Adam orada yanımda dururken, tapınaktan birinin bana seslendiğini duydum.Vtedy som počul kohosi hovoriť ku mne z domu, a nejaký muž stál vedľa mňa.
Adam orada yanımda dururken, tapınaktan birinin bana seslendiğini duydum.Και ηκουσα φωνην λαλουντος προς εμε εκ του οικου και ο ανθρωπος ιστατο πλησιον μου.
Adam orada yanımda dururken, tapınaktan birinin bana seslendiğini duydum.И чух едного да ми говори из дома; и човек стоеше при мене и ми рече:
Adam orada yanımda dururken, tapınaktan birinin bana seslendiğini duydum.И я слышал кого-то, говорящего мне из храма, а тот муж стоял подле меня,
Adam orada yanımda dururken, tapınaktan birinin bana seslendiğini duydum.ואשמע מדבר אלי מהבית ואיש היה עמד אצלי׃
Adam orada yanımda dururken, tapınaktan birinin bana seslendiğini duydum.وسمعته يكلمني من البيت. وكان رجل واقفا عندي
Adam orada yanımda dururken, tapınaktan birinin bana seslendiğini duydum.我 聽 見 有 一 位 從 殿 中 對 我 說 話 . 有 一 人 站 在 我 旁 邊
Adam orada yanımda dururken, tapınaktan birinin bana seslendiğini duydum.我 聽見 有 一 位 從殿 中對 我 說話 . 有 一 人 站在 我 旁邊
Ah, domuzun boynundaki inci gibi dururdu.Ah, es wäre als du einem Schwein Perlen um den hals legst.
Ah, domuzun boynundaki inci gibi dururdu.Ah, mint gyöngy egy disznó nyaka köré.
Ah, domuzun boynundaki inci gibi dururdu. Yani sende böyle görünürdü. Hyungnim, lütfen dur artık.Ah, ca perle date la porci.
Aksi halde durur. Babam sürekli saati kurar.Ο πατέρας μου καθαρίζει το ρολόι.
Aksi halde durur. Babam sürekli saati kurar.Мислите на тате са все за часовника.
Aksi halde durur.Jinak se zastaví.
Aksi halde durur.On nie wierzy w Boga tylko w zegarek.
Aksi halde durur.On veruje v ure ne v Boga.
‹‹ ‹Ama kanama durursa, kadın yedi gün bekleyecek, sonra temiz sayılacaktır.A keď bude čistá od svojho toku, napočíta si sedem dní a potom bude čistá,.
‹‹ ‹Ama kanama durursa, kadın yedi gün bekleyecek, sonra temiz sayılacaktır.A ten, co je palić będzie, upierze szaty swoje, a omywszy ciało swoje wodą, potem wnijdzie do obozu.
‹‹ ‹Ama kanama durursa, kadın yedi gün bekleyecek, sonra temiz sayılacaktır."Cuando ella quede limpia de su flujo, contará siete días y después quedará purificada
‹‹ ‹Ama kanama durursa, kadın yedi gün bekleyecek, sonra temiz sayılacaktır.După ce va fi curăţită de scurgerea ei, să numere şapte zile, şi apoi va fi curată.
‹‹ ‹Ama kanama durursa, kadın yedi gün bekleyecek, sonra temiz sayılacaktır.Ha pedig megtisztul az õ folyásából: számláljon hét napot, és azután tiszta legyen.
‹‹ ‹Ama kanama durursa, kadın yedi gün bekleyecek, sonra temiz sayılacaktır.In kadar bode čista toka svojega, naj si šteje sedem dni, in potem bodi čista.
‹‹ ‹Ama kanama durursa, kadın yedi gün bekleyecek, sonra temiz sayılacaktır.Když pak očištěna bude od toku svého, sečte sobě sedm dní, a potom očišťovati se bude.
‹‹ ‹Ama kanama durursa, kadın yedi gün bekleyecek, sonra temiz sayılacaktır.Khi nào huyết người nữ cầm lại rồi , phải tính_từ ngày lành đến bảy ngày , đoạn sẽ được tinh sạch .
‹‹ ‹Ama kanama durursa, kadın yedi gün bekleyecek, sonra temiz sayılacaktır.Khi nào huyết người nữ cầm lại rồi, phải tính từ ngày lành đến bảy ngày, đoạn sẽ được tinh sạch.
‹‹ ‹Ama kanama durursa, kadın yedi gün bekleyecek, sonra temiz sayılacaktır.그의 유출이 그치면 칠 일을 센 후에야 정하리니
‹‹ ‹Ama kanama durursa, kadın yedi gün bekleyecek, sonra temiz sayılacaktır.Lorsqu`elle sera purifiée de son flux, elle comptera sept jours, après lesquels elle sera pure.
‹‹ ‹Ama kanama durursa, kadın yedi gün bekleyecek, sonra temiz sayılacaktır.Men når hun blir ren for sitt flod, da skal hun telle syv dager frem, og derefter skal hun være ren.
‹‹ ‹Ama kanama durursa, kadın yedi gün bekleyecek, sonra temiz sayılacaktır.Men når hun bliver ren for sit Flåd, skal hun tælle syv Dage frem og så være ren.
‹‹ ‹Ama kanama durursa, kadın yedi gün bekleyecek, sonra temiz sayılacaktır.Men om hon bliver ren från sitt flöde, skall hon räkna sju dagar och sedan vara ren.
‹‹ ‹Ama kanama durursa, kadın yedi gün bekleyecek, sonra temiz sayılacaktır.Mutta kun hän tulee puhtaaksi vuodostansa, laskekoon seitsemän päivää, ja sitten hän on puhdas.
‹‹ ‹Ama kanama durursa, kadın yedi gün bekleyecek, sonra temiz sayılacaktır.Quando ela ficar limpa do seu fluxo, contará para si sete dias, e depois será limpa.
‹‹ ‹Ama kanama durursa, kadın yedi gün bekleyecek, sonra temiz sayılacaktır.Quando essa sia guarita dal flusso, conterà sette giorni e poi sarà monda
‹‹ ‹Ama kanama durursa, kadın yedi gün bekleyecek, sonra temiz sayılacaktır.Sesudah pendarahan itu berhenti, wanita itu harus menunggu selama tujuh hari lagi. Baru sesudah itu ia bersih
‹‹ ‹Ama kanama durursa, kadın yedi gün bekleyecek, sonra temiz sayılacaktır.Wird sie aber rein von ihrem Fluß, so soll sie sieben Tage zählen; darnach soll sie rein sein.
‹‹ ‹Ama kanama durursa, kadın yedi gün bekleyecek, sonra temiz sayılacaktır.Zeven dagen na het beëindigen van de menstruatie zal zij weer rein zijn.
‹‹ ‹Ama kanama durursa, kadın yedi gün bekleyecek, sonra temiz sayılacaktır.А когда она освободится от истечения своего, тогда должна отсчитать себе семь дней,и потом будет чиста;
‹‹ ‹Ama kanama durursa, kadın yedi gün bekleyecek, sonra temiz sayılacaktır.Но ако тя се очисти от течението си, тогава да си изброи седем дена, и след тях ще бъде чиста.
‹‹ ‹Ama kanama durursa, kadın yedi gün bekleyecek, sonra temiz sayılacaktır.ואם טהרה מזובה וספרה לה שבעת ימים ואחר תטהר׃
‹‹ ‹Ama kanama durursa, kadın yedi gün bekleyecek, sonra temiz sayılacaktır.واذا طهرت من سيلها تحسب لنفسها سبعة ايام ثم تطهر.
‹‹ ‹Ama kanama durursa, kadın yedi gün bekleyecek, sonra temiz sayılacaktır.女 人 的 漏 症 若 好 了 、 就 要 計 算 七 天 、 然 後 纔 為 潔 淨
‹‹ ‹Ama kanama durursa, kadın yedi gün bekleyecek, sonra temiz sayılacaktır.女人 的 漏症 若 好 了 、 就 要 計算 七 天 、 然後纔為潔淨
Ama sizin durumunuzda 20 saniye kadar durur.Az ön esetében azonban, több mint 20 másodpercre.
Ama sizin durumunuzda 20 saniye kadar durur.Nhưng trong trường hợp của cậu, nó đã ngừng tới hơn 20 giây rồi
Ama sizin durumunuzda 20 saniye kadar durur.Но във вашия случай то спира за над 20 секунди.
Ama sonunda, rezerv oranı daha fazla artan para arzı durur.Aber schliesslich hält der Mindestreservesatz den Geldumlauf davon ab, weiter zu wachsen.
Ama sonunda, rezerv oranı daha fazla artan para arzı durur. Bir noktada biz ulaşmakComunque, alla fine il tasso di riserva impedisce che il denaro circolante cresca oltre.
Ama sonunda, rezerv oranı daha fazla artan para arzı durur. Bir noktada biz ulaşmakNakonec ale rezervní poměr další růst peněžní zásoby zastaví.
Ama sonunda, rezerv oranı daha fazla artan para arzı durur. Bir noktada biz ulaşmakיחס הרזרבה יעצור את כמות הכסף הכללית מלגדול עוד. באיזושהי נקודה אנחנו מגיעים לראש
Ama sonunda, rezerv oranı daha fazla artan para arzı durur.De végül a tartalékráta megakadályozza a pénzkínálat további növekedését.
Ama sonunda, rezerv oranı daha fazla artan para arzı durur.Lopulta kuitenkin VVV estää rahan määrää kasvamasta enempää.
Ama sonunda, rezerv oranı daha fazla artan para arzı durur.Lub ewentualnie wskaźnik rezerwy obowiązkowej zatrzyma dalszą podaż pieniądza.
Ama sonunda, rezerv oranı daha fazla artan para arzı durur.Maar uiteindelijk, zal de reserve ratio de groei van de geldhoeveelheid stoppen.
Ama sonunda, rezerv oranı daha fazla artan para arzı durur.Namun pada akhirnya... ...rasio cadangan akan menghentikan pertumbuhan uang lebih jauh.
Ama sonunda, rezerv oranı daha fazla artan para arzı durur.Αλλά στην τελική ο συντελεστής αποθεματικών περιορίζει την αύξηση της προσφοράς χρήματος.
Ancak orada dururken, yanımdaki üç takım arkadaşımla birlikte tarihe geçecek fırsatla yüz yüzeydim.E ali estava eu e os três companheiros de equipa, perante a oportunidade de entrar na História.
Ancak orada dururken, yanımdaki üç takım arkadaşımla birlikte tarihe geçecek fırsatla yüz yüzeydim.그럼에도 거기 팀 동료들 곁에서 역사를 이룰 기회를 앞두고 있었어요.
Ancak orada dururken, yanımdaki üç takım arkadaşımla birlikte tarihe geçecek fırsatla yüz yüzeydim.И вот я тут, рядом мои товарищи по команде, перед нами возможность войти в историю.
Ancak orada dururken, yanımdaki üç takım arkadaşımla birlikte tarihe geçecek fırsatla yüz yüzeydim.לא הייתי מבוגר מספיק אפילו להכנס לסרט שמוגבל למעל גיל 13 לבד כשהחלום שלי השתרש,
Ancak orada dururken, yanımdaki üç takım arkadaşımla birlikte tarihe geçecek fırsatla yüz yüzeydim.لكنني ها أنا ذا واقف، وثلاثة من زملائي بجانبي، و أمامنا فرصة صناعة تاريخ.