ben de etkili birkaç kelime söylemeliyimキャッチーな言葉をいくつか言います ラボ、リサーチ・アシスタント、データ
Hala hatırlarım, kürsünün arkasında dururken, böceksi tıklamayı hala duyuyordum.E eu lembro-me de estar por trás do pódio enquanto ouvia aquele pequeno polegar insectóide a clicar.
Hala hatırlarım, kürsünün arkasında dururken, böceksi tıklamayı hala duyuyordum.Ik herinner me dat ik achter het podium wat insectachtig geklik hoorde.
Hala hatırlarım, kürsünün arkasında dururken, böceksi tıklamayı hala duyuyordum.Îmi amintesc cu stăteam în spatele podiumului, și auzeam degetul insectoid apăsând.