Ana içeriğe geç
Sözlük

durun ile cümle

durun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Sonra bir baskasi, 'Durun, durun, durun, ben buldum onu' diyor.Potem ktoś dodaje: "Czekajcie, znalazłam to.
Sonra bir baskasi, 'Durun, durun, durun, ben buldum onu' diyor.Puis quelqu'un dit : "Attendez, attendez, je l'ai trouvé.
Sonra bir baskasi, 'Durun, durun, durun, ben buldum onu' diyor.Quindi qualcun altro "Aspettate, aspettate, l'ho trovato"
Sonra bir baskasi, 'Durun, durun, durun, ben buldum onu' diyor.Sen säger någon "Vänta, vänta, jag hittade den.
Sonra bir baskasi, 'Durun, durun, durun, ben buldum onu' diyor.Şi apoi cineva spune, "Aşteaptă, aşteaptă, aşteaptă, aşteaptă, l-am găsit.
Sonra bir baskasi, 'Durun, durun, durun, ben buldum onu' diyor.Und dann antwortet jemand: "Halt, halt, halt, ich habe ihn gefunden.
Sonra bir baskasi, 'Durun, durun, durun, ben buldum onu' diyor.Y entonces alguien dice, "Esperen, esperen, esperen. Lo encontré."
Sonra bir baskasi, 'Durun, durun, durun, ben buldum onu' diyor.Και μετά κάποιος λέει, "Περίμενε, περίμενε, περίμενε, περίμενε, το βρήκα.
Sonra bir baskasi, 'Durun, durun, durun, ben buldum onu' diyor.А потом кто-то другой заявляет: "Стоп, стоп, стоп. Я нашел его.
Sonra bir baskasi, 'Durun, durun, durun, ben buldum onu' diyor.А хтось каже: "Почекайте, почекайте, почекайте, почекайте, я знайшов це.
Sonra bir baskasi, 'Durun, durun, durun, ben buldum onu' diyor.И тогава някой казва, " Чакайте, чакайте, чакайте, намерих го.
Sonra bir baskasi, 'Durun, durun, durun, ben buldum onu' diyor.ואז מישהו אומר, "חכו, חכו, חכו, חכו, מצאתי את זה.
Sonra bir baskasi, 'Durun, durun, durun, ben buldum onu' diyor.وعندها يقول شخص ما، " انتظر انتظر، لقد وجدته.
Sonra bir baskasi, 'Durun, durun, durun, ben buldum onu' diyor.アングラ映画必見 20 本に
Sonra birisi bağırıyor, "Durun!".Dan roept iemand, "Stop!"
Sonra birisi bağırıyor, "Durun!".Então alguém grita: "Parem!"
Sonra birisi bağırıyor, "Durun!".E poi qualcuno urla: "Stop!"
Sonra birisi bağırıyor, "Durun!".És azután valaki felkiált, "Állj!"
Sonra birisi bağırıyor, "Durun!".그리고 어떤 이가 "그만!" 이라고 외칩니다.
Sonra birisi bağırıyor, "Durun!".Nagle ktoś krzyczy:
Sonra birisi bağırıyor, "Durun!".Puis quelqu'un crie, "Stop!"
Sonra birisi bağırıyor, "Durun!".Și apoi cineva strigă, "Stop!"
Sonra birisi bağırıyor, "Durun!"."Stop!"
Sonra birisi bağırıyor, "Durun!".Und dann schreit jemand: "Stop!"
Sonra birisi bağırıyor, "Durun!".Và rồi bạn nghe nhiều tiếng hét, "Dừng lại!"
Sonra birisi bağırıyor, "Durun!".Y luego alguien grita: "¡Paren!".
Sonra birisi bağırıyor, "Durun!".А потом кто-то кричит: "Стоп!"
Sonra birisi bağırıyor, "Durun!".И тогава някой вика "Спри!"
Sonra birisi bağırıyor, "Durun!".ואז חלק צועקים, "עיצרו!"
Sonra birisi bağırıyor, "Durun!".ومن ثم يصرخ احدهم " قف "
Sonra birisi bağırıyor, "Durun!".電気をつけます
Sonra da -15 +(-46) işlemine ulaşabilmek icin sola doğru 46 birim ilerleyeceğiz. . Durun bunu çizeyim.Entonces vamos a movernos 46 lugares a la izquierda para llegar a -15 + (-46).
Sonra gördük ki 1791'de - durun bunu bir zaman çizelgesi halinde yazayım -그래서 1791년에 제가 이걸 연대표에 적어볼 게요
Sonra gördük ki 1791'de - durun bunu bir zaman çizelgesi halinde yazayım -Alors, en 1791 -- et laissez-moi écrire cela sur la ligne du temps --
Sonra gördük ki 1791'de - durun bunu bir zaman çizelgesi halinde yazayım -Così quando abbiamo visto nel 1791- e fatemi scrivere tutto questo su una linea del tempo.
Sonra gördük ki 1791'de - durun bunu bir zaman çizelgesi halinde yazayım -Deci apoi am vazut ca in 1791 - permiteti-mi sa pun totul pe ecran in ordine cronologica
Sonra gördük ki 1791'de - durun bunu bir zaman çizelgesi halinde yazayım -Então, nós vimos em 1791-- e permitam-me escrever isto tudo em uma linha do tempo.
Sonra gördük ki 1791'de - durun bunu bir zaman çizelgesi halinde yazayım -Potom v roce 1791... Nechte mě to všechno zapsat na časovou osu.
Sonra gördük ki 1791'de - durun bunu bir zaman çizelgesi halinde yazayım -So, dann sahen wir in 1791- und lasst mich dies alles aufschreiben eine Zeitschiene.
Sonra gördük ki 1791'de - durun bunu bir zaman çizelgesi halinde yazayım -Tak więc widzieliśmy w 1791- Napiszę to na kalendarzu wydarzeń.
Sonra gördük ki 1791'de - durun bunu bir zaman çizelgesi halinde yazayım -Y luego vimos en 1971 - - dejarme que escriba esto en una cronología.
Sonra gördük ki 1791'de - durun bunu bir zaman çizelgesi halinde yazayım -Тогава през 1791 - нека го запиша това в една скала -
Sonra gördük ki 1791'de - durun bunu bir zaman çizelgesi halinde yazayım -Тому, тоді ми побачили в 1791 - (Давайте я запишу це в шкалу часу).
Sonra gördük ki 1791'de - durun bunu bir zaman çizelgesi halinde yazayım -و هكذا رأينا في سنة 1791-- و دعوني أكتب كل هذا علي جدول زمني.
Sonra gördük ki 1791'de - durun bunu bir zaman çizelgesi halinde yazayım -書いていこう。 今は、1791年。
"Sudan uzak durun" diyen en ufacık bir işaret, uyarı bile görmüyorlar.He eivät huomaa pienen pientä kylttiä, jossa lukee: "Älkää menkö veteen."
"Sudan uzak durun" diyen en ufacık bir işaret, uyarı bile görmüyorlar.Ignorują mały znak przestrzegający przed wchodzeniem do wody.
"Sudan uzak durun" diyen en ufacık bir işaret, uyarı bile görmüyorlar.Ils ne voient pas le petit panneau discret où il est inscrit : "baignade interdite".
"Sudan uzak durun" diyen en ufacık bir işaret, uyarı bile görmüyorlar.그들은 "물에 들어가지 마시오"라고 적혀있는 작은 표지판을 보지 못합니다.
"Sudan uzak durun" diyen en ufacık bir işaret, uyarı bile görmüyorlar.Mà không thấy 1 biển báo nhỏ xíu " Tránh xa nước biển"
"Sudan uzak durun" diyen en ufacık bir işaret, uyarı bile görmüyorlar.Mereka tidak melihat tanda kecil yang mengatakan: "Jauhi air."
"Sudan uzak durun" diyen en ufacık bir işaret, uyarı bile görmüyorlar.Nem látják azt az icipici táblát, amin az áll: "Ne fürödjenek a vízben!"
"Sudan uzak durun" diyen en ufacık bir işaret, uyarı bile görmüyorlar.Nevšimnou si malé cedule říkající "Nevstupujte do vody."
"Sudan uzak durun" diyen en ufacık bir işaret, uyarı bile görmüyorlar.Nevšimnú si malú ceduľu s nápisom "Nevstupujte do vody."
"Sudan uzak durun" diyen en ufacık bir işaret, uyarı bile görmüyorlar.Non vedono il minuscolo cartello che dice: " Non entrare in acqua'.
"Sudan uzak durun" diyen en ufacık bir işaret, uyarı bile görmüyorlar.No ven la pequeña, diminuta señal que dice: "Quédese fuera del agua".
"Sudan uzak durun" diyen en ufacık bir işaret, uyarı bile görmüyorlar.Nu văd micul, micuţul semn care spune: "Nu intraţi în apă."
"Sudan uzak durun" diyen en ufacık bir işaret, uyarı bile görmüyorlar.Sie sehen nicht das winzig kleine Hinweisschild "Baden verboten".
"Sudan uzak durun" diyen en ufacık bir işaret, uyarı bile görmüyorlar.Ze zien het piepkleine bordje niet met: "Blijf uit het water".
"Sudan uzak durun" diyen en ufacık bir işaret, uyarı bile görmüyorlar.Не виждат малкия знак, където пише: "Останете извън водата".
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod