Ana içeriğe geç
Sözlük

durur ile cümle

durur kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Durup dururken bana niye vurdun?!Nie musiałeś mnie walić znienacka.
Durup dururken bana niye vurdun?!Non c'era bisogno di colpirmi così all'improvviso!
Durup dururken bana niye vurdun?!Var du nødt til at slå mig?
Durup dururken bana niye vurdun?!Var du tvungen att slå mig?
Durup dururken bana niye vurdun?!Δεν έπρεπε να με χτυπήσεις ξαφνικά, ξέρεις!
Durup dururken bana niye vurdun?!Не надо было наносить мне удар ни с того, ни с сего!
Durup dururken bir ţey oluyor... ...bütün hayatýn tepetaklak geliyor.Σκάσε, ρε, σκάσε. Χτύπησε την μαμά μου.
Durup dururken bir ţey oluyor... ...bütün hayatýn tepetaklak geliyor.Кузей, на теб говоря! Млъкни, човече, млъквай!
Durursunuz, çözmeniz gerekir.Hay que pararse a analizarlo.
Durursunuz, çözmeniz gerekir.Je stopt, moet het uitdokteren.
Durursunuz, çözmeniz gerekir.그것은 사람을 잠시 멈추고 생각하게 만듭니다.
Durursunuz, çözmeniz gerekir.Sie halten an, sie müssen es untersuchen.
Durursunuz, çözmeniz gerekir.Ti fermi a riflettere.
Durursunuz, çözmeniz gerekir.Vă opriți, trebuie să vă gîndiți.
Durursunuz, çözmeniz gerekir.Vous vous arrêtez, vous devez réfléchir.
Durursunuz, çözmeniz gerekir.Zatrzymujesz się, musisz się zastanowić.
Durursunuz, çözmeniz gerekir.Вие спирате, вие трябва да го разберете.
Durursunuz, çözmeniz gerekir.Приходится останавливаться, изучать. Нужно иметь ясную логику.
Durursunuz, çözmeniz gerekir.אתה עוצר, אתה צריך להבין את זה
Durursunuz, çözmeniz gerekir.أنت تتوقف, عليك أنت تستبين الأمر.
Durursunuz, çözmeniz gerekir.いい感じに論理的に進めましょう
Duşakabinden dışarı bakıtığımda onu diğer tarafta dururken gördüm.Ahogyan a vízsugáron átnéztem, láttam, hogy ott áll, a másik oldalon.
Duşakabinden dışarı bakıtığımda onu diğer tarafta dururken gördüm.Dívala jsem se skrze sklo sprchy a viděla ji stát na druhé straně.
Duşakabinden dışarı bakıtığımda onu diğer tarafta dururken gördüm.Guardai attraverso il vetro della doccia e la vidi lì in piedi davanti a me.
Duşakabinden dışarı bakıtığımda onu diğer tarafta dururken gördüm.Ich schaute durch die Duschtrennwand und sah sie auf der anderen Seite stehen.
Duşakabinden dışarı bakıtığımda onu diğer tarafta dururken gördüm.Ik keek door de douchecabine en zag haar aan de ander kant staan.
Duşakabinden dışarı bakıtığımda onu diğer tarafta dururken gördüm.J'ai regardé à travers le rideau de douche et je l'ai vue debout de l'autre côté.
Duşakabinden dışarı bakıtığımda onu diğer tarafta dururken gördüm.샤워 스크린 건너편에서 할머니가 서 계신 모습을 봤습니다.
Duşakabinden dışarı bakıtığımda onu diğer tarafta dururken gördüm.M-am uitat prin cabina de duş şi am văzut-o stând pe partea cealaltă.
Duşakabinden dışarı bakıtığımda onu diğer tarafta dururken gördüm.Miré a través de la mampara de la ducha y la vi parada del otro lado.
Duşakabinden dışarı bakıtığımda onu diğer tarafta dururken gördüm.Olhei pela porta de vidro do duche e vi a minha avó de pé do outro lado.
Duşakabinden dışarı bakıtığımda onu diğer tarafta dururken gördüm.Pogledala sem skozi vrata tuša in jo videla na drugi strani.
