Ana içeriğe geç
Sözlük

durur ile cümle

durur kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bütün gün isteklerini sıralar durur, Oysa doğru kişi esirgemeden verir.有 終日貪 得 無饜 的 . 義人 施捨 而 不吝惜
Bu yavaş olur, çünkü bir sürü işlemi tekarlayıp dururuz.Jest to dość powolne, ponieważ musimy powtarzać wiele czynności.
Bu yavaş olur, çünkü bir sürü işlemi tekarlayıp dururuz.Je to pomalé, protože ve výsledku opakujeme hodně práce.
Bu yavaş olur, çünkü bir sürü işlemi tekarlayıp dururuz.ここで新たなテクニックを紹介しましょう 変数消去という方法です
Cevap: Hayır. Bir tapınakta taş bir geminin pruvasında dururdu.Nie, znajdowała się na dziobie kamiennego statku w pobliżu świątyni.
Çikolata hala ellerinde dururken Tanrı"nın onu almaya geleceği yok.Ne, že musí nejdřív přijít Bůh, když máš ještě čokoládu v ruce.
Çikolata hala ellerinde dururken Tanrı"nın onu almaya geleceği yok.Не то, что Бог должен придти до того, как ты дашь шоколад.
Çok önemli, yoksa dururdum.Это очень важно, иначе я бы остановился.
Çok zor gerçekten. Politik görüşlerimin arkasında sonuna kadar dururum.Csak a saját nézeteimért állhatok ki.
Çünkü benlik geçici olarak durduğunda ayrıştırıcılık ve yargılama da durur.Bo, gdy własne 'ja' jest zawieszone, tak samo jest z rozdarciem i osądem.
Çünkü benlik geçici olarak durduğunda ayrıştırıcılık ve yargılama da durur.Denn wenn das Selbst aufgelöst wird, werden auch das Getrennt sein und Verurteilungen aufgelöst.
Çünkü benlik geçici olarak durduğunda ayrıştırıcılık ve yargılama da durur.För när självet är avstängt är splittringen också avstängd och omdömet.
Çünkü benlik geçici olarak durduğunda ayrıştırıcılık ve yargılama da durur.Karena ketika diri tergantung terjadilah keterpisahan dan penghakiman.
Çünkü benlik geçici olarak durduğunda ayrıştırıcılık ve yargılama da durur.왜냐하면 그때는 자신이 유예되고 결단성과 판단력도 유예되기 때문입니다.
Çünkü benlik geçici olarak durduğunda ayrıştırıcılık ve yargılama da durur.Mert amikor az én felfüggesztődik, akkor az elkülönülés is felfüggesztődik, és az ítélkezés is!
Çünkü benlik geçici olarak durduğunda ayrıştırıcılık ve yargılama da durur.Parce que lorsque le moi est en suspens, la désunion l'est aussi, ainsi que je jugement.
Çünkü benlik geçici olarak durduğunda ayrıştırıcılık ve yargılama da durur.Pentru că, dacă eul este suspendat, la fel e şi învrăjbirea şi critica.
Çünkü benlik geçici olarak durduğunda ayrıştırıcılık ve yargılama da durur.Perché quando il sé è sospeso lo è anche la divisione e il giudizio.
Çünkü benlik geçici olarak durduğunda ayrıştırıcılık ve yargılama da durur.Porque cuando el sí mismo se suspende, también se suspende la segmentación y el juicio.
Çünkü benlik geçici olarak durduğunda ayrıştırıcılık ve yargılama da durur.Porque enquanto o meu Eu está suspenso também está a divisão e o julgamento.
Çünkü benlik geçici olarak durduğunda ayrıştırıcılık ve yargılama da durur.Vì khi cái tôi biến mất thì sự khác biệt, phán xét cũng không còn tồn tại.
Çünkü benlik geçici olarak durduğunda ayrıştırıcılık ve yargılama da durur.Want wanneer het zelf is opgeheven geldt dat ook voor verdeeldheid en oordeel.
Çünkü benlik geçici olarak durduğunda ayrıştırıcılık ve yargılama da durur.Επειδή όταν ο εαυτός παραμένει μεταίωρος έτσι είναι και η διαιρετότητα και η επικριτικότητα.
Çünkü benlik geçici olarak durduğunda ayrıştırıcılık ve yargılama da durur.Защото когата Аз-ът е на заден план също е и разногласието и оценката.
Çünkü benlik geçici olarak durduğunda ayrıştırıcılık ve yargılama da durur.Когда собственое сознание приостановлено, тогда исчезает на время спорность и суждение.
Çünkü benlik geçici olarak durduğunda ayrıştırıcılık ve yargılama da durur.Коли власна свідомість призупинена, тоді зникає на певний час спірність і осуд.
Çünkü benlik geçici olarak durduğunda ayrıştırıcılık ve yargılama da durur.כיוון שכאשר העצמי מושהה, מושהים גם המחלוקת והשיפוטיות.
Çünkü benlik geçici olarak durduğunda ayrıştırıcılık ve yargılama da durur.لأن الذات عندما تتوقف يتوقف أيضا الانقسام والحيرة والانتقاد.
Çünkü benlik geçici olarak durduğunda ayrıştırıcılık ve yargılama da durur.分裂性や判断力も 宙に浮くからです 今まで演じた役は様々で
Çünkü benlik geçici olarak durduğunda ayrıştırıcılık ve yargılama da durur.因為,當我的自我被暫停後 分離與 評判的態度都被暫停。
Çünkü bu halinle inanılmazsın Ve gülümsediğinde, Tüm dünya durur ve bir anlığına seni izlerCuando veo tu rostro no cambiaría absolutamente nada, porque, nena eres asombrosa tal cual eres.
Çünkü bu halinle inanılmazsın Ve gülümsediğinde, Tüm dünya durur ve bir anlığına seni izlerCuando veo tu rostro no cambiaría absolutamente nada, porque, nena, eres asombrosa tal cual eres
Çünkü onların sözüne güvenilmez, Yürekleri yıkım dolu. Ağızları açık birer mezardır, Yaltaklanır dururlar.(5:10) Ибо нет в устах их истины: сердце их – пагуба, гортань их – открытый гроб, языком своим льстят.
Çünkü onların sözüne güvenilmez, Yürekleri yıkım dolu. Ağızları açık birer mezardır, Yaltaklanır dururlar.Herra, johdata minua vanhurskaudessasi minun vihamiesteni tähden, tasoita tiesi minun eteeni.
Çünkü onların sözüne güvenilmez, Yürekleri yıkım dolu. Ağızları açık birer mezardır, Yaltaklanır dururlar.HERRE, led mig genom din rättfärdighet, för mina förföljares skull; gör din väg jämn för mig.
Çünkü onların sözüne güvenilmez, Yürekleri yıkım dolu. Ağızları açık birer mezardır, Yaltaklanır dururlar.Herre, led mig ved din rettferdighet for mine motstanderes skyld, gjør din vei jevn for mitt åsyn!
Çünkü onların sözüne güvenilmez, Yürekleri yıkım dolu. Ağızları açık birer mezardır, Yaltaklanır dururlar.Hospodine, proveď mne v spravedlnosti své, pro ty, jenž mne střehou; spravuj přede mnou cestu svou.
Çünkü onların sözüne güvenilmez, Yürekleri yıkım dolu. Ağızları açık birer mezardır, Yaltaklanır dururlar.Hospodine, voď ma vo svojej spravedlivosti pre tých, ktorí ma strežú. Urovnaj predo mnou svoju cestu.
Çünkü onların sözüne güvenilmez, Yürekleri yıkım dolu. Ağızları açık birer mezardır, Yaltaklanır dururlar.저희 입에 신실함이 없고 저희 심중이 심히 악하며 저희 목구멍은 열린 무덤같고 저희 혀로는 아첨하나이다
Çünkü onların sözüne güvenilmez, Yürekleri yıkım dolu. Ağızları açık birer mezardır, Yaltaklanır dururlar.Signore, guidami con giustizia di fronte ai miei nemici; spianami davanti il tuo cammino
Çünkü onların sözüne güvenilmez, Yürekleri yıkım dolu. Ağızları açık birer mezardır, Yaltaklanır dururlar.Thi blottet for Sandhed er deres Mund, deres Hjerte en Afgrund, Struben en åben Grav, deres Tunge er glat.
Çünkü onların sözüne güvenilmez, Yürekleri yıkım dolu. Ağızları açık birer mezardır, Yaltaklanır dururlar.Uram, vezess engem a te igazságodban az én ellenségeim miatt; egyengesd elõttem a te útadat!
Çünkü onların sözüne güvenilmez, Yürekleri yıkım dolu. Ağızları açık birer mezardır, Yaltaklanır dururlar.כי אין בפיהו נכונה קרבם הוות קבר פתוח גרונם לשונם יחליקון׃
Çünkü onların sözüne güvenilmez, Yürekleri yıkım dolu. Ağızları açık birer mezardır, Yaltaklanır dururlar.‎لانه ليس في افواههم صدق. جوفهم هوّة. حلقهم قبر مفتوح. ألسنتهم صقلوها‎.
Çünkü onların sözüne güvenilmez, Yürekleri yıkım dolu. Ağızları açık birer mezardır, Yaltaklanır dururlar.因 為 他 們 的 口 中 沒 有 誠 實 . 他 們 的 心 裡 滿 有 邪 惡 . 他 們 的 喉 嚨 、 是 敞 開 的 墳 墓 . 他 們 用 舌 頭 諂 媚 人
Çünkü onların sözüne güvenilmez, Yürekleri yıkım dolu. Ağızları açık birer mezardır, Yaltaklanır dururlar.因為 他 們 的 口中 沒 有 誠實 . 他 們的 心裡滿 有 邪惡 . 他 們的 喉嚨 、 是 敞開 的 墳墓 . 他 們用 舌頭諂 媚人
Çünkü O yoksulun sağında durur, Onu yargılayanlardan kurtarmak için.(108:31) ибо Он стоит одесную бедного, чтобы спасти его от судящих душу его.
Çünkü O yoksulun sağında durur, Onu yargılayanlardan kurtarmak için.căci El stă la dreapta săracului, ca să -l izbăvească de cei ce -l osîndesc.
Çünkü O yoksulun sağında durur, Onu yargılayanlardan kurtarmak için.Car il se tient à la droite du pauvre, Pour le délivrer de ceux qui le condamnent.
Çünkü O yoksulun sağında durur, Onu yargılayanlardan kurtarmak için.da stoji na desni siromaku, da ga reši njih, ki mu obsojajo dušo.
Çünkü O yoksulun sağında durur, Onu yargılayanlardan kurtarmak için.Denn er steht dem Armen zur Rechten, daß er ihm helfe von denen, die sein Leben verurteilen.
Çünkü O yoksulun sağında durur, Onu yargılayanlardan kurtarmak için.for han står ved den fattiges høire hånd for å frelse ham fra dem som dømmer hans sjel.
Çünkü O yoksulun sağında durur, Onu yargılayanlardan kurtarmak için.저가 궁핍한 자의 우편에 서사 그 영혼을 판단하려 하는 자에게 구원하실 것임이로다
Çünkü O yoksulun sağında durur, Onu yargılayanlardan kurtarmak için.Mert jobb keze felõl áll a szegénynek, hogy megszabadítsa azoktól, a kik elítélik annak lelkét.
Çünkü O yoksulun sağında durur, Onu yargılayanlardan kurtarmak için.poiché si è messo alla destra del povero per salvare dai giudici la sua vita
Çünkü O yoksulun sağında durur, Onu yargılayanlardan kurtarmak için.Pois ele se coloca � direita do poder, para o salvar dos que o condenam.
Çünkü O yoksulun sağında durur, Onu yargılayanlardan kurtarmak için.Porque él se pondrá a la derecha del necesitado, para salvar su vida de los que le juzgan
Çünkü O yoksulun sağında durur, Onu yargılayanlardan kurtarmak için.pretože stojí po pravici chudobného, aby ho zachránil od tých, ktorí súdia jeho dušu.
Çünkü O yoksulun sağında durur, Onu yargılayanlardan kurtarmak için.Proto že stojí po pravici nuznému, aby ho zachoval od těch, kteříž odsuzují život jeho.
Çünkü O yoksulun sağında durur, Onu yargılayanlardan kurtarmak için.Przeto, że stoi po prawej stronie nędznemu, aby go wybawił od tych, którzy osądzają duszę jego.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
durur ile cümle - Sayfa 21 - durur kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App