Çünkü O yoksulun sağında durur, Onu yargılayanlardan kurtarmak için.Sebab Ia membela dan menyelamatkan orang miskin dari mereka yang menjatuhkan hukuman mati ke atasnya
Çünkü O yoksulun sağında durur, Onu yargılayanlardan kurtarmak için.Sillä hän seisoo köyhän oikealla puolella pelastaakseen hänet niistä, jotka hänet tuomitsevat.
Çünkü O yoksulun sağında durur, Onu yargılayanlardan kurtarmak için.thi han står ved den fattiges højre at fri ham fra dem, der dømmer hans Sjæl.
Çünkü O yoksulun sağında durur, Onu yargılayanlardan kurtarmak için.Ty han står på den fattiges högra sida för att frälsa honom från dem som fördöma hans själ.
Çünkü O yoksulun sağında durur, Onu yargılayanlardan kurtarmak için.Vì Ngài đứng bên hữu người thiếu thốn, Ðặng giải cứu người khỏi kẻ đoán xét linh hồn người.
Çünkü O yoksulun sağında durur, Onu yargılayanlardan kurtarmak için.Vì_Ngài đứng bên hữu người thiếu_thốn , Ðặng giải_cứu người khỏi kẻ đoán xét linh_hồn người .
Çünkü O yoksulun sağında durur, Onu yargılayanlardan kurtarmak için.Want God helpt de armen en verlost hen van hun onderdrukkers.
Çünkü O yoksulun sağında durur, Onu yargılayanlardan kurtarmak için.Διοτι ισταται εν τη δεξια του πτωχου, δια να λυτρονη αυτον εκ των καταδικαζοντων την ψυχην αυτου.
Çünkü O yoksulun sağında durur, Onu yargılayanlardan kurtarmak için.Защото Той стои отдясно на немотния За да го избавя от ония, които съдят душата му.
Çünkü O yoksulun sağında durur, Onu yargılayanlardan kurtarmak için.כי יעמד לימין אביון להושיע משפטי נפשו׃
Çünkü O yoksulun sağında durur, Onu yargılayanlardan kurtarmak için.لانه يقوم عن يمين المسكين ليخلّصه من القاضين على نفسه
Çünkü O yoksulun sağında durur, Onu yargılayanlardan kurtarmak için.因 為 他 必 站 在 窮 乏 人 的 右 邊 、 要 救 他 脫 離 審 判 他 靈 魂 的 人
Çünkü O yoksulun sağında durur, Onu yargılayanlardan kurtarmak için.因為 他 必 站 在 窮乏人 的 右邊 、 要 救 他脫離審 判 他 靈魂 的 人
Dediğini de yaptı. Ve bu ilk defa Dünya'yı uzayda asılı dururken görüşümdü.Otočil kameru a tehdy jsem poprvé spatřil Zemi, jak se vznáší ve vesmíru.
Dediğini de yaptı. Ve bu ilk defa Dünya'yı uzayda asılı dururken görüşümdü.وقد فعلها حقا، تلك كانت المرة الأولى التي رأيت فيها كوكب الأرض
Devamlı yapıp durursunuz.Você pode simplesmente ir realizando-o.
Devamlı yapıp durursunuz.Vous pouvez simplement continuer à le faire.
Devamlı yapıp durursunuz.Можем просто да продължим да го правим.
Diğer bir deyişle, o sinir bozucu fizik kanunlarına göre, bir şey sürdürülemez ise, durur.Anders gesagt, dank dieser nervigen physikalischen Gesetze hören Dinge, die nicht tragfähig sind, auf.
Diğer bir deyişle, o sinir bozucu fizik kanunlarına göre, bir şey sürdürülemez ise, durur.Cu alte cuvinte, graţie acelor legi ale fizicii cicălitoare, când lucrurile nu sunt sustenabile, se opresc.
Diğer bir deyişle, o sinir bozucu fizik kanunlarına göre, bir şey sürdürülemez ise, durur.Dengan kata lain, berkat hukum fisika sialan itu, saat sesuatu tidak dapat bertahan, semua berhenti.
Diğer bir deyişle, o sinir bozucu fizik kanunlarına göre, bir şey sürdürülemez ise, durur.In altre parole, per colpa di queste seccanti leggi fisiche, se le cose non sono più sostenibili, si fermano.
Diğer bir deyişle, o sinir bozucu fizik kanunlarına göre, bir şey sürdürülemez ise, durur.Innymi słowy, dzięki tym nieznośnym prawom fizyki, kiedy coś nie może funkcjonować, zatrzymuje się.
Diğer bir deyişle, o sinir bozucu fizik kanunlarına göre, bir şey sürdürülemez ise, durur.달리 말하면, 물리학의 그 성가신 법칙들 덕분에, 지속적이지 않게 될 때, 그것들은 멈춥니다.
Diğer bir deyişle, o sinir bozucu fizik kanunlarına göre, bir şey sürdürülemez ise, durur.Met andere woorden, dankzij die vervelende natuurwetten: als dingen niet duurzaam zijn, stoppen ze.
Diğer bir deyişle, o sinir bozucu fizik kanunlarına göre, bir şey sürdürülemez ise, durur.Nói cách khác, theo những định luật vật lý khó chịu, khi vật không bền vững, nó sẽ ngừng.
Diğer bir deyişle, o sinir bozucu fizik kanunlarına göre, bir şey sürdürülemez ise, durur.Por outras palavras, graças às malditas leis da física, quando as coisas não são sustentáveis, elas param.
Diğer bir deyişle, o sinir bozucu fizik kanunlarına göre, bir şey sürdürülemez ise, durur.Toisin sanoen, noiden ikävien fysiikan lakien takia, kun asiat eivät ole kestäviä, ne loppuvat.
Diğer bir deyişle, o sinir bozucu fizik kanunlarına göre, bir şey sürdürülemez ise, durur.С други думи, благодарение на тези досадни закони на физиката, когато нещата не са устойчиви, те спират.
Diğer bir deyişle, o sinir bozucu fizik kanunlarına göre, bir şey sürdürülemez ise, durur.במילים אחרות, בזכות חוקי הפיזיקה המעצבנים האלה, כאשר דברים אינם ברי-קיימא, הם נפסקים.
Diğer bir deyişle, o sinir bozucu fizik kanunlarına göre, bir şey sürdürülemez ise, durur.بعبارة أخرى، بفضل قوانين الفيزياء المزعجة تلك، حين لا تكون الأشياء مستدامة، تتوقف.
Diğer bir deyişle, o sinir bozucu fizik kanunlarına göre, bir şey sürdürülemez ise, durur.持続可能でなければ停止してしまうということです 「ありえない」と思うかもしれません
Diyelim "gökyüzü neden mavi, atom çekirdeği nasıl birarada durur", bilmek istiyorsunuz,그리하여 여러분이하늘이 왜 파란지, 원자핵들이 왜 서로 결합하는지 알고 싶다면.
Diyelim "gökyüzü neden mavi, atom çekirdeği nasıl birarada durur", bilmek istiyorsunuz,Perché il cielo é blu? Perché i nuclei atomici si legano? Perché il DNA ha questa forma?
Diyelim "gökyüzü neden mavi, atom çekirdeği nasıl birarada durur", bilmek istiyorsunuz,Αν θέλετε να μάθετε γιατί ο ουρανός είναι γαλανός, γιατί οι ατομικοί πυρήνες ενώνονται μεταξύ τους
Diyelim "gökyüzü neden mavi, atom çekirdeği nasıl birarada durur", bilmek istiyorsunuz,אז אם אתם רוצים לדעת למה השמיים כחולים, למה גרעין האטום לא מתפרק -
Diyelim "gökyüzü neden mavi, atom çekirdeği nasıl birarada durur", bilmek istiyorsunuz,فاذا اردت ان تعرف لماذا السماء زرقاء، لماذا تلتصق انوية الذرة مع بعضها --
Diyelim "gökyüzü neden mavi, atom çekirdeği nasıl birarada durur", bilmek istiyorsunuz,-- 原理的には 十分大きなコンピュータがあれば --
Diyelim üç saat araba sürdünüz 20, 30 dakikalığına durmak istersiniz, çünkü insanlar normalde bu kadar durur.20〜30分休憩したいでしょう 普通の人はそうします だから朝9時に 出発したら
Diyelim üç saat araba sürdünüz 20, 30 dakikalığına durmak istersiniz, çünkü insanlar normalde bu kadar durur.만약 3시간을 운행한다면 20~30분 정도는 정차해야 할 겁니다. 사람들이 일반적으로 그 만큼은 정차할 테니까요.
Diyelim üç saat araba sürdünüz 20, 30 dakikalığına durmak istersiniz, çünkü insanlar normalde bu kadar durur.Als je drie uur rijdt, wil je 20 of 30 minuten pauzeren. Dat is de gebruikelijke tijd.
Diyelim üç saat araba sürdünüz 20, 30 dakikalığına durmak istersiniz, çünkü insanlar normalde bu kadar durur.După trei ore de condus, faci o pauză de 20 - 30 de minute pentru că, în mod normal, așa se întâmplă.
Diyelim üç saat araba sürdünüz 20, 30 dakikalığına durmak istersiniz, çünkü insanlar normalde bu kadar durur.Eli jos ajetaan kolme tuntia, halutaan pysähtyä 20-30 minuutiksi, koska niin ihmiset yleensä tekevät.
Diyelim üç saat araba sürdünüz 20, 30 dakikalığına durmak istersiniz, çünkü insanlar normalde bu kadar durur.Nếu lái khoảng ba tiếng, bạn sẽ dừng 20, 30 phút, thường mọi người dừng nghỉ chân chừng đấy.
Diyelim üç saat araba sürdünüz 20, 30 dakikalığına durmak istersiniz, çünkü insanlar normalde bu kadar durur.Więc jeśli jedziesz 3 godziny chcesz się zatrzymać na 20 lub 30 minut, bo tyle zazwyczaj trwa postój.
Diyelim üç saat araba sürdünüz 20, 30 dakikalığına durmak istersiniz, çünkü insanlar normalde bu kadar durur.То есть, после трёх часов езды лучше остановиться на 20-30 минут. Обычно люди так и делают.
Diyelim üç saat araba sürdünüz 20, 30 dakikalığına durmak istersiniz, çünkü insanlar normalde bu kadar durur.כך שאם אתה נוהג במשך 3 שעות, כדאי שתעצור ל-20-30 דקות, שזה זמן העצירה הנורמלי.
Diyelim üç saat araba sürdünüz 20, 30 dakikalığına durmak istersiniz, çünkü insanlar normalde bu kadar durur.فعند القيادة لمدة 3 ساعات ستريد التوقف لـ20 إلى 30 دقيقة فقط، وهي نفس المدة التي يقفها السائقون عادة.
"Dünya da kanunlara uyar, bir akı,sı vardır... ...ve her ,sey dola,sıp durur.Anche il mondo segue delle leggi e ha un flusso, e tutto circola in ogni cosa.
"Dünya da kanunlara uyar, bir akı,sı vardır... ...ve her ,sey dola,sıp durur."El mundo también sigue reglas y fluye. Todo fluye".
"Dünya da kanunlara uyar, bir akı,sı vardır... ...ve her ,sey dola,sıp durur."Maailmallakin on lakinsa, ja kaikki siinä kiertää."
"Dünya da kanunlara uyar, bir akı,sı vardır... ...ve her ,sey dola,sıp durur."O mundo também segue leis e tem um fluxo, e tudo circula.
"Dünya da kanunlara uyar, bir akı,sı vardır... ...ve her ,sey dola,sıp durur."Światem też rządzą pewne prawa i zależności. Wszystko kręci się w kółko.
"Dünya da kanunlara uyar, bir akı,sı vardır... ...ve her ,sey dola,sıp durur."Världen har också lagar och flöde. Allting cirkulerar."
"Dünya da kanunlara uyar, bir akı,sı vardır... ...ve her ,sey dola,sıp durur."Verden følger også love og bevægelser. Alting cirkulerer."
"Dünya da kanunlara uyar, bir akı,sı vardır... ...ve her ,sey dola,sıp durur."Και ο κόσμος ακολουθεί νόμους και έχει ροή, και τα πάντα ανακυκλώνονται.
"Dünya da kanunlara uyar, bir akı,sı vardır... ...ve her ,sey dola,sıp durur."Мир тоже имеет свои законы и течение, и всё вращается.
Durup dururken bana niye vurdun?!¿A qué viene esto?
Durup dururken bana niye vurdun?! Hem de sağ elinle!Sinun ei olisi tarvinnut motata ja vielä oikealla kädellä.
Durup dururken bana niye vurdun?!Não havia necessidade de me bateres sem motivo!