Duşakabinden dışarı bakıtığımda onu diğer tarafta dururken gördüm.Pozrela som sa cez sklo v sprche a videla som ju, ako stojí na jeho opačnej strane.
Duşakabinden dışarı bakıtığımda onu diğer tarafta dururken gördüm.Saya melihat keluar sekat kamar mandi dan melihatnya berdiri di sisi lain.
Duşakabinden dışarı bakıtığımda onu diğer tarafta dururken gördüm.Spojrzałam przez ściankę kabiny i zobaczyłam ją po drugiej stronie.
Duşakabinden dışarı bakıtığımda onu diğer tarafta dururken gördüm. Veda etmek için geldiğini biliyordum.Tôi nhìn qua tấm kính cửa và thấy bà đứng ở bên kia tôi biết bà đã đến để tạm biệt tôi.
Duşakabinden dışarı bakıtığımda onu diğer tarafta dururken gördüm.Κοίταξα μέσα από το τζάμι της ντουζιέρας και την είδα να στέκεται από την άλλη μεριά.
Duşakabinden dışarı bakıtığımda onu diğer tarafta dururken gördüm.Погледнах през душ-кабината и я видях да стои от другата страна.
Duşakabinden dışarı bakıtığımda onu diğer tarafta dururken gördüm.Я побачила, що вона стоїть по той бік душової ширми.
Duşakabinden dışarı bakıtığımda onu diğer tarafta dururken gördüm.Я увидела её через стекло душевой кабины, стоящую напротив меня.
Duşakabinden dışarı bakıtığımda onu diğer tarafta dururken gördüm.הבטתי דרך וילון המקלחת וראיתיה עומדת בעבר השני.
Duşakabinden dışarı bakıtığımda onu diğer tarafta dururken gördüm.نظرت خلال زجاج الدش ورأيتها تقف في الجانب الاّخر
Duşakabinden dışarı bakıtığımda onu diğer tarafta dururken gördüm.祖母が立っているのが見えたので お別れにきたのだと気づきました
Eğer nefesinizi yalnızca verirseniz ve orada durursanız, o zaman ölürsünüz.Es dar y recibir. Con esta forma de dar, siempre va a haber un recibir
Eğer saat durursa, kendi zamanının da dolacağına inanıyor.Myslí si, že když se zastaví, tak jeho čas vyprší.
Eğer saat durursa, kendi zamanının da dolacağına inanıyor.Πιστεύει αν σταματήσει, ο χρόνος του τελείωσε.
Eğer saat durursa, kendi zamanının da dolacağına inanıyor.И си мисли, че като спре, животът му свършва.
Eğer sabit çarpı bir şeyin türevini alıyorsanız, sabit yerinde durur. -Agora porque eu disse r?
Eğer sabit çarpı bir şeyin türevini alıyorsanız, sabit yerinde durur. -Ahora, ¿por qué digo r?
Eğer sabit çarpı bir şeyin türevini alıyorsanız, sabit yerinde durur. -Dlaczego powiedziałem r?
Eğer sabit çarpı bir şeyin türevini alıyorsanız, sabit yerinde durur. -Ik zei dat het een functie is van x, y en z.
Eğer sabit çarpı bir şeyin türevini alıyorsanız, sabit yerinde durur. -Jakoby radiálně se vzdáleností od zdroje.
Eğer sabit çarpı bir şeyin türevini alıyorsanız, sabit yerinde durur. -Nun warum sage ich r?
Eğer sabit çarpı bir şeyin türevini alıyorsanız, sabit yerinde durur. -Τώρα γιατί είπα r;
Eğer sabit çarpı bir şeyin türevini alıyorsanız, sabit yerinde durur. -Почему я сказал "r"?
- Eğer sabit çarpı bir şeyin türevini alıyorsanız, sabit yerinde durur. -אז אנו מתארים דעיכה אקספוננצילית ככל שמתרחקים מהמקור.
Fakat bazen öylece orada dururdu.Aber mitunter stand es einfach nur so da.
Fakat bazen öylece orada dururdu.Często nie był on używany.
Fakat bazen öylece orada dururdu.Dar uneori stătea nefolosit.
Fakat bazen öylece orada dururdu.De, néha csak ott állt.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod