"Sudan uzak durun" diyen en ufacık bir işaret, uyarı bile görmüyorlar.Они не видят маленький знак, который говорит: "В воду заходить нельзя".
"Sudan uzak durun" diyen en ufacık bir işaret, uyarı bile görmüyorlar.הם לא רואים את השלט הזעיר שאומר: "אין להיכנס למים."
"Sudan uzak durun" diyen en ufacık bir işaret, uyarı bile görmüyorlar.متجاهلين اللوحات التي تتوزع والتي تقول " لا تنزل الى الماء "
"Sudan uzak durun" diyen en ufacık bir işaret, uyarı bile görmüyorlar.佢哋連小小嘅信號都睇唔到 上面寫明「切勿下水」
"Sudan uzak durun" diyen en ufacık bir işaret, uyarı bile görmüyorlar.服もサンダルもめちゃくちゃです
Tabii ki hayır, basına tabii ki bir şey söylemeyecekler fakat... ...sıkı durun!Ну, нет, они не скажут ничего в прессе, но... узрите!
- Tamam m? Durun!Mains en l'air !
- Tamam m? Durun!اها نعم ليس بخطأك أعلم ذلك
Tamam, şimdi durun, durun.Ok, ora basta, stop.
Tamam, şimdi durun, durun.Paramos, paramos.
Tamam, şimdi durun, durun.Εντάξει, σταμάτησε τώρα.
Tamam, şimdi durun, durun.حسناً، الآن توقف، توقف.
Tetanın kosinüsünün ne olduğunu bulalım şimdi de. Kosinüs komşu bölü hipotenüstür, durun şunları ayırayım.lad os tænke over hvad cosinus til theta er. cosinus er hosligende over hypotenusen, så husk
Ulusal Meclis ve yaptıkları ilk şey , durun bunu daha belirli bir şekilde söyleyeyim.Also, was die Nationale Versammlung als erstes tut oder vielleicht sollte ich sogar noch spezieller sagen.
Ulusal Meclis ve yaptıkları ilk şey , durun bunu daha belirli bir şekilde söyleyeyim.Assim a Assembleia nacional, a primeira coisa que eles fazem, ou Talvez eu deveria dizer ainda mais especial.
Ulusal Meclis ve yaptıkları ilk şey , durun bunu daha belirli bir şekilde söyleyeyim.Così nell'Assemblea nazionale, la prima cosa che fanno, o forse dovrei dire la cosa più particolare.
Ulusal Meclis ve yaptıkları ilk şey , durun bunu daha belirli bir şekilde söyleyeyim.Deci Adunarea Nationala, primul lucru pe care-l fac sau poate ar trebui sa spun si mai la obiect
Ulusal Meclis ve yaptıkları ilk şey , durun bunu daha belirli bir şekilde söyleyeyim.그러니까 프랑스 국민 의회가, 그들이 가장 먼저 한 일은, 아니면 내가 그들 중 일부라고 써야할 지도 모르겠습니다만
Ulusal Meclis ve yaptıkları ilk şey , durun bunu daha belirli bir şekilde söyleyeyim.První věc, kterou Národní shromáždění udělalo nebo bych to měl říct lépe.
Ulusal Meclis ve yaptıkları ilk şey , durun bunu daha belirli bir şekilde söyleyeyim.Національна Асамблея, перше що вони зробили, або або може я маю уточнити.
Ulusal Meclis ve yaptıkları ilk şey , durun bunu daha belirli bir şekilde söyleyeyim.Първото нещо, което прави Националното събрание или може би трябва да съм още по-точен
Ulusal Meclis ve yaptıkları ilk şey , durun bunu daha belirli bir şekilde söyleyeyim.و الجمعية القومية، أول أمر قاموا به هو، أو ربما يجب أن أكون أكثر دقة
Ulusal Meclis ve yaptıkları ilk şey , durun bunu daha belirli bir şekilde söyleyeyim.もうちょっと具体的に言った方がいいな。 1793年の1月、このときすでに
-uslu durun.- comportatevi bene.
-uslu durun.- comportem-se.
-uslu durun. -Peki.Gør nu ikke noget dumt.
-uslu durun.- portaos bien.
Uslu durun!¡Pórtense bien!
-uslu durun.- zachowujcie się.
-uslu durun.-να είστε φρόνιμοι.
-uslu durun.- ведите себя как следует.
U-uzak durun!Afastem-se!
U-uzak durun!¡No os acerquéis!
U-uzak durun!Odejdźcie.
U-uzak durun!Pysykää kauempana!
U-uzak durun!Stands!
U-uzak durun!Stanna!
U-uzak durun!State indietro!
U-uzak durun!Μείνετε πίσω!
U-uzak durun!Не подходите!
Uyanık kalın, imanda dimdik durun, mert ve güçlü olun.Anh em hãy tỉnh thức, hãy vững vàng trong đức tin, hãy dốc chí trượng phu và mạnh mẽ.
Uyanık kalın, imanda dimdik durun, mert ve güçlü olun.Anh_em hãy tỉnh thức , hãy vững_vàng trong đức_tin , hãy dốc chí trượng_phu và mạnh_mẽ .
Uyanık kalın, imanda dimdik durun, mert ve güçlü olun.Bdejte, stojte vo viere, buďte zmužilí, buďte silní.
Uyanık kalın, imanda dimdik durun, mert ve güçlü olun.Bděte, stůjte u víře, zmužile sobě čiňte a buďtež silní.
Uyanık kalın, imanda dimdik durun, mert ve güçlü olun.Čujte, stojte v veri, moški se držite, trdni bodite!
Uyanık kalın, imanda dimdik durun, mert ve güçlü olun.Czujcież, stójcie w wierze, mężnie sobie poczynajcie, zmacniajcie się.
Uyanık kalın, imanda dimdik durun, mert ve güçlü olun.깨어 믿음에 굳게 서서 남자답게 강건하여라
Uyanık kalın, imanda dimdik durun, mert ve güçlü olun.Vær årvåkne, stå fast i troen, vær mandige, vær sterke!
Uyanık kalın, imanda dimdik durun, mert ve güçlü olun.Våger, står faste i Troen, værer mandige, værer stærke!
Uyanık kalın, imanda dimdik durun, mert ve güçlü olun.Vaken, stån fasta i tron, skicken eder såsom män, varen starka.
Uyanık kalın, imanda dimdik durun, mert ve güçlü olun.Valvokaa, pysykää lujina uskossa, olkaa miehuulliset, olkaa väkevät.
Uyanık kalın, imanda dimdik durun, mert ve güçlü olun.Vegheaţi, fiţi tari în credinţă, fiţi oameni, întăriţi-vă!
Uyanık kalın, imanda dimdik durun, mert ve güçlü olun.Veillez, demeurez fermes dans la foi, soyez des hommes, fortifiez-vous.
Uyanık kalın, imanda dimdik durun, mert ve güçlü olun.Vigiai, estai firmes na fé, portai-vos varonilmente, sede fortes.
Uyanık kalın, imanda dimdik durun, mert ve güçlü olun.Vigilad; estad firmes en la fe; sed valientes y esforzaos
Uyanık kalın, imanda dimdik durun, mert ve güçlü olun.Vigilate, state saldi nella fede, comportatevi da uomini, siate forti
Uyanık kalın, imanda dimdik durun, mert ve güçlü olun.Vigyázzatok, álljatok meg a hitben, legyetek férfiak, legyetek erõsek!
Uyanık kalın, imanda dimdik durun, mert ve güçlü olun.Wachet, stehet im Glauben, seid männlich und seid stark!
Uyanık kalın, imanda dimdik durun, mert ve güçlü olun.Wees op uw hoede; blijf trouw aan de Here; gedraag u als mannen en wees sterk.
Uyanık kalın, imanda dimdik durun, mert ve güçlü olun.Αγρυπνειτε, στεκεσθε εν τη πιστει, ανδριζεσθε, ενδυναμουσθε.