Ana içeriğe geç
Sözlük

durur ile cümle

durur kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu konudaki düşüncesi şöyleydi: "Elleriniz köpekler gibidir, daha önce oldukları yerlere geri dönüp dururlar.皮膚はジェイミー曰く「真珠かオパールのよう」で皮膚は薄く頭蓋骨が透けて見えるようである。
Balık yaşam ile ölüm arasında durur.生と死の間で揺れているのか。
O yüzden o günden beri de öyle yapar dururlardı.それからずっとやったわけです。
Sürekli içer durur.いつも酒を飲んでいる。
Program bizim Varsayım (X) koşulumuz sağlanınca durur.主張(X)によりこのプログラムは必ず停止する。
Kısa kuyruğu alçakta durur.尻尾は退化している。
Bu yüzden, her zaman kıskançlık içinde kıvranır durur.そのためいずみによく嫉妬される。
İkisi de dururlar ve arkaya bakmaya çalışırken trenler geçmeye başlar ve birbirlerini göremezler.二人は互いに背を向けながらバックの態勢になり、電車の移動もあって互いに突き合うかのごとく、出し入れを開始してしまい、そして互いに絶頂を迎えてしまう。
Biraz uzakta durursunuz.少し抜けている。
Peçe yine durur ve Doktor kaçar.粘は走であり、走もまた粘である。
Ve Manhattan'dan söz edip durur.マンハッタンに住む。
Her zaman bir ağaç dalının üzerinde durur.いつも木製の椅子に座っている。
Duracağı kata yaklaşırken de gene otomatik olarak yavaşlar ve kat kapısıyla aynı düzeye geldiğinde durur.動き自体は遅いが、同じラインに立つと近づいてくる。
Sonunda helyum oranı baskın hâle gelir ve çekirdekteki erke üretimi durur.やがてその部分は枯死し、生長点の発育停止が起こる。
Şarkı iki defa telefonun çalmasıyla durur.歌の途中でキーが2回変わる。
Bazı emniyet tetikleri ise geriye kilitlendiklerinde dururlar.階層が下がった場合は隠し曲が再度ロックされたりすることがある。
10 dakika sonra araba durur.客車の発車間隔は10分である。
Mayın üç ayağı bulunan bir kasnak üzerinde durur.^ 鉦の縁に小さな3つ足のついたもの。
Dişi kedicikler dik durur.雌小穂は立つ。
Nüfus artışı dururken, ekonomik büyüme yavaşladı.しかし、人口の増加がほとんどなかったので、経済は停滞した。
Habire kurabiye yiyip durur.よくガムを食べている。
Largeman, babasından uzak dururken eski arkadaşları ile vakit geçirir.ラフマンは神父のため、盲目の友人とともに奔走する。
Sıklıkla çok dik vaziyette durur.但經常很忙碌的樣子。
Program bizim Varsayım (X) koşulumuz sağlanınca durur.如果假设(X)成立,那么这个程序会停止。
Sürekli içer durur.经常喝酒。
Yan dalcıkları çengellidir ve bu tüyler dik dururlar.岩壁附有把手,挑戰者在這裡捉住。
Genellikle suya yakın durur ve yüzmeyi, suda dolaşmayı sever.一般居住在水的附近,尤其喜歡游泳和涉水。
Oyunun çoğunda Estragon oturuken ve hatta uyuklarken Vladimir ayakta durur.” 弗拉季米爾在劇中絕大部分都是站著,而愛斯特拉岡多次坐下,甚至打瞌睡。
10 dakika sonra araba durur.停車時間是10分鐘。
İnsan kalbi, yaşamı boyunca çalışır ancak ölünce durur.而靈魂的死只不過一種比喻說法,靈魂是不死的。
İşte (iyi veya kötü) günleri insanlar arasında (böyle) döndürür dururuz.孫文到達之日,眾人按照計畫行動。
O yüzden o günden beri de öyle yapar dururlardı.直到那一天為止 我都是這麽想的。
Bazı emniyet tetikleri ise geriye kilitlendiklerinde dururlar.清兵入關後,回鄉隱居。
Peçe yine durur ve Doktor kaçar.語畢,博士又昏過來,機械人則離開。
Eğer öyle bir girdi bulamaz ise, durur.如不接受他的忠心,恐有失眾望。
Marie'de ona karşı mesafeli durur.他希望瑪麗永遠留在自己身邊。
Utangaç bir türdür ve insanlar uzak durur.贊恩很虛弱,而且人在很遙遠的地方。
İçki içmezler, oruç tutarlar ve cinsellikten uzak dururlar.姑與所私飲,並欲污之,命妙鳳取酒,挈瓶不進。
"Can boğaza dayandığı zaman, ki o zaman siz (ölmek üzere olana) bakar durursunuz.如身體雖一,而眼耳鼻舌諸根各各不同,故云別相。
Ve Manhattan'dan söz edip durur.Manhattan" 的鏡頭。
Yetenekli hükümdarlar, niyetlerini gizleyip dışarıya doğru kayıtsız gibi dururlardı.大師宿儒,其立身行己,靡不措意於斯。
Sonra Sûr'a (ikinci defa) üflenince ölüler mezarlarından kalkıp bakınıp dururlar."他死後,朝臣們為他建造雕像,高高在上,使他可看見所有事物。
Erkek ve dişi çift oluşturduktan sonra aralarında açık iletişim durur.过了灯节,就是老太太和宝姐姐,他们娘儿两个遇的巧。
Nüfus artışı dururken, ekonomik büyüme yavaşladı.人口增長停頓,急劇的經濟發展放慢。
Bunların hepsi, altın bir nakış üzerinde durur.皆隐起黄金佛像。
İnsan kalbi, yaşamı boyunca çalışır ancak ölünce durur.유언(遺言)은 어떤 사람이 죽음에 임박하여 남기는 말이다.
Eğer öyle bir girdi bulamaz ise, durur."분단되지 않았다면 날파람도 이어졌으리라.
İşte (iyi veya kötü) günleri insanlar arasında (böyle) döndürür dururuz.이것을 또다시 후대의 당(唐)나라 사람 공영달이 추가로 주석을 달았다.
Bu konudaki düşüncesi şöyleydi: "Elleriniz köpekler gibidir, daha önce oldukları yerlere geri dönüp dururlar.둘째는 묶어 간략히 하는 이치이니, 계경에, ‘이와 같은 온갖 것을 간략히 하여 한 무더더기로 한다’라고 하는 말씀과 같다.
"Can boğaza dayandığı zaman, ki o zaman siz (ölmek üzere olana) bakar durursunuz.“그대의 죽음을 지켜보는 것은 내가 될 것이라.
Bazı emniyet tetikleri ise geriye kilitlendiklerinde dururlar.방계손이 많으면 파별로 따로 정한다.
Ve Manhattan'dan söz edip durur.그는 맨해튼 계획에도 참여했다.
Büyük kız dururken küçük kız evlendirilmez" dedi.젊은 여자에게 그녀 자신의 결혼에 대해 이야기 하는 것은 적절치 않습니다."
"Yıldızlar neden böyle uzak dururlar bize?제주도민들은 왜 이 기간에 이사를 했을까.
Peçe yine durur ve Doktor kaçar.리퍼가 닥터를 덮치고 닥터는 사라진다.
Biraz uzakta durursunuz.외투연은 떨어져 있다.
Ancak saatler boyunca orada zarar görmeden durur.상대방은 튕겨난 뒤 몇시간 동안 미동도 하지 못한다.
Kalan çocuklar ise sırayla dururlar.그러나 아이와 수망아지들은 남아 있었다.
İkisi de dururlar ve arkaya bakmaya çalışırken trenler geçmeye başlar ve birbirlerini göremezler.철로의 반대편에서 둘은 발걸음을 멈추고 뒤를 돌아보지만, 지나가는 기차가 그들의 눈앞을 가로막는다.
Her zaman bunun üzerinde dururum.אני מתעכבת על זה כל הזמן.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod