Duruşmanın ilk gününde duruşma salonu yetersiz kaldı.شهد عكاظ في اليوم الأول من المحاكمة.
Açılan davada 22 Şubat 2017'de ilk duruşma görüldü.عقدت جلسة استماع أولية في المحكمة في 23 فبراير 2017.
Duruşmalara bakan iki mahkeme, 29 kişiyi suçlu bulmuş ve cadılıktan ölüme mahkûm etmiştir.عُقدت واحدة وثلاثين محاكمة للسحرة، وتم إدانة تسعة وعشرين شخصاً بتهمة ممارسة السحر.
Bunun üzerine duruşma hakimine işbirliği yapmak istediğini söyledi.قال في وقت لاحق أنه كان على استعداد للتعاون مع مكتب النائب العام في التحقيق.
Duruşması 10 Temmuz 2006'da başladı.Seu julgamento começou em 10 de julho de 2006.
Temyiz duruşmaları 22 ve 29 Mart 1962 tarihleri arasında gerçekleşti.As audições do recurso tiveram lugar entre os dias 22 e 29 de Março de 1962.
Duruşmalarda tanıklık yapması için Nürnberg'e getirildi ve Kasım 1946'da serbest bırakıldı.Foram levadas para Nuremberga para testemunharem nos julgamentos, e foram libertadas em Novembro de 1946.
Prof.Dr.Yücel Aşkın ise davanın ilk duruşmasında beraat etmiştir.Dr. Bridges repetiu o seu testemunho do primeiro julgamento.
Valerius Asiaticus bilinmeyen sebeplerden duruşması yapılmadan idam edilmişti.Décimo Valério Asiático foi executado sem um juízo público por razões desconhecidas.
23 Ağustos 1305 günü duruşmadan sonra Wallace mahkeme salonundan çıkarıldı.Após o julgamento, em 23 de agosto de 1305, foi levado para a Torre de Londres.
Bazı hassas bilgilerin gizlendiği duruşma tutanakları Savunma Bakanlığı resmî sitesinden yayınlandı.Devido à algumas questões, todas as identidades secretas foram retiradas do banco de dados da polícia.
Kitap dört kısımdan oluşmaktadır: Duruşma, yargıç, tanık ve sanık.São três os principais sujeitos do processo: o juiz, o autor e o réu.
Duruşmalara bakan iki mahkeme, 29 kişiyi suçlu bulmuş ve cadılıktan ölüme mahkûm etmiştir.Dois líderes da revolta foram julgados e considerados culpados de traição, mas foram perdoados por Washington.
Duruşma, normal Amerikan davalarından farklıydı.O julgamento não seguiu os processos normais.
Duruşmalardan birinde “Doğruları söyleyecek olsam, bütün sistem mahvolur.“Num sistema dedutivo, se aparecer uma contradição, todo o sistema ruirá.
Duruşmalar sonucunda kamu hizmeti cezasına çarptırıldı.Finalmente, a equipe sofreu a sanção.
"Birbirlerinin yerine duruşmaya giriyorlar". mardinlife.Após a liberação os sorédios se dispersam para se estabelecerem em novos locais. «soredium».
Çünkü eğer sabah duruşması olmasaydı, uçağı daha erken gelebileceklerdi.Se nenhuma sombra for vista, a lenda diz que a primavera viria mais cedo.
Bunun üzerine Lucas, duruşmadan sonra herhangi bir suçlama olmadan serbest bırakılır.Em avaliação posterior o Hawke foi considerado livre de qualquer culpa.
Duruşma için mahkeme toplandı.Ik verklaar de zitting voor geopend.
Caligula duruşmalardan, fahişelikten ve evlilikten ağır vergiler almayı denemiştir.Caligula hief belastingen op rechtszaken, huwelijken en prostitutie.
En bilindik duruşmalar 1692'de Salem kentinde Oyer ve Terminer Mahkemesinde yapılmıştır.De bekendste rechtszaken vonden in 1692 plaats aan het Hof van Oyer en Terminer in Salem.
Antipa'nın bu duruşmayla olan ilgisi tartışmalıdır.Er is discussie over de reden dat Antipas bij dit proces betrokken werd.
Yüz yüze olmadan duruşmayı yapamayız" dedi.Ik zie niet hoe men zonder dat bewijs tot een veroordeling zou zijn gekomen."
Bu mahkemeden önceki duruşmalarda dinlenen yirmi altı kişi bu mahkemede suçlu kabul edilmiştir.Alle zesentwintig gedaagden voor deze rechtbank werden veroordeeld.
2 Temmuz günü yapılan duruşmanın son oturumunda 16 tutuksuz sanığın ifadesi alındı.Op de eerste procesdag kregen de zesentachtig de acte van beschuldiging te horen.
Valerius Asiaticus bilinmeyen sebeplerden duruşması yapılmadan idam edilmişti.Mitsuo Itoh werd om onbekende redenen gediskwalificeerd.
Duruşmada kişiler genellikle bir avukat tarafından temsil edilir.Meestal laten partijen een advocaat het woord voeren.
Bu duruşmalarda yaptığı savunmayla dünya çapında ün kazandı.Over heel de wereld werd zijn aanstelling met belangstelling gevolgd.
Duruşmasına alkollü gelmesinden ötürü mahkeme tarafından suçlu bulundu.Hij kwam in aanraking met het gerecht wegens alcoholmisbruik.
Eğer yeni bir kanıt bulurlarsa, davayı bir sonraki duruşmada tekrar görüştürebilirler.Alleen als de aanklager meer bewijsmateriaal over kon leggen zou hij opnieuw om vervolging kunnen vragen.
20 Temmuz 2004'teki duruşmada ise dava, tüm sanıkların beratıyla sonuçlandı.Op 23 juni spraken de rechters hem daarom vrij van alle aanklachten.
Duruşma salonunda bayrak olacaktır.W Sõmerpalu znajduje się dwór.
Nürnberg duruşmalarında savaş suçlusu olarak hüküm giydi ve idam edildi.W procesach norymberskich, już po śmierci, oskarżony jako zbrodniarz wojenny.
Duruşması 3 ay tutukluluktan sonra Nürnberg'de başladı.Proces odbył się po trzech miesiącach w areszcie śledczym w Norymberdze.
Sanıklar, duruşmada bulunmayan avukatlarına danışamadı.Oskarżeni nie mogli poradzić się obrońców, którzy nie siedzieli blisko nich.
1 Ekim 1946'da yapılan karar duruşmasında asılarak idam edilmesine karar verildi.Wyrok wykonano przez powieszenie w październiku 1946.
Duruşmada eski bir hesaplaşma yaşanır.Podczas procesu wyciągnięto stare oskarżenia.
Duruşmada kişiler genellikle bir avukat tarafından temsil edilir.Wyjątek stanowi sytuacja, gdy w procesie ZUS reprezentowany jest przez radcę prawnego.
Duruşmalarda zabıt katibi ve cumhuriyet savcısının bulunmaları şarttır.Oprócz strony skargę mogą wnieść Rzecznik Praw Obywatelskich i Prokurator Generalny.
29 Ağustos 2001 günü davanın ilk duruşmasında sanıklar suçlamaları kabul etmedi.Pierwszego dnia procesu, 11 stycznia 2001, nie przyznawała się do winy.
Valerius Asiaticus bilinmeyen sebeplerden duruşması yapılmadan idam edilmişti.Valerius Asiaticus avrättades utan att någon rättegång hölls, av okända orsaker.
Yüz yüze olmadan duruşmayı yapamayız" dedi.Aldrig har jag skådat något liknande!"
Mahkeme sanıkların talep ettiği sürenin verilmesine karar vererek, duruşmayı 15 Şubat 2017’ye erteledi.Överklagan gick vidare till regeringen som 15 juni 2017 beslutade att avslå överklagandena.
Sezar duruşmada Clodius'a karşı bir delil sunmayınca genç adam beraat etti.Caesar lade dock ej fram några bevis mot Clodius vid rättegången, och denne frikändes.
Nürnberg duruşmalarında savaş suçlusu olarak hüküm giydi ve idam edildi.Bormann åtalades i sin frånvaro vid Nürnbergprocessen och dömdes till döden.
Duruşmalar, 9 Aralık 1946'dan 20 Ağustos 1947'ye kadar devam etti.Rättegången varade mellan den 9 december 1946 och den 20 augusti 1947 och riktade sig mot 23 åtalade.
Duruşmada kişiler genellikle bir avukat tarafından temsil edilir.Den asylsökande företräds ofta av ett offentligt biträde.
Suudi Arabistan'da düzenlenen mahkeme duruşmalarında jüriler yoktur.Судові процеси в Саудівській Аравії проводяться без присяжних.
Duruşma, 1999 tarihli sinema filmi.Віднайдений час — фільм 1999 року.
Duruşma salonunda bayrak olacaktır.Квітник у дворі палацу.
Duruşmadakiler buna ikna olur.Хтось/щось змушує це визнати.
"Birbirlerinin yerine duruşmaya giriyorlar". mardinlife.Аналогічно з «Morden» = «мордва» виникло : «Mirddin».
Mahkeme ilk duruşma tarihini de 16 Aralık 2010 olarak belirledi.16 грудня суд продовжив арешт до 13 лютого 2014 року.
Tehliryan'ın duruşması o dönemin sansasyonel bir olayı idi.Смерть Ростислава була резонансною подією того часу.
Genel olarak hukuk dilinde davalının duruşmalara katılmasa bile gıyabında yargılanmasını ifade eder.Ще гірше, коли в суді рідну мову втрачають адвокати.
1961 - Yassıada duruşmaları devam ediyor.У січні 1966 року почалися судові процеси.
Tutuklananlar göstermelik bir duruşmada yargılandı ve 14'ü suçlu bulundu.Суд визнав його винним у викраданні і вбивстві 14 осіб.
Sanıklar, duruşmada bulunmayan avukatlarına danışamadı.Але він відмовився йти туди без адвоката.
Eğer yeni bir kanıt bulurlarsa, davayı bir sonraki duruşmada tekrar görüştürebilirler.Pokud získají nějaké nové důkazy, vrátí věc k dalšímu projednání.