Ana içeriğe geç
Sözlük

duruma ile cümle

duruma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu duruma, ihtiyaç halinde esomeprazol kullanıldığında, özellikle dikkat edilmelidir.Per questo motivo, se possibile, è opportuno prestare particolare attenzione alla prevenzione in queste ore.
Siri artık üçüncü taraf geliştiriciler tarafından kullanılabilecek duruma geldi.Le funzionalità possono anche essere integrate da sviluppatori di terze parti.
Duruma bağlı olarak ruh dönüşümü, dört farklı şekilde ortaya çıkar.Se si ipotizza che l'anima si muovesse da sé occorre distinguere 4 tipi di movimenti.
Bu duruma çok üzülen Matt, kendini sorgulamaya başlar.Rober, incuriosito della situazione, si mette ad indagare.
Hercule Poirot ise duruma el koyar.Toccherà ancora una volta a Poirot risolvere il mistero.
Son onarımı, 1994'te yapıldı ve bugünkü duruma getirildi.Nel 1994 fu ristrutturato e portato alla capienza attuale.
Fakat kilise bu duruma çözüm bulamadı.La Chiesa non poteva gradire questo trattamento.
Bu bir yanıyla Antik Yunanistan'daki duruma benzer.È paragonabile all'Antica Grecia.
Şairin, aynı anda, mahlası hem isim mahiyetinde hem de anlamı için kullandığı duruma hüsn-i tahallûs denir.E nello stesso tempo è anche la parola stessa che, grazie al poeta, prende la parola e parla di se stessa.
Kronik bakteriyel enfeksiyonlar da bu yangısal duruma eklenebilir.Inoltre, possono anche aggiungersi infezioni batteriche croniche.
Aldığı isabetle Ocean, manevra yapamaz duruma gelmiştir.Per lo stupore Mary non riuscì a rispondere.
Çok ağır ve karmaşık bilim dili, halkın diline yakın bir duruma indirgenir.La loro forma stretta ed allungata ricorda la lingua di un gatto.
Bu duruma çok şaşırmış ama sevinmişti.Sono molto triste, ma dimmi che stai bene.
Buna karşın, site yeniden erişilebilir duruma geldiğinde adres bu listeden silinir.Comunque, una volta sbloccato, il sito viene re-indicizzato.
Böylece bu üç güç yüzüğü kullanılabilir duruma geldi.Fu così che vennero forgiati gli anelli del potere.
Michael bu duruma çok sinirlendi.Mitchell sembrava nervoso.
Nedenin duruma yüklenmesi daha az kendiliğinden, üzerinde daha çok düşünüldükten sonra ortaya çıkar.Ma presto arriveranno per lui responsabilità ben al di là della sua immaginazione.
Bu duruma daha birçok örnek verilebilir.Di questo si potrebbe dare parecchi esempi.
Yakalayamazlarsa cezalı duruma düşerler.Если их при этом ловили то наказывали.
Ey ülkem, Tanrı seni nasıl koruyor, Komşuların ve çocukların bu duruma hayran.О, моя Страна, пусть Бог тебя хранит, Пусть соседи восхищаются твоими детьми.
Ancak vasiyetname öylesine kötü ve hatalı yazılmıştır ki geçersiz duruma düşmüştür.Но он отлично сыгран и поставлен, и остаётся незабываемым наслаждением».
Bunun üzerine reaktörün kritik bir duruma geldiğini öğrenirler.В результате чего реактор оказал в критичном состоянии.
Bununla beraber duruma göre karar vermekte serbestsiniz.” denilmektedir.Ведь за выход отвечаешь ты, тебе и решать!»
Ödüllü dizi Band of Brothers'ta bu sefer bu zor duruma tanık olacağız.На сей раз в записи примет участие Пражский симфонический оркестр.
Bu duruma daha birçok örnek verilebilir.На этот счёт можно привести немало примеров.
Böylelikle şüpheli duruma düşmeyeceklerdir.По возможности не вызывать никаких подозрений.
Bizanslı Valiler yarı bağımsız bir duruma geldiler.Большевики вынуждены были находиться на полулегальном положении.
Son olarak da Megrelce, Gürcüceden ayrılarak günümüzdeki duruma varıldı".Сейчас, к счастью, мы вышли из этой изоляции».
Bu duruma dijital saatlerde de rastlamaktayız.Создание бизнеса в период цифровых технологий.
