Ana içeriğe geç
Sözlük

durun ile cümle

durun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, benimle birlikte uyanık durun.››فقال لهم نفسي حزينة جدا حتى الموت. امكثوا ههنا واسهروا معي.
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, benimle birlikte uyanık durun.››便 對 他 們 說 、 我 心 裡 甚 是 憂 傷 、 幾 乎 要 死 . 你 們 在 這 裡 等 候 、 和 我 一 同 儆 醒
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, benimle birlikte uyanık durun.››便對 他 們說 、 我心裡甚 是 憂傷 、 幾乎 要死 . 你 們在這裡 等候 、 和 我 一同 儆醒
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, uyanık durun.››A povedal im: Moja duša je smutná až na smrť. Zostaňte tu a bdejte.
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, uyanık durun.››e disse-lhes: A minha alma está triste até a morte; ficai aqui e vigiai.
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, uyanık durun.››El le -a zis: ,,Sufletul Meu este cuprins de o întristare de moarte; rămîneţi aici, şi vegheaţi!``
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, uyanık durun.››És monda nékik: Szomorú az én lelkem mind halálig; maradjatok itt, és vigyázzatok.
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, uyanık durun.››Gesù disse loro: «La mia anima è triste fino alla morte. Restate qui e vegliate»
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, uyanık durun.››I dí jim: Smutnáť jest duše má až k smrti. Počekejtež tuto a bděte.
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, uyanık durun.››Il leur dit: Mon âme est triste jusqu`à la mort; restez ici, et veillez.
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, uyanık durun.››In jim reče: Žalostna je duša moja do smrti; ostanite tu in čujte.
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, uyanık durun.››I rzekł im: Bardzo jest smutna dusza moja aż do śmierci; zostaócie tu, a czujcie.
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, uyanık durun.››Ja hän sanoi heille: "Minun sieluni on syvästi murheellinen, kuolemaan asti; olkaa tässä ja valvokaa".
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, uyanık durun.››말씀하시되 내 마음이 심히 고민하여 죽게 되었으니 너희는 여기 머물러 깨어 있으라 하시고
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, uyanık durun.››Ngài phán cùng ba người rằng : Linh-hồn ta buồn_rầu lắm cho_đến chết ; các ngươi hãy ở đây , và tỉnh thức .
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, uyanık durun.››Ngài phán cùng ba người rằng: Linh-hồn ta buồn rầu lắm cho đến chết; các ngươi hãy ở đây, và tỉnh thức.
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, uyanık durun.››Och han sade till dem: »Min själ är djupt bedrövad, ända till döds; stannen kvar här och vaken.»
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, uyanık durun.››og han sier til dem: Min sjel er bedrøvet inntil døden; bli her og våk!
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, uyanık durun.››Og han siger til dem: "Min Sjæl er dybt bedrøvet indtil Døden; bliver her og våger!"
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, uyanık durun.››Und sprach zu ihnen: Meine Seele ist betrübt bis an den Tod; bleibet hier und wachet!
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, uyanık durun.››Y les dijo: --Mi alma está muy triste, hasta la muerte. Quedaos aquí y velad
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, uyanık durun.››Και λεγει προς αυτους Περιλυπος ειναι η ψυχη μου εως θανατου μεινατε εδω και αγρυπνειτε.
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, uyanık durun.››И казва им: Душата Ми е прескръбна до смърт; постойте тука и бдете.
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, uyanık durun.››И сказал им: душа Моя скорбит смертельно; побудьте здесь и бодрствуйте.
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, uyanık durun.››і рече їм: Тяжко сумна душа моя аж до смерти. Підождіть тут і пильнуйте.
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, uyanık durun.››ויאמר אליהם נפשי מרה לי עד מות עמדו פה ושקדו׃
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, uyanık durun.››فقال لهم نفسي حزينة جدا حتى الموت. امكثوا هنا واسهروا.
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, uyanık durun.››對 他 們 說 、 我 心 裡 甚 是 憂 傷 、 幾 乎 要 死 . 你 們 在 這 裡 、 等 候 儆 醒
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, uyanık durun.››對他們說 、 我心裡甚 是 憂傷 、 幾乎 要死 . 你 們在這裡 、 等候 儆醒
Onlar çenenizi kapatmanızı ister! Uslu durun!Compartilhe a rede com os outros à medida em que expandimos nossa comunidade juntos.
Onlardan uzak durun!Afasta-te deles!
Onlardan uzak durun!¡Aléjate de ellos!
Onlardan uzak durun!Allontanati da loro!
Onlardan uzak durun!Gå bort från dem.
Onlardan uzak durun!Gå væk fra dem!
Onlardan uzak durun!Odsuń się od nich.
Onlardan uzak durun!Φύγε μακριά τους!
Onlardan uzak durun!Уходи от них!
- Onu nereye götürüyorsunuz? Efendim, burada durun.- Hvad har jeg gjort?!
- Onu nereye götürüyorsunuz? Efendim, burada durun.Maga marad.
- Onu nereye götürüyorsunuz? Efendim, burada durun.- Restez ici.
- Onu nereye götürüyorsunuz? Efendim, burada durun.U blijft daar staan.
- Onu nereye götürüyorsunuz? Efendim, burada durun.Μα τι έκανα;
O ölülerle dirilerin arasında durunca, öldürücü hastalık da dindi.17:13 und stand zwischen den Toten und den Lebendigen. Da ward der Plage gewehrt.
O ölülerle dirilerin arasında durunca, öldürücü hastalık da dindi.A stál medzi mŕtvymi a medzi živými, a rana bola zastavena.
O ölülerle dirilerin arasında durunca, öldürücü hastalık da dindi.A stál mezi mrtvými a živými; i zastavena jest rána.
O ölülerle dirilerin arasında durunca, öldürücü hastalık da dindi.E pôs-se em pé entre os mortos e os vivos, e a praga cessou.
O ölülerle dirilerin arasında durunca, öldürücü hastalık da dindi.És megálla a megholtak között és élõk között; és megszûnék a csapás.
O ölülerle dirilerin arasında durunca, öldürücü hastalık da dindi.Il se plaça entre les morts et les vivants, et la plaie fut arrêtée.
O ölülerle dirilerin arasında durunca, öldürücü hastalık da dindi.In stal je med mrtvimi in živimi, in šiba je bila ustavljena.
O ölülerle dirilerin arasında durunca, öldürücü hastalık da dindi.Ja hänen siinä seisoessaan kuolleitten ja elävien vaiheella vitsaus taukosi.
O ölülerle dirilerin arasında durunca, öldürücü hastalık da dindi.죽은 자와 산 자 사이에 섰을 때에 염병이 그치니라
O ölülerle dirilerin arasında durunca, öldürücü hastalık da dindi.mens han stod der mellem de døde og de levende; da stanset hjemsøkelsen.
O ölülerle dirilerin arasında durunca, öldürücü hastalık da dindi.När han så stod mellan de döda och de levande, upphörde hemsökelsen.
O ölülerle dirilerin arasında durunca, öldürücü hastalık da dindi.Người đứng giữa kẻ chết và kẻ sống , thì tai_vạ bèn ngừng lại .
O ölülerle dirilerin arasında durunca, öldürücü hastalık da dindi.Người đứng giữa kẻ chết và kẻ sống, thì tai vạ bèn ngừng lại.
O ölülerle dirilerin arasında durunca, öldürücü hastalık da dindi.Og som han stod der midt imellem døde og levende, hørte Plagen op.
O ölülerle dirilerin arasında durunca, öldürücü hastalık da dindi.S'a aşezat între cei morţi şi între cei vii, şi urgia a încetat.
O ölülerle dirilerin arasında durunca, öldürücü hastalık da dindi.Wabah itu berhenti, dan Harun ada di antara orang-orang yang masih hidup dan yang sudah mati
O ölülerle dirilerin arasında durunca, öldürücü hastalık da dindi.y se puso de pie entre los muertos y los vivos. Así cesó la mortandad
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod