Her şeyin sonu yakındır. Bu nedenle, sağduyulu olun ve dua etmek için ayık durun.Впрочем близок всему конец. Итак будьте благоразумны и бодрствуйте в молитвах.
Her şeyin sonu yakındır. Bu nedenle, sağduyulu olun ve dua etmek için ayık durun.Усьому ж конець наближив ся. Будьте ж оце мудрі і тверезі до молитов.
Her şeyin sonu yakındır. Bu nedenle, sağduyulu olun ve dua etmek için ayık durun.הן קץ הכל קרב לכן היו צנועים וערים להתפלל׃
Her şeyin sonu yakındır. Bu nedenle, sağduyulu olun ve dua etmek için ayık durun.وانما نهاية كل شيء قد اقتربت. فتعقلوا واصحوا للصلوات.
Her şeyin sonu yakındır. Bu nedenle, sağduyulu olun ve dua etmek için ayık durun.萬 物 的 結 局 近 了 . 所 以 你 們 要 謹 慎 自 守 、 儆 醒 禱 告
Her şeyin sonu yakındır. Bu nedenle, sağduyulu olun ve dua etmek için ayık durun.萬物 的 結局 近 了 . 所以 你 們要 謹慎 自守 、 儆醒 禱告
Her zaman "Durun, bakın, sonra geçin".Siempre deténganse, miren y continúen.
Hey, benim düşüncelerimi okumayın, Durun!Eh, arrêtez de lire mes pensées!
Hey, benim düşüncelerimi okumayın, Durun!He, hör auf, meine Gedanken zu lesen!
Hey, benim düşüncelerimi okumayın, Durun!Hei, opreste-te, nu-mi mai citi gandurile!
Hey, benim düşüncelerimi okumayın, Durun!Hej, przestań czytać w moich myślach!
Hey, benim düşüncelerimi okumayın, Durun!Hele, přestaň číst mé myšlenky!
Hey, benim düşüncelerimi okumayın, Durun!Hé, ne olvass a gondolataimban!
Hey, benim düşüncelerimi okumayın, Durun!Hey, smetti di leggere i miei pensieri!
Hey, benim düşüncelerimi okumayın, Durun!Này, đừng có đọc suy nghĩ của tôi. Anh tốt hơn nhiều rồi.
Hey, benim düşüncelerimi okumayın, Durun!Έ, σταμάτα να διαβάζεις τις σκέψεις μου!
Hey, benim düşüncelerimi okumayın, Durun!Эй, прекрати читать мои мысли!
Hey orada durun sizi serseriler!Det ser inte verkligt ut. <i>Det ser verkligen inte verklig ut.
Hey orada durun sizi serseriler!Eh! Lũ khốn kia, đứng lại!
Hey orada durun sizi serseriler!Hej, zatrzymajcie się natychmiast smarkacze!
Hey orada durun sizi serseriler!Hé, stop onmiddellijk schoften!
Hey orada durun sizi serseriler!Hey arrêtez-vous, imbéciles !
Hey orada durun sizi serseriler!Hey, berhenti kalian brengsek!
Hey orada durun sizi serseriler!Hey ihr Rabauken! Das ist so irreal. <i>Es scheint nicht echt zu sein.
Hey orada durun sizi serseriler!Non mi sembra vero! <i>Davvero non mi sembra vero.
Hey orada durun sizi serseriler!Oh, to nemôže byť pravda! <i>To naozaj nemôže byť pravda.</i>
Hey orada durun sizi serseriler!Opriti-va, ticalosilor!
Hey orada durun sizi serseriler!Δε μοιάζει αληθινό. <i>Στ'αλήθεια δε μοιάζει αληθινό.
Hey orada durun sizi serseriler!Спри на място,боклук!
Hey orada durun sizi serseriler!Эй! А ну, стоять, сопляки!
Hey orada durun sizi serseriler!היי תעצרו מיד פרחחים!
Hey orada durun sizi serseriler!أنتما توقفا مكانكما
Hey orada durun sizi serseriler!待て~
Hyungnim, lütfen durun! Böyle yapamazsınız.Hyung, oprește-te te rog!
Hyungnim, lütfen durun!Hyungnim, aufhören!
Hyungnim, lütfen durun!Hyungnim, kérlek hagyd abba!
İkinizde durun lütfen!Bitte auf hören, ihr beiden!
İkinizde durun lütfen!Per favore, smettetela voi due!
İkinizde durun lütfen!Proszę, przestańcie, wasza dwojka!
İkinizde durun lütfen!S'il vous plaît, arrêtez, tous les deux !
İkinizde durun lütfen!Tolong hentikan, kalian berdua!
İkinizde durun lütfen!Va rog opriti-va, ambii!
İkinizde durun lütfen!Παρακαλώ σταματήστε, και οι δυο σας!
İkinizde durun lütfen!Пожалуйста, прекратите!
İkinizde durun lütfen!من فضلكما , توقفا انتما الاثنان
Insanlar hiçbir şey değişemez dediğinde, durun ve düşünün, dünya 10, 20, 50, 100 sene önce nasıldı.사람들이 변하는게 없다고 말할 때 잠시 멈추고 세상이 이전에 어땠는지를 생각해보세요. 10년, 20년, 50년, 그리고 100년 전에 말이죠.
Insanlar hiçbir şey değişemez dediğinde, durun ve düşünün, dünya 10, 20, 50, 100 sene önce nasıldı.Quando se diz que nada pode mudar, parem e pensem como o mundo era 10, 20, 50, 100 anos atrás.
Insanlar hiçbir şey değişemez dediğinde, durun ve düşünün, dünya 10, 20, 50, 100 sene önce nasıldı.כאשר אנשים אומרים ששום דבר לא יכול לשנות, עצרו וחשבו כיצד העולם נראה לפני 10, 20, 50, 100 שנים.
Insanlar hiçbir şey değişemez dediğinde, durun ve düşünün, dünya 10, 20, 50, 100 sene önce nasıldı.عندما يقول الناس انه لا يمكن لشيء أن يتغير، توقف و فكر، كيف كان العالم قبل 10 أو 20 أو 50 أو 100 عام مضت
Insanlar hiçbir şey değişemez dediğinde, durun ve düşünün, dünya 10, 20, 50, 100 sene önce nasıldı.立ち止まって 10、20、50、100年前の 世界を思い出してみてください この世界は変化の速さで 定義されます
İşte bu beş bölü iki. (durun netleştireyim)Das hier ist einfach nur 5 geteilt durch 2. (Lass mich das deutlich machen)
İşte bu beş bölü iki. (durun netleştireyim)(Déjenme aclarar eso)
İşte bu beş bölü iki. (durun netleştireyim)(Dovolte mi, to ujasnit)
İşte bu beş bölü iki. (durun netleştireyim)(hadd töröljek)
İşte bu beş bölü iki. (durun netleştireyim)(selvennän sen tähän)
(Kahkaha) Durun size nasıl yaptıklarını anlatayım. Kötü düşünmek yok.Jag ska berätta vad de gör, ingen cynism.
Kanserden bahsetmek için, aslında öncelikle-- durun şu büyük slaytı göstereyim.Aby opowiedzieć o raku, będę musiał... -- pozwólcie, że pokażę wam duży slajd.
Kanserden bahsetmek için, aslında öncelikle-- durun şu büyük slaytı göstereyim.Hogy a rákról beszéljek, el kell magamnak intézni egy nagy diát.
Kanserden bahsetmek için, aslında öncelikle-- durun şu büyük slaytı göstereyim.암에 대해 얘기하기 전에 해야할 얘기가 있습니다. 슬라이드를 보세요.
Kanserden bahsetmek için, aslında öncelikle-- durun şu büyük slaytı göstereyim.Om over kanker te praten toon ik jullie even deze grote dia.