Bu duruma ne hekimler, ne de papazlar çare bulamazlar.Однако ни люди, ни демоны не могут их прочесть.
Richard, haliyle bu duruma çok öfkelendi.Но тут неожиданно вмешался Ричард.
Honinbo hanedanı liderliğinin resmi varisi olarak Shusaku daha ünlü bir duruma geldi.Как официальный наследник дома Хонъимбо, Сюсаку занял в обществе более высокое положение.
Fakat savaşta Akhalar zor duruma düşmüştür.Однако на поле битвы становится серьёзной.
Victor onun hayatını bile kurtaracak duruma gelir.Билл, даже спасает жизнь Сэму.
Ancak Klytemnestra bu duruma çok kızmıştır.Только Галли пребывает в ярости от случившегося.
Michael bu duruma çok sinirlendi.Дэниэл сильно нервничает по этому поводу.
Bu duruma rağmen film başarılı olmuştur.Несмотря на это, фильм был успешен.
Bu durum Alman ordusunu, sadece Sovyet manevralarına tepki verebilir duruma getirdi.Всё это облегчало немецкому командованию отражение советского наступления.
Duruma göre bu vortekslere fluxon adı verilir çünkü bu vortekslerin taşıdığı akım kuantumlaşmıştır.Другие полагают, что Вермонт назван так из-за преобладающего здесь зеленоватого сланца-слюды.
Sûredeki ilk ayette de bu duruma imkan tanıdı.Либо Гипподамия обещала ему свою первую ночь.
Durum geçmiş hakkında bilgi saklar, örneğin başlangıçtan şu anki duruma kadar girdi değişimlerini gösterir.Ты понимаешь, что прошлое, начиная со вчерашнего дня, фактически отменено?
Batılı tarzda giyimi ve davranışlarıyla çok kurnaz, işini bilir ve duruma hakim bir görünümü vardır.Экстравагантна в одежде, поведении и чувстве юмора, но в то же время адекватно мыслит и воспринимает ситуацию.
Cumhuriyetin yeniden tesis edilmesiyle birlikte Juárez iktidarı duruma hakim olur.Республика была восстановлена, президент Хуарес вернулся к власти.
Julia gayet zor duruma düşmüştür.Юэлл оказался в затруднительном положении.
Duruma uygun kıyafetler de giyilir.Для посещения требуется соответствующая одежда.
Duruma bakıp bir albüm yaptılar.Поиграли, записали альбом.
Benzer duruma diğer ülkelerde de rastlanıyor.Похожая ситуация наблюдается и в нескольких других штатах.
Doktor Hendricks bu duruma isyan eder.Доктор Хокинс решает принять меры.
Bu duruma hiperkinetik sınır hipertansiyon adı verilmektedir.Аналогичная мера для границы гипертела называется гиперплощадь.
Zayn duruma öfkelenir ve son bir şans daha ister.Но Кэган тоже не смирился со своей судьбой и жаждет получить последний шанс.
Birleşik Devletler'de bu duruma ülkenin çoğu bölgesinde ender denk gelinir.В наши дни комплекс востребован в большинстве регионов страны.
Bir rivayete göre Yıldırım Bayezid bu duruma hayran kalmıştır.По версии Павсания, был поражён молнией.
Kongrede bu duruma da değinilmiştir.Столкновения происходили даже в Конгрессе.
Aşçılık, besinlerin çeşitli yöntemlerle yemeye hazır duruma getirilmesine denir.Многие жалуются, что еда, приготовленная на пару, пресна.
Devlet te bu duruma el atmamaktadır.И государство в это вмешиваться не должно.
Bu duruma, gelen elektromanyetik dalganın titreşen elektrik alanı neden olur.Это связано с колебаниями электрического поля входящей электромагнитной волны.
Böylece Hankendi ve Şuşa'da bulunan askeri garnizonlar zor duruma düşüyor.Гарнизон и жители Вены оказались в отчаянном положении.
Fransızlar bu duruma tepki gösterdiler.Французы отреагировали немедленно.
Ömrü boyunca minimum düzeyde güncellendi ve MacWrite'nin önceki sürümleriyle karşılaştırılabilir duruma geldi.Создавался с оглядкой на ранние версии MacWrite и был очень похож на него.
Bu duruma faz (safha) değişikliği denir.فكان ذلك دافعا لهم لتغيير موقفهم منه والعمل ضده.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod